# Asırlık bakırcılık geleneği üç kuşak bir arada yaşatılıyor

> Mardin’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda unutulmaya yüz tutan bakırcılık mesleği, yılların tecrübesini taşıyan ustaların ellerinde yaşamaya devam ediyor. Yaklaşık 80 yıldır aynı dükkânda bakırcılık yapan Özcan ailesi, üç kuşak boyunca sürdürdüğü ata mesleğini geleceğe taşımaya çalışırken, çarşıdaki diğer ustalar da geleneksel güvercin, üzüm, badem ve yaprak motiflerini bakıra işleyerek kentin kültürel mirasına sahip çıkıyor.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/asirlik-bakircilik-gelenegi-uc-kusak-bir-arada-yasatiliyor
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-10-10T12:38:38+03:00
- Güncelleme: 2026-10-10T12:37:00+03:00
- Yazar: BEŞİR ŞAVUR
- Kategori: GÜNDEM
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/10/10/asirlik-bakircilik-gelenegi-uc-kusak-bir-arada-yasatiliyor-704899.webp

Tarihi taş evleri, dar sokakları, abbaraları ve farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Mardin’de, geçmişten günümüze uzanan geleneksel el sanatları varlığını korumaya çalışıyor. Kentin en köklü mesleklerinden biri olan bakırcılık, özellikle Artuklu ilçesindeki tarihi çarşıda az sayıdaki ustanın emeğiyle yaşatılıyor.

Bir zamanlar sabahın erken saatlerinden akşam saatlerine kadar çekiç seslerinin yükseldiği Bakırcılar Çarşısı'nda bugün geçmişin hareketliliği büyük ölçüde azalmış durumda. Buna rağmen mesleğe gönül veren ustalar, bakır levhaları geleneksel yöntemlerle şekillendirerek hem günlük kullanım eşyaları hem de Mardin'e özgü motiflerle süslenmiş dekoratif ürünler üretmeyi sürdürüyor.

Yarım asrı aşkın süredir bakırcılıkla uğraşan ustalar, mesleğin yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını, aynı zamanda Mardin'in tarihini, kültürünü ve ustalık geleneğini yansıtan önemli bir miras olduğunu vurguluyor.

MARDİN'DE ÜÇ KUŞAK AYNI DÜKKÂNDA BAKIRCILIK YAPIYOR

Tarihi çarşıda bakırcılık geleneğini sürdüren ailelerden biri de Özcan ailesi. Mesleğe 15 yaşında babasının yanında başlayan Nihat Özcan, yıllar içerisinde edindiği tecrübeyi önce oğlu Sadettin Özcan'a, ardından torunu Muhammed Enes Özcan'a aktardı.

Ailenin yaklaşık 80 yıldır aynı dükkânda sürdürdüğü bakırcılık mesleği, dede, baba ve torunun ortak emeğiyle kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Bakır levhaları çekiç darbeleriyle şekillendiren aile üyeleri, Mardin'e özgü taslar, tavalar, tencereler, tabaklar, sürahiler ve çeşitli süs eşyaları üretiyor.

Özcan ailesinin mesleğe bağlılığı, günümüzde giderek azalan çıraklık ve ustalık geleneğinin yaşatılması açısından da önem taşıyor.

"55 YILDIR BABA MESLEĞİNİ YAPIYORUM"

Mesleğe olan bağlılığını anlatan bakır ustası Nihat Özcan, yıllar önce babasından öğrendiği sanatı çocuklarına ve torunlarına öğretmenin gururunu yaşadığını dile getirdi.

Özcan, "55 yıldır baba mesleğini yapıyorum. Oğluma ve torunuma da öğrettim. Onlarla birlikte bu işi yürütüyoruz. Dükkânda, bakırdan Mardin tasları, tava ve tencere yapıyoruz. Bakırda pişirilen yemekler daha lezzetli ve sağlıklı oluyor." ifadelerini kullandı.

Mesleğinin aile içinde devam etmesini istediğini belirten Özcan, bakırcılığın sabır, emek ve uzun yıllara dayanan tecrübe gerektirdiğini anlattı.

Bakırın yalnızca işlenerek satılan bir maden olmadığını, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında kurulan kültürel bir bağ olduğunu ortaya koyan Özcan ailesi, geleneksel üretim yöntemlerini yaşatmaya devam ediyor.

BİR ZAMANLAR 150 DÜKKÂNDAN ÇEKİÇ SESLERİ YÜKSELİYORDU

Mardin Bakırcılar Çarşısı, geçmişte bölgenin önemli üretim ve ticaret merkezleri arasında yer alıyordu. Çok sayıda bakır ustasının çalıştığı çarşıda üretilen mutfak eşyaları, Anadolu'nun farklı şehirlerine gönderiliyordu.

Nihat Özcan'ın aktardığına göre geçmiş yıllarda çarşıda yaklaşık 150 bakırcı dükkânı faaliyet gösteriyordu. Ustaların aynı anda bakır dövmesiyle ortaya çıkan çekiç sesleri, çarşının günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasını oluşturuyordu.

Özcan, çarşının geçmişteki hareketliliğini şu sözlerle anlattı:

"Eskiden çarşıda 150 dükkân çalışırdı. Koro halinde çekiç sesleri gelirdi. Kayseri'den Trabzon'a kadar her yere bakır sevkiyatı olurdu. Şimdilerde eskisi gibi iş yok. Şu an o sesler kalmadı. Sessiz sedasız bir çarşımız oldu."

Bu sözler, geleneksel el sanatlarının karşı karşıya kaldığı değişimi de gözler önüne seriyor.

Fabrika üretimi mutfak eşyalarının yaygınlaşması, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve gençlerin geleneksel mesleklere ilgisinin azalması, bakırcılık gibi emek yoğun zanaatların geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.

BAKIR LEVHALAR USTA ELLERDE SANAT ESERİNE DÖNÜŞÜYOR

Mardin'de bakırcılık yalnızca tas, tava ve tencere üretiminden ibaret değil. Kentte faaliyet gösteren ustalar, bakır ürünlerin üzerine işledikleri geleneksel motiflerle zanaatı sanatla buluşturuyor.

Ustalar, bakır tepsiler ve çeşitli kapların üzerine güvercin, üzüm, badem ve üzüm yaprağı gibi yöresel motifler işleyerek birbirinden farklı eserler ortaya çıkarıyor.

İşlemelerde çelik kalemler ve küçük çekiçler kullanılıyor. Her bir motif, bakır yüzey üzerinde yapılan dikkatli ve ölçülü çekiç darbeleriyle şekilleniyor.

İnce işçilik isteyen bu yöntemle hazırlanan ürünler, ustaların sabrını ve yıllara dayanan tecrübesini yansıtıyor.

Özellikle geleneksel desenlerle süslenen bakır tepsiler, tabaklar ve dekoratif eşyalar, Mardin'i ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

HER MOTİFTE MARDİN'İN KÜLTÜREL İZLERİ VAR

Tarihi çarşıdaki bakır işlemeciliğinde kullanılan desenler, yalnızca estetik bir görünüm sunmakla kalmıyor. Yöresel motifler, bölgenin kültürel hafızasını ve geleneksel süsleme anlayışını da yansıtıyor.

Güvercin, üzüm, badem ve yaprak desenleri, bakır ustalarının elinde farklı kompozisyonlarla ürünlere işleniyor.

İşlenen her desen, ustanın el becerisi ve sanat anlayışına göre farklılık gösterirken, aynı zamanda el yapımı ürünlerin kendine özgü karakterini ortaya koyuyor.

Bakır levhanın hazırlanmasından desenin tamamlanmasına kadar geçen süreç, kullanılacak yönteme ve ürünün büyüklüğüne göre saatler, günler veya daha uzun süreler alabiliyor.

Bu nedenle geleneksel bakır işleme sanatı, seri üretimden farklı olarak yoğun emek, dikkat ve ustalık gerektiriyor.

"BU MESLEĞİ BENDEN SONRA OĞLUM DEVAM ETTİRECEK"

Bakırcılık mesleğini babasından öğrenen Sadettin Özcan da aile geleneğini bir sonraki kuşağa taşımanın önemine dikkat çekiyor.

Henüz 8 yaşındayken babasıyla birlikte dükkâna gitmeye başladığını anlatan Özcan, çocukluk yıllarında izleyerek öğrendiği bakırcılığı bugün kendi oğluna öğretiyor.

Özcan, daha önce yaptığı açıklamada, "Bu mesleği babamdan sonra ben, benden sonra oğlum devam ettirecek. Bakır Mardin için çok önemli. Bizim kültürümüzdür, sanatımızdır. Devam ettirmeye çalışıyoruz." ifadelerine yer verdi.

Bakır ürünlerin fabrikalardan düz levhalar halinde geldiğini belirten Özcan, levhaları çeşitli işlemlerden geçirerek kullanım eşyalarına dönüştürdüklerini anlattı.

Bazı ürünlerin bir günde tamamlandığını, daha fazla emek isteyen ürünlerin yapımının ise bir haftayı bulabildiğini ifade eden Özcan, bakırcılığın sabır ve deneyim gerektirdiğini vurguladı.

GENÇ KUŞAKLARIN İLGİSİ MESLEĞİN GELECEĞİ İÇİN UMUT OLUYOR

Geleneksel bakırcılık sanatının karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri de mesleği öğrenmek isteyen çırak sayısının azalması.

Özcan ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Muhammed Enes Özcan ise bu açıdan dikkat çeken gençlerden biri.

Çocukluğundan itibaren babası ve dedesiyle birlikte çarşıya giden Muhammed Enes, ustaların çalışmalarını izleyerek bakır işlemeyi öğrenmeye başladı.

Eğitimini açık lisede sürdürdüğünü belirttiği önceki röportajında, bakırcılığa küçük yaşlardan beri ilgi duyduğunu anlattı.

"Her sabah babam ve dedemle dükkâna geliyorum. Çalışmaya başlıyoruz. Gün içinde bakır tabaklar, sürahiler ve tavalar yapıyoruz. Ayrıca düz levha üzerinde de işleme yapıyoruz. Bu işi seviyorum." sözleriyle mesleğine duyduğu ilgiyi dile getirdi.

Genç kuşağın geleneksel mesleklere yönelmesi, bakırcılık gibi kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan sanatların geleceği açısından umut oluşturuyor.

TURİSTLERİN İLGİSİ BAKIRCILIĞIN YAŞAMASINA KATKI SUNUYOR

Mardin'in tarihi çarşıları, kente gelen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında bulunuyor.

Bakırcılar Çarşısı'na gelen turistler, ustaların bakır levhaları nasıl şekillendirdiğini ve geleneksel motifleri nasıl işlediğini yakından görme fırsatı buluyor.

Dükkânlarda sergilenen el yapımı bakır tepsiler, cezveler, sürahiler, tabaklar, tavalar ve dekoratif ürünler, hem günlük kullanım hem de hediyelik eşya olarak tercih ediliyor.

Özellikle üzerinde yöresel desenlerin bulunduğu el işlemeli bakır ürünler, Mardin'in kültürel kimliğini yansıtan hatıralar arasında yer alıyor.

Turistlerin geleneksel üretime gösterdiği ilgi, ustaların ürünlerini tanıtabilmesine ve mesleklerini ekonomik açıdan sürdürebilmesine de katkı sağlıyor.

TARİHİ ÇARŞIDA USTALARIN EN BÜYÜK ENDİŞESİ ÇIRAK YETİŞMEMESİ

Bakırcılık mesleğinin geleceği açısından üretimin devam etmesi kadar yeni ustaların yetişmesi de büyük önem taşıyor.

Çünkü geleneksel bakır dövme ve işleme teknikleri, yalnızca teorik bilgilerle değil, ustanın yanında uzun süre çalışılarak öğrenilebiliyor.

Çekicin hangi açıyla vurulacağı, bakırın nasıl şekillendirileceği, yüzeye işlenecek motiflerin nasıl oluşturulacağı ve ürünün hangi aşamalardan geçirileceği, yıllar içerisinde kazanılan tecrübeyle gelişiyor.

Bu nedenle ustalar, gençlerin mesleğe yönlendirilmesinin ve usta-çırak ilişkisinin güçlendirilmesinin kültürel mirasın korunması açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Çırak yetişmemesi durumunda, geçmişten bugüne taşınan pek çok geleneksel üretim tekniğinin zamanla kaybolabileceğinden endişe ediliyor.

ASIRLIK KÜLTÜREL MİRAS GELECEK NESİLLERE AKTARILMAYI BEKLİYOR

Mardin'de bakırcılık, kent tarihinin önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan bu sanat, bölgenin ekonomik yaşamına olduğu kadar sosyal ve kültürel kimliğine de katkı sağlıyor.

Tarihi Bakırcılar Çarşısı'ndaki küçük atölyelerde çalışan ustalar, bir taraftan geçimlerini sağlamaya çalışırken diğer taraftan geçmişten devraldıkları bilgi ve becerileri korumak için emek veriyor.

Geleneksel bakır işlemeciliğinin yaşatılması, yeni ustaların yetiştirilmesi, mesleki eğitimin desteklenmesi ve el emeği ürünlerin daha geniş pazarlara ulaştırılması, zanaatın geleceği bakımından önem taşıyor.

Özcan ailesinin üç kuşak boyunca aynı dükkânda sürdürdüğü üretim, bu kültürel aktarımın dikkat çeken örneklerinden birini oluşturuyor.

Bir zamanlar yüzlerce çekicin aynı anda yankılandığı Mardin Bakırcılar Çarşısı'nda bugün yükselen her çekiç sesi, yalnızca bakıra şekil vermiyor; geçmişin hatırasını, ustaların emeğini ve asırlık bir kültürel mirası geleceğe taşıma mücadelesini de simgeliyor.

Mardin'in tarihi çarşısında ustaların en büyük temennisi ise yıllardır süregelen bu çekiç seslerinin gelecek nesillerde de yankılanmaya devam etmesi.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/asirlik-bakircilik-gelenegi-uc-kusak-bir-arada-yasatiliyor)