# Talat Parman kimdir? Talat Parman kitapları ve sözleri

> Doç.Dr Talat Parman hayatı araştırılıyor. Peki Talat Parman kimdir? Talat Parman aslen nerelidir? Talat Parman ne zaman, nerede doğdu? Talat Parman hayatta mı? İşte Talat Parman hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/talat-parman-kimdir-talat-parman-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-25T08:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-08-25T08:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/25/talat-parman-kimdir-talat-parman-kitaplari-ve-sozleri-297568.jpg

Doç.Dr Talat Parman edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Talat Parman hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Talat Parman hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Talat Parman hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 
Doğum Yeri: İstanbul
Talat Parman kimdir?
Talat Parman, İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini Saint Joseph Fransız Lisesi'nde tamamladı. Tıp öğrenimini İstanbul Tıp Fakültesi'nde, psikiyatri uzmanlığını Paris René Descartes Üniversitesi'nde yaptı. 1994 yılında Türkiye'ye döndü ve İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü'nde ergen psikiyatrisi alanında çalışmaya başladı. Aynı yıl birkaç psikanalistle birlikte, Türkiye'de psikanaliz geleneğini başlatmayı ve bir psikanaliz kurumu kurmayı amaçlayan İstanbul Psikanaliz Grubu'nu oluşturdu. Paris Psikanaliz Kurumu (Société Psychanalytique de Paris) ve Uluslararası Psikanaliz Derneği (International Psychoanalytic Association) üyesidir.
--reklam--
Talat Parman Kitapları - Eserleri
Ergenlik ya da Merhaba Hüzün
Freud’un Makara Oyunu
Psikanaliz Yazıları 2
Ergenliğin Tutkusu
Psikanalitik Denemeler
Psikanalizi Yazmak
Psikanaliz Yazıları 3
Psikanaliz Yazıları 9
Ergenliğin Yüzleri
Psikanaliz Yazıları 6
Psikanaliz Yazıları 19
Psikanaliz Yazıları 28
Psikanaliz Buluşmaları 1 Psikoz
Psikanaliz Yazıları 16
Psikanaliz Yazıları 31
Psikanaliz Yazıları 35
--reklam--
Talat Parman Alıntıları - Sözleri
Yaratılış kaç kez oluyor bireyin varoluşunda? Kriz dönemleri yeniden yaratılış dönemleri değil midir? Her kriz bir başlangıçtır. Bunlar anne karnından çıkarak insan olmaya geçiş yani doğum, çocukluktan erişkinliğe geçiş yani ergenlik, üretici ve üreyici yaşamdan üretici olmayana geçiş yani yaşlılık ve canlı olmaktan cansız olmaya geçiş yani ölümdür. Bütün bu dönemler, bu kırılma dönemleri mitlerin oluştuğu dönemlerdir. Bu mitler cinsel-büyüsel biçimlerde yaşamın sürekliliğini garanti altına alırlar. Kriz bir çığlıktan sonraki sessizliktir. O andır, kırılma anını izleyen çok kısa, çok derin, çok gerçek-apaçık an. (Ergenliğin Tutkusu)
Nevroz: Bir neolojizmdir. 1769'da İngiliz hekimi W. Cullen Edinburg Üniversitesi'nde çalışırken yayınladığı Synopsis no-soligene methodicae in usum studiosorum'da ilk kez "neuroses" terimi kullanılır. Cullen, Sydenham ve Willis'in miraçısıdır. Cullen bir organda lokalize olan bir bozuklukla sinir sisteminin bozulmasına genel olarak birbirinden ayırmak istemiştir. Metodolojik nozolojisinde Latince kökenli bir sözcük olan "neuroses" olarak adlandırdığı "sensitivite ve motorisitede ateş ve organ lokalizasyonu olmadan ortaya çıkan hastalık"lardır. Neuroses sözcüğü İngilizce "neurosis", Fransızca "névrose" veya "maladie nevreuse", Almanca "neurose" olarak kulanılmaya başlanmıştır. (Psikanalizi Yazmak)
Hüzün ergenliği boydan boya kateder ve ona kimliğini verir. Ama hemen her zaman gizlidir, fark edilmez. Belki de ergenlik
dönemi bittiğinde ancak farkına varılır. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
"Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" deyişi seçimli ilişkilerdeki bireysel sorumluluğa gönderme yapmaktadır. (Ergenliğin Tutkusu)
Daha ilk satırlarda Sagan ergenliğin en önemli sorunsalını ortaya koyar: Dayanılmaz olduğu kadar çekici bir duygu da olan hüzün.
Giden çocukluktur, çiftecinsellik (biseksüalite) düşlemidir, annebabayla kurulmuş olan o yoğun bağdır. Gidenlerin yasını tutmak gerekir. Ergenlik bir yas sürecidir ve "mutlu ergen yoktur". (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
Öğrenciliğini bitiremeyenler okula öğretmen olarak dönerler. (Ergenliğin Tutkusu)
Doğum, fetüs halinden yenidoğan haline geçişin gerçekleştiği bir dönüşümdür. Ergenlik de aynı şekilde çocukluktan erişkinliğe geçilen bir dönüşüm dönemidir. Dolto, ergenlerin de tıpkı yaşamın ilk döneminde yaşama alışmaya çalışan yeni doğan bebekler gibi kırılgan ve dayanıksız olduklarını belirtir ve onları kabuk değiştiren yengeçlere benzetir. Yengeçler kabuk değiştirdikleri dönemde zayıf ve savunmasızdırlar. Eğer bu dönemde yaralanırlarsa, bu yaranın izini tüm yaşamları boyunca taşırlar. Öyleyse ergenlik bireyin oldukça zayıf ve duyarlı olduğu bir süreçtir. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
"Dünyada kendine dostlar edin. Düşmanlar annenin karnından çıkacak" der bir Arap atasözü. (Psikanalitik Denemeler)
Sigmund Freud okuduğu son kitabı bitirdikten birkaç gün sonra hiçbir gerilimin olmadığı ve ona göre canlı yaşamın son hedefi olan haz ilkesinin “ötesindeki” alan geçti. (Freud’un Makara Oyunu)
"Kendini vazgeçilmez gören kişi itin tekidir." (Psikanalizi Yazmak)
Âşık Veysel'in "Nasıl âşık olunur?" sorusunu, "bir kız seversin, verirlerse evlenirsin, vermezlerse âşık olursun" diye yanıtladığı söylenir. (Psikanalitik Denemeler)
Oysa güvensiz ve kaygılı bağ kuran çocuk, dünyada ürkek ve ayrıl dolaşan bir yabancıdır. O, dünyada bir yaban, dünya da ona bir yabancıdır. O, gurbette yaşar gibidir. Memleketini de hiç bilmemektedir (ya da hatırlamamaktadır). Dünyaya, ilişkilere ve hatta bedenine güvenle yerleşemedikçe, dünya da ona yerleşemez. Geriye kalan ıssızlık ve kimsesizliktir. (Psikanaliz Yazıları 3)
Ünlü müzikolog John Cage öğrencilerinden birine şöyle demiştir: "Şu ana kadar mükemmel çaldınız bundan sonra daha da ileri gidin ve birkaç hata yapın." Psikanaliz insanın hatasıyla, eksiğiyle, içindeki boşlukla ilgilenir. Psikanaliz gerçek aşkından yola çıkmıştır ve gerçeğin ancak bir eksiklik, bir hata, bir boşluk olabileceği sonucuna varmıştır. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
İki soyun iletimi gizli bir ortaklık kurar ve her iki tarafın getirdiği kuşaklaraşırı bir düğüm oluşturarak emzirme yoluyla çocuğa bilinçdışı iletilir . (Psikanaliz Yazıları 19)
Anoreksik, bedeni zorlayarak gereksinimlerini, arzularını kontrol edeceğini, bu şekilde çatışmalarını çözeceğini düşünür. Burada kullandığı açlık hissi giderek erotize edilir. Kestemberg ve Decobert açlığın doyurulmamasının yarattığı gerginliğin bir tür boşalmaya yol açtığını belirtirler. "Açlık boşalması"dır söz konusu olan. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
Alberto Moravia, erkeklerin evlenirken kendilerine eş seçtiklerini, oysa kadınların evlenirken çocuklarına baba seçtiklerini söylerken belki de haklıdır. (Psikanalitik Denemeler)
"Kimsenin gözüne gözüne sokmak istediğim bir şey yok. Sözden, kelimelerden bıkkınım; kendimden yorgun..." -Adalet AĞAOĞLU (Psikanaliz Yazıları 2)
Yaşam farklılıkların tamamlayıcılığından doğmuştur. (Ergenliğin Tutkusu)
Erinliğin başlangıcı giderek daha erken olmaktadır. Örneğin 19.yüzyıl ortalarında Norveç'te genç kızlar ortalama 17 yaş civarında ilk âdetlerini görürlerken, bugün bu, 13 yaş civarına gerilemiştir. Buna "yüzyılın eğilimi" denmektedir. Beslenme koşullarının iyileşmesinin, aşılama ve diğer önlemlerle enfeksiyon hastalıklarının engellenmesinin ve cinsel uyaranların artmasının bunda rol oynadığı düşünülmektedir. Öte yandan, erinliğin Akdeniz bölgesinde yaşayan toplumlarda soğuk bölgelerde yaşayanlara göre çok daha önce başladığı da bilinmektedir. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
Psikanalist saklanan ama bulunmayandır.Oyunu anlamlı kılan onun bulunmamasıdır.Onun bu konumunun tanınması oyunu bitirir. (Psikanalizi Yazmak)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/talat-parman-kimdir-talat-parman-kitaplari-ve-sozleri)