# Sylvia Plath kimdir? Sylvia Plath kitapları ve sözleri

> Amerikalı şair ve yazar Sylvia Plath hayatı araştırılıyor. Peki Sylvia Plath kimdir? Sylvia Plath aslen nerelidir? Sylvia Plath ne zaman, nerede doğdu? Sylvia Plath hayatta mı? İşte Sylvia Plath hayatı... Sylvia Plath yaşıyor mu? Sylvia Plath ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/sylvia-plath-kimdir-sylvia-plath-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T00:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T00:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/sylvia-plath-kimdir-sylvia-plath-kitaplari-ve-sozleri-264290.jpg

Amerikalı şair ve yazar Sylvia Plath edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Sylvia Plath hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Sylvia Plath hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Sylvia Plath hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 27 Ekim 1932
Doğum Yeri: Boston, ABD
Ölüm Tarihi: 11 Şubat 1963
Ölüm Yeri: Londra, İngiltere
Sylvia Plath kimdir?
Sylvia Plath (d. 27 Ekim 1932 Boston - ö. 11 Şubat 1963 Londra), ABD'li şair ve yazardır.

Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir.

Hayatı

1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı.

Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu.

Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.

Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı.

Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti.

İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı.

1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı.

Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.
--reklam--
Sylvia Plath Kitapları - Eserleri
Sırça Fanus
Günlükler
Ariel ve Seçme Şiirler
Temmuz Gelincikleri
Üç Kadın
Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı
Suyu Geçiş
Kiraz Hanım'ın Mutfağı
Çizimler
Ariel
Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık
Metaphors
The Mirror
Daddy
The Bell Jar
--reklam--
Sylvia Plath Alıntıları - Sözleri
Onun sevgisi, yirminci kattan atlamaktır, boğaza dolanan ip ve yürekteki bıçaktır.
O sahip olduğunu unutmaz. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
benim bütün var olma duygum senin yokluğunla kırılıyor. (Çizimler)
"Her yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorundasın. Tıpkı bir bataklık gibi... daha en başından umutsuz. " (Günlükler)
"Bir boşluk var.
Birdenbire öyle kırılgan duyumsuyorum ki kendimi." (Üç Kadın)
Baltalar
İndikten sonra orman nasıl da inler
Nasıl da yankılanır!
Bu yankılar merkezden
Çıkıp atlar gibi gezerler.

Sapı
Gözyaşları misali dolup taşar, aynasını
Düşüp dönen
Kayanın üstüne
Yeniden yerleştireyim diye

Çabalayan su gibi,
Yabanıl yeşilliklerin yediği
Beyaz bir kafatası,
Yıllar sonra ben
Yolda rastlarım onlara -

Sözcükler kuru ve sürücüsüz,
Yorulmak bilmez toynak vuruşları.
Lakin
Havuzun dibinden dibinden, sabit yıldızlar
Bir hayata hükmeder. (Ariel ve Seçme Şiirler)
dokuzuncu kralliga vardigin anda artik geri donemezsin. orasi yoklugun, donmus iradenin kralligi. (Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık)
Kudurmuş genç bir pragmatist oluverdim. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
Haftalar geçtikçe, Agnes kara kara düşünmeye başlamıştı. Harold’a söz etmekten kaçınsa da, kendi rüyaları (ne yazık ki, yeterince sık görmüyordu) onı dehşet içinde bırakıyordu: Uğursuz, tanımlanamaz görüntülerle dolu, karanlık, yiyecekmiş gibi kendisine bakan mekanlar. Bu kabusları hiçbir zaman ayrıntılı bir şekilde hatırlayamıyordu, aksine, rüyaları daha uyanmak için çabalarken biçimlerini kaybediyorlardı ve geriye sadece ertesi gün boyunca devam eden eziyet dolu, boğucu, fırtınalı atmosferlerinin keskin izleri kalıyordu. Agnes kendi hayal gücünün sınırlarını kaba bir şekilde yansıtacakları korkusuyla bu parça parça dehşet sahnelerinden Harold’a söz etmekten utanç duyuyordu. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
“İçimde uyandırdıkların hoşuma gidiyor.” (Günlükler)
Bir kemanın en üst teli gibi gergin ve sinirli olabilirim ama yine de gökyüzü mavileşmeye başladığı sırada uyumaya hazırımdır. Sancılı bir uykuya dalıncaya dek, bütün o rüya görenleri düşünmek ve gördükleri rüyalar, gücümü tüketir. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
"Bekliyorum ve ağrıyorum.İyileşiyorum galiba.
Daha çok şey var yapacak. " (Üç Kadın)
“Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum, aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu.” (Sırça Fanus)
.
Bu kadar çok tuhaf insana nasıl bu kadar çok kadın olabiliyorsun, ah seni garip kız ?

. (Çizimler)
"Uzun süren bir çöküntüden çıkan ben
 yatakta buluyorum kendimi
Döşek üstünde güvenliyim, bir düşüşe karşı
 sımsıkı kenetliyorum ellerimi
Kendimi buluyorum yeniden, gölge değilim ben." (Üç Kadın)
"Yaşam üstüne yaşam yitiriyorum.
İçiyor onları karanlık yeryüzü " (Üç Kadın)
Ölümü gördüm çıplak ağaçlarda, yok oluşu gördüm.
İnanamadım. O kadar güç mü
Ruhun bir yüze, bir ağıza kavuşması? (Üç Kadın)
Bırakın , bir saksının içine oturayım,
Örümcekler farketmesin beni.
Sus pus olmuş bir sardunya, yüreğim. (Suyu Geçiş)
Ah o aşk, ansızın dönüp
Renk değiştirir dünya. Parçalanıp yayılır (Temmuz Gelincikleri)
Not God but a swastika
So black no sky could squeak through.
Every woman adores a Fascist,
The boot in the face, the brute
Brute heart of a brute like you. (Daddy)
Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum. Aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu. (Sırça Fanus)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/sylvia-plath-kimdir-sylvia-plath-kitaplari-ve-sozleri)