# Ümit Yaşar Oğuzcan kimdir? Ümit Yaşar Oğuzcan kitapları ve sözleri

> Türk Şair Ümit Yaşar Oğuzcan hayatı araştırılıyor. Peki Ümit Yaşar Oğuzcan kimdir? Ümit Yaşar Oğuzcan aslen nerelidir? Ümit Yaşar Oğuzcan ne zaman, nerede doğdu? Ümit Yaşar Oğuzcan hayatta mı? İşte Ümit Yaşar Oğuzcan hayatı... Ümit Yaşar Oğuzcan yaşıyor mu? Ümit Yaşar Oğuzcan ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/umit-yasar-oguzcan-kimdir-umit-yasar-oguzcan-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-24T04:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-04-24T04:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/24/umit-yasar-oguzcan-kimdir-umit-yasar-oguzcan-kitaplari-ve-sozleri-206931.jpg

Türk Şair Ümit Yaşar Oğuzcan edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ümit Yaşar Oğuzcan hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ümit Yaşar Oğuzcan hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ümit Yaşar Oğuzcan hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 22 Ağustos 1926
Doğum Yeri: Tarsus, Türkiye
Ölüm Tarihi: 4 Kasım 1984
Ölüm Yeri: İstanbul, Türkiye
Ümit Yaşar Oğuzcan kimdir?
Ümit Yaşar Oğuzcan, (22 Ağustos 1926, Tarsus - 4 Kasım 1984), Türk şair.

22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946). Türkiye İş Bankası’na girerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı. Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı görevinde iken, hizmette otuz yılını doldurunca kendi isteğiyle emekliye ayrıldı (Haziran 1977). İstanbul’da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu.

Şiire 1940’da Yedigün şairleri arasında başlayan; 1975’te 33 şiir, 4 düzyazı kitabı, 13 antoloji ve biyografik eser, toplam 50 kitap çıkarmış bulunan, şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Oğuzcan, günümüzün en popüler şairlerinden biridir. Genellikle Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında ve aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde çoğalttığı şiirini, 1973’te büyük oğlu Vedat’ın ölmesi üzerine, hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinliklere, öz ve biçim yoğunlaştırmalarına yöneltti. Şairlik başarısını, daha etkili, aruzla yazdığı rubailerinde gösterdi.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ümit_Yaşar_Oğuzcan
--reklam--
Ümit Yaşar Oğuzcan Kitapları - Eserleri
Şiir Denizi 1
Şiir Denizi 2
Aşka Dair Nesirler
Anılar Düşünceler
Taşlamalar Hicivler 1
Taşlamalar Hicivler 2
Rubailer Dörtlükler
Beni Unutma
Acılar Denizi
Garip Şiirler Antolojisi
Bir Gün Anlarsın
Sevenler Ölmez
Çigan Gözler
İki Kişiye Bir Dunya Sahibini Arıyan Mektuplar
Yüz Yıl Yanarım Yanmayı Öğrendimse
Göbek Davası
Karanlığın Gözleri
Sözüm Meclisten Dışarı Yergiler
Şiirimizde İstanbul
Şairlerin Seçtikleri
Yeni Dünya Rekoru
Akıllı Maymunlar
Deniz Musikisi
Aşkmıydı O
Seninle Ölmek İstiyorum
Üstüme Varma İstanbul
Halktan Yana
Toprak Olana Kadar
Sahibini Arayan Mektuplar
Avrupa Görmüş Adam
En Eski Yalnızlığımdır Aşk Benim
Şiirimizde Ayrılık
Biraz Kül Biraz Duman
Aşık Veysel
Mihriban'a Şiirler, Mektuplar
Yalan Bitti 
Taşlar ve Başlar Yeni Aşk Şiirleri İle
Hüzün Şarkıları
Sen Aşk Nedir Bilmezdin
Aşkımızın Son Çarşambası
Sadrazamın Sol Kulağı
Önce Sen Sonra Sen
Ben Seni Sevdim Mi
Şiirle 40 Yıl
Şiirimizde Aşk ve Kadın
Ötesi Yok - Rubailer
--reklam--
Ümit Yaşar Oğuzcan Alıntıları - Sözleri
Umman arayıp, damlayı bulmak ne acı (Rubailer Dörtlükler)
SU GAZELİ
Köylüsü, taşralısı, eski İstanbullusu
İnim inim inliyor bütün İstanbullu su
Muslukların ağzını bıçak açmıyor şimdi
Bir damla suya hasret çeşmelerin borusu
Aylar var ki evlerde hayal oldu yıkanmak
Herkesin yüreğinde murdar ölmek korkusu
Su pompası bozulmuş, yedeği de yokmuş, ya
Duyan diyor: - Allahım bu ne gaflet uykusu
Sular İdaresi mi? Yoksa Belediye mi?
Söyleyin de bilelim kim bunun sorumlusu
Pislikten geçilmiyor bu güzel kentte gayrı
Hastalığın her biri kurmuş bir yere pusu
Çanları tehlikenin çalıyor ya, duyan yok
Her evde saldırmaya hazır mikrop ordusu
Yağmurlar yeterince yağmazsa; bu gidişle
Olacağız cümlemiz bir ahret yolcusu
Köylüsü, taşralısı, eski İstanbullusu
İnim inim inliyor bütün İstanbullu su

BURASI İSTANBUL ŞEHRİ
Burası İstanbul şehri
Koca Fatih'in yüzyıllar önce fetheyleyip
Türklüğe armağan ettiği şehir
O yüzden bir çağı değiştiren
Avrupa'yla Asya'yı birleştiren
İlk görenin başını döndüren
Kanını tutuşturan
Ve bağrından nice şairler yetiştiren
Bi mislü baha İstanbul'u Nedim'in
Fikret'in bin kocadan arta kalan bakiresi
Yahya Kemal'in hayal şehri, Aziz İstanbul'u
Sait Faik' in ömür boyu yazdığı
O güzelim insanlar beldesi
Orhan Veli'nin gözleri kapalı dinlediği şehir
Şimdi bir yığın çaresiz ve fakir
İnsanın doldurduğu
Dinmeyen gürültülerin
Başlara sürekli bir çekiç gibi vurduğu
Tüm insanları sinir hastası
Yaşanmaz şehir, unutulmuş şehir
Her semtinde gecekonduların mantar gibi bittiği
İnsanlarının birbirine savaş ilan ettiği
Hor görülmüş şehir, yorulmuş şehir
Hoyrat ellerce
Ta canevinden vurulmuş şehir

BU ŞEHRİ STAMBUL Kİ...
Yüzyıllar önce
"Bu şehr-i Stambul ki bi mislü bahadır
Demiş
Şair Nedim Efendi
Üstelik
"Bir sengine yekpare Acem mülkünü feda eylemiş
Şimdi gel gör bakalım
Neresi bi mislü bahadır
Artık bu şehirde yaşamak
Dayanılmaz bir ezadır
Delik deşik caddeleriyle
Çamur deryası sokaklarıyla
Bu şehirde yürümek bile
İnsanoğluna bir cezadır
Kuyruklar ki uzayıp gider
Dükkanların önünde
Seyri dahi akıllara sezadır
Arama o eski İstanbul efendisini
Bulamazsın
O, yüzyıllar öncesi görülmüş bir rüyadır
Şimdi, şöyle bir çıkıp dolaşırsan
En çok duyacağın sözcük
Ya "çüştür, ya "ohadır
Yanmaz elektrikler günde on saat
Musluk akmaz
Sorarsın: "Bu ne biçim su
Bu nasıl ziyadır?
Sis' i Tevfik Fikret' e göre
"Bir zulmeti beyzadır
Ama, sen bir de İstanbullulara sor
O nasıl bir beladır (Şiirimizde İstanbul)
dinmeyen gürültülerin
başlara sürekli bir çekiç gibi vurduğu
tüm insanları sinir hastası
yaşanmaz şehir (Sözüm Meclisten Dışarı Yergiler)
Birkaç ünüversite bitiren aç geziyor. (Taşlamalar Hicivler 1)
Hani o iki kişilik dünyalar bizimdi
Hani sen iyiydin
Halden anlardın
Hani sen git demeyecektin bana
Ve ben her şeye rağmen gelecektim.. (Aşka Dair Nesirler)
Şair, her yerde her zaman şiiri yaşayan kişidir. Bir bakıma yaşamıyla şiiri birbirine karıştırmıştır, ayrılamaz. Öyle ki yürürken, çalışırken, dinlenirken, düşünürken, soluk alırken öncelikle şiirdir yaşadığı şairin. (Anılar Düşünceler)
Durup durup sebepsiz yere ağladığın oluyor mu
Gözyaşların bir sel misali boşanıyor mu gözlerinden (Toprak Olana Kadar)
Bir kez kimi sevdiyse unutmaz bu yürek
Devran kiri, nisyan pası tutmaz bu yürek
Birgün o muhabbetten eser kalmazsa
Ancak o zaman bir daha atmaz bu yürek. (Yüz Yıl Yanarım Yanmayı Öğrendimse)
Deli eden insanı zaman değil,
Zamanı unutmamak kahrıdır! (Beni Unutma)
her türlü rezalet yoktur
işsizlik, sefalet yoktur
bu yurtta cehalet yoktur
diyenler yalan söylüyor (Sözüm Meclisten Dışarı Yergiler)
İŞSİZ GEMİ
- Yahya Kemal'in Sessiz Gemisine benzetme -
Artık demir almak günü gelmişse iktidardan
Onlar ki ne serden geçerler ne de yardan
Sallanır bu kalkışta tekmeler ve tokatlar
Hiçbiri bilmez her seçim millete neye patlar
Yoklamada kaybeden bu sonuçtan elemli
Günlerce genel Merkeze gider gözleri nemli
Biçare adaylar üzülmeyin ne son seçimdir bu
Nice üyelikler var, ne de son geçimdir bu
Zavallı seçmenler yolunuzu nafile bekler
Bilmez ki dört seneden önce gelmeyecekler
Seçilenler memnun ki maaşıyla işinden
Birçok seneler geçse ayrılamaz peşinden (Taşlar ve Başlar Yeni Aşk Şiirleri İle)
Gözlerimiz kapalı doğduğumuzdan başka
Ömür boyu işimiz körebelik değil mi?
Şimdi fazla üzmüyor beni kekemeliğim
Yaşamak da bir çeşit kekemelik değil mi? (Taşlar ve Başlar Yeni Aşk Şiirleri İle)
Gözlerine baktığım zaman susmanın bir sebebi olmalı. Bana kendini anlat. (İki Kişiye Bir Dunya Sahibini Arıyan Mektuplar)
Gözlerine baktığım zaman susmanın bir sebebi olmalı. Bana kendini anlat. 
Korkularını, dileklerini söyle bana. Aşktan ne bekliyorsun? Dostluk mu? Al, istediğin kadar..Yüreğimi apaçık önüne seriyorum işte! Orada sevdiğin, istediğin ne varsa al, senin olsun. Sana arzularımın ötesinden sesleniyorum.  (Sahibini Arayan Mektuplar)
Korkma! Yalnız geldin, yalnız gideceksin...
Hüzün şarkıları yalnızlığında başladı, yalnızlığında bitecek. (Hüzün Şarkıları)
".. Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var !
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin....!"(^^).. (Şiir Denizi 2)
Pederin bir gafleti
Ebenin marifeti
Verdiler emaneti
Çıka geldik dünyaya.

Nerde şekermiş, balmış
Acılar bize kalmış
Var'ları eller almış
Yoka geldik dünyaya.

Bugün yarın kaygısı
Yarın ölmek korkusu
Galiba en doğrusu
Şaka geldik dünyaya. (Taşlar ve Başlar Yeni Aşk Şiirleri İle)
"Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
Anlamıyor musun
Gökyüzü güneş olsa
Sensiz karanlıktayım.." (Aşka Dair Nesirler)
Görünüşe aldanma, meziyetler sahtedir
Bugün iyi sandığın vaziyetler sahtedir
Gösterişten ibaret bizde hayırseverlik
Gördüğün şaşaalı hamiyetler sahtedir
Güvenme bu dünyada kendinden başkasına
Tedbirler kafi değil, emniyetler sahtedir
Kapladı memleketi her türlü sahtekarlık
Sadece fertler değil, cemiyetler sahtedir
Her kalpte gizli niyet, her yüzde bir maske var
Samimiyetler yalan, resmiyetler sahtedir
Arama, hiç kalmadı sahte olmayan bir şey
Kemiyetler sahtedir, keyfiyetler sahtedir
Sen paradan haber ver, her belgeyi alırsın
Diplomalar, pasolar, ehliyetler sahtedir (Taşlamalar Hicivler 1)
"Anlamıyor musun?!..
Gökyüzü güneş olsa, sensiz karanlıktayım." (Karanlığın Gözleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/umit-yasar-oguzcan-kimdir-umit-yasar-oguzcan-kitaplari-ve-sozleri)