# Şeref Bilsel kimdir? Şeref Bilsel kitapları ve sözleri

> Türk Şair Şeref Bilsel hayatı araştırılıyor. Peki Şeref Bilsel kimdir? Şeref Bilsel aslen nerelidir? Şeref Bilsel ne zaman, nerede doğdu? Şeref Bilsel hayatta mı? İşte Şeref Bilsel hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/seref-bilsel-kimdir-seref-bilsel-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-11T12:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-10-11T12:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/11/seref-bilsel-kimdir-seref-bilsel-kitaplari-ve-sozleri-331266.jpg

Türk Şair Şeref Bilsel edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Şeref Bilsel hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Şeref Bilsel hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Şeref Bilsel hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1972
Doğum Yeri: Rize
Şeref Bilsel kimdir?
Şeref Bilsel (d.1972, Rize), Türk Şair. Dumlupınar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Özel bir televizyon kanalında program yapımcılığının yanında kültür sanat danışmanlığı da yaptı. Şiir, deneme ve eleştirileriyle pek çok dergide yer aldı. Modern Türk şiiri üzerine yazıları ve şiirleri; Cumhuriyet-Kitap, Varlık, Patika, Mor Taka, Akatalpa, Şiir Ok-u, Edebiyat ve Eleştiri,Yasakmeyve, Kaşgar, Budala gibi dergilerde yayımlandı. 2004 yılından bu yana İkaros Yayınları’ ndan çıkan, Şiir Defteri adlı alternatif yıllık/antoloji çalışmasını Cenk Gündoğduile birlikte hazırlıyor. Şeref Bilsel İkaros Yayınları arasından çıkan Dünyanın Külü adlı kitabıyla 18. Altın Portakal Şiir Ödülüne değer görüldü. Ödülün gerekçesinde jüri, Şeref Bilsel'in şiiriyle ilgili "Gündelik hayatın kuşatmasına bir itiraz" olduğunu belirtti ve "Dünyanın nesnelerini insanileştiren diliyle, ev içlerini dünyanın ufkuna geren bakışıyla dünyayı ev içlerine getiren bir özgürlük arayışıdır. Sözcük seçimi, imge örgüsü, yakaladığı yüksek müzikalite" göz önüne alınarak ödülün Dünyanın Külü kitabına verilmesine karar verildiğini açıkladı.
--reklam--
Şeref Bilsel Kitapları - Eserleri
Sürgündeki Rüzgâr
Yalnız Şiir
Dünyanın Külü
Yalnız Edebiyat
Şiir Defteri
Şiire Giriş Dersleri
Şiir Defteri
Magmada Kış Mevsimi
Şiir Defteri
Şiir Defteri
Şiir Defteri
Şairin Günah Defteri
Şiir Defteri
Şiir Defteri
Şiir Defteri
Şiir Defteri
--reklam--
Şeref Bilsel Alıntıları - Sözleri
"Şiir bir fikri, bir duyguyu ahenkle, sembolle anlatan edebi bir melodidir." (Şiire Giriş Dersleri)
Evi taşıdık
Aynalar önce
 Kırılmış anıları sonra
Üstüne basılıp geçilmiş günaydınları (Dünyanın Külü)
"Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim Mevlam kerimdir." (Şiire Giriş Dersleri)
Rüzgâr güle değince şüphe götürür
bekleyen bunu bilir, anneler bunu
herkes bir yere siner bazıları avlusuz
bezilmiş odalarda hastalar ve kokular
boşaltın odaları zaman dışarı çıksın
ağrıları boşaltın ‘aman’ dışarı…

Rüzgâr güle değince şüphe götürür
gidenler bunu bilir, kardeşler bunu…
herkes bir yerden döner bazıları dönüşsüz
onların ceplerinde sade elleri durur

Ah! dalların ucunu yüzüme değdiren gün
gidilmemiş tek sözcük baştan aşağı siyah
dışarıya açılan herkes kendine solgun
ah! sessizliğin patiskadan yolluğu
aşk tuhafsa bahçe huysuz su dalgındır
ve rüzgâr ezilmiş bir güle ekler sesindeki morluğu

Şeref Bilsel
-Sürgündeki Rüzgâr- (Sürgündeki Rüzgâr)
Esin dediğimiz şey biraz da anılarımızın ayaklanışıdır. İnsan bazen yaşadıklarını da kendinden saklama ihtiyacı duyuyor. Sevdiklerini, acılarını, ayrılıklarını, soğuk bir gecede bir kayaya karşı söylediklerini... (Yalnız Şiir)
Şimdi bunca ses birikti aramızda (Dünyanın Külü)
"Kimin sözü varsa söyleyin
ya da çekilsin
su gibi yatağına
çünkü zamanım yetmeyebilir
güzellikleri tek tek öpmeye." (Yalnız Şiir)
"Şiir insanı insana sevdirir." (Sait Faik) (Şiire Giriş Dersleri)
Yazdıklarınızı yüksek sesle tekrar tekrar okuyun; neyin aksadığını yahut sarktığını, tökezlediğini kulağınıza fısıldayacaktır harfler. Sonra yakın dostlarınıza okuyun. (Şiire Giriş Dersleri)
içimdeki karanlığı görünce
bütün tasarılarda gölgem
ölümü konuşuyor benimle
kuşların rengini bilmeyen benimle (Sürgündeki Rüzgâr)
Yine aklımda bugün sen varsın,
Yine derdinle hayalim hasta.
Bürüsün kalbimi derdin sarsın;
Bir umut var bu tükenmez yasta. (Şiir Defteri)
Şiir yalnız yazılır, yalnız okunur. (Şiire Giriş Dersleri)
Kaybettiklerimiz mücevher gibi boynumuzda duruyorsa
Başlanmamış acılar var daha (Dünyanın Külü)
Ey sevgili dünya!
başka ne yapalım açılsın diye için
nice güzel insanları sokmadık mı göğsüne (Dünyanın Külü)
Biz yoksulluğu doğuya gelin verdik
ve bir daha hiç kesilmedi saçları ! (Sürgündeki Rüzgâr)
“Söylenmeyecek sözler vardır yazılır” (Dünyanın Külü)
İlk defa kendimi yenmekten dönüyorum
kendime gelirken senden gidiyorum (Sürgündeki Rüzgâr)
Bir yaram var! Ona merhem vurman,
Bir hayaldir ki gönülden taşıyor.
Ayırırken bizi yollar ve zaman,
Sana kalbim daha çok yaklaşıyor. (Şiir Defteri)
"Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır." (Şiire Giriş Dersleri)
Evi taşıdık
aynaları önce
kırılmış anıları sonra
üstüne basılıp geçilmiş günaydınları
çocukların vurdum duymazlıklarından
dökülen sesleri de… usulca yerleştirip
memleketteki sanayi atılımını özetleyen
mukavva kutulara:
ottoman çini, eti kraker,
cumhuriyet sucukları, TEKEL

Taşıdık evi
kitaplar içinde uyutulmuş çiçekler olur, bilirsiniz
çocuklar içinde uyutulmuş güzel ninniler, bilirsiniz
evler içinde uyutulmuş evler olur, bilirsiniz
insanlar içinde uyutulmuş rüzgârlar olur, bilirsiniz
balkondan atlayıp on yıl sonra yere düşen olur,
bilmeseniz de…

Olmaz denir mi hiç evde olur
evler var diye güvenlik harcamaları
çeyizler, şiddet ve intiharlar,
olmaz denir mi hiç her şey olur
tıka basa kavuşmalar, tıka basa balkonlar,
tıka basa sessizlik… rulo!
yüzü yere bakan
simton efendi
sürgülü ankastre aspiratörü
aşağıda olup bitenlerin sesini ve kokusunu
yukarı çekiyor
allah gibi bir şey ama plastik olur

Ayrıldığımız sokaktakiler soruyor
nasıl buldunuz gittiğiniz yeri?
bu sadece bana sorulmuş olamaz
felsefeciler, astronomlar, botanikçiler…
gerekirse diyet uzmanları, yaşam koçları da konuşmalı

Nasıl bulduk?
soru kesif, soru yansız
soru damlıyor eritilmiş madenlerden
üzerine kar düşmüş tuğlalara
ben evliya çelebi’den sonra söz aldım:
bırakmadığımız gibi

Sonra ayrıldığımız eve baktım
içim bomboş, yol tozlu
iş makineleri çalışıyor göğsümde
elimde dergiler, kitaplar…
ömrüm kâğıt taşımakla geçti gitti önümden
konuşmak için ormana doğru
kırk yıl oldu sebepsiz, solgun

Taşınamadığım sokaktakilere söylesem
yaşayacak kadar hüzünlü olanlara

Herkes payına düşen şarkıyı benden çaldı
çekildi yakınlığın işlek hançerleri
ömrüm,
bana benzemeyenlerin sesinde kaldı

Şeref Bilsel (Sürgündeki Rüzgâr)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/seref-bilsel-kimdir-seref-bilsel-kitaplari-ve-sozleri)