Bizim Eserimiz...

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Özgüvenleri yüksektir.

Keskin çizgileri var.

Özgürlüklerine düşkündürler.

Bağımsız hareket etmek isterler.

Konforlarından ödün vermezler.

Kendilerine müdahaleden hoşlanmazlar.

Başaramayacakları bir şey olduğuna inanmazlar.

Onlar için imkânsız diye bir şey yoktur.

Toplumsallaşma gibi bir dertleri yok.

Bireysel olarak hareket ederler.

Kural tanımazlar.

Asi ruhludurlar.

Kendi isteklerini dikte ederler.

Bir dediklerinin iki olmasını istemezler.

Fedakarlık, özveri, samimiyet nedir bilmezler.

Enaniyetleri yüksektir.

Haz ve hız peşindedirler.

İstek ve ihtiyaç dengesini kuramıyorlar.

Çok çabuk sıkılır ve sinirlenirler.

Sosyal ilişkileri internet ortamında güçlüdür.

Hak arama konusunda etkindirler.

Haksızlığa karşı ailesi bile olsa karşı çıkarlar.

Aile sözü onlar için geçerli değildir.

Hayal dünyalarında sınır yoktur.

Anlık zevklerini düşünüyorlar.

Popüler kültürü hiç sorgulamadan kabul ediyorlar.

İsteklerini diretme ve dikta etme becerileri yüksektir.

Haklı gördükleri konularda asla geri adım atmazlar.

Kolay yollarla hayatta var olmak istiyorlar.

Çatışmaya açıktırlar.

...

Evet bu özelikleri daha da uzatabilirim...

İnternet çağında dünyaya gelen Z kuşağının olmazsa olmaz özelliklerinden bir kaçını sıraladım.

Ne de olsa kısa bir süre sonra ülkenin dizginlerini ellerine alacakları için ben de birşeyler yazayım dedim. 

Ülke nüfusu içinde hatırı sayılır bir orana sahip olan bu yeni nesil üzerine çok şey yazılıp çiziliyor.

Bir hayli söz ediliyor, yorumlar yapılıyor, araştırma yapılıyor, yakıştırmalarda bulunuyor, suçlanıyor, yerden yere vuruluyorlar.

Ama bu nesli yetiştirenler olarak, hiç de üstümüze bir şey alınmıyoruz.

Sanki bu nesli birileri kumanda ile yetiştirdi ya da aramıza gökten zembille indiler muamelesi yapıyoruz.

Hepimizin şikayetçi olduğu  bu kuşak hakkında kısaca bahsedeyim öncelikle.

2000'den bu yana doğan yeni nesle veren isim olan Z kuşağı, anne ve baba yerine teknolojinin kucağında doğdu.

Aile şefkatinden yoksun tablet, telefon ve televizyon karşısında büyüyen Z Kuşağı aslında tam da bizim eserimiz. Ektiğimizi bize sunan Z kuşağı; teslim ettiğimiz internet ve sosyal medya değerleri ile bugünlere geldi

Kişilik özellikleri olarak bağımsız, bireysel davranan, sadece internet üzerinden sosyalleşebilen, bilgiye çabuk ulaşmaları açısından kolay sıkılan, antiotoriter tipte olan Z kuşağı hakkında yapılan bir anket verilerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Türkiye'nin 12 ilinde 20 yaş altındaki 1062 gençle yapılan anketin sonuçları şu şekilde:

  • Z Kuşağı insan hakları, hayvan hakları, ayrımcılık gibi konularda duyarlılığı ön planda olan, haklar konusunda eşitlik temelli bir anlayışa sahip.
  • Yüzde 45'i herkesin eşit ve benzer haklara sahip olduğu görüşünü savunuyor.
  • Bu kuşak için ırk, cinsiyet, din, dil, mezhep gibi unsurlar düşük bir öneme sahip. 'Farklı bir din veya mezhebe ait biriyle evlenebilirim' diyenlerin oranı bundan önceki nesilde yüzde 32,8 iken Z kuşağı için yüzde 82,2.
  • Bu kuşağın yüzde 15,7'si namaz kılma, oruç tutma gibi dini inançlarının gerekliliklerini yerine getirdiğini söylerken, yüzde 55,8'si bu gereklilikleri yerine getirmediğini söyledi. Yüzde 28,5'i inançsız olduğunu ifade etti.
  • Z kuşağının yüzde 76,4'ü adalet, demokrasi, ifade ve düşünce özgürlüğü, liyakat, israf, sanat gibi kavramları önemli bulduğunu ifade ediyor.
  • AB'yi destekleyenlerin oranı Z kuşağında yüzde 78,6 iken X ve Y kuşaklarında bu oran yüzde 35,6.
  • Günlük sosyal medyada geçirdikleri zaman ortalama 6 saat. Bu kuşağın yüzde 65'i akıllı telefon kullanıyor.
  • Z Kuşağı, kendisini belli bir ideolojik gruba veya siyasi partiye mensup görmüyor.
  • Araştırmalar bu kuşaktakilerin yaklaşık yüzde 68,7'sinin, kendisini Atatürkçü, muhafazakar ya da milliyetçi gibi belli kategoriler içinde tanımlamadığı ve mevcut siyasi partilere karşı herhangi bir yakınlık hissetmediğini gösteriyor.
  • Ankette Z kuşağının yüzde 86,7'si oy kullanırken ebeveynlerin etkisinin olamayacağını, kendi iradesinin ön planda olduğunu söylüyor.

Bu sonuçlar bile olayın vahametini ortaya koyuyor.

Kendi elimizle internet ve sosyal medyaya teslim ederek büyüttüğümüz neslimizin hali ortada.

Değerlerimizin dışında büyüyen yeni nesil önümüzdeki çeyrek asırda bu ülkede tamamen söz sahibi olacak ve bizler halen seyretmekle yetiniyoruz.

Maneviyattan uzak, maddi konularda maksadı düşünmeyen sadece o anki zevkini düşünen bir kuşak.

Sosyal normlara uymayan, "özgürlüğümü kısıtlıyor" diye her türlü değerden vazgeçebiliyorlar.

Bu kuşağa değerleri, psikolojik olgunlaşmayı öğretemezsek tüketim kuşağı haline gelirler.

Erdem ve bilgelik eğitimine ihtiyacı olan bu kuşak otokontrol mekanizmasından uzak oldukları için heran karşımızda birer mahlukata dönüşebilirler. 

İç disiplinlerini ve irade kontrollerini yapamıyorlar.

Kuşaktan kuşağa aktarılan değerleri hiçe saydıkları için sonraki nesilde tehlike altında. 

Sadece dünyanın değil insanlığın da geleceğiyle ilgili karar vericiler olacak olan bu kuşağın ihtiyacını bilecek, onların dili ile konuşabilecek, duygularını etkileyip yönetebilecek projelere yaklaşımlara ihtiyaç var.

Nezir Güneş

Mardin Gazeteci ve Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı Mardin Life Dergisi ve Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şırnak AA-TRT Muhabiri 2000-2002 Şırnak İHA Muhabiri 2002-2004 Mardin İHA Temsilcisi 2004-2

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle