# Sami Selçuk kimdir? Sami Selçuk kitapları ve sözleri

> Türk Hukukçu Sami Selçuk hayatı araştırılıyor. Peki Sami Selçuk kimdir? Sami Selçuk aslen nerelidir? Sami Selçuk ne zaman, nerede doğdu? Sami Selçuk hayatta mı? İşte Sami Selçuk hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/sami-selcuk-kimdir-sami-selcuk-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-06-21T14:00:04+03:00
- Güncelleme: 2023-06-21T14:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/06/21/sami-selcuk-kimdir-sami-selcuk-kitaplari-ve-sozleri-433888.jpg

Türk Hukukçu Sami Selçuk edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Sami Selçuk hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Sami Selçuk hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Sami Selçuk hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1937
Doğum Yeri: Konya, Türkiye
Sami Selçuk kimdir?
Sami Selçuk (d. 1937, Taşkent, Konya), Türk hukukçu.

1955 yılında Konya Lisesini, 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiştir. Ankara yargıç adayı olarak mesleğe başlamış sonra sırasıyla, Sütçüler, Akşehir, Yenice ve 1972'den sonra Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulunmuştur.

21 Eylül 1982 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilmiştir. Fransızca ve İtalyanca bilmektedir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde doktora yapmış, 1986 yılında Doçent olmuştur.

Birçok basılı eseri, Varlık (İstanbul), Türk Dergisi, Revue penitentitiare et de droit penal (Paris), Revue de droit penal et de criminologie (Bruxelles), Archivio penale (Milano), Cuadernos de politica criminal (Madrid) adlı yerli ve yabancı dergiler ile günlük basında yayımlanmış Türkçe ve yabancı dilde; hukuk, dil, laiklik ve Atatürkçülük ve çeşitli konularda makale ve denemeleri vardır.

Yargıtay Büyük Genel Kurulunca 7 Temmuz 1999 tarihinde Yargıtay Birinci Başkanlığına seçilmiştir. 15 Haziran 2002 tarihinde yasal yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrılmıştır.

3 Kasım 2002 Türkiye genel seçimleri'nde ANAP'tan Ankara 2. bölge 1. sıradan milletvekili adayı olmuş ancak milletvekili seçilememiştir.

Emekliye ayrıldıktan sonra Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin öğretim üyeleri kadrosuna dahil olmuştur ve Ceza Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığına seçilmiştir. Fakültede Ceza Hukuku ve Ceza Usul Hukuku dersleri vermektedir. Ayrıca Aralık 2010'dan itibaren AİHM Danışma Paneli (AİHM yargıçlarını değerlendirmek yeterliliğini incelemek üzere kurulmuştur) üyeliğine seçilmiştir. Kamu Görevlileri Etik Kurulu üyeliği görevini de yürütmüştür.
--reklam--
Sami Selçuk Kitapları - Eserleri
Dreyfus Davası
Hukuki Tanıda Yanılgı: Onanan Balyoz Kararları
Kısıtlı Demokrasi Sancılı Hukuk
Önce Dil
Zorba Devletten Hukukun Üstünlüğüne
Hukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması
Adalet ve Yaşayan Hukuk
Bağımsız Yargı Özgür Düşünce
Konuşma
Doğru Çözüm: Yepyeni Bir Anayasa
Kendini Tüketen Hukukun Dramı
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk 1999-2000 Adli Yılı Açış Konuşması
Özlenen Demokratik Türkiye
Özlenen Hukuk - Yaşanan Hukuk
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına Beş Mektup
Batıgil Demokrasinin ve Hukukun Doğugil Serüveninden Kesitler
Demokratik Yönetim Özgür Birey
Anayasa Mahkemesi'nin 367 Kararı : 2007'nin Hukuk Olayı
--reklam--
Sami Selçuk Alıntıları - Sözleri
6 Ocak 1989'da Fransız Yargıtayında yaptığı konuşmada Başkan Mitterand şöyle yakınmıştır: Hukuk, adalet hiçbir biçimde hikmet-i hükümet denilen nesneye kurban edilmemelidir. Uzun yıllar taşıdığım siyasal sorumluluğum döneminde hikmet-i hükümet diye bir nesneye hiç rastlamadım. Ne zaman hikmet-i hükümetten söz edilmişse, bilmelisiniz ki, bu bir başka şeyi gizlemek için uydurulmuş bir bahanedir." (Doğru Çözüm: Yepyeni Bir Anayasa)
"Devlet, hukuk devletinde sınırlı doğmuştur. Haklar ve özgürlükler, devletin dahi giremeyeceği hukuk kalesiyle kuşatılmışlardır. Hukuk devletinde bu haklar ve özgürlükler, devletçe lütfedilmezler; yalnızca tanınır ve güvence altına alınırlar. Devletin ve bireyin hukuku hiçe sayma hakları yoktur. Sınırlı doğan devlette, ister işlemlerle, ister kişilerle ilgili olsun, bu sınır uyuşmazlıklarını, bağımsız ve yansız yargı çözer. Çözüm, sokağın sıcak ve duygusal mantığına göre değil, hukukun soğukkanlı mantığına göredir." (Zorba Devletten Hukukun Üstünlüğüne)
Sıradan insandan üst konumdaki siyasetçilere dek herkesin yargıç kesildiği bir toplumda hukuk bilimci yoktur; o toplum hukuk toplumu da değildir. (Dreyfus Davası)
"Hukuk bilincine erişmiş uygar bir toplumda iddianameler, sadece mahkemelerin duruşma salonlarında okunurlar, tartışılırlar. Kahvelerde, sokaklarda, stüdyolarda, gazete köşelerinde değil.
 Yargılama öncesi iddianamelerdeki olayların/kanıtların tartışılması, kaçınılması gereken büyük bir tehlikenin ebesidir: 'Önyargı'. Doğacak ucubenin adı da bellidir: 'Önyargılı hüküm'. Bu ise, 'adli yanılgı'nın bir başka adıdır." (Kısıtlı Demokrasi Sancılı Hukuk)
Konuşulan ülkelerde zafer,susulan ülkelerde utanç vardır.
04.06.1888
Clémenceau (Batıgil Demokrasinin ve Hukukun Doğugil Serüveninden Kesitler)
İkrar, suçlama ile savunma arasındaki uyuşmazlığa son veren bir kanıt türüdür. O nedenle toplumlar, tarihin her döneminde ikrarın ardından koşmuşlardır. (Adalet ve Yaşayan Hukuk)
Tek sesli topluma özgü bir sessizlik ortamında adaletin kestiği parmak sürekli acıyacak, dahası kanayacaktır. (Adalet ve Yaşayan Hukuk)
"Ulus olabilmek için, ilkin bir 'ortak dil' ve 'dil bilinci' gerekir. Kültür varlığınız ve dünyanız, sözcük sayınızla doğru orantılıdır. Ne kadar sözcüğünüz varsa o kadar dünyanız vardır. Kendi toprağında sözcükler/terimler/kavramlar üretecek, geleceğe daha zengin bir dil aktaracak yerde, yabancı sözcüklerin egemenliğine boyun eğen bir toplumda dil bilincinin bulunduğu söylenebilir mi?
 İkinci olarak, ulus olabilmek için bir 'ortak tarih' ve 'tarih bilinci' gerekir. Tarih yazan, yapana bağımlıdır. Yazan, yapanı boyunduruğuna almışsa, olaylar neden-sonuç bağlantısı içinde irdelenmiyorsa, tarih bilinci oluşmaz; tarihten ders alınmaz. 'Tarihin tekerrürü' kaçınılmaz olur.
 Üçüncü olarak, bir 'ortak yurt' ve 'yurt bilinci' gerekir, ulus olabilmek için. Yalnızca üzerinde oturulan toprak değildir, yurt. Geleceğe altıyla üstüyle daha zenginleşmiş olarak teslim edilecek bir değerdir. Ormanları yok edilen, toprakları zehirlenen bir ülkede bu bilincin yeşerdiği söylenebilir mi?
 Tutalım ki bu üç bilinci de edindik. Ulus olduk. Yine yetmez.
 'Uygar ulus' olabilmek için bir koşul daha var: 'Ortak hukuk' ve 'hukuk bilinci' " (Kısıtlı Demokrasi Sancılı Hukuk)
Adalet aklını yitirdiği zaman, felsefe susar.
Denis Diderot (Kendini Tüketen Hukukun Dramı)
Cüppe ve kürsü saygınlığın simgeleridir. Bu simgelerin onurunu korumalısınız; toplumsal çılgınlıkların egemen olduğu dönemlerde bile, zihinsel kayışlara izin vermeyiniz. ... En gerilimli dönemler, insan yaşamını en çok hiçleyen dönemlerdir. Oysa hukukun ölçütü insanlardır. "İnsan yaşamının ölçüt olmaktan çıktığı yerde, hiçbir şeyin ölçütü yoktur (Elias Canetti) "
(Yargı mensuplarına yönelik 2001 adli yıl açılış konuşmasından) (Bağımsız Yargı Özgür Düşünce)
Büyük kusurlarımız; ilkesiz siyaset, emeksiz kazanç, bilinçsiz haz, ahlak dışı ticaret, insansız adalettir.
Mahatma GANDHI (Hukuki Tanıda Yanılgı: Onanan Balyoz Kararları)
Ülkemin yalan ve adaletsizlik batağında kalmasını istemedim. Burada beni cezaya çarptırabilirsiniz. Ama bir gün, şerefini kurtarmaya çalıştığım için Fransa bana teşekkür edecektir. (Dreyfus Davası)
İnsan hukuk için değil, hukuk insan içindir: hem akla ve hem de değerlere dayanır. Salt akla dayanan bir hukukun insancalığı eksiktir. “Şeytan da aklın simgesidir, ama ahlaki değerden yoksundur." (Adalet ve Yaşayan Hukuk)
"Hukuk, ne kahramanlar içindir ne de kahramanlar yaratmak içindir. Hukuk, sade ve sıradan insanlar içindir." (Kısıtlı Demokrasi Sancılı Hukuk)
Oyçokluğu tartışmayı bitirseydi çoğunluk haklılığın ölçütü olurdu. "Çoğunluk haklıdır" diye bir kural yoktur. Olamaz da. (Bağımsız Yargı Özgür Düşünce)
Yargıçların/Savcıların tek efendisi vardır: HUKUK (Bağımsız Yargı Özgür Düşünce)
Çünkü anayasalar devletin kullandığı güç meşru sınırlar dışına çıkmasın diye yapılır, birey için yapılır, devlet için yapılmaz. (Doğru Çözüm: Yepyeni Bir Anayasa)
Hukuk, yangında kurtarılacak ilk gereçtir. (Bağımsız Yargı Özgür Düşünce)
Önyargılarla koşullanmış kamuoyu her şeye inanmaya hazırdır. (Dreyfus Davası)
"Bilimsel/hukuksal doğrular ertelenmeye katlanamazlar." (Kısıtlı Demokrasi Sancılı Hukuk)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/sami-selcuk-kimdir-sami-selcuk-kitaplari-ve-sozleri)