# Ziya Şakir kimdir? Ziya Şakir kitapları ve sözleri

> Son Dönem Osmanlı Gazete, Roman ve Senaryo Yazarıdır. Ziya Şakir hayatı araştırılıyor. Peki Ziya Şakir kimdir? Ziya Şakir aslen nerelidir? Ziya Şakir ne zaman, nerede doğdu? Ziya Şakir hayatta mı? İşte Ziya Şakir hayatı... Ziya Şakir yaşıyor mu? Ziya Şakir ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/ziya-sakir-kimdir-ziya-sakir-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-15T09:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-06-15T09:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/15/ziya-sakir-kimdir-ziya-sakir-kitaplari-ve-sozleri-246892.jpg

Son Dönem Osmanlı Gazete, Roman ve Senaryo Yazarıdır. Ziya Şakir edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ziya Şakir hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ziya Şakir hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ziya Şakir hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1883
Doğum Yeri: İstanbul
Ölüm Tarihi: 1959
Ölüm Yeri: İstanbul
Ziya Şakir kimdir?
Ziya Şakir Soku, ( d. 1883 İstanbul- ö. 1959 ) son dönem Osmanlı gazete, roman ve senaryo yazarıdır.
Soku soyadını Soyadı Kanunu devriminden sonra almıştır. Ziya Şakir'in babası Sivas ili Divriği ilçesine bağlı Bahtiyar köyünden, annesi ise Konyalı Hayriye hanımdır. İstanbul Ayasofya yakınlarında bir evde dünyaya gelmiştir. Babasını I. Dünya Savaşında kaybetti.
İlk eseri Köylü Kızı'nı 16 yaşına girdiği 1899 yılında yayımlandı. Genç yaşta yayımladığı eserinin ardından yazılarına mahlas kullanarak devam etti. Yahya Kemal Beyatlı ve Mithat Cemal Kuntay yakın arkadaşlarıydı. Gazete başyazarlığı yaptığı yıllarda hukuk okumaya devam etti. Ayrıca Hanımlara Mahsus Gazete'de ve Çocuklara Mahsus Gazete'de başyazarlık yapmıştır.
Eğitim, savaş ve sürgün gibi nedenlerden dolayı Balkanlar, Halep ve Mısır'da bulundu. Bir ara tarihe olan ilgili nedeniyle Cemiyet-i İnkılabiye derneğine üye oldu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra vatani piyesler yazdı. 1910 yılında Suphi Nuri İleri ile birlikte Genç Türk Gazetesi'ni çıkartmaya başladı. Gazete 11'nci sayısında kapatıldı. Mehmed Talat Paşa tarafından Mısır'a, ardından Kastamonu ve Sinop'a sürgüne gönderildi.
Yeni harfler ile yazdığı yazılardan oluşan Meçhul Asker tefrikası kalıcı olmuştur Ziya Şakir yaşamı boyunca yaklaşık olarak 300 civarında eser oluşturmuştur.
