Bürokrasi ve Mevzuata uygun bir ölüm!

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:
Bürokrasi denince aklımıza her nedense verimsizlik, israf, işlerin ağır yürütülmesi, mevzuat, kuralcılık, kırtasiyecilik ve sorumluluktan kaçmanın adı olarak kalmış.
Geçen hafta içinde ev değişkliğinden kaynaklı resmi kurumlara 5-6 sefer işim düşmek zorunda kaldı. Normalde bir tık işlemle yapılacak işlemler günlere hatta haftalara bile yayılabiliyor.
Hizmette verimsizliğe, dolayısıyla vatandaş memnuniyetsizliğine neden olan, bürokratik uygulamalar konusunda ülkemiz bir türlü rayına oturamadı.
Resmi ağızlar bu konuda daha önce vatandaşın sitemlerini dile getiirp bu konudaki bütün engelleri kaldıracaklarını ifade etseler de durum vehametini koruyor.
Sözde vatandaşların yaptığı başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması için farklı farklı kurumlar hayata geçirilmişti. Ama nafile...
Bürokrasinin bu şekilde olumsuz dönüşümü ve gelişimi kamu yönetimlerinde yenilik adına yapılan her faaliyetin önünü tıkamaktadır.
Bürokrasi, özellikle bölgemizde halk ile kamu yönetimi arasındaki sorunları çözmede, güveni tesis etmede ve şeffaflığı sağlamada büyük önem arz ediyor.
Latince masaları örtmede kullanılan koyu renkli kumaşı ifade etmek için kullanılan “Burra” kelimesi ile  Yunanca'da egemenlik anlamına gelen “Kratos” sözcüklerinden türeyen, Bürokrasi, tam da bugünkü durumunu anlatıyor. Kasvetli masaların ya da büroların vatandaş  üzerindeki egemenliği halen devam ediyor.
İşte tam da burada vatandaşın diliyle bürokrasiyi anlatan güzel bi hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. 
********
MEVZUATA UYGUN bir kurtarma…
Güldürdüğü kadar da düşündürücü
Bir bürokrat, görevli olarak şehirden kasabaya giderken yolda sulak ama bataklık bir yerde mola vermiş.
Nasıl olmuşsa ayağı kayıp bataklığa düşmüş:
- "İmdat, Boğuluyorum. Kurtarın beni!" diye bağırmaya başlamış.
O sırada yakınlardan geçen bir köylü, sesini duyup yaklaşmış.
Bürokrat: "Bataklığa düştüm. Kurtar beni!" diye bağırmış.
Köylü: "Geçmiş olsun" demiş. Ama kurtarmak için hiç gayret göstermemiş. Hani neredeyse dönüp gidecek.
Bürokrat paniklemiş ister istemez: "Lütfen, bir dal uzat. Kurtar beni!" diye yalvarmış..
Köylü: "Olmaz sen şu anda hazine toprakları üzerindesin. Hazine malından bir şey almak suçtur"
Bürokrat: "Sen, dalga mı geçiyorsun. Ölüyorum. Kurtar beni!" diye bağırmış ağzına dolan çamurlarla.
Köylü hiç istifini bozmadan cevap vermiş: "Ben Hazine'den mal alıp suçlu duruma düşemem. Fakat seni böyle bırakacak değilim. Gidip muhtara haber vereceğim. O kaymakama, kaymakam da valiyi arar mutlaka. Mal müdürüne talimat verilir. Şayet, hazine arazisi değilse. İtfaiyeye talimat verir ve seni kurtarırlar..."
Bürokrat: "Yahu, bunlar oluncaya kadar ben burada ölürüm, be adam."
Köylü gülmüş: "Ben ölmezsin demiyorum ki... Bizim devletle bir işimiz olsa siz de bu yolları takip etmemizi söylemiyor musunuz?
Biz de oradan oraya gide gide ölüyoruz adeta....
Sen de ölsen, mevzuata uygun ölmüş olursun

Nezir Güneş

Mardin Gazeteci ve Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı Mardin Life Dergisi ve Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şırnak AA-TRT Muhabiri 2000-2002 Şırnak İHA Muhabiri 2002-2004 Mardin İHA Temsilcisi 2004-2

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle