# Dil terapisti Demir: Otizmli çocuklarda terapinin ilk amacı konuşturmak değil, ortak dikkat oluşturmaktır

> Dil ve konuşma terapisti Serkan Demir, otizmli çocuklarda terapinin ilk hedefinin çocuğu konuşturmak değil, ortak algı, ortak dikkat ve bir ilgi alanı oluşturmak olduğunu söyledi.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/dil-terapisti-demir-otizmli-cocuklarda-terapinin-ilk-amaci-konusturmak-degil-ortak-dikkat-olusturmaktir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-10-31T13:21:02+03:00
- Güncelleme: 2026-10-31T13:21:02+03:00
- Yazar: ESRA ÜRÜNDÜ
- Kategori: GÜNDEM
- Ajans / kaynak: İLKHA
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/10/31/dil-terapisti-demir-otizmli-cocuklarda-terapinin-ilk-amaci-konusturmak-degil-ortak-dikkat-olusturmaktir-708978.webp

Otizmi; doğuştan gelen, belirtileri erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve bireyin sosyal iletişimini, etkileşimini ve davranışlarını etkileyen nörogelişimsel bir bozukluk olarak tanımlayan Demir, Bir çocuğun otizm nedeniyle konuşmadığını düşündüren en önemli özellik yalnızca konuşma gecikmesi değil, sosyal iletişimde yaşadığı güçlükler olduğunu söyledi. 




Demir, mesleğinin çocuklarda ve yetişkinlerde görülen konuşma, dil, ses, yutma ve iletişim bozukluklarının değerlendirilmesi ve terapisiyle ilgilendiğini belirterek, amaçlarının bireylerin kendilerini daha rahat ifade etmelerini sağlamak ve iletişim becerilerini güçlendirerek yaşam kalitesini artırmak olduğunu kaydetti.


"Bir çocuğun otizm nedeniyle konuşmadığını düşündüren en önemli özellik yalnızca konuşma gecikmesi değil, sosyal iletişimde yaşadığı güçlüklerdir"


Otizm değerlendirilmesi ve tanı süreci ilgili alan uzmanları ve doktorlar tarafından yapılması gerektiğini aktaran dil ve konuşma terapisti Serkan Demir, "Mesleğim çocuklar ve yetişkinlerde görülen konuşma, dil, ses, yutma ve iletişim bozukluklarının değerlendirilmesi ve terapisiyle ilgilenmektedir. Amacım her bireyin kendini daha rahat ifade edebilmesini sağlamak ve iletişim becerilerini güçlendirerek yaşam kalitesini artırmaktır.  İletişim, her bireyin hayatında çok önem arz eden bir durumdur. Otizm, doğuştan gelen ve erken çocukluk döneminde belirtileri ortaya çıkan, bireyin sosyal iletişim ve etkileşimini ve bununla beraber davranış durumlarını etkileyen nörogelişimsel bir bozukluktur. Bununla beraber otizm değerlendirilmesi ve tanı süreci ilgili alan uzmanları ve doktorlar tarafından yapılmaktadır. Biz bu süreçte tanı konan bireyler için bireyselleştirilmiş terapi programları ve aile desteği ile beraber terapi vermekteyiz. Direk konuşmamasını otizme bağlamak bu noktada yanlış olabilir. Öncelikle çocuğun otizm tanısı alıp almadığına bakılması gerekiyor. Bir çocuğun otizm nedeniyle konuşmadığını düşündüren en önemli özellik yalnızca konuşma gecikmesi değil, sosyal iletişimde yaşadığı güçlüklerdir. İsmiyle seslenildiğinde tepki vermemesi, işaret ederek iletişimi sürdürmesi, göz teması ve ortak dikkat becerilerinde sınırlı olması önemli belirtilerdir. Ancak kesin tanı için de ilgili uzmanımıza başvurmaları gerekir." diye konuştu.




Terapide ilk amaçlarının çocuğu konuşturmaktan ziyade bir ortak bir ilgi alanı oluşturmak olduğunu ifade eden Demir, "Tabii tanılama sürecinden sonra alınan otizm tanısıyla birlikte bireyselleştirilmiş terapiyle bizler iletişimde yaşanılan problemleri tespit edip bunlara yönelik terapiler uygulamaktayız. Terapide ilk amacımız çocuğu konuşturmaktan ziyade bir ortak algı, ortak dikkat ve bir ilgi alanı oluşturmaktır. Bu ilgi alanıyla birlikte çocukta ilk etapta iletişimin en temel özelliklerinden olan göz kontağı, ortak dikkat önem arz etmektedir. İlgi alanı içinde oluşturulan ortak dikkat ile jestleri, işaretleri, ardından taklit etme çalışmalarıyla iletişim becerileri desteklenmektedir. Tabii bu adımlar her çocuk için uygulanamamaktadır, çünkü her çocuğun ihtiyaçları farklı olabilir. Otizm genelinde konuşacak olursak, bu bir spektrumdur. her birey birbirinden farklı olabiliyor ve ihtiyaçları da birbirinden farklı olabilir. Bizler de bu ihtiyaçlar doğrultusunda bireyselleştirilmiş terapi programları ile danışanlarımıza seanslar düzenleyip onlara yardım etmekteyiz." şeklinde konuştu.


"Her birey için bireyselleştirilmiş terapi programları sunarak danışanlarımızı destekliyoruz"


Ailelere de önerilerde bulunan Demir, "Çocuğun söylenileni tekrar etmesi tıbbi terminolojide ekolar olarak geçmektedir. Bunu oluşturan başlıca iki neden vardır. Birincisi ya çocuk sizin ne dediğinizi anlamamıştır ya da çocuk sizin ona ilettiğiniz iletiye vereceği cevabı bulamadığından dolayı tekrar etmektedir. Bireylerin konuşması için en önemli şey, iletişim kurma ihtiyaçlarını desteklemek, yani kaliteli bir içsel referans sunmaktır. Bunu bir örnek olarak pekiştirecek olursak, dışarıda gördüğümüz bir kediyi çocuğumuz yanımızdayken 'kedi' diye seslendiğimiz zaman çocuk orada görsel, işitsel bir referans alıp zihnine atıyor. Aslında dil ve konuşma terapistleri burada çocuk acaba zihne atmakta mı problem yaşıyor, ya da zihinden geri çağırmakta mı problem yaşıyor, tespit yapmaktadır. Bu bağlamda her birey için bireyselleştirilmiş terapi programları sunarak danışanlarımızı destekliyoruz. Ayrıca çocuklarla oyun oynamak, onlarla konuşmak, dinlemek ve konuşmasını sağlayacak ortamlar sunmak büyük önem arz etmektedir. Aileler bu bağlamda ne yapabilir? Yaşına uygun ortam sunarak oyun oynamak, yaşına uygun cümlelerle oyun ortamını daha kaliteli hale getirmek, günlük yaşamda iletişim fırsatları sunmak, çocuğun isteklerini hemen karşılamak yerine ona biraz sabır göstererek, konuşması için fırsat vererek, sevgiyle desteklemektir. Ailelerin de yapması gereken bir diğer durum da bir dil ve konuşma terapisinden destek almaları önem arz etmektedir." dedi.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/dil-terapisti-demir-otizmli-cocuklarda-terapinin-ilk-amaci-konusturmak-degil-ortak-dikkat-olusturmaktir)