--reklam--
Ziya Şakir Kitapları - Eserleri
Şeyh Şamil
Battal Gazi - Akıncı
Talat-Enver-Cemal Paşalar
Kerbela Vakası ve Kerbela'nın İntikamı
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam
Sultan Abdülhamid ve İmparator Mikado
Yusuf İle Züleyha
Paşalar - Talat, Enver, Cemal
Türkler Karşısında Napolyon
Nuri Demirağ Kimdir?
Timurlenk ve Üç Boz Atlı
Battal Gazi Hayatı Ve Maceraları
Sultan İbrahim'in Celladı Kara Ali
Kan Dalgası
İttihat ve Terakki
Hazreti Ali
Sultan Hamid'in Son Günleri
Eyüp Sultan ve Haliç
Gavur Memet - Aynaroz Manastırı
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam'ın Hayat ve Maceraları
Osmanlı'da İlk Türk Şeyhülislam Molla Fenari
Gavur Memet
Hazreti Fatıma
Hazreti Hamza
Fatih Sultan Mehmet Han
1897 Türk-Yunan Muharebesi ve Sultan Hamid'in Gizli Siyaseti
Meçhul Asker 1912 Edirne Muhasarası
Türkiye Yahudileri
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı
Sultan Abdülhamid
Hazreti Hatice
Dervişler Saltanatı
Gavur Memet
Beşinci Murad
Bir Harem Bestekarı Sadullah Ağa
Efelerin Tarihi
Hz. Muhammet
Mezhepler Tarihi ve Şah İsmail
Sultan Abdülhamid'in Son Günleri
Püskülsüz İsmail
Sultan Abdülhamid'in Yunan Zaferi ve Gizli Siyaseti
II. Abdülhamid'in Gizli Siyaseti ve Yunan Zaferi
Hürriyet ve İtilaf
151 Nolu Şehit Ertuğrul Faciasında Bir Aşk Hikâyesi
Sultan Hamid'in Hafiyesi Gavur Memet
Aygır İmam
Katırcıoğlu
Fatih İstanbul'u Nasıl Aldı
Mahmut Şevket Paşa
Kösem Sultanın Cinci Hocası
Nasreddin Hoca
Sevmek ve Sevdirmek Sanatı
Esmer Gül Lale Devrine Son Veren İhtilalin Romanı
Şehzade Yusuf İzzeddin - Öldürüldü mü? İntihar mı Etti?
Yarım Asır Evvel Bizi İdare Edenler
Yalım Efe
Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları
Barbaros'un Reisi Poyraz Ali Tulon'da
Miss Eston
Davut ile Bat Şeva
Hz. Muhammed ve Devri Saadet'in Müslüman Kadınları
--reklam--
Ziya Şakir Alıntıları - Sözleri
İttihatçıların caka ve tahakkümlerinden bıktık usandık. İktidar mevkiine, tarafsız bir kabine gelsin, diye feryat etmeye başlamışlardı. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Demek ki bu memlekette, meşrutiyet yoktur. Tahakküm vardır. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Ne gariptir ki insan, gayet çoktur. Lakin bunların içinden, insanlığı tanıyan pek azdır.

Hz. Ali (K.V.) (Hazreti Ali)
Biz Mustafa Kemal’in çalışmasına kat’iyyen müdahale etmemeliyiz.
Bilâkis, elimizden geldiği kadar onun muvaffakiyetlerini temine gayret
göstermeliyiz. Hele Anadolu’ya geçmeyi, aklımızdan bile geçirmemeliyiz, diye
haberler gönderiyordu. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Sabah olur olmaz, Hazret–i Hâlid ile refikası ve çocukları derhal Resûlullah Efendimiz’in ikamet buyurdukları odanın kapısı ile evin önüne temizlerlerdi. Nebi–i Zişan Efendimiz’in ziyaretine gelecek olanlara, oraları kirli göstermek istemezlerdi. (Eyüp Sultan ve Haliç)
Açık kalp ile konuşan düşman, içten pazarlıklı dosttan çok iyidir..

Hz. Ali (k.v.) (Hazreti Ali)
- Söyle bana Hasan! Benden, eski bir arkadaşından saklama. İnsanların kalbini bu kadar büyüleyen kuvveti nereden aldın?
Hasan Sabbah güldü. Hem de pek müstehziyane güldü. O da Hayyam'ın kulağına eğilerek cevap verdi:
- İnsanların zaafından... (Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam'ın Hayat ve Maceraları)
"Nihayetsiz olan bu dünya üzerinde,
bahtiyar olan iki zümre halk vardır.
Bunlardan bir kısmı,
bütün iyilik ve kötülüğü bilenler,
diğer kısmı da ne kendini ve ne de hiçbir şeyi bilmeyenler. " (Ömer Hayyam-Rubailer) (Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam)
Osmanlı topraklarında ilk matbaa, ticaret sahasinda etkin olan Yahudiler tarafindan kurulmustur. (Türkiye Yahudileri)
Hazret–i Hâlid’in zevcesi, Resûlullah’ın yemeğini pişirirdi. Oğlu Eyyüp, kırba ile kuyulardan su getirirdi. Ve Resûlullah Efendimiz soğuk suyu sevdikleri için uzakta bulunan kuyuları gezer, dolaşır, onların hangisinin suyu soğuk ise ondan getirirdi. (Eyüp Sultan ve Haliç)
Evvela Manastırda ve sonra Selanik’te gürleyen Hürriyet Topları, Yıldız Sarayı’nın azamet ve istibdadını devirmişti. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
“Elimizden gelen her şeyi yaptık. Fakat üç seneden beri, faydalı addedilecek hiçbir şey kazanamadık. Artık beyhude yere didişmekte ne mana var. İmkanı bulsak da, memleketi istiladan kurtaracak bir sulh yapsak￼. Zararın neresinden dönülse, kardır” (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Bunlardan başka, bu üç evin içinden, hiç kimse sağ kurtulamamıştı. Ateşler söndükten sonra, yangın enkazı aranmış, tam yetmiş iki yanmış ceset çıkarılmıştı. (Şeyh Şamil)
... Esasen her havacı da arı gibi dostuna bal yapar, düşmanının canını yakar, 'dedim. (Nuri Demirağ Kimdir?)
İslâmiyet’in zuhurundan evvel, cahiliyet devrinde Araplar, esir ettikleri düşmanlarını, boyunlarından bir iple bir ağaca bağlarlar, onların üzerine ok atarlar, bu suretle nişancılıklarını arttırmaya çalışırlardı.

Aynı zamanda, bir kılıç darbesiyle bu esirlerin kellerini uçurmaktan büyük bir zevk alırlardı. (Eyüp Sultan ve Haliç)
... Eğitimde uzmanlık ortaokuldan sonra başlayacak ve lise kısmına ilişkin gerekli bilgiler meslek dersleriyle birlikte okutulacaktır. Meslek okulları açılacaktır. Öğretmen kitlesine hak ettikleri en yüksek yer sağlanacak, aynı zamanda öğretmen kitlesi maddi refah bakımından geçim derdi düşüncelerinden kurtarılacaktır...
Devlet örgütü taklitler üzerine kurulmayıp gerçek gereksinimlere göre kurulacak, adama göre iş değil, işe göre adam ilkesi izlenerek devlet genel kadrosu ıslah edilecektir. Bürokrasi kaldırılarak halkın İşi çabuk görülecek, işleri geciktiren ve karıştıranlar yetkin değilse sınıf ve rütbesi indirilecek ya da işine son verilecektir... (Nuri Demirağ Kimdir?)
Insanlar, ancak şahsi faziletleriyle süslenmelidir. Elmas, Zümrüt, Yakut gibi, toprak altından çıkan taş parçaları ile, deniz mahlukların salyalarından meydana gelen incilerle süslenenler, sadece kendilerini aldatmış olurlar. (Kerbela Vakası ve Kerbela'nın İntikamı)
O tarihte, bugün Eyüp Sultan dediğimiz yere Kozmidyon derlerdi. Burada, Ayamama adını verdikleri bir küçük saray ile bir manastır tesis etmişlerdi. (Eyüp Sultan ve Haliç)
Sağ elini üç kez havaya kaldırıldı...

Refîk-i a'la'ya!! ( yüce dost ) (Hazreti Ali)
Şimdi, bataklıkta düşman kurşunları arasında sıkışıp olan Nogaylar, hatırası ebediyen unutulmayacak olan son fedakarlıklarını da yapmışlardı. Evvela, arabalarını ve eşyalarını tutuşturmuşlardı. Bunlar, cayır cayır yanarken, hayvanlarını parçalamışlardı. Sonra, kadınlarıyla çocuklarını üzerine atmışlar, onları, düşman ayakları altında süründürmemek için birer birer kesmişler, kanlı cesetlerini bataklığa atmışlardı. Ve en nihayet göğüslerini asker kıtalarının süngülerine karşı açarak:
-Gelin...Parçalayın, diye bağırmışlardı. (Şeyh Şamil)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/ziya-sakir-kimdir-ziya-sakir-kitaplari-ve-sozleri)