Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2)

03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54

Sınırdan gece saatlerinde geçiş yapmayı planladığımız için ne Habur Sınır Kapısında ne de Halil İbrahim Kapısında herhangi bir araç kuyruğuna takılmadık. Habur girişinde araçla geçiş yapacağımız yolcu listesi dedikleri bir kağıt doldurmamız gerekiyormuş. Bu kağıt normalde internetten temin edilebiliyor. Ancak bizler kapıda bir şekilde temin ederiz düşüncesiyle geldiğimiz için bir A4 kâğıdı Türkiye tarafında 20 TL’ye Kürdistan tarafında ise bize bin 500 Dinara mal oldu. Türkiye tarafında herhangi bir ücret ödememize rağmen Kürdistan tarafından ayakbastı parası adı altında olmasa da girişte ödediğimiz 44 $ çıkışta ise verdiğimiz 22 bin dinar canımızı şıksa da “La Havle…” çekip işlemlerimize devam ettik.

İlk olarak fotoğraf çekimi, parmak izinin alınması, memurun neden geldiğimizle ilgili soruları, araç sigortasını yaptırma ve yolcu listesinin teslimi ile işlemlerimiz bitiyor.

Gecenin geç saatlerine rağmen her iki sınırdaki görevlilerin güler yüzlü davranışlarıyla motive olmuş şekilde Zaho’ya geçiş yaptık.  

Biliyorsunuz Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Sayın Cumhurbaşkanının söylemi ile Kürdistan, 6 milyona yakın nüfusu ve 75.000 km² 'den oluşan toprağı ile Batı’da Suriye’ye, Doğu’da İran’a ve Kuzey’de Türkiye’ye komşu olan Irak Federasyonu’na bağlı Anayasal düzeyde varlığı olan özerk bir bölge. Bu bölgede kendi içinde ikiye ayrılmış. Behdinan ve Soran diye. Behdinan’da KDP yani Barzani, Soran’da ise KYB yani Talabani ve ondan kopan Goran hakim.

Burada Kürtler, Türkmenler, Araplar, Keldani, Yezidi ve Süryani Hıristiyanlar bir arada yaşıyor. Irak İç Savaşı’nın ardından ABD’nin bölgeden çekilmesinden sonra kurulan, Erbil, Duhok, Selahaddin, Süleymaniye ve Halepçe’yi de içine alan Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bayrağı ise sarı, kırmızı ve yeşil renklerin ortasında yer alan bir güneş. IKBY’nin geçmişinde Şeyh Mahmud Berzenci, Şeyh Abdusselam Barzani, Şeyh Ahmed Barzani ve Mela Mustafa Barzani’nin önemli yeri var. Birçok yerde bu zatlara ait fotoğraf ve isimleri verilmiş mekanlar var.

Burada bölgenin geçmişi hakkında kısa bir bilgi verecek olursak. Bugün IKBY’nin yönettiği topraklar 1921 ile 1924 yılları arasında bağımsızlığını ilan eden Şeyh Mahmud Berzenci tarafından Kürdistan Krallığı adıyla yönetildi. Daha sonra Faysal ailesi tarafından yıkılan krallık 1970’de yeniden özerkliğini ilan ederek yönetimini 1974’e kadar sürdürdü. Baas rejimi ile son bulan özerklik 1991’de yine bölge halkının başkaldırısı neticesinde tekrar özerk yönetim sistemi ile yönetildi. 1992 yılında parlamento seçimleri yapıldı ve Kürdistan hükümeti kuruldu. 2003 yılında Baas rejiminin devrilmesinin ardından Irak Federal sisteme geçti ve Kürdistan Federal bölge statüsünü aldı.

Bölgenin Coğrafyasında en belirgin fiziksel özelliği dağlık olmasıdır. Bölgedeki dağlar Zap, Sirwan ve Habur gibi birçok akarsuyun kaynağı olmuştur. Arazi yapısı ve iklim koşulları itibariyle zengin bir çeşitliliğe sahip olan bölgenin güneye doğru çöl iklimine yaklaşan sıcak ovalar, kuzeyde İran sınırında yüksek sıra dağlar, yaylalar, ormanlık alanlar, vadiler, ovalar ve göller doğaya büyük bir renklilik ve serinlik  katar. Bölgede aynı gün içinde birkaç kilometre ara ile 20 dereceyi de 50 dereceyi de yaşayabilirsiniz.

Tarımsal ürünlerin yanı sıra petrol, gaz ve diğer madenler gibi birçok yeraltı kaynaklarına sahip olan bölgede toprakların %60’tan fazlasını IKBY yönetirken Kerkük ve Musul gibi geri kalan %40’ı ise Irak Anayasası’na göre “tartışmalı bölgeler” olarak geçtiği için merkezi hükümet tarafından yönetiliyor.  Tartışmalı bölgelerin Bağdat’a mı yoksa Erbil’e mi bağlanacağını, nüfus sayımı ve referandumla belirlemeyi öngörüyor, ancak bir türlü bu düzenlemeler yapılmadığı için beraberinde sıkıntıları da getiriyor.

Resmi dilleri Kürtçe ve Arapça olan bölgede ayrıca Türkmence, Ermenice ve Süryanice dilleri de konuşulduğu bölgelerde resmi dil ve eğitim dili olarak kabul ediliyor. Kürtçe lehçeleri arasında bir birlik olmasa da halkın büyük ekseriyeti her lehçeyi ve Arapça’yı da konuşabiliyor.

Irak Kürdistan’ında bulunan Arap ve Türkmen nüfusunun tamamının Kürt nüfusun ise çoğunluğunun resmi dini İslam’dır. Bölgede ayrıca Hıristiyanlık, Ezidilik, Sâbiîlik ve Yahudilik dinlerine mensup insanlar bulunup dini ibadetlerini özgürce ve güven içerisinde yerine getirmektedir. Ezidiliğin merkezi olan Şengal ve kutsal bildikleri Laleş de bu bölgede bulunmaktadır.  

Kürdistan’ın başkenti olarak bölgenin en önemli kenti olma özelliğini taşıyan ve Kürtçe ismi ile Hewler olan Erbil, savaşın ardından çok kısa zamanda Ortadoğu’da ticaretin önemli merkezlerinden biri haline gelmiş.

Daha önce defalarca Irak Kürdistanı’na giden biri olarak şehirlerarası yolları hariç her şeyin ileriye gittiğini ve geliştiğine bir kez daha şahit oldum.  Devam eden yeniden yapılanma süreci ve hemen her alanda girişilen yeni projeler halen devam ediyor.

İş dünyasının yeni rotası, hızla büyüyen ve özellikle bölgemiz ve ülkemiz için inanılmaz iş fırsatları sunan Hewlerin nüfusu 2,5 milyon civarında. Nüfusun büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşuyor. Bölgenin en eski yerleşim birimlerinden olan Erbil’in tarihi binlerce yıl öncesine uzanıyor. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Erbil, tarih boyunca Anadolu’dan Bağdat’a uzanan ticaret yolları üzerinde önemli konumdaki kentlerden biri olduğunu kalesinden ve tarihi çarşılarından bir kez daha öğreniyoruz.

Erbil Kalesi şehrin merkezinde ve yüksek bir tepenin üzerinde etrafı surlarla kaplı Orta Çağ'dan kalma bir şehir görünümünde. Erbil'e gelmişseniz burayı görmeden kesinlikle dönmemeniz gerekiyor. Şehrin manzarasını en güzel burada izleyebilirsiniz. UNESCO tarafından Dünya Kültürel Miras listesine alınan Erbil Kalesinin tarihi 6000 yıl geriye gidiyor. Sadece turizm amaçlı kullanılan kalede restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Kale yılın her dönemi dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistler tarafından ziyaret ediliyor. İçinde Kürt Müzisyenler Müzesi, Süryani Mirası Müzesi, Kürt Tekstil Müzesi, Kürtçe el yazmaları müzesi ve Taş Müzeleri gibi farklı müze evleri barındıran kalede birbirinden ihtişamlı ve Mardin evlerini anımsatan muhteşem konaklar ve yapılar bulunuyor. Kaleye giriş bedava olsa da içinde namaz kılmak için gittiğimiz caminin kapısının menteşelerle kapalı olması ayrıca yüreğimizi sızlattı. Kaleden dönerken iki ayrı caminin daha olduğunu ve bunların da sürekli açık olduğunu öğrenmemiz yüreğimizdeki sızıyı dindirmeye yetmişti. 

Şehir, tarihi Erbil Kalesi’nin etrafında daire şeklinde büyüyen 120, 80 ve 60 m’lik geniş anayolları, mega AVM’leri ve modern apartmanlarıyla modern bir görünümde. Erbil ve Süleymaniye geniş caddeleri büyük binaları ile belki Ankara ile yarışabilecek düzeyde.  

Kaleden şehre inince zaten modern bir görüntü sizleri karşılıyor. Betonarme binalarla karşılaştığınızda tarihte geri sarmış hissine kapılabilirsiniz.

Erbil'i turlayınca karşımıza çıkan tabela ve gördüğümüz manzaradan anladığımız kadarı ile beyazeşyasından gıda sektörüne, mobilyasından giyimine, otelinden restoranına Türk markalarının etkisi altında. Türk şirketlerin sayısı hatırı sayılır seviyede, üstelik de gittikçe artıyor.

Kaleden aşağıya indiğinizde sizleri 900 yıllık Kayseri Çarşısı karşılayacak. Burası kapalı çarşıyı anımsatan ve ülkenin en eski ve en büyük çarşılarından biri durumunda.  Altın, tekstil, baharat, gıda, hediyelik eşya kısaca her şeyi bulabileceğiniz bir çarşı, oldukça büyük ve birçok sokaktan meydana geliyor. Çarşının ve kalenin etrafından birçok kafe ve restoran var. Bölge günün her saati oldukça kalabalık.

Erbil kurak bir şehir, çok az yağmur yağıyor. Şehrin sıcak havasından bunalanlara nefes almak için parklar iyi birer seçenek. Parklarda yeme içme yerleri ve çocuklara oyun alanları bulunuyor. Minare Parkı, Shanidar Parkı ve Parlamento binasının tam karşısında olan Sami Abdurrahman Parkı birbirini tamamlayan ve oldukça büyük yapılar.

Hristiyan mahallesi olarak bilinen ve daha çok gece hayatıyla ünlü Ankawa bölgesi diğer bölgelerden farklılığını görür görmez hissettiriyor insana. Erbil’deki modern alışveriş merkezlerinde birbirinden şık mağazalar, kafeler, restoranlar ve oyun alanları bulmak mümkün. Hepsinde de Mado’sundan Simit Sarayına, Bay Dönerinden Artukbey’ine Türkiye etkisi hakim.  

Erbil’in kozmopolit yapısı yemek kültürüne de yansımış. Kürt, Arap, Türk ve dünya mutfaklarından örnekler bulunuyor. Yöresel mutfağının temelini et, pirinç, bulgur ve baharatlar oluştururken mihmandarımız Lokman Acar Abi’mizin bizleri götürdüğü ABC ise ayrıca muhteşem bir yerdi.

İtalyan Mutfağından İran mutfağına, Amerikan fastfoodundan Çin yemeklerine, Ortadoğu Mutfağından Japon Yemeklerine, Balık türlerinin bulunduğu denizevinden dondurma çeşitlerine, Tatlı çeşitlerinden meyve reyonuna, Vegan Seçeneklerinden içecek sunumlarına kadar hemen her ülke mutfağından yemek çeşitlerinin olduğu açık büfe restaurant iki kat üzerinde dev bir AVM formatında yapılmış.  Sabit bir ücret ödeyerek giriş yapabileceğiniz yere özellikle damak tatlarına önem veren Araplar yoğun ilgi gösteriyor.

Bölgedeki ekonomik imkânların potansiyeli ve hızla büyüyen şehirler, aslında bölgede istikrarlı bir barış ve güven sürecinde neler olabileceğinin ciddi bir habercisi. Türkiye ile Kürdistan arasında artan ticaret hacminin yanında Türk işadamlarının bu bölgeye duyduğu ilgi ve merak da dikkat çekici konumda. Erbil’de olduğumuz günlerde devam eden fuar da bunun bir göstergesiydi aslında. Kürdistan ile aramızdaki ekonomik boyutun yanında, bir de kültürel yakınlığımız ve benzerlikler de bizi birbirine bağlayan etkenler. 


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Bir babanın ardından… 19 Ekim 2019 Cumartesi Saat 18:06
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran - Tebriz 04 Ekim 2019 Cuma Saat 17:34
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
4. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
5. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
6. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
7. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
8. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
9. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
10. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (1) 01 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 20:05

YORUMLANANLAR :::

Davutoğlu ekibinden çarpıcı iddia

Yeni parti kurma hazırlıklarını sürdüren eski Başb [...]

22 saat önce...

Yaşlı ve felçli hastayı ambulansa sırtında taşıdı

Mardin’de 112 acil tıp teknisyeni, dar sokaklar ve [...]

1 gün önce...

MAÜ öğrencilerine 'Gastronomi'de birincilik ödülü

Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastr [...]

1 gün önce...

Şiddete dikkat çekmek için Cumhurbaşkanına mektup gönderdiler

Türk Eğitim Sen Mardin Şubesi, öğretmenlere ve eği [...]

1 gün önce...

Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! Enerji Kimlik Belgesi almak artık zorunlu

1 Ocak 2020'den sonra binalar ya da bağımsız bölüm [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN


YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar