# Zafer Ekin Karabay kimdir? Zafer Ekin Karabay kitapları ve sözleri

> Akademisyen-Yazar Zafer Ekin Karabay hayatı araştırılıyor. Peki Zafer Ekin Karabay kimdir? Zafer Ekin Karabay aslen nerelidir? Zafer Ekin Karabay ne zaman, nerede doğdu? Zafer Ekin Karabay hayatta mı? İşte Zafer Ekin Karabay hayatı... Zafer Ekin Karabay yaşıyor mu? Zafer Ekin Karabay ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/zafer-ekin-karabay-kimdir-zafer-ekin-karabay-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-11T20:00:10+03:00
- Güncelleme: 2023-01-11T20:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/11/zafer-ekin-karabay-kimdir-zafer-ekin-karabay-kitaplari-ve-sozleri-375523.jpg

Akademisyen-Yazar Zafer Ekin Karabay edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Zafer Ekin Karabay hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Zafer Ekin Karabay hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Zafer Ekin Karabay hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1975
Doğum Yeri: Kayseri
Ölüm Tarihi: 13 Eylül 2002
Ölüm Yeri: Eskişehir
Zafer Ekin Karabay kimdir?
1975 yılında Kayseri’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu kentte tamamladı. Kayseri Atatürk Ticaret Lisesi'nden mezun oldu. (1993) Aynı yıl Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Lisans öğrenimini 1999 yılında tamamladı ve Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans programına başladı. Ölümünden iki gün önce yüksek lisans programından başarıyla tamamladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştığı dönemde odasının kapısına kendini kemeriyle astı ve kendi isteği ile aramızdan ayrıldı. 13 Eylül 2002

İlk şiiri 1995 yılında İnsancıl dergisinde yayımlandı. Toplumcu gerçekçilik şiir tarzında, incelikli bir üslûpla usta işi şiirler yazdı. Şiirleri ve eleştiri yazıları; Bahçe, Damar, Dize, Edebiyat ve Eleştiri, İnsancıl, Islık, Kavram-Karmaşa, Kül ve Varlık gibi belli başlı edebiyat dergilerinde yayımlandı. 1995 Yılında Kar-Ya (Bilimsel ve Kültürel Araştırma ve Yayıncılık Kooperatifi) aracılığıyla çıkarılan Sanat Eylemi adlı derginin kurucuları arasında yer aldı. Karabay 1999 yılında Varlık dergisi tarafından düzenlenen Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ni şiir dalında kazandı. Bir yıl sonra da Arkadaş Zekai Özger Şiir Ödülü Jüri Özel Ödülü’nü ‘Şubatta Saklambaç’ adlı dosyası ile kazandı, Şubatta Saklambaç, aramızdan ayrılışından üç ay sonra Mayıs Yayınları tarafından yayımlandı.
--reklam--
Zafer Ekin Karabay Kitapları - Eserleri
Şubatta Saklambaç
--reklam--
Zafer Ekin Karabay Alıntıları - Sözleri
Yaşamın neresine saklanmalı ozan,
Ya da nasıl saklamalı yaşamı (Şubatta Saklambaç)
"..sonra uyudum, kurabildiğim bir kaç tümceyi
 örtünerek. gözlerimi kuruladı dinledikçe
 derinleşen ezgi, duvarda çerçevesine sıkıştı
 resim. son sözünü söylememiş bir kahramandı
 dudakların, yüzümdeki ıslaklığında anımsadığım.
 uyansam her şey siyaha boyanacaktı ve sesin
 son sözünde saklayacaktı dudaklarını.
 mektup taşıyan güvercin karesinde
 bu yüzden durdurdum rüyamı." (Şubatta Saklambaç)
"gizlice tenime sokuluyor gece,
 üstüne usulca seriyor karanlığını:
 sevgilimin kendisiyle sevişen
 yalnızlığına ve aynadaki çıplak yüzüne
 tezer özlü'yle ağlayan birinin.
 bir başkasının gidip gelmemesine,
 unutarak bekleyenin ardında kalmasını,
 beni sakladığında masa lambası.

 elektrik kesildiğinde görüyorum karanlığın
 altında kalanları. yanaklarımı ıslatıyorum,
 hiç umut yokken denize ulaşması için
 sakalımdaki damlanın. telefondaki ses
 öldüğümü söyleyince anımsıyorum,
 "intihar eden şairler kitabı"nda ismimi
 aradığımı ve gizlice tenine sokuluyorum
 gecenin, saklayarak masa lambamı." (Şubatta Saklambaç)
"ezginin kederini dinledim, daktilonun sesini.
 anımsadım düş kırgını seni, anı yitti.
 gece bıraktı çalar saate sessizliğini,
 masaya, kitaplara, biraz önce giden sesinin
 yokluğuna. bir hüzün ele verdi seni;
 gözlerinde görünüp yitiveren ve özlemini
 bırakıp gitti yastığındaki yüzün.

 serinliğinden başka bir şey giymedim oysa
 yağmurun. durdum sokakta; sakınımlı ve ıslak,
 saçlarım dokundu çıplak omuzlarıma.
 anımsadım, büyücünün kristal küreye
 baktığı gibi bilyeme bakarken çocukluğumu
 ve beni sakladı gece, saydam karanlığında
 duldasının.

 üşüdüm seninle ansızın, penceredeki pusun
 parmak uçlarıma ayırdığı yerde. kimsem
 yoktu çizgilerinden başka, bileğimdeki
 vazgeçilmiş intiharın. sokaktaki ıslak tenimi
 duyumsadım. ve ararken yakalandım
 kayıp otobüsünde kendi resmimi." (Şubatta Saklambaç)
"aramıza kim girse dönsün derdik
 geldiği yere: gizlice ağlasa bir sevgili
 ya da son kez dönüp baksa diğeri.
 ama aldık aramıza virgülü:
 son bahar, kırık aşklar, rüzgar gülü.

 virgülün kırıldığı başka yerler de
 var oysa; usulca dokunsun diye kalem,
 kağıdın acısına. bazen yalnız başına
 bazen bir noktayla el ele; yazının yolcusu
 giderken sesinin konakladığı yere," (Şubatta Saklambaç)
"kapı kırıldı; kapalı tutulduğu günlerin
 hüznüyle. resim düştü sessizliğe, cam
 kırıkları bırakarak gözlerine eski
 sevgilinin ve çalar saat vermedi
 çaldıklarını. kapı koluna çektirdiği
 ilk dişini anımsadı, yıpranmış dişleri
 dökülünce ipini kemiren kukla.

 yüzünü gördüm uykusunda. yüzümden
 kaçan kurutulmuş düş, bana göründü
 ve yitti. yüzü mevsimlerin dönüştürdüğü
 iklimdi; baharın ayıklayıp güzün sahiplendiği.
 sakınımlı güvercindi gözleri kuklanın;
 yaşama bir diazemle sunulan.

 açtı kendi rüyasına gecikmiş bir uykuyla
 gözlerini. parmağını ellerine gömdü,
 handiyse bencileyin "yaşamak güzel mi?"
 diyen bir bebeğin." (Şubatta Saklambaç)
"..el yordamıyla saklanıyorum, beklediği yerde
 düşlerimin ve sana yönelen bir esintiyle
 üşüyorum, bilmeden hangi şiirin sonesi
 olduğumu ya da hangi öznesi özlemin. çünkü bir
 kısmın bende kalarak ucunda gidiyorsun uzayan
 bir gölgenin..." (Şubatta Saklambaç)
"..sonra kırık aynada görüyorum kırılmış
 kalbimi ve herkesin kendi gölgesini giyindiği
 bir mevsim oluyor güz. oysa üşürken
 aynada kırılan sen ve kalbime biriken kar
 topu çalınmış çocuk, soyunup gölgesinden
 sarmalıdır herkes güzünü, yoksa bütün
 aynalar bırakıp gider bir gün yüzünü." (Şubatta Saklambaç)
"..kumunu içine saklayan bir saatti çöl-
 de bulduğun; ters çevrilmedikçe çalışmayan.
 belki giden zamanı geri getirmekti
 istediğin, saatini bana bırakıp gitmekti. sanki
 bilmiyordun çölün kuma göre değil sana
 göre yalnızlık olduğunu, yine de yanıbaşıma
 kurdun bu saatli kumu.

 bu yüzden uyanamıyorum, üstelik bilmiyorum:
 hangi gerçek için bölmeliyim uykumu? (Şubatta Saklambaç)
bütün soğukluğuyla bir kış var bu gece
odamda. hangi şarkıyı dinlesem buz
tutuyorum; hangi kitabı ellesem üşüyor
satırlar... (Şubatta Saklambaç)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/zafer-ekin-karabay-kimdir-zafer-ekin-karabay-kitaplari-ve-sozleri)