Dünya'da Bir İlk / Dara'da bulunan galeri mezarlık keşfedilmeyi bekliyor

Mardin'de keşfedilmeyi bekleyen ve görünümü ile Efes'i anımsatan tarihi antik kent Dara’da dünyanın ilk ve tek açık hava galeri mezarlığı bulunuyor. İşte o mezarlığın en ince ayrıntısına kadar özellikleri ...

TURİZM
PAYLAŞ:

Roma döneminde 'Yeniden Diriliş' törenlerinin yapıldığı, içinde binlerce kişinin bir arada olduğu 1400 yıllık galeri mezarlık üç kattan oluşuyor.

KOMUTANLAR EN DEĞERLİ HAYVANLARI İLE GÖMÜLMÜŞ

Dara Antik Kenti'nde sergilenen ve ölenlerin iki katta toplu defnedildiği galeri mezar, ziyaretçilerden ilgi görüyor. Dünyadaki diğer galeri mezarlardan ayıran en önemli özellik insanların ve en değerli hayvanlarına da ait kemik parçalarının bir arada bulunması.

2010 yılında yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan toplu mezarlık dünyada bir ilk olma özelliğine sahip. Kutsal kitaplarda bahsedilen Ezekiel Peygamberin ruhlara nefes vermesi ve yeniden diriliş mucizesinin kapı girişinde işlendiği galeri mezarlık, 573 yılında Sasaniler tarafından savaşta öldürülenlere ithafen, Doğu Romalılar tarafından 591 yılında yaptırılmıştır.

Binlerce kemik ve kafatasının bulunduğu alanın girişinde Hazreti İsa'ya ve Ortodoksluk inancına ait semboller bulunuyor.

30 YILDIR SADECE % 70’I ORTAYA ÇIKARILDI

30 yıla yakın devam eden kazılara rağmen halen yüzde 70'i toprak altında bulunan Dara, tüm gizemiyle keşfedilmeyi bekliyor.
Tarihi ve taş mimarisiyle Mezopotamya'nın Efes'i olarak tanınan Dara Antik Kenti M.Ö. 530-M.Ö. 570'te Pers kralı ünlü Darius tarafından kurulmuş, çeşitli dönemlerde İranlılarla Romalılar arasında el değiştirmiştir.
Mardin-Nusaybin karayolu üzerinde bulunan ve ne zaman kurulduğu hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamayan antik kent Dara'da Mardin Müzesi tarafından başlatılan arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor.

Mardin'in 30 kilometre güneydoğusunda, Mardin-Nusaybin karayolu üzerinde kalıntıları bulunan antik Dara kenti isminin Darius'un başkenti anlamına gelen 'Dağara'dan aldığı belirtiliyor.

Taşın ihtişamlı yapısı, estetiğin görkemli merkezi olan Antik Kent Dara, M.Ö. 530-M.Ö. 570'te ünlü Pers kralı Darius tarafından kurulmuş olup, kale, köprü, su kanalları, su sarnıçları, kilise, arasta, saray, çarşı, zindan, tophane, kaya mezarları ve sivil yerleşim yapılarına ait kalıntılar dikkat çekiyor.

DÜNYANIN İLK SU BARAJI

Burada yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkan kalıntıların arasında dünyanın ilk su barajı olarak bilinen sarnıç ve bentler de bulunuyor.

İranlılar ile Romalılar arasında sürekli el değiştiren Dara’da MS. 7. yüzyılda Arap istilasına uğramış, daha sonra da yerel beylikler tarafından yönetilen Dara, 15 ve 16. yüzyıllarda çevresindeki diğer yerleşim alanları ile birlikte Osmanlıların eline geçmiş.
Antik kentten günümüze kalıntıları gelebilen, moloz taş, tuğla ve kesme taştan yapılmış olan surlara dayanılarak çok iyi korunmuş bir kent olduğu anlaşılmaktadır.

BÖLGE HALKI SAHİPSİZLİKTEN YAKINIYOR

Antik kent Dara'da yaşayan vatandaşlar ise bölgenin sahipsizliğinden yakınıyor. Dara'nın yerleşim yerinde ikamet eden Levent Şimşek, bölgeye sahiplenilmesi durumunda Dara'nın ikinci bir Efes olabileceğini görüşünde.
Pandemiden kaynaklı ziyaretçi sayısının az olmasından dolayı kazı çalışmalarına ağırlık verilmesini isteyen Şimşek, "Dara'da bulunan bu antik kent Efes'i anımsatıyor. Ama bugüne kadar istenilen seviyede tanıtımı yapılmadığı için kimse burayı bilmiyor. Tarih kokan bu bölgeye turist akını olabilir. Buraya her gelen gördükleri karşısında şaşkına dönüyor. Sahiplenilmesi ve iyi bir tanıtım yapılması durumunda Dara dünyadaki tarih ve kültür turizminde vazgeçilmez bir yere gelebilir. Turistlerin de vazgeçilmez mekanı olacaktır"dedi.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle