Geçmişin Mardin’inde İnsan Profilleri (1)

02 Ocak 2020 Perşembe Saat 10:49

Ömür denen zaman diliminin hepimizi öğüten çarkı içerisinde, bizlere biçilen kader denen süreci tamamlamaya çalışırken…

Anılarımızda yer eden insanların kendimizden sonraki insanlara devrettikleri bilinmezliğin kederi, bir şekilde hafıza denen o muammanın cenderesine takılıp karşımıza çıkıverirken…

Çoğu zaman hatırlamadıklarımızın karanlığında hapis olan yaşamın, algılayıp anlayamayacağımız karmaşasında, sevdasını yüreğimde her daim taşıdığım memleketim Mardin’imin…

2020 yılının ilk günleri olarak tarihe düşen şu zaman diliminde…

Geçmişe doğru uzanan hatıraların geçit vermez labirentlerinde yer eden insan profillerini düşündükçe, hüzünlenmenin dışında yüreğime oturan faniliğimizle baş başa…

1970 li yılların ortalarında eskinin Defterdarlık, şimdiki ise İzala Otelinin altındaki Çarşı Karakolunda bekçi olarak çalışıp, ‘Akıl fil sigorta deyip’ ‘Delidir’ diye bağıran Şeyhmus’u (Şehıni),

Kendiyle dalga geçenlere en galiz küfürleri etmekten çekinmeyen Çöpçü Kemal’i (Kemalo Zibbel),

Kentin tek caddesinde elinde ki hayali direksiyonla ağzından çıkan motor sesi eşliğinde ‘ğınn ınnn ınnnn’ diyerekten araba süren Nede’yi, kendilerine has o insani yönleriyle, hep hatırlıyorum.

Üçyolun tam köşesinde mini bakkal-büfe karışımı dükkanında bekleyen aynı zamanda hakemlikte yapan Kemal Çakmak’ı (Alike),

Karşısındaki dükkanda Mehmet ve Mahmut Can kardeşlerin oturuşunu, aynı zamanda sevgili yeğenleri ve can bir insan olan şimdilerde ise hakkın rahmetine kavuşmuş, can dost sevgili Yusuf Can’ı, unutamıyorum.

Yalçın Atilla’nın (Lebeno) dondurmacı dükkanı ve sade dondurmasını,

Yaşamın yükünü hep omuzlarında taşıyıp çoluk çocuğun rızkını helalinden kazanma azmiyle Ammo Haşim’in (İnekçi) halka tatlı ve limonatasını,

Cumhuriyet meydanında ki pastanesinde nefis baklava yapan Ahmet Elalmış’ın pastanesini, hep hatırlıyorum.

Kuyumcular çarşısında kadim Süryani kimlikleri kadar benim için kadim bir aile gibi olan rahmetli Sevgili Ammo İlyas (Melengiç) ve yine hakkın rahmetine kavuşmuş olan her daim samimi gülümsemesi eksik olmayan oğlu Orhan Melengici, unutamıyorum.

Beyefendiliğin vücut bulmuş haliyle Ata Çuhadar ve Selahattin İldoğan’ın konfeksiyon dükkanlarındaki esnaf olmanın ağırlığını taşıyan kişiliklerini,

Terzilikten yetiştiği kadar ciddi bir esnaf olan, Mardin’in sorunlarını kendi kişisel sorunu addedip toplumsal bilinçle sorumluluk hisseden Sevgili Davut Birol’u,

Kaliteli ayakkabıcılıkta Necat Oktay’ı, hep hatırlıyorum.

Kız meslek lisesinin çıkış merdivenlerinde günlük rızklarının peşinde yük bekleyen hamallardan (hımmel) Ahmet Kepşo’nun gür sesi ve hemen karşısındaki dükkanda tüpçülük yapan Abdülkadir Erdolu’nun (Anfis) çarşıyı neşeye boğan şen şakrak hali eşliğindeki esprilerini, unutamıyorum.

Yıllarca hapishane müdürlüğü yaparken birçok insanı sevecenliğiyle kucakladığı kadar tam bir insan sarrafı olan Nezihi Ensari’nin insan ruhunu okuyan deneyimini,

Yemek konusunda uzmanlığı kadar temiz niyetiyle Baki Yardımcı’yı,

Hayatı özümsemiş haliyle Selahattin Yardımcı’yı, Mardin siyasetinin dönem dönem kalp atışlarını ve tansiyonunu birebir bilen, günümüz kamuoyu yoklamalarına nal toplatabilecek sezgiye sahip olan eski teker mahallesi muhtarı Ahmet Gesso’nun (Anık), hayran olduğum bakış açısını,

Yine siyaseti hissedip verilen sözü tutmanın onurunu iliklerine kadar hissedebilen karakteriyle, rahmet içinde yatsın Zeki Yağmurcu (Şemmo) ve kardeşlerinin mücadele azmini, hep hatırlıyorum.

Koca bir Migros 5M kadar malı 15-20 metrekarelik dükkanında yok yok şeklinde bulundurma beceresini nasıl gösterdiği hala anlaşılamamış olan Ammo Faysal’ın (Adebo) hipermarketini,

Beşir Dilmen’in (Armuşe) sulu yemeklerdeki mahareti ile üzerinde önlükle lokantasının önünde elinde kepçesiyle dikilişini,

Ammo Rıdo’nun eti zırhladığı anın kollarını sıvamış hali ve günümüzde ise oğulları tarafından yaşatılan meşhur kebabının lezzetini, unutamıyorum.

Zihnimin labirentlerinde geçmiş zamanın güzelliklerini hissederek hatırladığım ve bundan sonra da bahsedeceğim tüm bu güzel ve samimi insanlar…

Sizleri unutamıyorum…

Ve…

Hep hatırlıyorum.

Hem de birkaç damla hüzünlü gözyaşı ıslaklığının…

Arkasına sığınarak…


YORUMLAR :::

  1. Ümit ATATEKİN
    10 Ocak 2020 Cuma Saat 10:19 CEVAPLA
    Birde şeğ Kazım'ın üçyoldan başlayarak D.Bakır kapıya kadar vefat eden hemşehrilerimizi tok ses tonuyla bizlere duyurması...
  2. Mardinli
    03 Ocak 2020 Cuma Saat 01:28 CEVAPLA
    Ağzınıza sağlık güzel yazmışsınız. Yaşlandığımızı hissettiren tam bir şehir yazısı. Bu arada (Lebeno) değil (Rebeno) olacak.
  3. Tevfik YARDIMCI
    02 Ocak 2020 Perşembe Saat 11:51 CEVAPLA
    Harika bir nostalji. Teşekkür eder, devamını dileriz.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Gençlik Nereye Gidiyor Klişesi… 01 Ekim 2019 Salı Saat 12:16
2. Varsın Öyle Olsun… 01 Eylül 2019 Pazar Saat 13:49
3. Yaşamın Adaleti 07 Ağustos 2019 Çarşamba Saat 13:37
4. Dozunda ve Kararında 25 Temmuz 2019 Perşembe Saat 11:34
5. Hayatın Kendisi… 12 Temmuz 2019 Cuma Saat 15:26
6. Varlığımızdır Bayram… 03 Haziran 2019 Pazartesi Saat 18:45
7. Yazarken Unutmayacaksın… 22 Mayıs 2019 Çarşamba Saat 11:14
8. Ramazansın Sen… 07 Mayıs 2019 Salı Saat 12:33
9. Neme Lazım 25 Nisan 2019 Perşembe Saat 21:09
10. Diyordum… 14 Nisan 2019 Pazar Saat 18:35

YORUMLANANLAR :::

Doç. Dr. Oktay: "Batılıların derdi mezhep savaşlarıdır"

Mardin Artuklu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı [...]

1 gün önce...

Katil zanlısının ifadesine ulaşıldı

Bitlis'te geçen gün şehit edilen ve Bakan Soylu'nu [...]

1 gün önce...

19 Yaşındaki Şefika’dan 10 gündür haber yok

Kızıltepe'de bakkala gidiyorum diye evden çıkan 19 [...]

1 gün önce...

"İkiyüzlü batı, Kürtleri hep dengeleyici bir unsur olarak kullanıyor"

İran’da 74 yıl önce kurulan Mehabad Kürd Cumhuriye [...]

1 gün önce...

İpekyolu’nda çelik rulo yüklü TIR devrildi: 2 yaralı

Nusaybin Kızıltepe Karayolu'nda (İpekyolu) üzerind [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN