Günay'dan Şüpheli Kadın Ölümlerini Meclise taşıdı

Halkların Demokratik Partisi Parti Sözcüsü ve Mardin Milletvekili Ebru Günay, Mardin’de gerçekleşen şüpheli kadın ölümlerinin araştırılması istemiyle bir araştırma önergesi verdi.

Günay önergesinde "Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 2020 yılı Ocak ve Ekim aylarını kapsayan 10 aylık Kadın Cinayetleri Raporu’nu açıklamıştır. Rapora göre 10 aylık zaman diliminde, en az 256 kadın öldürülmüş, en az 197 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir. Öldürülen kadınların yüzde 37,9’unun evli olduğu erkek ya da eskiden evli olduğu erkekler tarafından, yüzde 18,4’ünün tanıdık/akraba tarafından, yüzde 16’sının ise birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldüğü ifade edilmiştir. En fazla şüpheli kadın ölümleri listesinde ilk beşte yer alan Mardin’de ise 10 ayda 10 şüpheli kadın ölümü yaşanmıştır.

Gerçekleşen kadın ölümlerinin çoğunun kayıtlara intihar olarak geçmesi kamuoyunda şüpheler doğurmaktadır. Yetkililer tarafından şüpheli kadın ölümlerinin arkasında yatan sebepler veya kadın ölümlerinin intihar olup olmadığı araştırılmamaktadır. Sivil toplum kuruluşları, kadın hareketleri ve dernekleri, birçok intiharın cinayet olabileceğine; ailelerin kadınları intihara zorlamış olabileceğine ilişkin kaygılarını belirtmişlerdir. Türkiye’de şiddetle karşı karşıya kalan kadınları koruyacak etkili bir kurumsal çerçevenin olmaması, İstanbul Sözleşmesinin uygulanmaması, kadın istihdamı için gerekli düzenlemelerin yapılmaması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren politikalar kadınlara yönelik şiddeti doğuran ve besleyen durumlar ortaya çıkarmaktadır ve bu durunlar kadınların kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmelerine sebep olmaktadır.

Farklı halkların yerel yönetime katıldığı, eşbaşkanlık sistemi ile kadınların politika yapım süreçlerinin bütün aşamalarına katıldığı ve kadınların siyasete katılımında köklü bir geleneğe sahip olan Mardin’de, son yıllarda Partimize yönelik baskıların artması ve belediyelere kayyım atanması kadınlara yönelik çalışmaların engellenmesine neden olmuştur. Aile içinde veya başka şekilde şiddete maruz kalan, baskı altında olan kadınların başvurabilecekleri kurumların bulunmaması, atanan kayyımların Belediyelerimiz bünyesinde faaliyet yürüten kadın kurumlarını kriminalize ederek kapatması, kadınların sorunlarıyla özel ilgilenen, kadın mücadelesi yürüten kadınların hedef alınarak tutuklanması, Mardin’de özellikle kadınları, yaşanan sorunlar karşısında muhatapsız ve çaresiz kılmaktadır. Mardin’de Belediyelerimize bağlı kadın kurumları, kadına yönelik şiddetle mücadele etmekteydi. Ancak kayyımlar atandıktan sonra kadınları güçlendiren ve şiddete karşı koruyan bütün kadın kurumları tek tek kapatılmıştır.

Pandemi sürecinde ise, çıkarılan İnfaz Yasasıyla kadınları katleden, kadınlara şiddet uygulayan saldırganlar hiçbir tedbir alınmadan salıverilmiş ve kadınlara şiddet uyguladıkları evlere geri gönderilmişlerdir. Pandemi süreci ile beraber sosyal olarak tamamen kısıtlanan ve eve mahkum edilen kadınlar şiddetle baş başa bırakılmışlardır.

Türkiye’de kadın cinayetlerinde işleyen cezasızlık politikaları ile, kadınlara yönelik şiddet, çoğu cinayete intihar süsü verilerek ortadan kaldırılmış ve üstü örtülmüştür. Kadın intiharlarının baskının ve şiddetin habercisi olabildiği tecrübelerle sabitken ve çoğu cinayetin üzeri “intihar” denilerek kapatıldığı gerçeği varken Mardin’de 10 ayda 10 kadının şüpheli bir şekilde ölümü konunun derinlikli ve kapsamlı bir şekilde araştırılmasını elzem kılmaktadır."ifadelerine yer verdi.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle