# Ziya Meral kimdir? Ziya Meral kitapları ve sözleri

> Türk Yazar, Araştırmacı ve Akademisyen Ziya Meral hayatı araştırılıyor. Peki Ziya Meral kimdir? Ziya Meral aslen nerelidir? Ziya Meral ne zaman, nerede doğdu? Ziya Meral hayatta mı? İşte Ziya Meral hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/ziya-meral-kimdir-ziya-meral-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-16T14:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-05-16T14:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/16/ziya-meral-kimdir-ziya-meral-kitaplari-ve-sozleri-223673.jpg

Türk Yazar, Araştırmacı ve Akademisyen Ziya Meral edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ziya Meral hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ziya Meral hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ziya Meral hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 
Doğum Yeri: 
Ziya Meral kimdir?
Ziya Meral, lisansını İngiltere’de Brunel Üniversitesi’nde ve yüksek lisansını Filipinler’de Uluslararası Teoloji Okulu’nda teoloji alanında yaptı. London School of Economics’te Sosyoloji yüksek lisansını tamamladı. Cambridge Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında doktara çalışmalarına devam etmektedir.

Eğitimi süresince aralarında Çin, Ürdün, İran, İsrail, Kanada ve Hindistan’ın da bulunduğu bir çok ülkede akademik çalışmalarda bulundu. Dünyaca ünlü üniversitelerde, konferanslarda, Lordlar ve Avam Kamaraları ve Amerikan Temsilciler Mesclisi gibi meclislerde Orta Doğu ve İnsan Hakları konuları üzerine konuşmalar yaptı. Yazdığı raporlar sıkça devletler, uluslarası örgütler, düşünce kuruluşları ve medya tarafından kullanılmaktadır.

Yazarın, kendi yolculuğunu ve hayata dair fikirlerini içeren ilk kitabı 2006 yılında GOA Yayıncılık tarafından ‘Ve Tanrı Ağlıyordu’ adı ile Türkiye’de yayınlandı. Yazdığı ‘Kohelet’ adlı tiyatro oyunu 2010 yılında Tiyatro 6 Unsur tarafından İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi’nde sahnelendi.

Londra’da yaşamakta olan Ziya Meral, Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Dini Özgürlük Komisyonu için etnik ve dini çatışmaların engellenmesi üzerine Mısır ve Nijerya’da araştırmalar yapmaktadır. Orta Doğu toplumları ve siyasetleri ve Türk dış siyaseti üzerine objektif analizleri ile tanınan Ziya Meral sıkça seçkin uluslarası medya yayınlara yorumcu olarak katılmaktadır.
--reklam--
Ziya Meral Kitapları - Eserleri
Budala
ve Tanrı Ağlıyordu
--reklam--
Ziya Meral Alıntıları - Sözleri
Dostoyevski'yle tanıştığı günü anlatan bir mektubundan Nietzsche söyler der:

Dostoyevski daha önce Stendhal'da olduğu gibi karşıma çıktı, tamamen kaza yoluyla, bir dükkanda öylesine açılmış bir kitap, daha önce hiç duymadığım bir isim ve birden insanın kendini kardeşiyle karşılaşmış gibi hissetmesi (...) kitabı okumaya devam ettikçe o akrabalık hissi (başka nasıl tanımlayabilirim?) hemen kendini belli etti. O an hissettiğim sevinci tarif edemem. (Budala)
Nietzsche için ise İsa ne bir dâhi, ne bir kahraman, ne de "mükemmel bir idealisttir". Ona göre "burada bir psikoloğun titizliği ile çok farklı bir kelime kullanılmalıdır: Budala." (Budala)
Dostoyevski ve Nietzsche arasında ki fark "budala" kelimesini yüzeysel olarak benzer şekilde kullanmalarından aslında çok daha derindir. Her ikisi de aynı çağın tutarsızlığını ve ruhsuzluğunu görmüş, ancak birbirlerinden çok farklı çözümler üretmişlerdir. (Budala)
'' Ellerimi sıktım, kocaman bir yumruktu. Yüzleşme vakti gelmişti artık O’nunla. Tanrı’ya yüzümü döndüm tüm nefretimle, tüm yenilmişliğimle, ‘Kazandın!’ diyebilmek için. Tanrı’nın yüzünü aradım. Gözlerim, O’nun sonsuz gözlerini buldu ve Tanrı ağlıyordu. Ellerinde gözyaşlarım vardı.’' (ve Tanrı Ağlıyordu)
Ölümün hayatlarımızdaki varlığı aslında yaşamlarımızın sahip olduğu gündelik değerlerinin bizlere en büyük hatırlatıcısıydı. Bu fiziki yaşam geçiciydi ve sonu kaçınılmazdı. Ölümün bir son olmanın ötesinde ait olduğumuz gerçekliğe bir geçiş olması onu bir kabustan çok minnettarlığa çeviriyordu. Hem tüm güzelliği ve acısıyla şimdiki yaşamlarımız için minnettarlık, hem de acının bittiği ve sürgünden döndüğümüz asıl evimize kavuşmamızın minnettarlığı ölümün bize armağanıydı. Tanrı’ya ölüm için kızmak, O’na doğum için ve insan olmak için kızmaktı (ve Tanrı Ağlıyordu)
Kimse ama kimse içimizdeki boşluğu dolduramazdı. Beraber sevgi ile yaşayabilirdik ama o anlarda bile, artık tek beden olmuş yaşamlarımızın kendi çemberleri dışında bulmaları gereken ortak bir ihtiyacı vardı. Aynı yatakta yatıp, birbirimize fiziki olarak sarılıp ama nasıl binlerce kilometre uzakta olduğumuzu kendimizden bile gizliyorduk. Yalnızlık sanki bir alın yazısıydı ve biz ne kadar kalabalığa, karışsak, silinmek yerine daha da belirginleşiyordu. (ve Tanrı Ağlıyordu)
Budala romanının bize bu çağda sunduğu en önemli mesaj; Güç, kontrol ve hüküm yerine, sevmeyi ve güzelliği seçen insanların “zeki”, kitlelerce “aptal” olarak görüleceği, ama aslında bu aptallığın tek umudumuz olduğudur. (Budala)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/ziya-meral-kimdir-ziya-meral-kitaplari-ve-sozleri)