Ehliyet, Liyakat ve Adalet!

Mehmet Âkif Ersoy’un "Sahipsiz olan memleketin batması haktır

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır."dizelerinin sizde uyandırdığı duygular bende de mevcut.

Sahibi olmayan bir şey ya yok olur ya da başkaları tarafından sahiplenilir.

Evet, sahipsiz memleket diğer adıyla Mardin.

16.Yüzyılda bir camiye imam atanırken aranan kriterler maalesef bugün 1 Milyon nüfuslu bir kente atanan bürokratlarda aranmıyor. İle atanan bürokrat hangi vasıflara haiz olduğu için atandı, ya da görev yapacağı birimin şu yarasına merhem olacak diye atadık diyecek birileri var mı? Varsa bizleri aydınlatırsa sevinirim.

Kanuni Sultan Süleyman’ın, 1557 yılında tamamlanan Süleymaniye Camii’nde görevlendireceği bir imamda aradığı şartlar şöyle sıralamış:

  • Yüksek ilimleri ve alet ilimlerini (Fenni) bilecektir. İlm-i Teşrihi (tıp ilmini) bilecektir.
  • Arapçayı ve Farsçayı bilecektir.  Ayrıca Latinceyi de bilecektir. Kefere dini (Müslüman olmayanların dini) ile dinimiz İslam’ı mukayeseli olarak bilecektir. 
  • Ata binecek, ok kullanacak, güzel görünüşlü olacak ve güzel giyinecektir. Güzel ve tek bir eşi olacaktır. (Harama bakmaması için)

Son dönemlerdeki atamalar, ilimizi bürokratların acemi birliğine döndüğünü gösteriyor.

Biri gelir, memleketi talan eder, emir yağdırır karşı çıkanı tehdit ederek, imza attırır, diğeri gelir sen neden karşı çakmadın diye tehdit eder. Soruşturma üstüne soruşturma açtırır. İş yapılmaz hale getirilir.

Bir başkası atanır, kurumu iş yapamaz hale getirir, herkesi bir birine düşürür. Devletin şehre harcansın diye gönderdiği bütçeyi harcamaz, gönderdiği bütçeyi  tenkis eder.

Bir başkası gelir, atandığı kurumun işleyişinden bi haber, hizmet verdiği toplumdan, toplum değerlerinden yoksun. 

Liyakat dersen yok, beceri dersin o da yok.

Neden geldiğini, ne yapacağını kendisi de bilmiyor.

Hedeften, vizyondan uzak.

Görev yaptığı alanı tanıyana kadar, emekliliği gelecek.

Sonra da bu memleket neden düzelmez diye bir birimize hayıflanır dururuz.

Nadiren de olsa ile gelen İyi bürokratlar ise hemen merkeze çekilir ya da hemen başka bir ile gönderilir. Bu uygulamalar kaderimiz mi?

Zamanında Artuklu Üniversitesinde, Eğitim ve sağlık alanında, Mardin Müze Müdürlüğünde yaşananları eleştirmiş tespitlerde bulunmuştuk. Zamanında yaptığımız bütün tespitler bir bir ortaya çıkarak haklılığımızı ortaya koymuştu.

Ehil olmayanların bu kurumları nasıl kefgire çevirdiğine hepimiz şahit olmuştuk.    

Sonuçta ise hepsi görevden alındı. Kimisi ihraç edildi, kimisine mahsup çıktı. Kimi merkeze çekildi, kimi ise memuriyetten atılarak cezaevine gönderildi. Ama bu süreçte olan Mardin'e oldu. Devletin kaynakları heba edildi.    

Yıllarca şehrimiz, terör olayları nedeniyle doğru düzgün hizmet alamamış, tüm alanlarda ve istatistiklerde sonuncu sıralarda.

Turizm kenti olmasın rağmen, kültürel zenginlerini değil dünyaya, iç turizme bile tanıtamamış, adeta toprağa gömülü hazine gibi gün yüzüne çıkmayı bekliyordu.

Dara harabeleri, Boncuklu Tarla, Mardin Kalesi, Gırnavas gibi çeşitli tarihi kalıntılar daha keşfedilmeyi bekleyen nice eserlerin üzerindeki tozu toprağı kaldıracak ellere ihtiyaç vardı.

Başarılı operasyonlarla terörün belinin kırıldığı, hayatın normale döndüğü bu süreçlerde, gayretli çalışmalarıyla, kazılara kendi gayretleriyle bulduğu sponsorlar kanalıyla ve kazı çalışmalarının hızlandığı bir süreçte ilimize yapılan yine ve yeni bürokrat ataması bizleri sükut-u hayale uğratmıştır. 

Dillerin ve dinlerin Kenti Mardin bunu asla hak etmiyor.

İlimiz tam bir Turizm kenti.

Şehrin tarihini, gelenek ve göreneklerini bilmeyen, Mardin’i tanımayan, tanımaya çalışıncaya kadar emekliliği gelecek birilerine koca koca kurumlarımızı, geleceğimizi teslim etmek doğru değildir.

Kentimizi biz tanıtamayacaksak, kültürümüzü biz aktaramayacaksak, biz bu kente gelecekleri misafir edemeyeceksek, biz burada neden yaşıyoruz ki?

Bir oldu bittiye getirilerek, (farklı bir görevde çok iyi bir bürokrat olabilir) geniş bir coğrafyası, kadim bir tarihi olan bu kente yapılan  atama büyük bir haksızlıktır.

Bu tür atamalar nerede olursa olsun sıkıntılı.

Unutulmasın ki ehliyeti olmayanın liyakatı da olmaz. Liyakatsızlık beraberinde adaletsizliği de getirir. Adaletsizlik ise devletin temellerinde derin sarsıntılara yol açar.   

İlimizi yönetmek, ilimizle ilgili kararlarda şehir halkının en azından hissiyatlarını almak, siyasi iktidardan beklemek en doğal hakkımız olduğuna inanarak ilimizin sahipsiz olmadığını, yapılan yanlış uygulamaları şehirde yaşayan ve şehri en iyi bilenler olarak kabul etmediğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

Nezir Güneş

Mardin Gazeteci ve Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı 2008-2014 Mardin STK Platformu Sekreteryası 2008-2022 Türkiye İnternet Medya Birliği Mardin Temsilcisi 2022 - Mardin Life Dergisi ve Gazetesi Gene

YORUMLAR

  • Ellerine, yüreğine zekana sağlık Nezir hocam,
    Uzun süredir kimsenin dile getiremediklerini yazmışsınız. Tüm Mardinlilere tercüman olmuşsunuz. Yanlız atladığınız bir şeyler var. Bunlar: mardin Büyükşehir belediyesindeki 696 Khk lı ve taşeron olarak çalışmaya devam eden işçilerin durumudur Bunları da belirtin lütfen:
    696 KHK lı sürekli şirket işçilerinden teknik kadro grubunda yer alan mimar, mühendis, şehir plancısı, inşaat mühendisi, arkeolog, tekniker, sanat tarihçi ve ve diğer teknik personellerin sözleşmeli memur olması için alınan Meclis kararını neden uygulamadılar. Teknik personellerin sözleşmeli memur olması gerekirken neden hala emekleri heba edilip sözleşmeli memur yapılmıyor. Mardin’deki ciddi projelere imza Aran bu gençlerin suçu nedir? Başka illerden getirilen ve Mardin’le ilgisi olmayan ama sözleşmeye alınan diğer insanların artısı nedir? Neden Mardinli gençlerin önü kapatılıyor? Neden teknik personeller diğer belediyelerdeki gibi maaş alamıyorlar. Çünkü birkaç daire başkanı ve akıl hocaları teknik personele bunu layık görüyor. Kendileri 30 -40 bin TL maaş alırken personeli Türkiye’nin en az maaş Personelleri durumundalar. Az maaş veriliyor diye insanlar ne evlenebiliyor, ne mutlu olabiliyor. Nede işinde mutlu. Emin olun alternatif olsa kimse mardin Büyükşehir belediyesinde çalışmaz. Herkes beddua ediyor. İnşallah sözleşmeli olacak gençlerin önünü kapatanların başta olmak üzere, personelin emeğini umutlarını hayallerini küçümseyen yöneticileri, ve bu gençleri bu hale getiren lere hakkımızı helal etmiyoruz.

    Ellerine, yüreğine zekana sağlık Nezir hocam,
    Uzun süredir kimsenin dile getiremediklerini yazmışsınız. Tüm Mardinlilere tercüman olmuşsunuz. Yanlız atladığınız bir şeyler var. Bunlar: mardin Büyükşehir belediyesindeki 696 Khk lı ve taşeron olarak çalışmaya devam eden işçilerin durumudur Bunları da belirtin lütfen:
    696 KHK lı sürekli şirket işçilerinden teknik kadro grubunda yer alan mimar, mühendis, şehir plancısı, inşaat mühendisi, arkeolog, tekniker, sanat tarihçi ve ve diğer teknik personellerin sözleşmeli memur olması için alınan Meclis kararını neden uygulamadılar. Teknik personellerin sözleşmeli memur olması gerekirken neden hala emekleri heba edilip sözleşmeli memur yapılmıyor. Mardin’deki ciddi projelere imza Aran bu gençlerin suçu nedir? Başka illerden getirilen ve Mardin’le ilgisi olmayan ama sözleşmeye alınan diğer insanların artısı nedir? Neden Mardinli gençlerin önü kapatılıyor? Neden teknik personeller diğer belediyelerdeki gibi maaş alamıyorlar. Çünkü birkaç daire başkanı ve akıl hocaları teknik personele bunu layık görüyor. Kendileri 30 -40 bin TL maaş alırken personeli Türkiye’nin en az maaş Personelleri durumundalar. Az maaş veriliyor diye insanlar ne evlenebiliyor, ne mutlu olabiliyor. Nede işinde mutlu. Emin olun alternatif olsa kimse mardin Büyükşehir belediyesinde çalışmaz. Herkes beddua ediyor. İnşallah sözleşmeli olacak gençlerin önünü kapatanların başta olmak üzere, personelin emeğini umutlarını hayallerini küçümseyen yöneticileri, ve bu gençleri bu hale getiren lere hakkımızı helal etmiyoruz.

Yorum Ekle