# Tunay Bozyiğit kimdir? Tunay Bozyiğit kitapları ve sözleri

> Şair,besteci,edebiyatçı Tunay Bozyiğit hayatı araştırılıyor. Peki Tunay Bozyiğit kimdir? Tunay Bozyiğit aslen nerelidir? Tunay Bozyiğit ne zaman, nerede doğdu? Tunay Bozyiğit hayatta mı? İşte Tunay Bozyiğit hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/tunay-bozyigit-kimdir-tunay-bozyigit-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-17T11:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-10-17T11:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/17/tunay-bozyigit-kimdir-tunay-bozyigit-kitaplari-ve-sozleri-335292.jpg

Şair,besteci,edebiyatçı Tunay Bozyiğit edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Tunay Bozyiğit hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Tunay Bozyiğit hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Tunay Bozyiğit hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 
Doğum Yeri: 
Tunay Bozyiğit kimdir?
Azeri asıllı şair, besteci, edebiyatçı.İlköğrenimini Kağın ve Tuzluca'da, ortaöğrenimini ise Iğdır'da tamamladı. 1983 senesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir memur olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde Anadolu Üniversitesi İş İdaresi bölümünden mezun oldu. 1984-1987 yılları arasında Zeytinburnu Halk Eğitim Merkezi'nin müzik korosu ve halk oyunları bölümlerinde çalıştı. 1988-1993 yılları arasında siyasi nedenlerden dolayı beş yıla yakın tutuklu kaldı. Tutukluluk sonrası memurluktan ayrıldı ve 1994 senesinde Marmara Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi bölümünde öğrenim görmeye başladı. Grup Yorum' un kuruluşunda fikir babalarından oldu. Şahrud'un Seyduna'sı,Seyduna türkülerinin yaratıcısıdır. Bugüne dek dört kitabı basılmıştır. İnsan Hakları Derneği üyesidir.

Kazım Koyuncu ile uzun yıllara dayanan dostlukları, hem besteci kimliğini beslemiş, hem de ilk albümünü çıkarmasına vesile olmuştur. Şahrud ile Seyduna albümleri için Hayat isimli türküyü okuyan Kazım, kimi eserlerde şiir okumuş, kimi eserlerde ise aranje yapmıştır.

«Kazım öldüğünde benim 16 yıllık dostumdu. Ve ben bugün Seyduna’ ysam, ‘‘ Seyduna Türküleri ’’ diye beş albüm yapmışsam, bunun öncülerinden biri Kazım’dır. Beni o ikna etmiştir bu albümleri yapmaya.»
--reklam--
Tunay Bozyiğit Kitapları - Eserleri
Lal
Leyli Lal Şewe
Şeveren İle Hazeri (Zerişan)
Alamut: Seyduna ve Şahrud
Elahar Belcesi
Eski Kağın
--reklam--
Tunay Bozyiğit Alıntıları - Sözleri
" 'ey acı' dedi seyduna,
en güzel yaz günümde kırağım, vurgun yanım,
göğsümde kırılıp kalan dalım,
göğsümün neresidir bitiş yerin" (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
"..boşluğun sesine dağınık bir bakıştır hüzün
acımsı bir sezgi yalayıp geçer yüzünü
dudaklarının çalkantısında alabora bir kayık gibi
sallanır gülüşün.." (Lal)
"..ey Şahrud
hani susarsın ya
susuşun dili en bilindik silahtır, susuş ateştir, bozgundur
tarihin yanık yüzüdür ülkemde
bense payıma düşen kor bir yürekle gelmiştim.
yangınımı kirpiğinin rüzgarıyla karşıladın
oysa bir dal yeşil bulurum sandım.." (Lal)
Sende yeryüzüdür gövde bulan
Ey Suların sonsuzluğu
Bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına
Fırtınalara yorgun yüreğim ; Sana
Bütün Sabahlarım sesinde ağarsin
Keder tırmanmasın yüzüme bir daha;Sarmaşık gibi;
Öpüşlerin damlasın çöl dudaklarıma
Biliyorum; Yüreğim durgun sudur; dindiğim
Korku kıyılarımı sildiğim
Sana geldim
Sustum ve yumdum
İki damla ateş düşürdün gözlerime
Al uslandır korsan bedenimi
Gece kanat çırpsın parmaklarımda
Birbirimizden kaçıracak yerimiz kalmasın
Birleşsin yağmur soylu ellerimiz
Bırak öpüşlerim ağzını kapatsın
Uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde
Sabaha söyleceyek Söz bırakmayalım
Köpekler gibi havlayan acılarımız sussun
Sevda çözmesin kendini bizden
Sularca gülüşelim
Yüreğim alıkoysun gitmelerimi
Sona geldim Sana !!
Sana geldim sona.... Sen benim neyimsin bilmiyorum.. Sığınmalarım sana.. Sona yaklaşıyor sanki yüreğim.. Başını omzuna yaslıyor.. Her defasında sana geliyor ve sona... Yürek acılarım son buluyor yüreğinde, unutuyorum.. Sana geldim, sona .. Mutsuzluğumu ellerinde unutuyorum. Sarılmak istiyorum beni uzaktan saran benliğine, masumca, çıkarsızca, hoyratça .. Sona geliyorum sana... İçimde çaresizliğini susturamayan bir yara.. Boynumdan süzülüyor sana.. Ve öpüşlerim ağzını kapatıyor.. Susuyorum.. Acılar yakıyor bedenimi, küle dönüşüyorum... Fırtınalara yorgun düşmüş yüreğim, sende yağmur oluyor avuçlarıma.. Yanıyorum ve ben gözlerinde bitiyorum..
Sana geldim sona.... (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
Yollara kurdum gözlerimi
Seni getirecek ayaklarına
Göğsünü verecek yollara ricada bulundum
Benden önce öpmesin o canımın içlerini
Çakıllarla ve taşlarla incitmesin... (Leyli Lal Şewe)
dargın yüreğim yüzüne
argın yüreğim içime ağır
acı böyle iştahla diş bilerken
huzur nedense ikimize de sağır
böyle giderse silecek ağzını acı
sevginin sesi kalacak dişlerinde
bağır bağır
ucu düğümlü günlere yazgılandı ömür
ömür dostluklarla kevgir
bu yüreğe bu ne kahır (Eski Kağın)
Eşkıya yüreğime çığ düştü
Üşüyorum ha… 
aç ellerini! (Lal)
Eşkıya yüreğime çığ düştü
Üşüyorum haa...
Aç ellerini. (Lal)
bırakın da yaşayayım ölümüne
ertelemişim zaten kendimi
... (Lal)
Güle güle ay gızıl güneş.
Ne göçehti görmeh batanda seni.
Menim kimin gedri bilinmez birine benziyirsen.
Umutsuz, temaşenle sen.
Birazdan batacahsan ve axşam olacak.
Menim son axşamım bu şeherde.
Gene ne anam olacak baş ucumda ağlayan,
Ne de bir yar meni goynunda avudan, üreyimi yatıştıran.
Bir de bir bilet almışam terminalin birinden.
Sihtir ol get deyir mene bu sabahın köründe...
Gedecem; elimde eyreti bir bavol,
dar küçeler içinden, bir heyalet kimin men.
Gedecem; dalımdan ne bir cüt gözyaşı, ne de bir el sallayan...
Yaptıxlarım olacak belki de meni uğurlayan.
Bir de işçi tulumum galacak yağlıcana bu kocaman şeherde...
Alacağın olsun seni Istanbul seni.
Ne çıranı gördüm ışığında oturam.
Ne de aşın isticak aj garnımı doyuram..
De mene men kör olum, sene men neylemişem?
Seni senden xebersiz özüme yar elemişem.
Bu geçen illerde men gaddara naz elemişem.
Emeyimle özümü sene nöker elemişem... (Elahar Belcesi)
bırak öpüşlerim ağzını kapatsın..
sabaha söyleyecek söz bırakmayalım (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
dur yüzünü ört, gözlerinle bakma ayna gibi
senin yüzündeki gülmek başıma bela
gözlerini ele veriyor bir ela
suyum ayaklanıyor, sanıyor saklın kerbela
gülmek bir ateş yakımı gözlerinde (Leyli Lal Şewe)
Endişesiz bir kavgaya girer gibi giremem bu kente;
Ellerim üşür... (Elahar Belcesi)
sana geldim!
sustum ve yumdum,
iki damla ateş düşürdün gözlerime
al, uslandur korsan bedenimi! (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
"... hayat taşıyan sessin, nefessin.
 bende yürek zede' sisin, ay şahrud.
 İçimin bitmeyen yerlerinde kedersin " (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
Sana geldim, sona...
sende yeryüzüdür gövde bulan
ey suların sonsuzluğu!
bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına,
fırtınalar yorgunu yüreğim sana... (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
Yollara kurdum gözlerimi.
Seni getirecek ayaklarına,
Göğsünü verecek yollara ricada bulundum;
Benden önce öpmesin o canımın içlerini,
Çakıllarla ve taşlarla incitmesin... (Leyli Lal Şewe)
"Ya Şahrud!" dedi Seyduna
"Gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm.
Ardına bakma, gözyaşımla vurulursun.
Su gibi git."

Şahrud'un yüzüne keder mayın gibi durdu.
Ve zaman gözlerinin su yeşilinde kuruldu.
Hüzün bir Buda heykeli gibi çırılçıplak,
Yüzlerine oturdu. (Lal)
Ey şahrud,
Ey hayat veren ırmak,
Suyunu keseli içimden çürüyorum
Ve bu kentin kirli suretine bir yara gibi büyüyorum. (Alamut: Seyduna ve Şahrud)
"..gözlerin diyorum ay Şahrud
coğrafyamın kurşun ardınca susku
öz içinde yanan beden acısı
oysa gözlerine tutunacaktım
fırtınasını suskuya bırakan
isimsiz bir ülkenin açışıydım
gözlerinde bulacaktım adımı
gözlerin nerde ay Şahrud.." (Lal)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/tunay-bozyigit-kimdir-tunay-bozyigit-kitaplari-ve-sozleri)