Değer: Türkiye, dostlukla lider ülke olabilir

Değer: Türkiye, dostlukla lider ülke olabilir
09 Haziran 2011 Perşembe Saat 12:54 3

Türkiye-Irak Dostuk Derneği eski Başkanı Mehmet Emin Değer, Türkiye’nin “Güçlü devlet” modelinin anahtarını verdi

Türkiye-Irak Dostluk Derneği eski Genel Başkanı, ünlü iş adamı Mehmet Emin Değer, tüm Dünya’nın büyük bir merakla izlediği İslam Alemi’ndeki “Demokrasi amaçlı tepki eylemleri”ni, Türkiye’deki Kürt sorununun temel dayanaklarını ve Türkiye ile Arap Ülkeleri arasındaki kaçınılmaz birlikteliklere dayanan ilginç açıklamalarda bulundu.

Mısır’da başlayıp Libya, Fas, Yemen ve Suriye’ye kadar uzanan diktatöryal devlet yönetimlerine karşı halk ayaklanmalarının çok yanlış şekilde değerlendirildiğini belirten Mehmet Emin Değer, “Bu baş kaldırışın, bu direnişin, bu halkın yönetimlere karşı çıkışının arkasında birtakım süper güçlerin parmağının olduğunu, onların yönlendirdiğini söylemek yanlıştır. Malesef İslam coğrafyasındaki bu gelişmeler Türkiye’de çok yanlış değerlendirilmektedir. Politikacılarımız, devlet adamlarımız, aydınlarımız konuyu yanlış pencereden görmekte ve kamoyuna  gerçek tesbitler yerine yanlış görüşler yansıtmaktadırlar” dedi.

Değer, “Bu sokak hareketleri için ABD’nin düğmeye bastığı, batı ülkeleri tarafından tezgahlandığını söylemek konunun geri planını bilmemekten kaynaklanmaktadır. Bundan 10-12 yıl önce söylediklerimi bir hatırlayın. ‘Çok yakın bir geleccekte Arap ve İslam Dünyası içinde birtakım ülkeler hem kendi idarecesini,  hem müslüman dünyasını, hem kendi yaşantısını sorgulayacak’ diyordum. Bu hareketlerin kökeninde temeli uzun zaman öncesine dayanan birikimlerin artık tahammül sınırını aşması yatmaktadır” derken aslında asıl söylenilmesi gerekenin ABD ve bazı batılı ülkelerin bundan istifade ederek, bu direnişleri kendi lehlerine çevirebilmenin, kendi amaçları doğrultusunda kullanmanın ve bundan istifade edebilmek için neler yaptıklarının sorgulanması gerektiğini de vurguladı.

YILLARIN BİRİKİMİ PATLADI

Mısır’da başlayan, Yemen’e kadar uzanan halk direnişlerinin asıl nedenini söyleyebilmek için, bu ülkelerde yaşayan halkın, nasıl ve ne şekilde yönetildiğini, fakir halk kitleleri ile zenginleşmiş devlet yöneticileri arasındaki uçurumun çok iyi bilinmesi gerektiğini de belirten Mehmet Emin Değer şunları söyledi:

“Bu direnişler bir günlük, bir yıllık birikimlerden kaynaklanmamıştır. Bir anda oluşmamıştır. Bunun için uzun yıllardır bir zemin oluşturulmuştur. Bunu yapabilecek şuur geliştirilmiştir. Bu kadar uzun sürece yayılmasında bu ülkelerde baskı ve istidbat rejiminin yönetime hakim oluşu en büyük engeldi. Zemin yoktu, zeminin oluşturulması zordu, zaman gerekiyordu. Şimdi perdeler yıkıldı. Bir fiske ile bu direnişin cesareti oluştu. Direnişin temelinde, baskı ve istidbat rejimine karşı halkın demokrasi arayışı vardır. Halkın fakirlikten kurtulma mücadelesi vardır. Ama tarihte hep yaşandığı gibi Batı dünyası bundan istifade etmek istemektedir. Bu karmaşık durumda mağdur halkın yanında yer olduklarını, onlara destek verdiklerini ortaya koyarak bu durumu kendi lehlerine çevirmek istemektedir. Ama asıl bilinmesi gereken, Batı Dünyası’nın bunu değerlendirirken, kendi menfaatleri uğruna halkın isteklerine yönelik katkı sağlamazlarsa bunun aleyhlerine döneceği gerçeğidir. ABD ve Batı dünyası bu tür müdahalelerde bulundukları, kendi değerlerine göre tanzime çalıştıkları hiçbir ülkede başarı sağlayamamıştır”

HERKES BİRBİRİNE MUHTAÇ

Ortadoğu sorunları ile ilgili konularda Türkiye’nin en uzman kişileri arasında yer alan Mehmet Emin Değer, “Ülke kaynaklarının Batı ve ABD’nin istekleri ve arzuları doğrultusunda, yanlış yerde, yanlış şekilde heder edilerek kullanılmaya kalkışılması zamanı artık tarihe karışmıştır. Halk artık kendisine yardım eli uzatanların amaçlarının ne olduğunu, elini verirken kolunu kaptırmaması gerektiğinin  bilincine kavuşmuştur. Bilinmelidir ki, Arap Dünyası’nın sokakları bunun farkındadır. Ne ABD’nin, ne de Batı Dünya’sının kendilerine destek olma görüntüsünün arkasındaki amaçlarına alet olmayacaktır” diye konuştu.

Dünya’daki hiçbir ülkenin ekonomik bağımsızlığının bulunmadığını, her birinin birbirine muhtaç olduğunu söyleyen Mehmet Emin Değer, Arap Dünyası’ndaki bu karmaşa ortamının Türkiye’ye yansımasının ne olabileceğini de şöyle özetledi:

“Türkiye ile şu an demokrasi arayışında bulunan ülkeler arasında çok önemli farklılıklar vardır. Türkiye’de hür bir basın, yönetimi eleştirme şansının yüksek olduğu bir ortam vardır. Her kişi, her kurum, her siyasi düşünce kendi fikrini her ortamda ve rahat bir şekilde ortaya koyabilme şansına sahiptir. Teknolojik her iletişim aracı son derece hür bir şekilde kullanılabilmektedir. Kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, Türkiye’de birçok ülkede olmayacak kadar geniş bir demokratik ortam vardır. Arap ülkelerinde bu yoktur. Demokrasi çarkı buralarda istenilen şekilde çalışmamaktadır.”

DEVLETLE PARALEL DÜŞÜNEBİLME

Değer, “Millete, duygularına, ferasetine itimat edeceksin” sözünü üstüne basarak vurguladı  ve,  “Hayatımda ilk defa devletimle paralel düşünmenin zevkini yaşıyorum. Bu zevki bize, hepimize yaşatın diye sesleniyorum. Devlet ile millet her konuda bir düşünsün, devlet ayrı bir dünya, millet ayrı bir dünya olmasın” derken, topluma yönelik önemli mesajlar da verdi:

“Hiçbir ortamda, özellikle siyasette tahrik, istihza edici laflar kullanılmasın.. Potansiyel düşman yerine, potansiyel dost arayışı temel prensip olsun. Komşularımıza olan bakış açımızda tarihsel birlikteliklerimiz mutlaka değerlendirilsin. Aynı coğrafyayı yaşadığımız, aynı dine mensup olduğumuz, aynı dili kullandığımız, aynı kültürle büyüdüğümüz, aynı ortak değerlerde buluştuğumuz hiçbir zaman unutulmasın”

ŞAM’IN ŞEKERİ, ARABIN YÜZÜ..

Son birkaç yüzyılda Ortadoğu’daki çekişmelerin temelinde yatan sorunların artık akılcı ve mantıklı bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Emin Değer, “Eskiden, ‘Ne Şam’ın şekeri, ne Arabın yüzü’ diyorduk. Ama şu gerçeği bilmek gerekiyor. Bunun üstüne basarak söylemek istiyorum; Hem Şam’ın şekerine, hem Arabın yüzüne talibiz” diye konuştu. Değer, ünlü din adamı Bediizaman Said-i Nursi’nin bir sözü ile  ortama farkı bir yorum getirdi:

“Zira; Türklerin ve Arapların sulh ve selameti, Alem-i İslamiyetin, belki Alem-i insaniyetin,sulh ve selametini temin eder”

Değer, “200-250 milyon Türk dünyasının, bir o kadar Arap Dünyası’nın bir arada İslam’a bayraktarlık yaptığının, önderlik yaptığının unutulmaması gerektiğini de belirterek, “Bu iki büyük toplumu bir araya  getiren manevi duyguları ön planda tutarak, her türlü anarşiden azad ederek, bölgede huzur ve refah hedefi ile yola çıkıldığında, insanlığa en büyük hizmet  gerçekleştirilmiş olur. İslam dünyası, temelindeki birlik, beraberlik, huzur ve refaha ancak bu birliktelikle kavuşabilir. Bunun anahtarı da Türk ve İslam dünyasının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinde yatar. ABD ve Batı dünyasının en büyük korkusu da buradadır. Bu hiçbir zaman unutulmamalıdır” diye  konuştu.

NASIL BİR TÜRKİYE?

Türk ve İslam Dünyası sentezine girebilecek güçlü bir Türkiye için de bazı koşullar gerektiğinin altını çizen Mehmet Emin Değer, “Öyle bir Türkiye istiyoruz ki, kendi içindeki sorunlarını halletmiş olsun.. Son yıllarda içinden bir türlü çıkamadığı Kürt sorununu halletmiş olsun.. 73 milyonu aynı ülkü etrafında toplamış bir Türkiye gerçek bir Türkiye’dir. Türkiye’nin artık defterini kapattığımız Osmanlıcılık’a ihtiyacı yoktur. Bunun Türkiye’ye faydası da yoktur. Türkiye ticari ve siyasi işbirliği kapılarını İslam Dünyasına iyice açmalı, işbirliğini geliştirmelidir. Böylesi bir ortam, ülke olarak Batı dünyası nezdinde itibarlı ve güçlü bir Türkiye’nin oluşumunu da sağlar. Yıllar yılı, bazı dış mihraklar, yanlış yönetimler, farklı düşünce odakları Türkiye’yi komşu ülkelerle ters düşürmüştür. Ama asıl gerçek, Türkiye’nin geleceği için, daha güçlü olması için, sadece aynı dini paylaştığı komşuları ile değil, kuzeyde, batıda, doğuda her ülke ile dostuluk kurması gerekliliğidir. Böyle bir Türkiye, güçlü bir Türkiye olur..” dedi.

KÜRT SORUNU İYİ NİYETLE ÇÖZÜLÜR

Türkiye’de son yılların en önemli sorunu olarak dikkati çeken Kürt sorununa çok cesur ve akılcı bir yaklaşımda bulunan Mehmet Emin Değer, Kürtler için, “Bu coğrafyanın bütün kahrını çekeceksin, nimetlerinden istifade edemeyeceksin” değerlendirmesinde bulundu. Türklerin de, Arapların da, Farsların da tarihlerinde Kürtlere karşı tarihi ve manevi bir sorumluluğunun bulunduğunu belirten Mehmet Emin Değer, “Kökeni Arap olan bir müslüman olarak söylüyorum; Bu coğrafyada Kürtler her üç unsura da 1000 senelik süreçte katkı sunmuştur. Asla bir ayrılık talebi olmamıştır. Son bir asırdır, her üç unsur tarafından da zaman zaman aşırıya kaçan haksızlık ve şiddete maruz bırakılmıştır. Irak’taki Halepçe katliamı buna bir örnektir. Türkiye’de Dersim olayı bir farklı örnektir. Bin tane haklı nedenleri de olsa, bin seneden beri kader birliği yapmış bu unsurların birbirlerine kılıç ekmeye hakları da yoktur. Özellikle bu coğrafyada Türkler ve Kürtler barış ve sevgi içinde beraber yaşamaya mecburiyetleri vardır. Türkler ve Kürtler birlikte yaşamayı başaramaz ise, hiçbir kavnin bunu başarması mümkün olmayacaktır.

TÜRKİYE’DE SİYASİ TANSİYON

Türkiye siyasetinde de görüşleri ile dikkatleri üzerinde toplayan Mehmet Emin Değer, siyasi oluşumların şekillenmesi ve Güneydoğu’daki siyasi yelpazeyi şöyle değerlendirdi:

“Ak Parti, iktidarının 2. Döneminin başlangıcında bölge halkına çok sıcak ve umut verici mesajlar verdi. Kürt meselesinin halli konusunda bölge halkında umut filizleri oluştu. Fakat bu seçim arafesinde henüz hikmetini bilmediğimiz, Başbakan’ın ‘Kürt sorunu yoktur. Kürtlerin sorunu vardır’ sözü ile bir ricad oluşturdu. Başbakan’ın bu ricadı söylemde kalmamış, fiiliyatda da bölgede, toplumda karşılığı olmayan kişilere milletin huzuruna çıkmakla göstermiştir.

Acaba bu geri dönüş müydü? Yoksa bunun altında başka politik manevralarmı vardı. Bunu tesbit edemiyoruz. Bunu seçimlerden sonra yeni Anayasa’nın ortaya koyacağı taleplere cevap vermesi ile göreceğiz.” Dedi.

Değer, Türkiye’de çözümlerin tekbaşlılıkla gerçekleşmeyeceğini vurguladığı konuşmasının son bölümünde gerçekçi tabloyu ve formülü de şöyle belirtti:

“Aslında CHP ve MHP de ‘Kürt sorunu, bizim de sorunumuzdur’ diyerek, çözüme iktidar kadar, ülke adına sorumluluk duygusu taşımalıdır. Gerçek milliyetçilik de budur. Ülkemiz bu sorunu çözmelidir. Bu mesele tek bir partiye ihale edilmemelidir. Tekbir parti bu meseleyi tek başına çözmeye kalkışmamalıdır. Çözüm için birlikte olmak, samimi olarak birlikte hareket etmek şarttır.”



YORUMLAR :::

  1. MEHMET EMİN DEĞER
    20 Haziran 2011 Pazartesi Saat 14:00 CEVAPLA
    Engin kardeşim haklıdır.Bende kendim kürt bildim ve bilmeye devam ediyorum.En az 250 senedir böyle bilinir.Ancak köken Musul'dan ve seyit olduğumuz tescillidir.Fakat ne kürt oluşum veya arap oluşum benim irademle oluşmamıstır.Benim zerre kadar dahlimin olmadığı bir oluşumdan dolayı ne böbürlenirim ne de aşağılık kompleksine girerim.Gayem o cimleyi kullanırken kendi araplığımı ifşa etmek değil,bir hakikatı haykırmak içindir.
    Selamlar.
  2. engin dağ
    20 Haziran 2011 Pazartesi Saat 04:34 CEVAPLA
    sayın mehmet emin değer arap kökenli olduğunu ifade etmiş...biz şimdiye kadar değer ailesini kürt olarak biliyorduk...yanılmışız demekki
  3. mehmet ümit özbal(emekli albay)
    14 Haziran 2011 Salı Saat 15:46 CEVAPLA
    Kıymetli Mehmet Emin Bey\'in bu düşüncesi Türkiye\'nin bölgesinde ve dünyada önemli bi güç olma yolundaki rotasının; doğru olduğunu ve giderek ve daha güçlü ve büyük Türkiye idealinin gerçekleşmesi noktasındaki hedeflerin anlamlı olduğunu gösteren yazı olması bakımından çok anlam ifade etmektedir.Aklın ve müspet anlayısın daima etkili ve kıymetli olması dileğiyle Emin Beyi tebrik ediyorum selam ve saygılarımı sunuyorum.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

EKONOMİ HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Doktorun gözünden Kovid-19 ile mücadelede

Mardin Devlet Hastanesi uzman doktorlarından Gamze [...]

1 gün önce...

Başkan'dan Tıp Kazanan Öğrencilere Altın Ödülü

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2020-YKS) yerleşti [...]

1 gün önce...

Karantinadan kaçana hapis cezası geliyor

Artan vaka sayıları yeni toplumsal önlemleri günde [...]

1 gün önce...

Elektriğe ve doğalgaza 1 yılda yüzde kaç zam geldi

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan ver [...]

1 gün önce...

Üniversiteden Online Ortamda Dil, Düşünce ve Din Kongresi

Mardin Artuklu Üniversitesi, Mardin Büyükşehir Bel [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN