Dengbej ne demek? Kime dengbej denir? "Söz uçar yazı kalır" durumunu ters yüz edenler: Dengbêjler

Dengbej ne demek? Kime dengbej denir? Dengbéjlik, yani "söz söyleyen". Dengbêj kelime manası olarak sese biçim, hayat, renk veren anlamındadır. Kürt kültürünün temel alt yapısını oluşturan ve binlerce yıllık Kürt edebiyatının günümüze kadar ulaşmasını sağlayan Dengbêjler, seslendirdikleri "kılam"larla dinleyenlerin bam teline dokunuyor.

YAŞAM KÜLTÜR SANAT
PAYLAŞ:

Toplum bilimini, filozofluğu, sözlü edebiyatı, siyasi ve tarihi misyonu barındıran Dengbêjlik, tarih boyunca kültürlerini sözle icra etmek zorunda kalan Kürtler için en önemli anlatı aracı oldu.

Bu geleneği sürdüren Dengbêjler de "Söz uçar yazı kalır" durumunu adeta ters yüz ederek köklü temelleri olan binlerce yıllık Kürt edebiyatını, günümüze kadar ulaşmasını sağladılar.

Dengbej ne demek? Kime dengbej denir?

Dengbêj, Kürt sözlü edebiyatında kilam ve stran söyleyen sanatçıların adıdır. Dengbêj sözcüğünün kelime anlamı; deng ‘ses’, bêj ‘söyle’dir. Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır. Dengbêjler genellikle köyden köye dolaşarak, hayatlarını söyledikleri destanlar, kılamlar, ilahiler ve hikayeler ile sürdürmektedirler. Bazıları erbane (tef), bılur (kaval) gibi çalgılarla söyleseler de, dengbêjlerin çoğu herhangi bir çalgı aleti kullanmadan, gırtlak gücüne dayanarak sanatlarını icra ederlerdi. Kahramanlıkların anlatıldığı ve ‘şer’ denilen sıtranlardan (şarkı) avcılığa, baharın güzelliği ‘kılam’lardan, düğün ve eğlencedeki mutluluktan, zaferlerin heyecanına kadar, hastalıktan kaynaklı acılardan, haksızlık ve birçok konu, değişik şekillerde sanatsal olarak sözlü Kürt edebiyatında yerini almıştır. Dengbêj kelime manası olarak sese biçim, hayat, renk veren anlamındadır. Dengbêjlerin seslerini kullanarak yarattıkları yapıtlara lawik ve kilam denir. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da gelenekselleşmiş olan Dengbêjlik özellikle Serhat Bölgesi diye anılan (Van, Kars, Erzurum, Ağrı, Muş gibi yerleşim yeri köylerinde hala sürdürülmektedir.

'Deng' Kürtçe'de 'ses' anlamına geldiği gibi 'haber' anlamında da kullanılmaktadır. Özellikle deyimlerde birçok örneğine rastlamak mümkündür: dengeke ji wan nehat gibi... Yaygın olarak bilinenin aksine deng-bêj, 'ses' ve 'söyle' anlamlarından öte 'haber veren', 'haber eden' anlamına gelmektedir. Dengbêjlik dil aracılığıyla; tarihi, sosyal ve kültürel içeriğe sahip bir gelenektir. Bu manada 'dengbêj' vak'alardan ibaret bir tarihi bildirendir.

Bir dengbej, aşk, göç, savaş, ölüm, yas, sevinç gibi bütün toplumsal olayları klam haline getirir. Dengbejler genellikle köyden köye dolaşarak, hayatlarını söyledikleri destanlar, klamlar, ilahiler ve hikayeler ile sürdürmektedirler. Dengbejler, herhangi bir çalgı aleti kullanmadan, gırtlak gücüne dayanarak sanatlarını icra ederler. Dengbejler, bu coğrafyada olup biten her şeyi klam haline getirdikleri için toplumun yaşam biçimini yansıtırlar. Bu coğrafyada yaşayan insanlar ağlarken, gülerken, savaşta, barışta , kavgada, cenazelerini bile defnederken bunları klamlaştırmışlar. Her klamın ayrı bir anlamı ve hikayesi vardır. Dengbejler, yıllardır toplum üzerinde büyük etki bırakmışlar. Bu etki hala devam ediyor. Eskiden toplumun ileri gelenlerinin, padişahların, aşiret reislerinin, beylerin özel dengbejleri vardı. Eğer bunlardan birinin dengbeji yoksa bu kişinin halk arasında pek itibarı olmazmış.

Bilinen en meşhur Dengbêjlerden bir kaçı;

-Şakiro

Kürdler arasında güzel sesinden dolayı ‘Kewê Ribat’ (Rabat Kekliği) ve ‘Şahê Dengbêjan (Dengbejlerin şahı)’ olarak anılan Şakiro (Şakir Deniz), kendisi gibi usta bir Dengbêj olan ‘Resoyê Gopala’nın öğrencilerindendir. ‘Şakirê Mezin’ ya da ‘Şakirê Bedih’ adıyla da tanınır. Aslen Ağrı (Karaköse)'nın Navik köyündendir.

1959 yılında ailesi topluca Adana'ya sürgün olarak gönderildiğinde genç bir delikanlıdır. 1959-1966 yılları arasında toplam 7 yıllık sürgün hayatından sonra 1966 yılında Muş'a dönen aile, 2 sene sonra yani 1968 yılında Erzurum Karayazı'ya yerleşir. Günlerce durmaksızın kılam söylemesiyle nam salan en büyük Kürd Dengbêjlerinden birisidir.

Ondaki ‘xulxulandin-hawînî’ (gırtlak yapma) çok az Dengbêjde görünen özelliklerinden en önemlilerindendi. Sadece Ortadoğu'da değil, Kürdlerin bulunduğu her parzemin ve alanda tanınan bir-iki dengbêjden birisidir.

Şakiro'nun en meşhur klamlarından "Emro" ile ilgili detaylar bu haberimizde:

https://www.mardinlife.com/sakiro-emro-sozleri-dengbej-sakiro-emro-turkce-ceviri.html

Dengbêj Reşo

Reşo (Reşoye Gopalan), Ferzê'nin şagirti (öğrencisi), Evdalê Zeynikê geleneğinden bir Dengbêj.

Reşo, 1890 yılında Karaçoban'nın Gopalan (Türkçe: Kopal) köyünde dünyaya gelmiştir. Ailesi Erivan muhacirlerindendir. Reşo, okul yüzü görmemiştir. Genç yaşta Gopalan ve çevre köylerde çobanlık yaparak ailesinin geçimini sağlamıştır. Bu bölgede yaşayan Dengbêj Sîno'dan Dengbêjlik dersi almış, Kilam söylemeyi öğrenmiştir. Reşo gençliğinde hep köyden köye göç etmiştir. Gopalan'dan Bulanık'ın Xêrgis köyüne yerleşmiştir. Bu esna Serhat bölgesinin divan sahibi Dengbêjlerden Malazgirtli Ferzê'den çok etkilenir, onun ve Evdalê Zeynikê'nin kılamlarını seslendirmeye başlar. Reşo, 1930'lu yıllarda patlak veren Ağrı İsyanına katılır ve isyan bastırıldıktan sonra bir süre için Suriye'ye kaçmak zorunda kalır. Döndükten sonra artık Kürdler arasında sayılan ve sevilen biridir.

Kawis Axa

Bağdat Radyosunda parlayan ve ünü bütün Kürdistan'a yayılan bir sanatçıdır Kawis Axa. 1889 yılında İran'ın Zozané Çarçela Bertiya dedikleri bir yerde dünyaya gelen ve daha 10 yaşında iken babasını kaybeden Kawis Axa, 13 yaşına kadar annesiyle beraber yaşamıştır. Gerçek ismi İdris Kakewis olan Kawis Axa, annesinin vefatının ardından annesinin arkadaşı olan Dengbêj Fatma'nın yanına yerleşir. Dengbêj Fatma onu hem korumuş ve hem de bütün kılamlarını kendisine öğretmiştir. Annesini kaybettikten sonra konuşma yeteneğini kaybeden daha sonra yıllarda da kekeme olarak konuşan Kawis Axa, kekeme olmasına rağmen güzel sesi ile kılamları akıcı şekilde okurmuş.

Evdalê Zeynıkê

Kürd halkının hayatında önemli bir yeri var. Kürd kültürünün en eski sözlü edebiyatı olan Dengbêjlik sanatının ilk ve en önemli kurucusu Evdale Zeynıke'dir. O, Kürdler arasında efsaneleşmiş ve diğer Dengbêjlerin örnek aldığı tek isimdir. Evdal, 1800 yıllarında Ağrı'nın Tutak ilçesinin Cemalverdi köyünde dünyaya gelmiş ve 110 yıl yaşamış. Dönemin önemli beylerinden biri olan Sürmeli Memed Paşa'nın Dengbêjliğini yapmış. Toplumun bütün gerçeklerini kılamlaştırmış. Aşk, ölüm, özlem, barış, siyaset gibi her konuda kılam üretmiş. O yüzden toplum onu kendinden biri olarak görmüş ve çok benimsemiş. Halen de düğünlerde, ölümlerde ve diğer toplumsal olaylarda onun kılamları söylenir.

Seyidxanê Boyaxçî

Seyidxanê Boyaxçî, Diyarbakır’ın Ergani ilçesine bağlı Lexerî köyünde 1933 yılında dünyaya geldi. 2 yaşında iken annesini, 4 yaşında iken babasını kaybeden Boyaxçî, amcası tarafından büyütülür ve hiç okula gitmez. Çocukluğu çobanlıkla geçen Boyaxçî, 15 yaşından sonra Diyarbakır merkeze yerleşir ve Sur ilçesinde ayakkabı boyacılığı yapmaya başlar. Boyaxçî, bu işi 25 yıl boyunca sürdürür. Boyaxçî, bir dönem Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde temizlik personeli olarak çalışır.

Uzun yıllar Sur’da bulunan Dengbêj Evi’nde bütün gününü biriktirdiği kilamlarını seslendirmekle geçiren Boyaxcî, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine bir süre önce hastaneye kaldırıldı ve vücudunun tamamının enfeksiyon kaptığını öğrendi. Boyaxçî, uzun bir tedavi sürecinden sonra felç geçirdi. Bütün günü evindeki odasında geçen Boyaxcî, eski bir radyo-teyp ile kasetlerden dinlediği kilamlara eşlik ederek zamanını geçiriyordu.

Gelenekselleşmiş olan Dengbêjlik özellikle Serhat Bölgesi diye anılan (Van, Kars, Erzurum, Ağrı, Muş vs.) gibi yerleşim yeri köylerinde hala sürdürülmektedir. Hâlihazır’da 2007 yılında Diyarbakır Büyük şehir belediyesi tarafından açılan Dengbêj evi faaliyetini sürdürmekte.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle