# 3 kuşak İmam Hatipliler buluştu

> Bu yıl 9’cusu düzenlenen geleneksel Mardin İmam Hatipliler Buluşması, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, Marimder Başkanı Abdulsamet Yılmaz, AK Parti Mardin İl Başkanı Ali Dündar, Mardin Müftüsü İsmail Çiçek, Mardin İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Derviş ve üç kuşak imam hatip mezununun katılımlarıyla yapıldı.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/egitim/3-kusak-imam-hatipliler-bulustu
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2017-05-07T20:41:11+03:00
- Güncelleme: 2017-05-07T20:41:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: EĞİTİM
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2017/05/3-kusak-imam-hatipliler-bulustu-30143.jpeg

Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, imam hatip okullarının önemine değindi.
 Esen, “Yığınların sloganları arasında hakikatin bendesi olmak, her daim hakikati söylemek zordur. Dünyalık menfaat için haki-kati iki kuruşa satanların çoğaldığı zeminde, muhteşem bir şuurla hakkı söyleyip, hakkın hükümlerince tahkimatta bulunmak çok zordur. Hani diyor ya kelam-ı kadim, ‘hakkı savunan az bir topluluk, nice çoklara galip geldi’ diye; Biz imam hatipliler, bu şuurla kendimizi yoğurmaya ahdettik. İrademizi, hep bu şuurun mayasıyla yoğurduk” ifadelerini kullandı.

Mümin Gaflette Olmaz
 Zor zamanlarda, yüce Kur’an’ın emrettiği gibi “Allah’ın ipine sarılarak”, bir medeniyet hamlesi için çalıştıklarını anlatan Esen, şöyle devam etti:
 “Yılmadık, usanmadık. Ne de olsa bu dünya ‘bir geçiş yeridir’ diyerek, hesaplarımızı ukbaya göre yaptık. Hz. Ömer’in pers seferi sırasında söylediği ‘Peygamberimiz hayattayken, azlıkla yoklukla sınandık. Şimdi varlıkla sınanıyoruz’ hitabını hatırlarsınız. Aslında sünnetullahın hükmünü söylüyordu o adil halife. Zorluklarla sınanmadan varlıkla sınanma aşamasına gelemezsiniz. Kimi zaman bir daralma vardır, kimi zaman genişleme. Ama her iki durumda da insanın şuuru açık olması gerekir. Bizler, yokluğun kol gezdiği, zorun hüküm sürdüğü dönemleri hep beraber yaşadık. Hamdolsun bu süreci safları sıklaştırarak, azmimizi ortaya koyarak atlattık. Hüküm vericilerin en Adil’i Allah’tır. Şimdi varlığın zorluğuyla karşı karşıyayız. Şimdi, varın baştan çıkardığı bir dünyaya ile muhatap oluyoruz. Mümin, gaflette olmaz. Gaflete galebe çalar. Nasıl ki Ülkemizin ve ümmetin her zemin ve zamanda uyanık olması gerekiyorsa, inançla yoğrulmuş bir idrakin müntesibi olan İmam Hatiplilerin de kendilerini sigaya çekmesi gerekiyor.”

Yeni Bir Sistem İçin Öncü Olmalıyız
 Meselenin açık ve net olduğunu sözlerine ekleyen Esen, Allah’ın hükmünü sonuna kadar idrak etmenin gerekliliğini belirtti. Esen, “Tam da buradan hareketle yeni bir şuur, yeni bir sistem için öncü olmamız gerekiyor. Çünkü, bizler hem inancın yoğurduğu tarihin birikimiyiz, hem de gaybın sahibi ve ‘vaadine sadık’ bir Rabbe inanıyoruz. Şimdi, modernizmin boğduğu insanın merhemi bizde demeliyiz. ‘Kapitalist emperyalizmin tarumar ettiği insanlığın çıkış yolunu hep beraber buluruz’ diyebilmeliyiz. Yoksa, bu gidişten, insanın tamamen köleleştirildiği bu sistemden biz de sorumlu oluruz. Hatta bizzat bu imanın hakkını veremezsek, kölelik çarkının arasına biz de sıkışırız” diye konuştu.

Yanlış Din Telakkileriyle Mücadele Edeceğiz
 “Bu ülkenin inancıyla çok oynadılar” diyen Esen, kötü niyetli yapıların ülke topraklarında her türlü oyunu oynadıklarını belirtti. Ülkece hala FETÖ gailesiyle uğraştıklarını vurgulayan Esen, “İnsanları kendisine köle yapan bir şizofrenin neler yapabileceğini hep birlikte gördük. Bizzat bu toprakların diliyle, ca toprakların insanı, kendinden menkul teolojiye köle yapılmak istendi. Biz imam hatipliler, bu konuda da duruşumuzu ortay koyduk. Yeterli mi peki? Hayır! Bu konu üzerinde daha çok çalışmalıyız. Madem, bizim şuurumuza bir pranga vurmak istediler. Madem, özgürleşme vasıtamız olan, daha doğrusu fıtratımızla özgürleşmemizi sağlayan rehberimiz üzerine böyle bir kurgu yapıldı, bu kurguyu paramparça etmek bizim en önemli vazifemiz. Her zeminde, her şartta bu bizim en öncelikli vazifemiz. Bu konuda yapabileceğimiz çok şey var. Ama bu çok şey arasında kesinlikle şikayet etmek yok! Yakınmak yok! Bilinçli mümin, bilge mümin şikayet etmez, şikayetler çözüm üretir. Bilgelik bunu gerektirir. Analiz eder, derinlemesine düşünür ve köpüğün ötesindeki sebeplere nüfuz eder. Sonra da derinlikli yapısal çözümler geliştirir. Mesela paralel yapıyla değil, paralel yapıyı ortaya çıkaran sebeplerle ilgilenir ve bu sebeplerle mücadele eder. Paralel yapıyı ortaya çıkaran paralel teoloji bataklığı kurutulmadıkça, yeni FETÖ’ler ortaya çıkması kaçınılmazdır. O halde paralel teolojiden beslenen yeni güçlerin ortaya çıkıp FETÖ gibi başa bela olmasını, sonra da onları hapse atmayı mı bekleyeceğiz? Hayır! Paralel teolojilerle, batıni sapkınlıklarla, yanlış peygamber tasavvurlarıyla, yanlış din telakkileriyle mücadele edeceğiz. Çünkü İmam Hatipler çağımızın Dar’ul Erkamları, İmam Hatipliler de çağımızın Ashab-ı Suffaları olmalıdır. Bilgeliğin ve şuurun filizlendiği, filizleneceği; aklın ve vahyin meczolduğu zemindir” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Bir Bismillah Diyelim 
 Çağın İbni Sinalarının, Gazalilerinin yetişeceği zeminin İmam-Hatipler olduğunu söyleyen Esen, “Aliya’nın dediği gibi; Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım. Tarihin bize yüklediği misyon budur. İmam hatip neden var, imam hatipliler ne için çaba sarf ederler? Çağımızın Hilful Füdulları olmak için. Hakikat için, hakkı tutup kaldırmak için. Fıtrata saldırıları def etmek için…Şimdi, yılmadan usanmadan bu hususta da çalışmalıyız. Durduğumuz yer burası, Hareket ettiğimiz zemin tam da bu. Her şey gelir geçer. Rabbim emanetin sahibidir. Peki biz bu emanetin neresindeyiz deyip, yeni bismillahlar çekelim” ifadelerini kullandı.
 Marim-Der Başkanı Abdulsamet Yılmaz ise "Bugün düzenlediğimiz ‘9. Geleneksel İmam Hatipliler Buluşması’ için buradayız. Bu güzel bahar gününde buraya teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bugün Mardin ilimizde 22 imam hatip lisesi ve 98 imam hatip ortaokulu bulunmaktadır. Bu okullarda okuyan yaklaşık 16 bin 500 öğrencimiz okumaktadır. Okul binası ve öğrenci sayısı olarak önemli bir yere geldik." ifadelerini kullandı.
 Mardin il genelindeki İmam Hatip okulları hakkında da bilgiler veren Yılmaz konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
 “Mardin ilimizde 22 İmam-Hatip Lisesi ve 98 imam Hatip ortaokulu bulunmaktadır. Bu okullarda okuyan yaklaşık 16500 öğrencimiz okumaktadır.  Okul binası ve öğrenci sayısı olarak önemli bir yere geldik. 
 "Psikolojik, bürokratik ve politik engelleri aştık. Ama esas görevimiz aslında şimdi başlamaktadır; Kültürel ve bilimsel alanda çıtayı yükseltmeliyiz. Sadece mesleki anlamda değil, hem sözel, hem sayısal alanda yoğunlaşmalı ve ilerlemeliyiz. Okullarımıza ve öğrencilerimize nitelik ve seviye kazandırmanın çabası içinde olmalıyız.
 Artık yakınmalar, sitemler ve tenkitler ile yetinmemeli ve oyalanmamalıyız. Ülkemizde ve bölgemizde çok kanlı, acımasız ve tehlikeli çatışmalar vuku bulmaktadır. Küresel güçlerin elbette bunda büyük payı vardır. Ancak içinde bulunduğumuz sıkıntıları yalnızca emperyalist ülkelere ve dış güçlere bağlamak kolaycılık olur. Milliyetçilik, kavmiyetçilik, mezhepçilik, cemaatçilik, bölgecilik ve hizipçilik bir virüs gibi bünyemizi esir almakta ve direncimizi kırmaktadır. İmkânlarımızı ve enerjimizi içerde tüketmekte ve dış müdahalelere davetiye çıkarmaktadır. İmam-Hatip ruhuna bu anlamda büyük bir ihtiyaç vardır.Her türlü yobazlıktan, taassuptan, cehaletten ve Kuran’ın ‘Hamiyyetül cahiliyye’ olarak lanetlediği hastalıklardan kurtulmak için kutlu nebi Hz. Muhammed’in örnek modeli olan Sünnet’e sarılmaktan başka çaremiz yoktur. İmam Hatip nesli olarak her türlü taassuptan, şirkten ve ahlaksızlıktan teberri ediyoruz." Kültür, sanat, felsefe, estetik, tarih ve derin kavrayıştan mahrum olan ve bugün İslam coğrafyasının başına musallat olup vahşette sınır tanımayan DAİŞ ve benzeri şiddet fırkalarını red ediyor ve kınıyoruz. Düşman odaklarca laboratuarlarda üretilip yıkıcı etkisi ile azdırılan bir virüs gibi, bir anda İslam coğrafyasında Müslüman kanı dökmeye doymayan bu anlayış ve örgütler tam bir haçlı ve Moğol istilasını hatırlatmaktadır. Hiçbir mensubiyet ve hiçbir kutsal, masum bir müminin kanından ve canından daha aziz değildir. izler yıkımın değil imarın, kötülüğün değil iyiliğin, tefrikanın değil ittihadın, şerrin değil hayrın taşıyıcıları ve savunucularıyız. 
Komşu ülke Suriye ve Iraktan iç savaş nedeniyle ilimize gelen kardeşlerimize de, Nusaybin ve civar ilçelerden terör nedeniyle şehrimize gelen kardeşlerimize de kardeşlik ve merhamet ile yaklaşmak zorundayız. Bazılarımız Muhacir olmakla imtihan ediliyorsa diğer bazılarımız da Ensar olmakla imtihan edildiğimizi unutmayalım. Dayanışma ve kardeşlik duygularımızı artırmalı, hayır ve hasenat çabalarımızı büyütmeliyiz.. 
Bunun için de ortak alanlar ve kurumlar oluşturmalıyız. Vakıf, dernek, sendika, meslek odaları ve birlikleri içinde aktif olarak bulunmalı ve hizmet etmeliyiz.Varsa aramızdaki küçük ihtilaf ve farklılıkları abartmadan konuşabilmeliyiz. Her şeyden önce ve her şeyden önemli olarak bizler kardeşleriz ve birbirimizin muhabbetine muhtacız. 
İmam Hatipliler olarak kimsenin tavuğuna kiş demediğimiz halde, bazıları ilk fırsatta hemen ‘İmam-Hatipler kapatılsın’ veya ‘Kuran Kursları kapatılsın’ diye slogan atmaya başlıyorlar. Bunların düşmanlıkları bir türlü bitmiyor… Bunları Allaha ve milletimizin vicdanına havale ediyoruz."
 İmam Hatipli nesli hiç bir örgütün, hiç bir adamın ya da hiç bir partinin arka bahçesi de, adam devşirme mekanı da değildir. İmam Hatipler ilim-irfan yuvası olarak "La ilahe İllallah" desturunu şiar edinen bilinçli, ahlaklı ve hayırlı bir neslin umut kaynağıdır.”
 Program yapılan ikramların ardından sona erdi.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/egitim/3-kusak-imam-hatipliler-bulustu)