Diyordum…

14 Nisan 2019 Pazar Saat 18:35

Son günlerde yakından tanıyıp uzun yıllardır bir şekilde irtibatım olan biri bay biri bayan iki arkadaşımın beklenmedik ölüm haberleriyle karşılaşınca, insan bir garip oluyor.

Sürekli olarak plan yapıp geleceği kurguladığınız insanların,

Aynı plan içinde olup bir de onların fikirleri etrafında karar alıp, ona göre ayarlanınca,

Daha görüştüğünüz buluşmaların yakınlığı bile bu kadar yakınken,

Yok oluş ve onun çaresizliğiyle yüzleşmek gerçekten çok acı veriyordu.

Daha haftaya buluşacakken...

Daha yarın beraber bir geziye çıkacakken...

Bu planların odak noktasında olanları toprağın o kucaklayan koynuna bırakmak, hiç de öyle kolay olmuyordu.

Evet, ölüm acıydı.

Düştüğü yeri yakıyordu.

Aileyi tarumar edip, çoluğu çocuğu perişan ediyordu.

Zamanın derinliğine bırakılan anıların hüzün veren hatırlamaları ise; bir teselliden ziyade gizli gözyaşlarının yanaktan aşağı süzülen ıslaklığı kadar, yüreğe inen insan olmanın biçareliği ile yüzleştiriyordu.

Yaradan’ın sonsuz büyüklüğü karşısındaki acizliğimizi bir kez daha yüzümüze vuruyordu.

İnsan olarak düşünüyor…

İnsan olarak anlamlandırıyor…

İnsan olarak tanımlamaya çalışıyorduk,

Ölümü.

Ölüm her canlının tadacağı bir gerçeklikti ve kaçışı yoktu.

Zaten kaçışı olmayan bu gerçeklik, bilinç olarak bunun farkında olduğu kadar, onu anlamlandırmaya çalışan tüm insan evlatlarının en büyük açmazı olarak zihinleri zorluyor, çaresizlik haliyle vücut buluyordu.

Cami avlusunda sevip sevmediğiniz onlarca insana bakarken, aklınızdan geçiyordu.

Hakkınızı helal ediyor musunuz sorusunun rahmet kokan gizemi hepimizi gerçeklikle buluştururken, bu dünyanın faniliğiyle cilveleşmek, evreni sorgulamaya çalışan beynimizi dumura uğratıyordu.

Bu evreni algıladığı için sonsuz büyüklükte olan zihnimiz, ölümün bizi toprakla buluşturan gerçekliği karşısında nedense sus pus oluyordu.

Bir türlü evrene sığmayan düşünceyi, mezarın darlığına sığdıramıyordu.

Bilenin sabrı,

Ölümü kabullenmeyi öğrenmişin cesareti kadar,

Bire bir Rahmanın imanını taşıyanlar için,

Ölüm tam bir teslimiyet oluyordu.

Kederlerini içimize gömüp,

Saklı gözyaşlarımızın damlalarıyla, sevap fidanlarını tüm içtenliğimizle sulamaya çalıştığımız,

Ve zaten yanlarına gideceğimiz,

Tüm eş, dost, akraba ve şehitlerimize…

Bekleyin sıra bize de geliyor...

Diyordum.


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Yaşamın Adaleti 07 Ağustos 2019 Çarşamba Saat 13:37
2. Dozunda ve Kararında 25 Temmuz 2019 Perşembe Saat 11:34
3. Hayatın Kendisi… 12 Temmuz 2019 Cuma Saat 15:26
4. Varlığımızdır Bayram… 03 Haziran 2019 Pazartesi Saat 18:45
5. Yazarken Unutmayacaksın… 22 Mayıs 2019 Çarşamba Saat 11:14
6. Ramazansın Sen… 07 Mayıs 2019 Salı Saat 12:33
7. Neme Lazım 25 Nisan 2019 Perşembe Saat 21:09
8. Seçim Pazarı! 30 Mart 2019 Cumartesi Saat 13:07
9. Yalakalık… 10 Mart 2019 Pazar Saat 15:33
10. Bu Sahne… 23 Şubat 2019 Cumartesi Saat 17:35

YORUMLANANLAR :::

Memur-Sen zam teklifine ilişkin basın açıklaması düzenledi

Hükûmetin zam teklifini kabul etmeyen Memur-Sen, k [...]

1 gün önce...

Huzur ve güven, Mardin'i turizm çekim merkezine dönüştürdü

TÜRKİYE'nin kültür ve inanç turizminin önemli merk [...]

1 gün önce...

Çeyrek aldı başını gidiyor!

Gram altın 270,2 lira, çeyrek altın 441 lira ve Cu [...]

1 gün önce...

Dev teknoloji şirketleri kullanıcılarını dinliyor

Son günlerde art arda yaşanan skandallarda Silikon [...]

1 gün önce...

Hacılar dönüş yolunda

Türkiye’den hac farizasını yapmak için kutsal topr [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN


YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Nezir Güneş
Nezir Güneş

Bugün günlerden...!

1
Faraç Çobanoğlu
Faraç Çobanoğlu

Yolum Maraş'a Düşünce

2
Fırat Ensari
Fırat Ensari

Yaşamın Adaleti

3
Mustafa Aydın
4
Kadir Üründü
Kadir Üründü

Ters Açı...

5
Abdurrahim Akdağ
Abdurrahim Akdağ

Girdi, Sermaye, Kaynak

6
Muhammed Dağ
Muhammed Dağ

Aydın(lık) Sorunsalı

7