Ankara’da Sudan’daki insani krize dikkat çekildi
Ankara Sudanlı Öğrenciler Derneği ile Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği, Sudan’daki katliamlara dikkat çekmek için Melike Hatun Camii avlusunda basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Sudan’ın Ankara Büyükelçisi ve çok sayıda STK temsilcisi katıldı.
Ankara Sudanlı Öğrenciler Derneği ile Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği tarafından “Sudan Kanıyor, Dünya Susuyor!” sloganıyla Melike Hatun Camii avlusunda basın açıklaması yapıldı. “Kardeşlerimiz için, insanlık için sessiz kalmıyoruz.” vurgusunun öne çıktığı açıklamaya Sudan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, çeşitli STK temsilcileri, Sudanlı öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Basın metni Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Hanefi Sinan tarafından okunurken, açıklamanın ardından Büyükelçi Nadir Yousif Eltayeb de kısa bir konuşma yaptı.
"2023 yılından bu yana Sudan’da oluşturulmuş suni bir krizin akabinde milyonlarca insan yer değiştirmek zorunda kaldı"
Sudan'da yaşanan insanlık dışı duruma değinen Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Hanefi Sinan, "Korkunç bir katliam yaşanıyor Sudan’da. Ancak sadece Sudan’da değil; Uzak Doğu’da, Bangladeş’te, Arakan’da, Yemen’de, Gazze’de, Suriye’de, Sudan’da, Mali’de ve dünyanın birçok ülkesinde mazlumlar, özelde Müslümanlar çok acı, çok dramatik ve çok zor günler geçiriyor. Sizler de yakından takip ediyorsunuz. Maalesef son iki yıldır, 2023 yılından bu yana Sudan’da oluşturulmuş suni bir krizin akabinde milyonlarca insan yer değiştirmek zorunda kaldı. Evlerini, mekanlarını, sağlık kuruluşlarını, eğitim kurumlarını, kısacası her şeylerini geride bırakarak komşu ülke sınırlarında yaşam mücadelesi veriyorlar." dedi.
"Sudan’da açlığa mahkûm edilen çocuklar bizim çocuklarımızdır"
Açıklamanın devamında Sinan, şunları aktardı:
"İç çatışmaların etkisi, milyonlarca Sudanlı kardeşimizin insani yardıma muhtaç ve büyük sıkıntılar içinde kalmasına sebep oldu. On binlerce insan yerinden edilirken, on binlercesi de hayatını kaybetti. Güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalan aileler; gıda, su, ilaç gibi temel yaşam ihtiyaçlarından yoksun bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyorlar. Biz bu duruma bigâne kalamazdık. Sudanlı uluslararası öğrenci kardeşlerimizle birlikte, buradan hem Türkiye’ye hem de tüm dünyaya haykırarak bu kardeşlerimizle beraber olduğumuzu ve onlara her türlü yardımın yapılması için seferber olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz. Sudan’da yaşananlar siyasi bir kriz değildir. Bu, insanlığın temel değerlerinin ayaklar altına alındığı büyük bir insanlık felaketidir. Çocuklar açlıktan ve hastalıktan, korkudan ve güvensizlikten hayatlarını kaybediyor. Savunmasız insanlar, kadınlar, yaşlılar yerlerinden edilmiş; her türlü insani yardıma muhtaç hâlde adeta ölümü bekliyorlar. Ve bütün bunlar olurken uluslararası toplum, çıkar hesaplarını insanların hayatının önüne koyarak adeta insanlıkla dalga geçiyor. Sudan’da açlığa mahkûm edilen çocuklar bizim çocuklarımızdır. Parçalanan aileler bizim ailelerimizdir. Bu konuda bigâne kalamayız. Sürece her yönüyle bakmamız ve bu insanlık dramının bir an önce sonlanması için herkesi harekete geçirmemiz gerekiyor."
"Mazlumun yanında durmak hem ahlaki hem de insani bir görevdir"
Son olarak Sinan, "Biz kardeşlik deyince akla sadece bir slogan veya duyuru gelmesini istemiyoruz. Kardeşlik; bölüşmek, fedakârlık yapmak demektir. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam, 'Veren el alan elden üstündür.' buyuruyor. Bu kapsamda önce Ankara’dan sonra tüm Türkiye’den bölgedeki insani krize çözüm üretmek için ciddi bir gayret içerisine girmemiz gerekiyor. Mazlumun yanında durmak hem ahlaki hem de insani bir görevdir. Bu görev sadece bize düşmüyor. Buradan Birleşmiş Milletler’e, Afrika Birliği’ne, İslam İşbirliği Teşkilatı’na, halkları Müslüman olan ülkelere ve çatışma bölgelerinde üstlendiği arabuluculuk görevleriyle Türkiye’ye bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Sudan’daki bu insani krizin bir an önce durdurulması, sivillerin koruma altına alınması ve barışın tesis edilmesi için herkesi tüm imkânlarıyla acilen göreve davet ediyoruz. Kaybedecek hiçbir vaktimiz, hiçbir saniyemiz yok. Harekete geçin ve mazlumların, çocukların, kadınların akan kanının durması için her türlü yola, her türlü meşru adıma başvurun. Aksi takdirde akan bu kan bir gün hepimizi boğacaktır. Sessiz kalmamak adına bugün burada tekrar kamuoyunu bilgilendirmiş olduk. Bundan sonraki süreci de adım adım takip edeceğiz ve bu konuyla ilgili zaman zaman hem kamuoyunu bilgilendirmek hem de insani yardımlara aracılık etmek maksadıyla farklı etkinliklerle yine bir araya geleceğiz. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun, Cenâb-ı Hak bu gayretlerimizi kabul buyursun, kurtuluşa vesile kılsın." ifadelerine yer verdi.
Basın açıklaması sonrası bir konuşma yapan Sudan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, Sudan'da yaşananlar sonrası yapılan tüm faaliyetlerin dayanışma faaliyeti olduğunu belirterek katkıda bulunanlara teşekkür etti.
"Bu katliamlar bilerek tasarlayarak yapılıp insanlarımız hunharca öldürülmüşlerdir"
Eltayeb, "Sudan'da cereyan etmekte olan olayların gerçekten siyasi bir çekişme değil veya iki grubun arasındaki bir kavga değildir. Bu tam anlamıyla bir komplodur. Bu komplonun başındaki Birleşik Arap Emirlikleridir. Silah tedariki saylayan oydu. Milislere destek veren oydu. İnşallah umudumuz onlar kaybedecek Sudan kazanacak. Bizim El-Faşif şehrimizde yaşanan katliam gerçekten insanlığa karşı büyük bir suçtur. Bu katliamlar bilerek tasarlayarak yapılıp insanlarımız hunharca öldürülmüşlerdir. Hastanede yatan hastalar öldürmüşlerdir. Hasta refakatçileri de öldürmüşler. Bu talimatı açık bir şekilde medyada yansıdı. Medyadaki açıklamaları 'hiç kimseyi esir almayın hepsini öldürün' diyorlar. Mesele bu şekildedir." dedi.
"Bizim en büyük düşmanımız Birleşik Arap Emirlikleri"
Adalet arayışında olduklarını aktaran Eltayeb, "Bu adaletin gerçekleşmesini istiyoruz. Bütün dünya kamuoyuna anlatmaya çalıştıklarımızla inşallah sonunda amaçlarımıza ulaşırız. Ayrıca Türkiye'ye gerçekten çok teşekkür etmek istiyoruz. Türkiye'nin lideri ve halkı hepsi şu anda yanımızdadırlar inşallah beraber bu soruna çözüm olacağız. Size gerçekten içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Bu programa katıldığınız için ayaklarınıza sağlık. Buraya kadar geldiniz. Gerçekten güçlü bir duruş sergilediğinizden dolayı teşekkür ediyoruz. Bizim en büyük düşmanımız Birleşik Arap Emirlikleri. Sudan'a gerçekten çok ciddi bir komplo kurmaya başladı. Bize çok zararlar verdi. İnşallah sonuçta biz galip çıkacağız. Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türkiye halkına, Türkiye kamu kuruluşlarına, Türkiye sivil toplumlarına hepsine teşekkürlerimizi sunuyoruz. İnşallah sonunda zafer bizim olacak." diye konuştu.
Yapılan konuşmanın ardından Sudanlı Mümin tarafından yapılan dua ile program nihayete erdi.