Çığ nedir? Çığ düşmesinden nasıl korunulur?

Çığ nedir? Çığ düşmesinden nasıl korunulur?
05 Şubat 2020 Çarşamba Saat 18:54 0

Ülkemizde yaşanan doğal afet türlerinden biri olan çığ düşmesi, üzücü olaylarla gündeme geliyor. Can ve mal kayıplarına neden olan çığ, ulaşım, sağlık ve benzeri hizmetlerin sağlanmasını da zorlaştırmaktadır. Peki çığ nedir? Çığ düşmesinden nasıl korunulur? İşte çığ hakkında bilinmesi gerekenler…

Deprem, sel, yangın ve çığ düşmesi gibi doğal afetler ülkemizde zaman zaman yaşanmakta ve üzücü sonuçlar doğurmaktadır. Son olarak Van'da yaşanan çığ düşmesi olayında ülke yasa boğuldu. Peki Çığ düşmesi nedir? Çığ düşmesinden nasıl korunulur?

ÇIĞ NEDİR?

Çığ, genellikle bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık ve eğimli arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halinde birikmiş olan kar kütlesinin iç ve/veya dış kuvvetlerin etkisi ile başlayan bir ilk hareket sonucu (tetiklenen), yamaçtan aşağıya doğru hızla kayması olarak tanımlanır.

Çığ kısaca, kar tabakası veya tabakalarının iç ve dış kuvvetler etkisi ile yamaç eğim yönünde gösterdiği akma hareketidir. Kar tabakalarının birbirlerinden farklı özellikleri olacağından; çığ, bazen diğer bir tabaka üzerinde kayan bir tabaka veya tabakalar ile veya tüm tabakaların zemin üzerinde topluca kaymaları sonucunda oluşur.

TÜRKİYE'DE ÇIĞ PROBLEMİ

Türkiye'nin özellikle kuzey-kuzeydoğu ve doğu kesimlerinde, çığ olayına uygun topografik ve meteorolojik koşullara sahip dağlık alanlar mevcuttur. Ortalama yüksekliği 1000 m'yi geçen ve çığ oluşumuna uygun alanların yüzölçümü bu bölgeler içinde çok yüksek bir yüzdeye sahiptir. Dağlık alanların, Türkiye yüzölçümünün yaklaşık 1/3'ünü oluşturduğunu düşünecek olursak, çığ olayının meydana geldiği alanların yayılımının ne kadar büyük olduğu anlaşılır. Bu bölgelerde meydana gelen çığlar, yerleşim yerlerini, yolları, turistik tesisleri ve diğer bütün devlet yatırımlarını tehdit etmektedir. Çığ olayının yerleşim yerlerine etkisi her afet türü gibi sosyal ve ekonomik açıdan olmaktadır.

Çığ Oluşması Sırasında Alınabilecek Tedbirler nelerdir?

EĞER ÇIĞA YAKALANIRSANIZ?

Çığ genellikle çok hızlı gelişir ve hareket eder. Bu nedenle, çığın oluşması fark edildikten sonra mümkün olduğunca hızlı ve soğukkanlı olunmalıdır. Çığın başlangıç anından sonra, eğer bina içinde değil dışarıda bulunuyor iseniz;

Çığ başladığında, çığın büyüklüğüne, hızına, patikanın genişliğine, etrafta bulunan araçlara (araba, kayak, kar aracı veya hiçbir şey) ve var olan daha güvenli yerlere (büyük ve sabit kayalar, yamaç aşağı girintiler, vb.) bağlı olarak, o alandan çok hızlı bir şekilde ayrılmaya karar vermek gerekir.

Çığın daha yavaş ve yüksekliğinin az olduğu kenar kısımlarına ulaşmaya çalışmak,

Bağırarak veya başka ses kaynaklarını (korna, çan, ıslık, siren) kullanarak, diğer insanları uyarmak,

Eğer çığa yakalanmamız kesin ise veya o anda kayak yapıyor iseniz, kayak sopalarını (batonlar bileğe bağlı olmamalıdır) ve kayakları çıkarıp atmak, sabit bir ağaç (yeterince güvenilir olmasa da çığın büyüklüğüne göre çare olabilir), kaya veya başka bir cisme tutunmaya çalışmak,

Kırılmış ağaç ve kaya parçalarından uzak kalmaya veya korunmaya çalışmak,

Yerden de destek alarak yüzme hareketi yaparak akan karın üstünde kalmaya çalışmak,

Ağzı sıkıca kapatmak, eğer mümkünse kafa karın altında kaldığı anda uzun süre nefesi tutmaya çalışmak,

Önerilen diğer bir yöntem de akış sırasında oturma pozisyonu almaktır. Bu yöntemde bacaklar ve kollar birbirlerine yapıştırılır ve çığ durmadan kısa süre önce, bacaklar ile yeri sertçe iterek (eğer zemin altta ise veya zemin üzerindeki kar sertleşmeye başlamış ise) kalkmaya çalışmak. Çünkü çığ durduktan sonra, betonumsu bir özellik kazanacak olan kar içinde, değil kalkmak parmağımızı oynatmak bile imkansızdır!!!

Çığ durmadan önce mutlaka bir el yüzün önünde (ağız ve burnu kapatacak şekilde), diğer el de başın üstünde (yüzeye doğru uzatarak) tutmak ve kar altında kalınan zaman boyunca bizim için hayati önem taşıyacak olan nefes alınan boşluğu (hava kesesi) genişletmek ve bu arada başı sağa sola çevirmeye çalışmak da fayda vardır. Bu hava kesesi, çok küçük olsa bile ağız ve burnun kar ile dolmaması demektir. Kesenin varlığı, kazazedenin her zaman kurtulma şansının olduğunu ümit etmesini sağlar.

Karda ses iletimi az olmasına rağmen, eğer yüzeye yakın olunduğu hissedilirse ya da öyle olabileceği varsayımını ihmal etmemek için bağırmak faydalı olabilir.

Bazı olaylar ve araştırmalar göstermiştir ki, sırt çantası taşıyan insanların çığın topuğu civarında yüzeyde kalma şansları, taşımayanlardan daha fazladır.

Eğer bir aracın içinde bulunuyorsanız;

Motoru durdurup, ışıkları söndürmeli,

Araçtaki oksijen miktarını korumak için sigara içmemeli ve kibrit yakmamalı,

Eğer telsiz varsa çağrı yapmalı ve telsizi alıcı konumunda sürekli açık tutmalı,

Dışarı ses (korna) ve ışık verecek herhangi bir alet (fener gibi) faydalı olabilir,

Eğer araçta bir çubuk veya benzeri bir alet var ise, bunu kar içine yukarı doğru batırıp kurtarmaya gelecek olanların çubuğu görmelerini ümit etme şansımız da olabilir

En son olarak da çevreleyen karı kazmaktır. Ancak, kazarken kişi kendini kesinlikle güvende hissetmiyorsa araç içinde kalmanız daha emniyetlidir.

Çığın büyüklüğüne, hızına, patika genişliğine, etraftaki araçlara veya doğal cisimlere bağlı olarak bulunulan alandan ayrılmaya karar verilmelidir.

Çığın daha yavaş ve akış yüksekliği düşük olan patika kenarlarına doğru gidilmeye çalışılmalıdır.

Diğer insanlar uyarılmalıdır. (ses, ıslık, düdük, korna, vb.)

Çığa yakalanmanız kesin ise, batonlar ve kayaklar çıkarılmalı ve herhangi bir cisme tutunmaya çalışılmalıdır.

Kırılmış ağaç ve kaya parçalarından korunmaya çalışılmalıdır.

Yerden destek alarak yüzme hareketi ile çığ yüzeyinde kalmaya çalışılmalıdır.

Ağız sıkıca kapatılmalı, hava kesesi oluşturmaya çalışılmalıdır, bu arada baş sağa sola doğru çevrilmeye çalışılmalıdır.

Akış esnasında oturma pozisyonu almaya çalışılarak (eller ve bacaklar bitişik) çığ durmadan önce bacaklar ile yer sertçe itilip (eğer zemin altta veya zemindeki kar setleşmeye başlamış ise) kalkılmaya çalışılmalıdır.

Bayılacağınızı hissediyorsanız, buna direnmemelidir. Çünkü baygın bir insan daha az oksijen tüketir.

Bazı olaylar sırt çantası taşıyan kişilerin çığ topuğu civarında, yüzeyde kalma şanslarının taşımayanlardan biraz daha fazla olduğunu göstermiştir.

Eğer araç içindeyseniz;

Motoru durdurulup, ışıklar söndürülmelidir.

Oksijeni iyi kullanmak için, sigara içilmemeli ve kibrit yakılmamalıdır.

Telsiz var ise çağrı yapılmalı ve telsiz sürekli alıcı konumunda tutulmalıdır.

Aracın kornası çalınarak dışarıya ses duyurulmaya çalışılmalıdır.

Araçta çubuk benzeri bir alet var ise yukarı doğru batırılıp aramaya gelenlerin çubuğu ve dolayısı ile yerimizi görmeleri sağlanmalıdır.

En son olarak ise, karı kazmak gerekir. Ancak, kendinizi kar içinde emniyette hissetmiyorsanız araçta kalmanız gerekir.

ÇIĞDAN SONRA?

Çığ olduktan sonra, en kısa zamanda ilgili kişi ve kuruluşlara haber verilmelidir. Ancak, afet olduktan sonra ilgili kişilere ulaşılamıyor ise aşağıda verilen telefonlara haber verilmesi, size en kısa zamanda yardımın ulaşmasını sağlayacaktır. Bu numaralar sizde yok ise, hemen şimdi kolay erişebileceğiniz bir yere not ediniz! 

Bu numaralar;

  • 155 Polis
  • 156 Jandarma
  • 179 Alo Valilik
https://www.mgm.gov.tr/FILES/arastirma/cigdankorunma.pdfMETEOROLOJİ ve ÇIĞ

Ahmet Tolga Taştekin

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü

Tel: 0312 302 26 82 [email protected]

 

1.ÇIĞ NEDİR?

2.ÇIĞ ANALİZİ

3.ÇIĞ OLUİMASI SIRASINDA ALINABİLECEK TEDBİRLER

4.ÇIĞ TÜRLERİ

 

1.ÇIĞ NEDİR?

Çığ, genellikle bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık ve

eğimli arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halinde birikmiŞ olan kar

kütlesinin iç ve/veya dıŞ kuvvetlerin etkisi ile baŞlayan bir ilk hareket sonucu(tetiklenen),yamaçtan

aŞağıya doğru hızla kayması olarak tanımlanır.

Çığ kısaca, kar tabakası veya tabakalarının iç ve dıŞ

kuvvetler etkisi ile yamaç eğim yönünde gösterdiği akma hareketidir. Kar tabakalarının

birbirlerinden farklı özellikleri olacağından; çığ, bazen diğer bir tabaka üzerinde

kayan bir tabaka veya tabakalar ile veya tüm tabakaların zemin üzerinde topluca

kaymaları sonucunda oluŞur.

Türkiye’de Çığ Problemi

Türkiye’nin özellikle kuzey-kuzeydoğu ve doğu kesimlerinde,

çığ olayına uygun topografik ve meteorolojik koŞullara sahip dağlık alanlar

mevcuttur. Ortalama yüksekliği 1000 m’yi geçen ve çığ oluŞumuna uygun alanların

yüzölçümü bu bölgeler içinde çok yüksek bir yüzdeye sahiptir.

Dağlık alanların, Türkiye yüzölçümünün yaklaŞık 1/3’ünü oluŞturduğunu

düŞünecek olursak, çığ olayının meydana geldiği alanların yayılımının ne kadar büyük

olduğu anlaŞılır. Bu bölgelerde meydana gelen çığlar, yerleŞim yerlerini,

yolları, turistik tesisleri ve diğer bütün devlet yatırımlarını tehdit

etmektedir. Çığ olayının yerleŞim yerlerine etkisi her afet türü gibi sosyal ve

ekonomik açıdan olmaktadır. Ülkemizde çığ afetinin, sosyal etkileri hakkında

fikir vermesi açısından; 1958 yılından beri Türkiye’de AFET kayıtlarına geçmiŞ

448 adet  çığ olayındaki can kayıplarının

miktarı verilebilir. Bu kaybın en çarpıcı örneği, 1991-1992 kıŞ mevsiminde 328

kiŞinin hayatını kaybetmiŞ olmasıdır. Çığın sosyal etkisi sadece can kayıpları

ile sınırlı değildir. Çığdan etkilenen alanlardaki maddi kayıpları karŞılayamayan

insanların bölgeden göç etmesi de bir sosyal sonuçtur. Ekonomik açıdan

bakıldığında ise, bölgede çığların verdiği hasarların kısa sürede telafi

edilememesinin getirdiği zorluklar nedeni ile oluŞan üretim ve iŞ gücü kayıpları

giderek artmakta ve bazı bölgelerin turizm potansiyeli dahi dolaylı olarak

etkilenmektedir.

Çığ olayı sonucunda oluşan insan kayıplarının on yıllık

dilimlere göre dağılımı(Afet İşler Genel

Müdürlüğü)

Çığ Nasıl OluŞur?

Eğer bir dağ yeterince yüksek ise (Türkiye’de 1000-1200 m

yükseklikteki kesimler ve yukarısı), o bölgenin kıŞın aldığı yağıŞın önemli

miktarı kar Şeklindedir. Bu nedenle, bu gibi yüksek kotlara sahip dağlık

alanlarda, o ortama özgü bir hava tipi (mikro klima) oluŞur; kıŞın sıcaklıklar

nadiren donma noktasının üstüne çıkar. Dağlar, kalın kar örtüsüne sahip olduğu

kadar çok fazla miktarda da rüzgâr alan yerlerdir.

Dağlar büyük hava kütlelerinin hareketlerine engel teŞkil

etmelerinden dolayı, güçlü rüzgârların kendi üzerlerinde ve çevresinde oluŞmasına

neden olurlar. Bu rüzgârlar, yüzeydeki karı alıp taŞır, çevresinde döndürüp

yamaçlara ve diğer topografik oluŞumlar üzerine bırakır, depolar, saçaklar ve kar

kümeleri oluŞtururlar.

Eğimli bir yamaç üzerinde bulunan bir kar örtüsü,

yerçekiminin de yardımı ile her zaman yüksek olan porozitesi ve canlı

metamorfizması sonucu sürekli akma hareketi yapar. Bu akma hızı, karın yoğunluğunun

derinlere doğru artması nedeni ile yüzeyden örtünün derinlerine doğru azalır. Şekilden

de görüleceği üzere akma hareketi, A hattından A’ hattına doğru olmaktadır. Kayma

ise, kar örtüsünde oluŞan diğer bir deformasyon bileŞenidir. Kar örtüsünün bir

buz tabakası veya zemin üzerinde kayması ile oluŞur. Bu terimin genel

kullanımı, zemin üzerinde bükülmeyle sonuçlanan kaymalar içindir. Kayma hızı,

zemindeki ve zemine yakın kar tabakasındaki su miktarı ile yakından iliŞkilidir.

Yağmur veya ısınan havanın etkisi ile fazla miktarda kar

erimesi sonucu kar örtüsündeki su miktarının artması nedeniyle zemin üzerinde

pürüzlülüğü sağlayan ufak cisimler su altında kaldığından, kar tabakası ve

zemin arasındaki sürtünme azalır ve kayma hızı artar.

Uzun süreli sıkıŞma etkisi altında kalan bir kar örtüsünde

oluŞan deformasyon, kar örtüsünün derinlere doğru yoğunluğunun ve sertliğinin

artmasını sağlar.

Yerçekimi etkisi ise, karın ağırlığı altında taneler üzerine

baskı yaparak örtü içinde oturmaya, yoğunlaŞmaya ve dayanımını arttırmaya

yardımcı olur. Kar tabakaları kendi duraylılıklarını kaybederken, bazı koşullar

altında yeni bir fiziksel oluŞuma atlama tahtası haline gelirler ki bu olay ÇIĞ'dır.

Meteorolojik Faktörler

Meteorolojik faktörler, uygun topoğrafik ve arazi koŞullarında

çığ oluŞumuna zemin hazırlar. Genel olarak, yağıŞ ( kar, yağmur, yağıŞ Şiddeti),

rüzgâr (hız, yön, yüksek irtifa rüzgârları, yerel rüzgâr durumu), sıcaklık

(mevcut sıcaklık koŞulları), atmosfer basıncı ve bulutluluk ( kar yüzeyinin

hızlı soğuması açısından) çığ oluŞumuna etki eden önemli meteorolojik

faktörlerdir.

Bu meteorolojik faktörler Şiddetli tipi sonrası 36 saatten

uzun süren ılık bir havanın esmesi, kar örtüsü üzerine yağmurun yağması, bir

defada 25 cm den fazla yeni kar tabakasının oluŞması, ılık bir günün ardından

ani sıcaklık düŞüŞünün meydana gelmesi ve rüzgârın 24 saatten uzun bir süre 7 m/sn

den daha hızlı esmesi durumlarında çığ oluŞumuna daha elveriŞli ortamı oluŞtururlar.

Diğer taraftan, uzun süreli kar yağıŞlarından sonraki ilk

güneŞli gün, eğer kar yüzeyi donmuŞ ise,

açık ve bulutsuz bir geceden sonraki ilk gün çığ oluŞumuna

oldukça elveriŞlidir.

Katastrofik çığların(Katastrofik çığlar genellikle uzun

tekrarlama periyoduna sahip ve orman

büyüme sınırının üstündeki hatlardan baŞlayan çığlar) çoğu,

geniŞ ölçekli hava sistemlerinin

getirdiği kar yağıŞı sonucu ortaya çıkan direk yükleme

nedeni ile oluŞurlar.

Çığ oluŞumu, meteorolojik karakterlidir ve hava durumu ile

topografyanın iliŞkisini açıklayacak

uzun süreli gözlemlere dayalı çalıŞmalara gerek

duyulmaktadır.

Çığlar, farklı kalınlıklara sahip kar örtüsünün çeŞitli

faktörlerin etkisiyle eğim boyunca hareketi

sonucunda ortaya çıkar. Çığlar, yerleŞim birimleri, dağ spor

ve turizm tesisleri, karayolları, köy

yolları, demiryolları, haberleŞme ve enerji nakil hatları,

sanayi, askeri ve diğer benzeri

tesisler için büyük tehlikeler oluŞturduğu gibi can

kayıplarına da neden olurlar. Türkiye’de

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ve Karadeniz Bölgesi’nin

iç kesimlerinde birçok yerde

gerçekleŞmektedir. Bu bölgelerdeki mezra tipi yerleŞim

birimlerinin çoğu çığ tehdidi altındadır.

Türkiye'nin Çığ Dağılımı Haritası

KAYNAK: Türkiye Acil Durum ve Yönetimi Genel Müdürlüğü

Yıllık Olarak Hasar Yapan

Depremler

Seller Heyelanlar Kaya ve çığ

DüŞmeleri

Toplam

Olay 4 26 83 21 134

Can Kaybı 839 2 4 20 887

Yaralı 1.000 10 7 7 1.114

Ağır hasarlı Bina 4.950 1.220 1.260 62 8.055

Orta Hasarlı Bina 3.000 70 - - 3.700

Az Hasarlı Bina 4.000 3.000 - - 7.000

Etkilenen Nüfus 120.000 25.000 7.560 5.000 157.560

Ekonomik Kayıp

(Milyon)

600 120 25 12 757

Veri Toplama

Ne Kadar Bilgiye İhtiyaç Vardır?

Belirsizlikleri giderebilmek için bol miktarda bilgiye

ihtiyaç vardır. Belirsizlikler Şu sebeplerden

dolayı ortaya çıkarlar:

1. Gözlemlerin çoğu çığ baŞlama noktalarından toplanmaz,

2. Kar Şartları arazi ve zamana göre farklılık gösterir,

3. Hiçbir faktör tek baŞına tam cevap sağlamaz,

4. Tek tek faktörlerin duraylılık ile nasıl bir iliŞki

içinde olduğuna dair bilgi tamamlanmıŞ

değildir.

Duraylılık nedir?

Yenilmeye direnç ile yenilmeye doğru hareket eden güçler

oranı olarak tanımlanır.

Kar duraylılığı

Kar duraylılığı değerlendirilmesinde kullanılan faktörler,

yorumlanma kolaylıklarına ve kar

duraylılığı değerlendirilmesiyle olan ilgilerine göre kabaca

üç sınıfa ayrılabilirler. Sınıf numarası ne

kadar yüksekse, değerlendirilmesi daha belirsiz ve delille

iliŞkisi daha az doğrudandır. AŞağıda iyi

bir genel nedenler zinciri görülmektedir:

Sınıf III: Meteorolojik Faktörler (yağıŞ, rüzgâr, sıcaklık,

güneŞ radyasyonu)

Sınıf II: Kar örtüsü Faktörleri (kar örtüsü güçsüzlüğü ve

kar örtüsü üzerindeki yük)

Sınıf I: Duraylılık Faktörleri (yamaç aŞağı yükte zayıflık

ve direnç iliŞkisi)

Hangi Gözlem Önceliğe Sahiptir?

Kar duraylılığına dair doğrudan delil sağlayan faktörlerin

(Sınıf I) ardından kar örtüsü yapısını

açığa çıkaran (Sınıf II) faktörler en büyük ağırlığa ve

önceliğe sahip olmalıdır. Bununla beraber

pratikte lokal hava durumu, alanın geniŞliği, gözlem

alanlarına ulaŞılabilirlik, aktivite tipi ve çığ

kontrol ölçümleri gözlem tipi ve sayısını belirler.

Veri toplamada faydalı bazı ana hatlar aŞağı verilmiŞtir:

Gözlemler doğru bir Şekilde, güvenilir ve standartlara (veri

toplama için standartlar mevcut

olduğunda) uygun yapılmalıdır. Örneğin, hava gözlemleri,

meteorolojik ve endüstriyel ana

hatlara göre ve kar örtüsü gözlemleri de Uluslarası Kat

Sınıflamasına göre yapılmalıdır.

Tüm gözlemler kar duraylılığı ile ilgili olmalıdır. Örneğin,

bütün kar örtüsünün su eŞdeğeri

her zaman kar duraylılığı ile ilgili olmayabilir, bu nedenle

bu değer diğer örneklerin analizi

ile elde edilmelidir.

Gözlemler hava ve kar Şartlarının çığ baŞlama bölgelerine en

benzer olduğu yerlerde

yapılmalıdır.

Yeterli bir değerlendirme için çeŞitli noktalarda çok sayıda

Sınıf I ve Sınıf II gözlemleri

yapılmalıdır. Örneğin mümkün olan en çok sayıda yamaçta

kayak testi yapılmalı çeŞitli

yükselti ve durumlarda, test profili çıkarılmalıdır.

2.ÇIĞ ANALİZİ

Analiz, kar örtüsü fiziği, ampirik iliŞki, tecrübe ve kar

dokusunu hissetme yeteneği ve hüküm verme

yeteneği içerir.

Albert Einstein’ın söylediği gibi “Gerçekliğe ait her bilgi

tecrübe ile baŞlar ve onunla biter”.

Pratik Kurallar

“Çığ çalıŞmalarındaki tek pratik kural, hiçbir pratik kural

olmamasıdır” (Perla’nın pratik

kuralı).

Modeller

Bireysel faktörlerin ayrı ayrı ve bir arada gözlemlenerek

kar duraylılıkları ile iliŞkilendirilmesiyle

Tahmin Modelleri geliŞtirilmiŞtir. Bunlar daha çok hava değiŞiminin

doğrudan sonucu olan duraylı

olmayan durumlarda (örneğin yağan kar, rüzgâr, sıcaklıklar)

baŞarılıdır.

Sınıf III: Meteorolojik Faktörler

Bu sınıf güncel veya gelecekteki kar duraylılığı veya

zayıflığına dair doğrudan olmayan deliller

sağlar. Veri daha çok kar yüzeyinden veya üzerinden

toplanır. Bunlar mevcut direnç ve zayıf

tabakaları yükleme ile ilgili sonuçlar geliŞtirmek üzere

kullanılırlar ve çoğunlukla ampirik olarak

geliŞtirilmiŞ kar duraylılığı iliŞkisi ile doğrudan

bağlantılıdırlar. Veri daha çok güncel ve gelecekteki

kar duyarlılığını tahmin için kullanılmıŞtır.

Sınıf III faktörleri örnekleri, yeni kar miktarı, rüzgâr

hızı ve yönü, hava sıcaklığı, güneŞten ıŞınımı,

nem ve kar yüzeyinin durumunu içerir. Hava tahmin raporları

(buzlanma seviyeleri ile miktar ve

tipini içeren) ve yağan kar hareketleri, yoğunluk tahminini

ve kar yerleŞimi de Sınıf III

kapsamındadır.

Doğa faktörleri çok çeŞitlidir. Bunlarla ilgili bilgilerin

bazıları araçlarla ve cetvellerle edinilir (örn.

rüzgâr hızı, yağan karın derinliği, kar sıcaklığı ve zayıf

tabakaların makaslama direnci). Sübjektif

sınıflamalar daha çok diğerlerine uygulanır (örn. bağ oluŞturma

kalitesi, zayıf tabakalardaki olası

kopma yayılması, kayak testi sonuçları). Çoğu faktör baŞlama

bölgelerinde doğrudan

gözlenememektedir; bunun yerine konuyla ilgili indeks bilgi

veren güvenlikli, uygun yerlerde

belirlenirler.

Çığların oluŞma nedenlerini inceler isek;

Çığların oluŞma nedenleri genel olarak 7 baŞlık altında

incelenebilir:

1. YağıŞ

2. Rüzgâr

3. Yamaç eğim açısı

4. Yamaç yönelimi (Bakı)

5. Sıcaklık

6. Zayıf kar tabakalar

7. Yamaç Örtüsü

YağıŞ

YağıŞı kar ve yağmur olarak iki kısımda inceleyebiliriz.

Kar yağıŞı, çığ oluŞumunda çok önemli bir parametredir.

Özellikle mevcut kar örtüsü üzerine bir defada 20-25 cm'

den fazla kar yağması durumunda, bu yeni taze karın

sadece kendisi bile kısa süre içinde bir çığı meydana

getirebilir. Ebetteki bu yeni karın ağırlığı ile kritik

dayanım noktasına gelmiŞ alttaki tabakaların harekete

geçmesi (tetiklenmesi) de muhtemeldir. Eğer, kar yağıŞı

tipi Şeklinde sürüyor ise çığ riski daha hızlı artar. Yağmur

yağıŞı ise, kar örtüsüne ısı kazandırmasının yanında,

örtüdeki su içeriğinin artması sonucu örtünün yoğunluğunu

dolayısı ile tabakanın ağırlığını arttırır. Bu durum

tabakalar

arasındaki gerilim dengesini bozabilecek niteliktedir.

Özellikle ilkbahar aylarına girerken yağmur nedeniyle

oluŞan bu tip çığlar tipiktir.

Eğim

Yamaç eğimi, baŞta çığların kopma hatlarının konumları

olmak üzere çığ riskini belirleyen en önemli etkenlerden

biridir. OlmuŞ çığların meydana geldiği

yamaçların eğim değerlerinin istatistiksel olarak

incelenmesi sonucu, grafikte görüldüğü gibi en

riskli eğim değerleri 28 ila 45 dereceler arasıdır. 50

derecenin üstündeki yamaçlarda zaten kar çok

fazla tutunamaz ve eğer kar yağıŞı var ise kısa aralıklarla

küçük boyutlu akmalar ve çığlar oluŞur

(okyanus kıyısındaki denizel iklimlere sahip bölgeler

hariç). 25 derecenin altında ise özellikle

binalar için fazla tehlikeli olmayan daha çok insanları veya

araçları etkileyebilecek çok küçük çaplı

çığlar oluŞur.

Bakı (Yamaç Yönelimi)

Bakı, yamaç yönelimi veya yamaç yönü adını verdiğimiz

kavramlar yamacın hangi yöne baktığını

tarif etmek için kullanılır. Bu parametrede kar örtüsünün

zeminde kalma süresini, kar tabakaları

bahsinde anlattığımız bazı tabaka için oluŞumlarını, gün be

gün güneŞ ıŞınlarını alma miktarına bağlı olarak kontrol

eder. Yani farklı yönlere bakan yamaçlarda her Şey benzer

gibi gözükse de kar yüzeyinin altında birçok temel

farklılıklar vardır: farklı kar yapısı, farklı bir hikâye,

farklı

duraylılık değeri, kısaca her Şeyleri farklıdır. Yine

yapılan

istatistiklere göre en fazla yıkıcı etkiyi yapan ve daha sık

çığ oluŞumuna meydan veren yamaçlar kuzeybatı ila

güneydoğu yönleri arasındaki bir yelpazede bulunur. Bu

yönler güney ve batı aralığına göre daha az ıŞık aldığından

tabakalarda ısı kaybı vardır ve bu karanlıkta kalan yerdeki

tabakalarda kıŞ süresince duraylı hale gelme süreci çok yavaŞ

iŞlediğinden tipik olarak çığı çağıran

türdeki kar kristalleri (düzlemsel kristaller, Şeker kar)

meydan gelir. GüneŞ alabilen yamaçlar ise kıŞ

ortasında daha duraylı olabilmelerine karŞın kıŞ sonu ve

ilkbahar baŞlarında kısa sürede

duraylılıklarını kaybederler.

Eğer güneye bakan bir yamaç için çığ riskini belirlemiŞ

iseniz aynı dağın kuzeye bakan bir yamacı

için bu değerleri kullanamazsınız ve kuzey yamacı için

yeniden değerlendirme yapmalısınız.

Yamaçların bakılarındaki çok büyük olmayan farklılıklar bile

duraylılıkta farklılıklar meydana

getirebilir, buna dikkat edin.

Rüzgâr

Rüzgârın çığ oluŞumunda en önemli faktörlerden biri olması,

rüzgârsız bir havada yağan bir kar

yağıŞından 10 kat daha fazla kar biriktirebilmesi

özelliğinden dolayıdır. Dağlık alanlarda rüzgârın

yağıŞı kontrol eden düŞey bileŞeni ile kar taŞınımını ve taŞıdığı

yeri kontrol etmesi açısından yatay

bileŞeni (rüzgâr yönü ve hızı) çığ oluŞumunda önemli bir

yere sahiptir. YağıŞın dıŞında rüzgârlar ile

taŞınan çok miktardaki karı yamaç altı bölgelerde kar

örtüsüne tehlikeli miktarda ekstra bir yük

getirecek Şekilde biriktirmesi, saçaklar oluŞturması birçok

çığın tetiklenme nedeni olabilmektedir.

Bu biriktirme olayı çok Şükür ki sadece lokal alanlarda

olmaktadır. Rüzgâr ile kar doldurulmuŞ bir

alanın genellikle bir yastık gibi düzgün ve yuvarlak hatları

olur. Rüzgâr ile erozyona uğramıŞ kar

örtüsü (sastrugi) ise sanki süpürülmüŞ gibi bir görünüm

verir. Kar örtüsünün kalınlığında rüzgâr

nedeni ile özellikle yakın zamanda oluŞmuŞ olan 20 ila 50

cm'lik bir kalınlık artıŞı çığ riskini çok

arttırır. Rüzgârın yönü ve hızı arazinin denizden olan

yüksekliğine, arazi topoğrafyasına ve oluŞan

hava akımının karakteristiğine bağlı olarak değiŞir. Bazı

kaynaklarda tipi sırasında hızı 25

km/saat'ten fazla olan rüzgârın 1 ila 2 gün süre ile devam

etmesinin kar biriktirme açısından ciddi

sonuçlar doğurabileceği yönündedir.

Özel OluŞumlar

Çığ patikalarının baŞlangıç bölgelerinde çığa sebebiyet

verebilecek bazı özel oluŞumlar meydana

gelir. Bunlardan en önemlisi kar balkonu, korniŞ isimleri de

verilen saçaklardır. Saçaklar tane

büyüklüğü 0.1 mm civarında olan kar kristallerinin 5-25 m/sn

(18-90 km/saat) hızındaki rüzgârlar

ile yamaçların sırt kesimlerinde yamaç üstüne doğru

çıkıntılı olacak Şekilde görünüm veren sert ve

yoğun kar oluŞumlarıdır. O alandaki hakim rüzgâr yönünü

tespit edebilmemize de yarayan saçaklar

zaman zaman kırılarak bu rüzgâr altı yamaçlar üzerine düŞerek,

o alandaki zaten rüzgârla bir miktar

ekstra kar yükü almıŞ olan örtü üzerine ani ve büyük bir yük

daha getirerek çığların oluŞmasına

neden olurlar. Rüzgâr plakaları da güçlü bir rüzgâr (1 saat

boyunca 60 km/saat veya saatler boyunca

25 km/saat hızlarında esen) sonrasında en üstteki kar

tabakasının üst yüzeyinde kuru ve çok sert

olarak oluŞan çok ince buz tabakalarıdır. Bu yapılar,

üzerlerine gelen yeni bir kar tabakasını

taŞıyamaz ve çığlara neden olurlar.

Suni Etkiler

Çığların doğal olarak oluŞmaları yanında suni etkiler

sonucunda da oluŞmaları mümkündür. Bu

etkiler arasında baŞlıca olarak çığ baŞlangıç bölgesine

giren insanları (kayakçılar, avcılar, kıŞ

sporu ile ilgilenenler, askerler vb.), kar üstü araçlarını,

güçlü yer titreŞimlerini ve suni çığ

düŞürme sistemlerini sayabiliriz.

Yamaç Örtüsü

Yamaçların üzerinde bulunan örtünün türü ve özelliği çığın

oluŞumu açısından önemlidir. Çığların

oluŞtuğu yamaçlar genellikle çıplaktır. Ancak, bu genelleme,

çığların ağaç ve kaya diplerinden veya

arasından baŞlamayacağı anlamını da taŞımaz. Örneğin kar ile

örtülmüŞ olan kayaların kar Şekeri

oluŞumunu ısı farklılıkları nedeni ile hızlandırdıklarını

biliyor muydunuz? Yamaç üzerindeki

kayaların ve çalıların belli bir derinliğe kadar kar

örtüsünü tutabilmesi gibi çok sınırlı bir avantaj

her zaman olabildiği gibi, düz, ıslak tabanlı kayalık veya

toprak yüzeyler veya geniŞ yapraklı otsu

bitkilerin olduğu alanlar sık sık çığa maruz

kalabilmektedirler.

Çığ oluŞumu için tetikleme mekanizmaları tabloda verilmiŞtir.

İlgililerin aŞağıdaki Şartlardan birisi

veya birkaçı oluŞtuğunda dikkatli olmaları gerekmektedirler.

Özellikle meteorolojik koŞullar sonrası

vatandaŞlarımızın ÇIĞ tehlikesine karŞı dikkatli olmaları

gerekmektedir. Genellikle fazla miktarda

yağan kar yağıŞından sonra, yaŞamsal ihtiyaçları için

yuvalarından çıkan av hayvanlarını avlamak

için, vatandaŞlarımız araziye çıkmaktadırlar. Bu durum ise

çığ altında kalma riskini artırmaktadır.

Meteorolojik Topografik Kar Tabakası Suni Bitki Örtüsü

İiddetli tipi sonrası 36

saatten uzun süren ılık

bir havanın esmesi

Genellikle 35 derece

eğimden daha dik

yamaçlar

Sert alt tabaka ile üst

tabaka(ların)

arasındaki oluŞumlar

İnsan

(kayakçı,

araç vb.)

Bitki örtüsünün

olmaması

Kar örtüsü üzerinde

yağmurun yağması

Yamaç üzerindeki doğal

yapılar

Zemin ile kar

tabakası arasındaki

iliŞki

Yüksek

Şiddetli ses

kaynağı

GeniŞ yapraklı

bodur veya

otsu bitkiler

Bir defada 25 cm’den

daha kalın yeni kar

tabakasının oluŞması

Rüzgâr altı olan

yamaçlar

Tabaka içindeki

süreksizlikler

TitreŞim

(deprem

vb.)

Ilık bir günün ardından

ani sıcaklık düŞüŞü

Teraslama gerektirecek

Şekilde yüzey

pürüzlülüğünün az

olması

Kar örtüsü içindeki

gerilim paterni

Tipinin 24 saat’ten

uzun bir süre

7m/sn’den daha hızlı

esmesi

Kar tabakası

üzerindeki ani

yükleme

Meteoroloji Faktörlere Ait Bir Örnek ÇalıŞma

ÇIĞ OLUİUM YERİ: BAYBURT-MERKEZ- ÜZENGİLİ

ÇIĞ OLUİUM TARİHİ: 18 OCAK 1993

SAAT: 07.45

Üzengili için Bayburt Merkez Meteoroloji İstasyonu Verileri

ile çalıŞılmıŞtır. Üzengili merkez de

düŞen çığ için çalıŞılan meteorolojik veriler; tamamen bu

bölgeyi temsil etmemekle birlikte, yakın

bir fikir vermesi açısından önemlidir. Bu bölgede daha

detaylı bilgiler toplayan Meteoroloji

İstasyonu olsa idi daha kesin bir tespit yapabilirdik.

 

 

KLİMATOLOJİK ANALİZ

Yukarıdaki Şekilde görüldüğü üzere, çığın düŞtüğü zaman

diliminde, birim yüzeye etki eden güçler

toplamı olan basınç değerinde ani bir artıŞ (basınç tandansının

artması) neticesinde, büyük

kütlelerin daha fazla etkileneceği bir kuvvet gerilimi oluŞturmuŞtur.

Sıcaklıklar bir gün öncesinden

artmaya baŞlamıŞ ve aniden düŞme eğilimi göstermiŞtir.

Dikkat edilir ise; 16 Ocak günü 21

rasadında sıcaklık – 5.0 °C iken, 17 Ocak günü yaklaŞık 10

°C lik bir sıcaklık düŞüŞü yaŞanmıŞtır.

Bu durum ( yağıŞ rasatlarından da anlaŞılacağı gibi) 16 Ocak

tarihinde yağan karın, kar yüzeyini

soğutmuŞtur.

17 Ocak günü ise havanın ısınması ile birlikte ( özellikle

17 Ocak gecesi havanın tamamıyla kapalı

olması) 16 Ocakta yağan kar yüzeyini tabaka oluŞacak Şekilde

etkilemiŞtir. Yüzey sıcaklığı soğuyan

ve tekrar artan sıcaklıkla eriyerek sıkılaŞmıŞ karın üzerine

17 Ocak gecesi yağmaya baŞlayan kar, 18

Ocak sabahı da ( ki gece 21:00 ile sabah 07:00 arasındaki

yağıŞ 18 Ocak sabah 07:00 rasadında

toplam yeni kar olarak kayıt edilmektedir) devam etmiŞtir.

Yeni kar kütlesinin yükünü taŞıyamayan

eski kar tabakası, kendi üzerinde bir kırılma ve kayma hattı

oluŞturmuŞ ve çığ oluŞumunu

tetiklemiŞtir. Yapılan araŞtırmalarla meteorolojik

parametreler ile çığ arasında doğrudan

destekleyici bir iliŞki olduğu tespit edilmiŞtir.

Klimatolojik analizlerin yanı sıra özellikle Sinoptik

analizlerinin yapılması oldukça faydalı katkılar

sağlamaktadır. Çığ öngörüsünde kullanılan sinoptik method,

kar yağıŞı ve sonuçta görülen çığ

olayları ile atmosferdeki sinoptik ölçekli hava sistemleri

arasındaki iliŞkiyi belirlemeye çalıŞır(

Schaerer, 1980; LaChapalle ve Fox, 1974). Önemli ölçüde kar

yağıŞından sonra donma noktası

civarına doğru bir ısınma veya havanın kısa süreli ısınması

ile beraber yağıŞ görülmesi çığ

oluŞumuna neden olabilmektedir ( Armstrong, 1974; Miller ve

Miller, 1974).

Günlük çığ öngörüsü için temel prensipleri tespit etmekte,

cephesel siklonların potansiyel çığ

bölgesine ulaŞma zamanı, bölgede duraklama ve

etkinliklerinin belirlenmesi hayati önem

taŞımaktadır. Çünkü çığ oluŞumunda rol oynadığı bilinen

yoğun kar yağıŞları, sıcaklık düŞme ve

yükselmeleri, sıcak ve soğuk cepheler ile sıcak sektörlerde

görülür. Mevcut kar tabakalarının

üzerine sıcak sektörde görülen ısınma ve yağmur yağıŞı,

önemli miktarda kar yağıŞından sonra ani

bir ısınma, genellikle cephesel sistemlerin geçiŞi ile

ortaya çıkar (LaChapalle ve Fox, 1974; Miller

ve Miller, 1974).

Çığ oluŞumuna etki eden meteorolojik parametrelerin yanı

sıra arazinin topografik ve morfolojik

yapısı, eğimi ve bitki örtüsü de oldukça önem arz

etmektedir. Analiz yapılırken bu Şartlara da dikkat

etmekte fayda vardır.

Ülkemizde hemen her yıl dağlık arazi yapısından kaynaklanan

çığ olayları meydana gelmekte, can

ve mal kayıplarının yanı sıra, yolların kapanmasına, enerji

ve iletiŞim hatlarının ve doğal

ekosistemlerin zarar görmesine yol açmaktadır.

Bu nedenle çığ önleme çalıŞmaları da yer almalıdır. Bu çalıŞmaların

baŞarılı olabilmesi için

havzanın öncelikle çığ potansiyeli açısından yeterince etüt

edilmesi gerekmektedir.

Bu etütler kar, arazi, iklim ve meteorolojik özellikleri

üzerinde yoğunlaŞtırılmalı, yersel gözlemler

özellikle arazi etütleri sırasında hava fotoğraflarıyla

desteklenmelidir.

Bir doğal afet olan çığ sorunlarının çözümü için; ülke

genelinde çığ risk haritalarının yapılması

ve çığ tehlike zonlarının belirlenmesi, gerekli hallerde çığ

kontrol yapılarının kullanılması, ancak

her Şeyden önce özellikle çığın zararlı etkilerinin

azaltılması ve can kaybının önlenebilmesi için,

otomatik meteoroloji istasyonları ile desteklenen bir Çığ

Tahmin ve Erken Uyarı Sisteminin

(ÇIĞTEUS) oluŞturulması gerekmektedir.

Çığ Tahmini ve Erken Uyarı konusunda kurumumuzda oluŞturulan

DMİ ÇIĞ GRUBU, Afet İŞleri

Genel Müdürlüğü, İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay

Bilimleri Fakültesi Meteoroloji

Mühendisliği Bölümü ve Gazi Üniversitesi Mühendislik ve

Mimarlık Fakültesi İnŞaat Mühendisliği

Bölümü ile çalıŞmalarına baŞlamıŞtır. Çığ Tahmini ve Erken

Uyarı Sisteminin hayata geçirilmesi

için ilgili kurum ve kuruluŞlar ortak bir çalıŞma

sürdürmektedirler. Bu proje tamamlandığında;

Önleyici tedbirler arasında yer alan çığ tahmini ve erken

uyarı sistemlerinin, ülkemiz

koŞullarında önemli bir öncelik oluŞturduğundan

sürdürülebilir bir biçimde hayata

geçirilmesi

Çığ düŞmesi nedeniyle oluŞacak can kayıplarının en aza

indirilmesi

Kurumumuzda Çığ Tahmini ve Erken Uyarı Merkezi kurulması

Kamuoyu ile ilgili kurum ve kuruluŞlarının bilgilendirilmesi

(Sivil Savunma, Afet İŞleri

Genel Müdürlüğü vb) hedeflenmektedir.

3.ÇIĞ OLUİMASI SIRASINDA ALINABİLECEK TEDBİRLER

Eğer Çığa Yakalanırsanız?

Çığ genellikle çok hızlı geliŞir ve hareket eder. Bu

nedenle, çığın oluŞması fark edildikten sonra

mümkün olduğunca hızlı ve soğukkanlı olunmalıdır. Çığın baŞlangıç

anından sonra, eğer bina

içinde değil dıŞarıda bulunuyor iseniz;

Çığ baŞladığında, çığın büyüklüğüne, hızına, patikanın geniŞliğine,

etrafta bulunan araçlara

(araba, kayak, kar aracı veya hiçbir Şey) ve var olan daha

güvenli yerlere (büyük ve sabit kayalar,

yamaç aŞağı girintiler, vb.) bağlı olarak, o alandan çok

hızlı bir Şekilde ayrılmaya karar vermek

gerekir.

Çığın daha yavaŞ ve yüksekliğinin az olduğu kenar

kısımlarına ulaŞmaya çalıŞmak,

Bağırarak veya baŞka ses kaynaklarını (korna, çan, ıslık,

siren) kullanarak, diğer insanları

uyarmak,

Eğer çığa yakalanmamız kesin ise veya o anda kayak yapıyor

iseniz, kayak sopalarını

(batonlar bileğe bağlı olmamalıdır) ve kayakları çıkarıp

atmak, sabit bir ağaç (yeterince güvenilir

olmasa da çığın büyüklüğüne göre çare olabilir), kaya veya

baŞka bir cisme tutunmaya çalıŞmak,

KırılmıŞ ağaç ve kaya parçalarından uzak kalmaya veya

korunmaya çalıŞmak,

Yerden de destek alarak yüzme hareketi yaparak akan karın

üstünde kalmaya çalıŞmak,

Ağzı sıkıca kapatmak, eğer mümkünse kafa karın altında

kaldığı anda uzun süre nefesi

tutmaya çalıŞmak,

Önerilen diğer bir yöntem de akıŞ sırasında oturma pozisyonu

almaktır. Bu yöntemde

bacaklar ve kollar birbirlerine yapıŞtırılır ve çığ durmadan

kısa süre önce, bacaklar ile yeri sertçe

iterek (eğer zemin altta ise veya zemin üzerindeki kar

sertleŞmeye baŞlamıŞ ise) kalkmaya çalıŞmak.

Çünkü

Çığ durduktan sonra, betonumsu bir özellik kazanacak olan

kar içinde,

Değil kalkmak parmağımızı oynatmak bile imkânsızdır!

Çığ durmadan önce mutlaka bir el yüzün önünde (ağız ve burnu

kapatacak Şekilde), diğer el de

baŞın üstünde (yüzeye doğru uzatarak) tutmak ve kar altında

kalınan zaman boyunca bizim için

hayati önem taŞıyacak olan nefes alınan boŞluğu (hava

kesesi) geniŞletmek ve bu arada baŞı sağa

sola çevirmeye çalıŞmak da fayda vardır. Bu hava kesesi, çok

küçük olsa bile ağız ve burnun kar ile

dolmaması demektir. Kesenin varlığı, kazazedenin her zaman

kurtulma Şansının olduğunu ümit

etmesini sağlar.

Karda ses iletimi az olmasına rağmen, eğer yüzeye yakın

olunduğu hissedilirse ya da öyle

olabileceği varsayımını ihmal etmemek için bağırmak faydalı

olabilir,

Bazı olaylar ve araŞtırmalar göstermiŞtir ki, sırt çantası

taŞıyan insanların çığın topuğu civarında

yüzeyde kalma Şansları, taŞımayanlardan daha fazladır.

Eğer bir aracın içinde bulunuyorsanız;

Motoru durdurup, ıŞıkları söndürmeli,

Araçtaki oksijen miktarını korumak için sigara içmemeli ve

kibrit yakmamalı,

Eğer telsiz varsa çağrı yapmalı ve telsizi alıcı konumunda

sürekli açık tutmalı,

DıŞarı ses (korna) ve ıŞık verecek herhangi bir alet (fener

gibi) faydalı olabilir,

Eğer araçta bir çubuk veya benzeri bir alet var ise, bunu

kar içine yukarı doğru batırıp kurtarmaya

gelecek olanların çubuğu görmelerini ümit etme Şansımız da

olabilir

En son olarak da çevreleyen karı kazmaktır. Ancak, kazarken

kiŞi kendini kesinlikle güvende

hissetmiyorsa araç içinde kalmanız daha emniyetlidir.

Çığdan Sonra?

Çığ olduktan sonra, en kısa zamanda ilgili kiŞi ve kuruluŞlara

haber verilmelidir. Ancak, afet

olduktan sonra ilgili kiŞilere ulaŞılamıyor ise aŞağıda

verilen telefonlara haber verilmesi, size en

kısa zamanda yardımın ulaŞmasını sağlayacaktır.

Bu numaralar sizde yok ise, hemen Şimdi kolay eriŞebileceğiniz

bir yere not ediniz!

Bu numaralar;

155 Polis

156 Jandarma

179 Alo Valilik

Ayrıca, ikamet ettiğiniz yerleŞim yeri civarında bir orman örtüsü

varsa, ormanda oluŞabilecek

yangınların kısa zamanda yetkili kuruluŞa bildirilmesi ve

acilen söndürülmesine baŞlanılması,

orman içinde yeni çığ patikalarının oluŞmasını

engelleyebilir. Bu nedenle olayın;

177 Orman yangını nolu telefona bildirilmesi faydalı

olacaktır.

Kurtarma, İlkyardım ve Enkaz Kaldırma Çalışmaları

Çığdan hemen sonra, kar altında kalan insanları hemen

çıkarmaya çalıŞmalı ve aynı zamanda uzman

kurtarma gruplarını ve sağlık ekiplerini çağırmalıdır. Zaman

çok kısıtlı olduğundan, çığ riski olan

her ilde, mümkün olduğunca hızlı ulaŞım imkânları ile

donatılmıŞ iyi eğitimli kurtarma gruplarının

olması Şarttır. Gerçi, illerde Sivil Savunma Müdürlüklerinin

bünyesinde bu tür kiŞiler bulunsa da,

bu uzmanların çığ konusunda da eğitilmeleri gerekir. Gün

geçtikçe insanların, artan ihtiyaçları

yüzünden ulaŞım, haberleŞme, elektrik ve turizm amaçlı

olarak daha fazla oranda dağlara gelmeleri

neticesinde, çığlardan etkilenebilecek insan sayısı da

arttığından bu tür kurtarma gruplarının

gerekliliği daha da önem kazanmaktadır.

Bu gruplar, genellikle Şu kurtarma yöntemlerini kullanırlar;

Göz ve kulak ile arama

Bu teknik tüm arama yöntemlerinin ilk basamağını oluŞturur.

Çok basit ve hızlı olarak

uygulanabilmesine rağmen, karın altında olan kurbanları,

kardaki ses iletiminin az olması, arama

süresinin sınırlı olması, görüŞ mesafesinin sis, gece ve kar

yağıŞı gibi unsurlar nedeni ile tespit

etmek imkânsız hale gelebilmektedir.

Elektronik alıcılar ile arama

Eğer kazazede bir alıcı taŞıyor ise (radyo dalgalarını alan

ve veren elektronik cihaz – genellikle 457

kHz’lik frekans kullanırlar), kısa sürede kurtarma

grubundaki cihaz ile kazazedelerin yerlerini

bulmak mümkün olabilmektedir. Ancak aŞağıdaki koŞullar bulma

Şansını azaltabilir;

Cihazın kazazedenin cebinde, çantasında veya araçta olması,

Cihazın verici konumunda bulunmaması,

Pilinin azalmıŞ veya bitmiŞ olması,

Arama yapan grubun arama hızı ve eleman sayısının az olması,

Kazazedenin

pozisyonunun (cihaz

kazazedenin altında kalmıŞ

olabilir) uygun olmaması

Solda, elektronik alıcı ve

verici ile arama

uygulaması, sağda,

kullanılan cihazlardan bir

örnek –Erzurum (foto.

AFET Çığ Grubu, 1998)

Sondalama

Kazazedeleri metal

çubuklar ile arama

yöntemi de, sık kullanılan bir yöntemdir. Uzunlukları 3-6 m

arasında değiŞen çubuklar sırt

çantasında rahatça taŞınabilecek kadar hafif ve katlanabilir

özelliktedir. Bu teknik, kara sokulan

çubuğun kazazedeye teması sonucu kiŞiyi bulma mantığı

üzerine kurulmuŞtur. Sondalama yapılacak

yerin seçimi çok önemlidir. Yöntemin uygulanacağı yerler,

kazazedenin gömülü olduğundan az çok

emin olunan yerler olmalıdır. Tüm patikayı aramak hem

anlamsız hem de çok zaman kaybettirecek

bir iŞlemdir. Arama yapılacak yerler arasında;

Arama köpeğinin belirleyeceği bir lokasyon ve çevresi,

Kar aracı veya kazazedenin bir eŞyasının yüzeyde bulunduğu

alanlar,

Kazazedenin vücudunun kar akıŞı sırasında takılacağı yerler

(ağaçların etrafı gibi),

Çığın akıŞının menderesli olması durumunda, çığın menderes

yaptığı köŞeler ve yakın civarı ve

nihai olarak durma bölgesi (çığ topuğu) sayılabilir.

ÇABUK VE DİKKATLİ OLMALISINIZ!

Sondalama uygulaması –Erzurum (foto. AFET Çığ Grubu, 1998)

Yöntemin avantajları

Mümkün olduğunca çabuk arama yapılabilir,

Uygulanması kolaydır ve uzman olmaya gerek yoktur.

Dezavantajları

YavaŞtır (15 kiŞi 1 hektar alanı 4-5 saatte arayabilir),

Arama derinliği, çubukların boyları ile sınırlıdır,

Emin olmama faktörü ihmal edilmeyecek boyuttadır.

Arama yoğunluğunun (kaba ve hassas) kazazedenin muhtemel

yerine bağlı olarak seçilmesinin

büyük önemi vardır. Kaba arama, sondalamanın kurtarma

grupları tarafından sıklıkla kullanılan

türüdür. Sondalama hatlar boyunca yapılır. Her bir hattın

arası bir adıma karŞılık gelen yaklaŞık 70

cm’lik aralıktır. Her bir çubuk arası ise, yaklaŞık 75

cm’dir. Yani, kaba aramanın 70x75 cm’lik

arama yoğunluğu nispeten hızlı arama anlamına gelir.

Eğer aramada görev alan insan sayısı az ise, o taktirde “bir

açıklıklı kaba arama” yönteminin

kullanılması daha iyidir. Bu teknikte arayıcılar çubuğu ilk

olarak sol ayağın dıŞına, ikincil olarak ta

sağ ayağının dıŞına batırır. Bu yöntemin yoğunluğu da

aynıdır.

Sondalama yoğunlukları

Hassas arama, kaba aramanın defalarca uygulanmasının

ardından baŞarısız olunduğunda

uygulanır. Arama yoğunluğu, 70x30 cm’dir.

Çubukla arama, kazazedenin bir araç veya bina içinde kaldığı

durumlarda kullanılmaz. Dikkatli bir

Şekilde yapılan enkaz kaldırma çalıŞmalarından sonra bina

içinde kalanları kurtarmada

kullanılabilir.

Kurtarma köpekleri

Çığ kurtarma köpekle



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Bakan Albayrak: 3 ay maaş desteği vereceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Ekonomik [...]

1 gün önce...

Mardinli Doktordan Korona’ya Özel Tedavi Yöntemi

Korona'ya karşı, Ozonterapi yöntemi sayesinde bağı [...]

1 gün önce...

DEVA Partisi'nde Ali Babacan'ın A Takımı belli oldu

Ali Babacan liderliğinde kurulan Demokrasi ve Atıl [...]

16 saat önce...

Spor lisesi öğrencileri, evlerinde antrenman yapıyor

Derik ilçesinde Kızıltepe Spor Lisesi öğrencileri, [...]

1 gün önce...

Trafik ışıkları DA sürücülere “eve git” diyor

Coronavirus salgınına karşı mücadelede trafik ışık [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN