Doktorlar ‘Kim ölsün, kim iki gün daha yaşasın’ diye tercih yapmak zorunda kaldı

7 ülkeden 7 tanık anlattı.. Doktorlar ‘Kim ölsün, kim iki gün daha yaşasın’ diye tercih yapmak zorunda kaldı
22 Mart 2020 Pazar Saat 08:14 0

Dünya genelinde salgından hayatını kaybedenlerin sayısı 10 bini aştı; her dakika, farklı bir ülkeden yeni bir koronavirüs açıklaması duyuyoruz. Aralarında, en ağır bilançonun görüldüğü İran ve İtalya’nın da olduğu ülkelerden insanlara ulaşıp neler yaşadıklarını konuştuk.

Tebriz’de yaşayan N.E. koronavirüs görülmeden hemen önce Türkiye’ye gelme planları yapıyordu, uçak biletini almıştı. Virüsün Kum kentinde görülmesiyle birlikte “Neyse ki buraya (Tebriz) gelmemiş. Zaten ben gidiyorum” diye düşünüyordu. N.E.’ye göre Türkiye’nin 23 Şubat’ta İran sınırını kapatması, halkı virüsten daha çok sarstı. Türkiye’nin bu hareketi İran halkı için bir alarm olmuştu. Ailesini bırakıp gidemezdi. Gitmedi de... Yaşananları şöyle anlatıyor:

- Kum’u karantinaya almadıkları için virüs yayıldı. Bir pazar günü, doktorlar arabaların içinden hoparlörle ‘Lütfen herkes evine gitsin’ diye bağırmaya başladı.

-Doktorlar, hemşireler bitkin halde, hastanede yerde uyuyorlar. Çok sayıda doktor ve hemşire koronadan hayatını kaybetti. Hastaları sırayla cihazlara bağladılar ve kim ölsün, kim iki gün daha yaşasın diye tercih yapmak zorunda kaldılar.

- Tedavi edecek diye alkol içip kör olan ve ölenler, aşırı vitaminden zehirlenenler oldu. “Korktum, bana bir kit verin” diye hastaneye gidip kendine bulaştıranlar da cabası.

- Ama İran’da hiç kimse market raflarını boşaltmadı. Halk uzun süreli ambargo nedeniyle yetinmeyi öğrendi ve ürünlerin bitmeyeceğini biliyor. Bazı ev sahipleri de mart kirasını almadı, nisan kirasının yarısını istedi.

Çin

İki aydır süpermarket haricinde hiçbir yere gitmedim ama yürüyüşü ihmal etmiyorum

Cenk Özkömür koronavirüsün ilk görüldüğü yerde, Çin’de yaşıyor. 35 yaşında, gazeteci. Dokuz yıldan uzun zamandır Pekin’de:

- 23 Ocak’ta Vuhan karantina altına alındı. Pekin ve Şanghay gibi birçok kentte de yarı tecrit diyebileceğimiz bir duruma geçildi. Medyada başlarda sağlık personelinin fedakârlıkları anlatılıyordu. Sonra, hükümetin tedbirlerinin başarısı öne çıkmaya başladı.

- İki aydır, süpermarket haricinde hiçbir yere gitmedim ama yürüyüş yapmayı ihmal etmiyorum. Türkiye’nin Çin, Güney Kore, İran ve İtalya gibi örneklerden öğreneceği çok şey var. Şeffaflığın önemini, sıkı karantina tedbirlerinin nasıl uygulanacağını ve ne sonuçlar vereceğini Çin’den öğrenebiliriz. Güney Kore’ye bakarak karantina ve yasak olmadan, yoğun testlerle salgının nasıl kontrol altına alınacağını görebiliriz. İtalya örneğinde de sosyal teması bir an evvel kesmenin ne kadar kritik olduğunu görmek mümkün.

Arjantin

En çok duyduğum cümle: Bu politik bir virüs

Arjantin, Latin Amerika’da virüsten ilk kaybın yaşandığı ülke. Buenos Aires’te yaşayan Mehmet Tarhan’a ulaştık.

42 yaşındaki Tarhan, restoran işletmecisi ve devletin önlemler konusunda oldukça yavaş kaldığı görüşünde:

- İki hafta geçti; konser, tiyatro, opera gibi etkinlikler daha birkaç gün önce iptal edilmeye başladı. Ülkeye giren yabancılara ve Arjantinlilere ciddi bir tarama ve müşahede yapılmadı. Sonraki taramalarda kaldıkları otelde karantinayı kabul etmeyen 270 yabancı sınır dışı edildi.

- Koronavirüs konuşulmaya başladığında çok da ciddiye alınmadı; kişisel temas, öpüşerek selamlaşma, gece hayatı ve sokaklardaki canlılık devam etti. “Bu politik bir virüs” en çok duyduğum cümlelerden biri. Toplumsal hareketlerin bastırılması için virüsün abartıldığına dair söylemler yaygın. İnsanlar gözaltına alınarak fiilen karantinaya sokuluyor.

ABD

Artık sokaklar ıssız. Sosyal izolasyona dikkat ediyoruz

Deniz Karagülle, 10 yıldır Kaliforniya’da yaşıyor. Yüksek yazılım ve ürün mühendisi. Yazılım şirketi ESRI ve Johns Hopkins Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan ‘Koronavirüs İnteraktif Haritası’nda onun da emeği var. Hurriyet.com.tr’nin ana sayfasında da görebileceğiniz bu haritada hangi ülkede, kaç kişinin virüse yakalandığı, kaç kişinin hayatını kaybedip kaçının kurtulduğu görülebiliyor. Bir ay önceki aklı olsa daha çok temizlik malzemesi alacağını söylüyor çünkü ihtiyacı olanlarla da paylaşabilirmiş:

-70 yaş üstünde olan yoga öğretmenime bir hafta tuvalet kâğıdı aradım. En son, Home Depot mağazasına gidip kamyonların ne zaman geldiğini öğrendim. “Sabah 6.00” dediler, 5.45’te gittiğimde inanılmaz bir kuyrukla karşılaştım. Sadece bir paket tuvalet kâğıdı alabildim.

- Şu an sokaklar ıssız. Hepimiz hijyenimize ve sosyal izolasyona dikkat edersek sadece kendimizi ve sevdiklerimizi değil, başka coğrafyada yaşayan insanları da korumuş oluruz.

İtalya

Her şey bittiğinde insanların meydanlara

inip hesap soracağını düşünüyorum

Gazeteci Elvan Uysal 46 yaşında. 20 yıldır İtalya’da yaşıyor. Bir süredir Hürriyet Kelebek yazılarını Roma’da, ev hapsinde yazıyor. Yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

-İtalyanlar keyfine düşkün ama kimse canına susamış değil. İlk başta durumun bu hale gelebileceği kestirilemedi. Ülkenin en önemli düşünürlerinden Giorgio Agamben bile bu durumun kişisel özgürlükleri kısıtlamak için bir fırsata dönüştüğünü yazdı.

- En ağır kaybı yaşayan Bergamo’da çok ciddi sayıda sağlık personeli karantinada. Sadece Puglia bölgesinde 2500 kişi kendini sağlık birimlerine ihbar etti.

-Yakılma sırası bekleyen, karantinada hayatını kaybedip cenaze töreni bile yapılamayan insanlar var. Her şey bittiğinde İtalya’nın önce sokaklara çıkıp dans edeceğini, sonra tutamadığı yasını tutup bu insanları onurlandıracağını, hemen arkasından da meydanlara inip hesap soracağını düşünüyorum.

İsveç

Kontrolsüzce gezmeyi önlemek için kreş ve ilköğretim okulları hâlâ açık

39 yaşındaki S.D. 10 yıldır İsveç’te yaşıyor. Ona göre 11 kişinin hayatını kaybetmesinde şubat ayında yapılan ‘spor tatili’nin de payı var:

- Bu dönemde okullar kapanıyor. Aileler çocuklarıyla İsveç, İtalya, Avusturya, İsviçre gibi ülkelere kayağa gidiyor. İlk vakaların çoğu İtalya’ya giden ailelerde görüldü. Lise ve üniversiteler uzaktan eğitime geçti ama kreş ve ilköğretim okulları hâlâ açık. Bunun nedeni insanların boşta kalıp kontrolsüz biçimde gezmesini önlemek.

- Tuvalet kâğıdı, temel besinler, temizlik malzemeleri, dezenfeksiyon ilaçları bulunamıyor. İskandinavya’nın en büyük otel zincirlerinden Scandic, 2 bin çalışanını işten çıkardı, maaşlar düşürüldü. İskandinav Hava Yolları, 10 bin çalışanını ücretsiz izne ayırdı.

Fransa

Hiçbir eczanede

maske bulamadım

Fransız Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre cuma günü itibariyle virüs tespit edilen kişi sayısı 10 bin 995, hayatını kaybedenlerin sayısıysa 372. Yoğun bakımda 1122 kişinin tedavisi sürüyor. Paris’te yaşayan 27 yaşındaki avukat Yeşne Özek’e göre virüsü başta kimse ciddiye almadı:

- Sokağa çıkma yasağını duyan Parisliler, şehir dışındaki ikinci evlerine ya da ailelerinin yanına gitme derdine düştü. Paris’te evler çok küçük. Çoğu kişi, 30 günlük karantinayı 20 metrekarelik dairede tek başına geçirmek istemedi.

- Sosyal medyada “Paris’te zaten herkes virüs taşıyıcısı. Artık çok geç” tarzı yorumlar yapılıyor. Gerekçesiz sokağa çıkma durumunda 38 euro’dan başlayan cezalar var. Ben evdeyim. Çeşit çeşit vitaminler, eldiven, dezenfektan jel ve termometre aldım ama hiçbir eczanede maske bulamadım.



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Büyükşehir Belediyesinin Borç Miktarı Açıklandı

Mardin Büyükşehir Belediyesinin Borç Batağında old [...]

1 gün önce...

Büyükşehir'de 3 Daire başkanı daha görevden alındı

Mardin Büyükşehir Belediyesinin 3 daire başkanı da [...]

1 gün önce...

DEDAŞ'tan Açıklama: Borcunu ödeyenlere elektrik vereceğiz

Mardin’de tarımsal sulama abonelerinin birikmiş 1. [...]

1 gün önce...

Memur-Sen, Mardin'de Artan Vaka Sayısına Dikkat Çekti

Memur-Sen Mardin İl Başkanı Eyyüp Değer'den, Son g [...]

1 gün önce...

Seyir halindeki çöp aracında yangın

Dargeçit Belediyesi'ne ait çöp toplama aracında çı [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN