# Davet ve Gençlik Hareketi yeni sezon programını düzenledi

> Gençlerin ihyasına yönelik kurulan ve bu yönde çeşitli etkinliklerle varlığını sürdüren Davet ve Gençlik Hareketi, yeni dönemde yapacağı faaliyetlerin açılışına Diyarbakır'da düzenlediği programla startını verdi.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/davet-ve-genclik-hareketi-yeni-sezon-programini-duzenledi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-09-20T00:03:02+03:00
- Güncelleme: 2026-09-20T00:03:02+03:00
- Yazar: ESRA ÜRÜNDÜ
- Kategori: GÜNDEM
- Ajans / kaynak: İLKHA
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/09/20/davet-ve-genclik-hareketi-yeni-sezon-programini-duzenledi-700959.webp

Gençleri ve çocukları hedef alan ifsat çalışmalarına karşı neslin ihyasını inşa etme amacıyla kurulan Davet ve Gençlik Hareketi, düzenlediği programla yeni sezonun ilk etkinliğini gerçekleştirdi.


Diyarbakır merkez Yenişehir İlçesi Selahaddin Eyyubi Camii Konferans Salonunda gerçekleştirilen program, Ömer Akgül'ün Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.


Diyarbakırlı gençlerin yoğun katılım gösterdiği programda Davet ve Gençlik Hareketi adına selamlama konuşması yapan Muhammed Fatih Varol, hareketin amacı ve çalışma misyonundan söz etti.


"Zaman yorulma, tefrika, küsme ve darılma zamanı değil; İslam’ın hakikatlerini en gür şekilde haykırma zamanıdır"





Muhammed Fatih Varol


Davet ve Gençlik Hareketi'nin geçmişe ağıt yakan ya da yalnızca nostalji yapan bir hareket olmadığı gibi geçmişiyle iftihar ederken aynı zamanda çağını okuyan, geleceği tasarlayan ve onu inşa etme iradesini ortaya koyan bir hareket olduğunu vurgulayan Varol "Değerli dava arkadaşlarım; yolumuzdaki engellere değil, o engelleri aşabilecek potansiyelimize odaklanacağız. Çünkü değişim, şikâyet edenlerle değil; elini taşın altına koyan, gece gündüz demeden koşan imanlı gençlerle başlar. Zaman durma zamanı değildir. Zaman yorulma, tefrika, küsme ve darılma zamanı değildir. Zaman vahdet, gayret, sınırları zorlama, kendini aşma, İslam’ın adaletini bütün cihana hâkim kılmak için koşma, İslam’ın hakikatlerini en gür şekilde haykırma; Gazze'ye, Muhammed Dayf'a ve Ebu Ubeyde'ye 'Lebbeyk' deme, Selahaddin Eyyubi'nin emaneti olan Kudüs’ün yeniden ehline kavuşması için mücadele etme zamanıdır." dedi.


Varol "Yolumuz uzun, yükümüz ağır görünebilir fakat imanımızın, gayretimizin ve davamızın önünde hiçbir engel büyük değildir. 'Siz hiçbir şeyi değiştiremezsiniz' diyenlere, tarihin akışını değiştirenlerin her zaman bir avuç imanlı ve kararlı genç olduğunu hatırlatın. Şunu asla unutmayın: Bu davanın her bir ferdi, karanlıkları aydınlığa çıkaracak birer meşaledir. Evet, her biriniz karanlığı aydınlatacak bir meşalesiniz. Meşaleleri yaktık, kolları sıvadık. Gazanız mübarek olsun inşallah." ifadelerini kullandı.


Davet ve Gençlik Hareketi ilahi ekibi tarafından seslendirilen ezgi ve marşlarla devam eden programda hareketin yapmış olduğu etkinlikler ve vizyonunu anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.


"Camiye dayanmayan hiçbir İslami hareket tarihte kalıcı başarı elde edememiştir"


Programa katılan ilahiyatçı Mehmet Göktaş Hoca, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında tüm hile, desise ve şeytanın aldatıcı vesveselerine rağmen imanını muhafaza eden gençliğin geleceğe verdiği ümitten söz etti.





Göktaş Hoca


Çalışmalarını yürüten Davet ve Gençlik Hareketi'nin yanında kadınlar için aynı şekilde genç kızlar teşkilatı kurulması gerektiğini belirten Göktaş, İslami çalışmaların evlerden veya binalardan sıyrılarak cadde ve sokaklara taşınması vakti geldiğine işaret etti.


Diyarbakır'ın birçok hayırlı işte olduğu gibi bu konuda da öncülük yaptığını söyleyen Göktaş "İstanbul'dan geldim. Vallahi o büyük şehirlerin damarlarına Diyarbakır'dan iman pompalanıyor. İstanbul'un, İzmir'in, Antalya'nın mahallelerinde hizmet eden nice öncü kadroların kökünde bu toprakların emeği var. Bunu kimse küçümsemesin. İnanıyorum ki Allah’ın izniyle başlattığımız bu hareket kısa zamanda bütün Anadolu'yu kuşatacaktır. Neden? Çünkü biz bir hakikati öğrendik: Camiye dayanmayan hiçbir İslami hareket tarihte kalıcı başarı elde edememiştir. Camiyle bağı kopan hareketler güçsüz kalmış, halka ulaşamamıştır." ifadelerini kullandı.


"Halkı ürküten değil, halka umut olan insanlar olacağız"


Cami merkezli çalışmaların İslam’a nasıl hayat verdiğinin altını çizen Göktaş "Nice kimseler İslam’dan söz ediyor; fakat ne camiyle ne de Resulullah’ın sünnetiyle güçlü bir bağ kurabiliyor. Peygamberimizin adı anıldığında gözleri parlamayan, hayatını değiştirmeyen bir anlayışla İslam davası yürütülemez. İşte bunun için biz kendimize boşuna Peygamber Sevdalıları demedik. Çünkü Allah Teâlâ, Resulünü sevenleri sadece ahirette değil, bu dünyada da aziz kılmıştır. Biz O'nu mahşerde havzının başında buluşmak için sevdiğimiz gibi, bu dünyada da O'nun ahlakıyla izzet bulmak için seviyoruz." dedi.


Gençlere tavsiyelerini paylaşan Göktaş, şunları kaydetti:


"Size yaşımın ve tecrübemin bana öğrettiği birkaç önemli tavsiyede bulunmak istiyorum. Birincisi: Halkın Müslümanlığı ile boğuşmayacaksınız. Bu çok önemlidir. Türkiye'de nice insanlar tevhid adına gariban insanların dini yaşayışına savaş açtı. Mevlidine, kandiline, bazı geleneklerine saldırdı; fakat bir kez olsun zalimin, tağutun karşısında aynı cesareti gösteremedi. Zavallı Müslümanları ürküttüler ama zalimler onları tanımadı bile. Biz böyle olmayacağız. Elbette bid’atı da hurafeyi de bileceğiz. Doğruyu kendi aramızda konuşacağız. Ama Ahmet amcayı, Mehmet amcayı dininden dolayı aşağılamayacağız. Halkı ürküten değil, halka umut olan insanlar olacağız. Araştırmalar da gösteriyor ki halkın diniyle kavga eden hareketler toplumda karşılık bulamamıştır. Müslümanın birinci gündemi insanların ibadetleriyle kavga etmek değil, onları Allah'a yaklaştırmaktır."





"Kızlarımız için sadece güzel örtünmek yetmez, kendilerini ilimle de yetiştirmeliler"


Göktaş "İkinci tavsiye: Camiyi terk edenler iflah olmamıştır. Camiyle, cemaatle ve imamlarla bağını koparan hiçbir İslami hareket başarılı olamamıştır. Biz camide olacağız. Büyüklerimizin yanında olacağız. Gençlerimizi cami cemaatinin içinde yetiştireceğiz. Birlikte olursak eksiklerimizi de düzeltiriz." şeklinde konuştu.


Mücadelenin sadece erkeklere endeksli olmadığını, İslami çalışmalarda kızlarında aktif yer alması gerektiğini vurgulayan Göktaş "Genç kızlar meydanlarda olmalıdır. Bazıları buna itiraz ediyor ama ben açıkça söylüyorum: Kızlarımız, gelinlerimiz, bacılarımız İslami kimlikleriyle meydanlarda olmalıdır. Öyle bir edep ve hayâ ile yürümelidirler ki onları gören Allah’ı hatırlasın. Üniversitede, otobüste, sokakta; duruşuyla, ahlakıyla Allah’ı hatırlatan bir genç kız nice gönüllere vesile olabilir. Sokakları başkalarına bırakıp sonra da 'Sokaklar bozuldu' diye şikâyet edemeyiz. Elbette sadece güzel örtünmek yetmez. Kendilerini ilimle de yetiştirecekler. Bir gün otobüste bir soru sorulacak, okulda bir itirazla karşılaşacaklar. O zaman cevap verebilecek donanıma sahip olacaklar. Çünkü ilim sadece medresede öğrenilmez; hayatın içinde de öğrenilir." diye belirtti.


"Bu dava gençlerin omuzlarında yükseldi ve yine onların omuzlarında yükselecektir"


Bugün İslam'ın en büyük rakibinin Hristiyanlık ya da Yahudilik değil; ahlaksızlık, nikâhsızlık, hayâsızlık ve aileyi yıkan kültürlerin olduğunun altını çizen Göktaş, bununla mücadele ederken nefretle değil, insanların hidayetine vesile olma niyetiyle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.





Davetin sorumluluğundan da söz eden Göktaş "Allah Resulü’nün etrafı hep gençlerle doluydu. İlk Müslüman olanların büyük çoğunluğu da gençti. Bu dava gençlerin omuzlarında yükseldi ve yine onların omuzlarında yükselecektir. Siz insanları bir partiye, derneğe değil; camiye, namaza ve Allah'a çağırıyorsunuz. Bundan daha büyük bir davet olabilir mi? Bu Resulullah'ın tebliğini devam ettirmektedir. Allah bizi insanlara şahit bir ümmet kılmıştır. Bu yüzden davet bizim fazladan yaptığımız bir iş değil, imanımızın gereğidir. Biz namazsız olarak ölen bir insanın kötü bir akıbetle karşılaşacağına inanıyoruz. O hâlde namaz kılmayan kardeşimize merhametle yaklaşacağız; onu küçümsemeyecek, kurtuluşuna vesile olmaya çalışacağız." ifadelerine yer verdi.


"Nice şehrin mescitlerinde gördüğümüz İslami dirilişte bu bölgenin emeği vardır"


Dilek ve temennileriyle konuşmasını noktalayan Göktaş "Allah Teâlâ bu güzel gençlik hareketini hayırlara vesile kılsın. Diyarbakır’dan başlayan bu gayretin Ankara'ya, İstanbul'a, İzmir'e, Van'a ve Anadolu'nun dört bir yanına yayılmasını nasip eylesin. Bugün İzmir'in, İstanbul'un ve nice şehrin mescitlerinde gördüğümüz İslami dirilişte bu bölgenin emeği vardır. Bunu görüyor ve hamd ediyoruz. Rabbim bu hareketin eksiklerini tamamlasın, ihlasını artırsın ve sizleri bu ülkenin dört bir yanında hayra vesile olan öncü nesillerden eylesin." dedi.


Program; Göktaş'ın konuşmasının ardından ilahi ve ezgilerle devam eden programda "Sokakta Davet Var, Davette Hayat Var" temasını konu alan sinevizyon ve akabinde aynı temada "Surdan Sahneler" tiyatro ekibinin tiyatro gösterimi ile son buldu.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/davet-ve-genclik-hareketi-yeni-sezon-programini-duzenledi)