# Wendy Brown kimdir? Wendy Brown kitapları ve sözleri

> Profesör, Akademisyen, Yazar Wendy Brown hayatı araştırılıyor. Peki Wendy Brown kimdir? Wendy Brown aslen nerelidir? Wendy Brown ne zaman, nerede doğdu? Wendy Brown hayatta mı? İşte Wendy Brown hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/wendy-brown-kimdir-wendy-brown-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-15T07:00:10+03:00
- Güncelleme: 2023-01-15T07:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/15/wendy-brown-kimdir-wendy-brown-kitaplari-ve-sozleri-377474.jpg

Profesör, Akademisyen, Yazar Wendy Brown edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Wendy Brown hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Wendy Brown hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Wendy Brown hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 28 Kasım 1955
Doğum Yeri: Kaliforniya, ABD
Wendy Brown kimdir?
California Üniversitesi’nde (Berkeley) Siyaset Bilimi profesörü. Çalışma alanları siyaset teorisi tarihi, 19. ve 20. yüzyıl kıta felsefesi, eleştirel teori ve çağdaş kapitalizm teorileri. Marx, Nietzsche, Weber, Freud, Frankfurt Okulu teorisyenleri, Foucault ve çağdaş kıta felsefecilerinin içgörülerini kaynaştırarak, iktidar, siyasal kimlik, yurttaşlık, çağdaş liberal demokrasilerde siyasal öznellik gibi oluşumları eleştirel biçimde ele alan eserleriyle tanınıyor. Araştırmaları son yıllarda daha ziyade neoliberalizm ve neoliberalizmden doğan siyasal oluşumlar konusunda yoğunlaşıyor. Yazarın yirminin üstünde dile çevrilen başlıca eserleri şunlar: Manhood and Politics: A Feminist Reading in Political Theory (1988, Erkeklik ve Siyaset: Siyaset Teorisinde Feminist Bir Okuma), States of Injury: Power and Freedom in Late Modernity (1995, Mağduriyet Halleri: Geç Modernlikte İktidar ve Özgürlük), Tarihten Çıkan Siyaset (2001; Metis 2010), Regulating Aversion: Tolerance in the Age of Identity and Empire (2006, Tiksinmenin Düzenlenmesi: Kimlik ve İmparatorluk Çağında Hoşgörü), Yükselen Duvarlar Zayıflayan Egemenlik (2010; Metis 2011). Ayrıca yazarın “Artık Hepimiz Demokratız...” makalesini de Metis Defterleri’nden çıkan Demokrasi Ne Âlemde? seçkisinde bulabilirsiniz.
--reklam--
Wendy Brown Kitapları - Eserleri
Eleştiri Seküler midir?
Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik
Halkın Çözülüşü
Tarihten Çıkan Siyaset
Neoliberalizmin Harabelerinde
--reklam--
Wendy Brown Alıntıları - Sözleri
"..Nasıl solcular topyekûn eleştiri ve topyekûn dönüşüme bağlan­maktan kurtulmuş değilse, liberaller de henüz ontolojik ve siyasi evrenselciliğe, dolayısıyla asimilasyonist siyasete bağlanmaktan kur­tulmuş değiller. Ne solcular ne de liberaller tarihte ilerleme fikrin­den kurtulabilmiş durumda. Ne solcular ne de liberaller özgürlük ve eşitliği haklar, egemenlik ve devlet kavramları olmadan, dolayısıy­la egemen özne ve tarafsız devlet figürleri olmadan kavrayabilmek­tedir. Bu bağlılıkları yası tutulamayacak -bağlılıklar kadar bariz ol­madı..." (Tarihten Çıkan Siyaset)
Özgürlük ve küfre girme arasındaki modern Batılı karşıtlık,Batılıların bir yandan sekülerizmin başka,dini terimlerle korumak zorunda olduğu belirli bir yaşam biçimine ait olduklarını redderderken,küfre girme söyleminin dayattığı sınırlamalardan azade olduklarını düşünmelerine imkan tanıyor. (Eleştiri Seküler midir?)
"Her dönemde hakim fikirler hakim sınıfın fikirleridir. Hakim sınıfın fikirleri ise ; hakim sınıfı hakim kılan ilişkileri idealize eden fikirlerin felsefik ifadelerinden başka bir şey değillerdir." (Tarihten Çıkan Siyaset)
Değerlerin nihilizm tarafından değersizleştirilmesi vicdanın kuvvetini azaltırken, bizi de dizginlerden, kendimizi suçlamaktan ve vicdanın dayattığı kendini aşağılamadan kurtarıyor. Yüceltmeden uzaklaştırma özneyi vicdanın kırbacından ve dizginlerinden kurtararak güç isteğini tekrar dışa döndürüyor. (Neoliberalizmin Harabelerinde)
Asıl mesele, neoliberal rasyonalitenin piyasa modelini tüm saha ve faaliyetlere -paranın mevzu olmadığı bölgelere dahi- dağıtıp, insanları en ince ayrıntısına kadar piyasa aktörleri biçiminde, her zaman her yerde sadece homo economicus olarak yapılandırıyor olmasıdır. (Halkın Çözülüşü)
Kültürel kayma gün gibi ortada: Eğitimin kalitesine ilişkin ölçütlerin yerini, bütünüyle yatırım getirisine (ROI) yönelen, öğrenci yatırımcıların belli bir kurumdan ne tarz bir “işe yerleştirme” hizmeti ve gelir düzeyi artışı beklenebileceğine odaklanan ölçüm sistemleri alıyor. Kişi veya yurttaşın gelişimine dair eski kaygıları ortadan kaldırdığı ya da belki bu tür gelişimi ekonomik avantaj edinme kapasitesine indirgediği ölçüde, yükseköğretimin değerini bireysel ekonomik risk ve getiriye indirgediği de ortada. (Halkın Çözülüşü)
Son birkaç yüzyılla birlikte modern iktidarlar,gelişen bilimi,toplumsal hayatı normalleştirmek ve düzene sokmak için kullandı ve bu yolda cesaretlendirildi;böylece de belli bir disiplinci,eleştirellik türünü meşru kıldılar.Belki de bu nedenle,kullanışlı bilginin-ve modern iktidarın-yükselişinin bütünleyicisi olan eleştiri,çizgisellikleri başarılı bir biçimde şüpheciliğe indirgenememiş olan bir sürecin parçası oldu.Bu sürecin kendisi ise etkili kamusal eleştiriye pek az maruz bırakıldi.Nitekim eleştirme özgürlüğü modern bireyin hem hakkı hem de gôrevi olarak sunulurken,onun hakikat-üretici kudreti disiplinci ölçütün buyruğu altına alındı.Bu olurken bir yandan da devlet iktidarı ve şirketler,eleştirme özgürlüğünün maddi koşullarını,vatandaşların kullanışlı olduğundan emin olmak için,ona sağladılar ve bu koşulları gözetim altında tuttular. (Eleştiri Seküler midir?)
Bu duvarlar engellemeyi amaçladıkları şeyler; yoksullar, işçiler yahut sığınmacılar; uyuşturucu ve silah gibi kaçak mallar; vergiye
tabi kaçak mallar; kaçırılan veya köleleştirilen çocuklar; terör; etnik veya dinsel grupların iç içe geçmesi; barış ve başka siyasi istikballer- açısından çeşitlilik gösterse de, dünya tarihinin bu anında sayılarındaki artışın birtakım ortak boyutları olduğu muhakkaktır. (Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik)
Siyasetin, düpedüz saldırganlığa dönüşmemek, bütünüyle kendi çıkarına hizmet eder hale gelmemek ve nihilist bir manasızlığa düşmemek için iktidar meselesinin ötesine geçmesi gerekir. (Tarihten Çıkan Siyaset)
Her gün sayısız sanal duvar-bilgisayarlarımızdaki güvenlik duvarları, casus yazılım ve istenmeyen postalara yönelik filtreler, ayrıca arabalar, evler, işyerleri ve çantalar da dahil olmak üzere hayatımızın her ala­nındaki otomatik kilitleme ve alarm sistemleri- arasında dolaşıyor olsak da, gerçek duvarların diğerlerinden farklı bir görüntüsü vardır. (Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik)
Neoliberalizm, hakimiyet kazandıkça ekonomik değerler, pratikler, ölçüm sistemlerinden oluşan belli bir formülasyonu insan hayatının tüm boyutlarını kapsayacak şekilde genişleten bir yönetim rasyonalitesi şekline bürünen bir normatif akıl düzenidir. (Halkın Çözülüşü)
Duvarlarla önüne geçil­mesi amaçlanan şeyler (göç, kaçakçılık, suç, terör, hatta siyasi emel­ler) genellikle devlet destekli olmadığı gibi, ulusal çıkarları da tem­sil etmiyor. (Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik)
Fransız Devrimi'nin modern dünyaya sadece dayanışma,demokrasi ve özgürlük getirmediğini vurgulamak önemlidir.Devrimin orduları özgürlük,eşitlik ve kardeşliği işgal yoluyla yükseltmeye çalıştı.Devrim,dünya çapındaki modern savaşları,milliyetçiliği,ırkçılığı ve soykırımları ortaya salan modern imparatorluklar çağını başlatan şey oldu. (Eleştiri Seküler midir?)
Avrupa'daki Müslüman göçmenlerinin davranışlarına uygulandığı haliyle küfre girme suçlaması hakkındaki son dönem Avrupa söylemi,farklılığın çelişkili olarak hem tanınmasına hem de inkar edilmesine hizmet etmekte.Sekülerler,Danimarka karikatürlerinin yayımlanmasına gelen kızgın Müslüman tepkilerini,Avrupa'da bir dönem mevcut olan bir kategoriyi yeniden ortaya çıkarma çabası olarak gördüler.Kendilerini özgürlük adına eleştirir görürken,bu tepkileri insan özgürlüğünü sindirecek bir güç kabul ettiler.Dünyevi bir eleştirmen için,kabul edilebilir hiçbir tabu olamaz.Sınırlar eleştirmeye başlandığında,tabular ortadan kalkar ve özgürlüğün alanı genişler.Oysa bu eleştirelliğin yaptığı sadece fikirleri tabudan azat etmek değildi,aynı zamanda paradigmatik olarak insan olanla henüz kendi bedenlerine,duygularına ve düsüncelerine sahip olmayan mevcut ayrımı güçlendirmekteydi.Başka bir deyişle,Avrupalı Müslümanların henüz ahlaki olarak özerk olmadıkları ve siyasal olarak disipline edilmedikleri için tam olarak insan olmadığını söyleteb ideolojik konumu güçlendirmekteydi. (Eleştiri Seküler midir?)
"Aynı sol-liberal yayınların sürekli hükümetin yolsuzlukları, kapitalizmin gaddarlıkları, emperyalizmin zorbalıkları hakkında yaptıkları bitmez tükenmez dırdırda olduğu gibi: Bunları gündeme getirenlerler mağdur olanlar değil, çoğu zaman başkalarıdır. Bu başkaları genelde eleştiride bulunduğu düzene gereksinim duymakla kalmayıp aynı zamanda varlıkları o sistemin varlığına sımsıkı bağlı olanlardır..." (Tarihten Çıkan Siyaset)
"...Uluslararası güçlerle karşı karşıya kaldığımız şu an da "ortak" ulusal çıkarlardan bahsetmek gülünçleşmiştir. Ulusal ekonomiler siyasi ve ekonomik anlamda önemini kaybetmediği halde. (...)

Yaşanan acıların bedelinin bir gün ödeneceğini, daha hikmetli, daha müreffeh, daha barışçıl, daha özgür bir dünyaya uyanacağımızı kimse vaat edemiyor. Nihilizm terimi halimizi tasvir etmekte yetersiz. (Tarihten Çıkan Siyaset)
Bu duvarlar engellemeyi amaçladıkları şeyler; yoksullar, işçiler yahut sığınmacılar; uyuşturucu ve silah gibi kaçak mallar; vergiye
tabi kaçak mallar; kaçırılan veya köleleştirilen çocuklar; terör; etnik veya dinsel grupların iç içe geçmesi; barış ve başka siyasi istikballer- açısından çeşitlilik gösterse de, dünya tarihinin bu anında sayılarındaki artışın birtakım ortak boyutları olduğu muhakkaktır. (Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik)
Siyasi hayattan ekonomik hayata taşınan hürriyet, ekonomik hayatın bünyevi eşitsizliğine tabi olmakta ve o eşitsizliği sağlamanın bir parçası haline gelmektedir. Hukukun üstünlüğü ve halk egemenliğine iştirak yoluyla güvence altına alınan eşitliğin yerini, kazananlar ve kaybedenlerden oluşan bir piyasa formülasyonu almaktadır. (Halkın Çözülüşü)
Sorumlulaştırılmış neoliberal siyasal tahayyülde artık ahlaki özerklik, özgürlük veya eşitlik taşıyan yaratıklar değiliz biz. Artık kendi amaçlarımızı olsun, bu amaçlara götüren araçları olsun, biz seçiyor değiliz. (Halkın Çözülüşü)
Siyasi duvarlar daima iktidara bir gösterişlilik katmıştır. (Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/wendy-brown-kimdir-wendy-brown-kitaplari-ve-sozleri)