# İKÇÜ Öğretim Üyesi Hüseyin Dursun: Zulmün siyasi faturası vardır

> İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, Gazze’de yaşanan zulme destek veren siyasi iradelerin bunun bedelini ödeyeceğini belirterek, “Bir halkın gözyaşı üzerine kurulan hiçbir siyasi hesap sonsuza kadar ayakta kalamaz.” dedi.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/ikcu-ogretim-uyesi-huseyin-dursun-zulmun-siyasi-faturasi-vardir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-11-07T13:42:07+03:00
- Güncelleme: 2026-11-07T13:42:07+03:00
- Yazar: ESRA ÜRÜNDÜ
- Kategori: GÜNDEM
- Ajans / kaynak: İLKHA
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/11/07/ikcu-ogretim-uyesi-huseyin-dursun-zulmun-siyasi-faturasi-vardir-710350.webp

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, “Zulmün Ateşi, Zalimin Kapısını da Yakar!” başlıklı açıklamasında Gazze’de yaşanan saldırıları, uluslararası siyasetteki gelişmeleri ve zulmün tarih boyunca karşılaştığı sonuçları değerlendirdi.


ABD’de Trump yönetiminin ve Cumhuriyetçilerin seçimlerde yaşadığı yenilgi ile işgal altındaki topraklarında Nenetanyahu’nun siyasi bloğunun çoğunluğu kaybetmesinin üzerinde düşünülmesi gereken gelişmeler olduğunu belirten Dursun, her seçim sonucunun tek bir sebebe bağlanamayacağını ancak Gazze’de işlenen insanlık suçlarının ve bu zulme destek veren siyasi iradelere yönelik tepkilerin söz konusu sonuçlarda önemli bir karşılığı bulunduğunu ifade etti.


“Gazze, insanlığın vicdanının imtihan edildiği yerdir”


Gazze’nin artık yalnızca Filistin’in meselesi olmadığını vurgulayan Dursun, “Gazze, insanlığın vicdanının imtihan edildiği yerdir. Orada minicik bedenleri paramparça edilen çocukların, annelerinin kucağında son nefesini veren bebeklerin, enkaz altında kalan ailelerin, hastaneleri bombalanan hastaların ve yurdundan koparılan milyonların feryadı, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların yüreğine kazınmıştır.” dedi.


Dünyanın en gelişmiş silahlarına, ekonomik imkânlarına ve askerî gücüne sahip devletlerle yıkılmış evlerin ve enkazların arasında hayata tutunmaya çalışan bir halkın karşı karşıya olduğunu belirten Dursun, “Bir tarafta sınırsız güç vehmiyle hareket edenler, diğer tarafta elinden alınan vatanına, evine, çocuğuna ve hayatına rağmen direnenler var. İşte tarih bugün bu iki tarafın hikâyesini yeniden yazmaktadır.” ifadelerini kullandı.


ABD ve Avrupa’da sokaklara çıkan gençlerin, üniversitelerde yükselen itirazların ve Filistin için meydanları dolduran insanların tarihin görmezden gelinemeyecek bir gerçeğini ortaya koyduğunu kaydeden Dursun, “İnsanlığın vicdanı henüz ölmemiştir.” değerlendirmesinde bulundu.


“Zulmün siyasi faturası vardır”


Gazze’deki yıkımın sorumluluğunu taşıyanların ve bu yıkıma siyasi, askerî ve diplomatik destek verenlerin bir halkın gözyaşı üzerine kurdukları hesapların sonsuza kadar ayakta kalamayacağını belirten Dursun, “Bir halkın gözyaşı üzerine kurulan hiçbir siyasi hesap sonsuza kadar ayakta kalamaz.” dedi.


İran’a karşı başlatılan savaşın da güç siyasetinin ağır sonuçlarını gösterdiğini ifade eden Dursun, “Hiçbir devletin askerî üstünlüğü, ona başka halkların geleceği üzerinde sınırsız tasarruf hakkı vermez. Savaşın bedelini çocuklara, sivillere ve masum insanlara ödeten anlayış, eninde sonunda kendi siyasi ve ahlaki hesabıyla yüzleşmek zorunda kalır.” ifadelerini kullandı.


İran savaşının Washington’da seçim sonuçlarına yansıyan hoşnutsuzluğun önemli sebeplerinden biri olduğunu belirten Dursun, “Dünyanın ateşe verilmesinin o ateşi yakanların kendi siyasi evlerine de ulaşabileceğini unutmamak gerekir. Zira bir ülkenin gücü, başka ülkeleri ateşe verebilmesinde değil; insanlığı o ateşten koruyabilmesindedir.” dedi.


“Zalimin gücü sonsuz değildir”


Tarihin yalnızca orduların, silahların ve imparatorlukların tarihi olmadığını vurgulayan Dursun, Allah’ın adaletine güvenenlerin, hakikatten vazgeçmeyenlerin ve zulüm karşısında eğilmeyenlerin mücadelesinin de tarihe yön verdiğini ifade etti.


Firavun’un döneminin en büyük iktidarına, ordularına ve hazinelerine sahip olduğunu ancak Hazreti Musa ve beraberindeki müminlerin Allah’ın yardımıyla kurtulduğunu hatırlatan Dursun, Nemrut’un da Hazreti İbrahim’i ateşle yok edeceğini düşündüğünü ancak Allah’ın emriyle ateşin serin ve esenlik hâline geldiğini belirtti.


Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) ve Hazreti Ebu Bekir’in hicret sırasında Sevr Mağarası’nda yaşadıklarına da değinen Dursun, “Firavun'un ordusu vardı, Musa'nın Allah'a imanı vardı. Nemrut'un ateşi vardı, İbrahim'in Rabbi vardı. Müşriklerin kılıçları vardı, Resûlullah'ın (s.a.v.) arkasında Allah'ın yardımı vardı. Güç, her zaman haklılık demek değildir. Kalabalık olmak, hakikatin sahibi olmak anlamına gelmez.” ifadelerini kullandı.


“Gazze, tarihe düşülmüş bir vicdan notudur”


Gazze’de yaşananların yalnızca yıkılmış binalardan ibaret olmadığını belirten Dursun, “Orada insanlığın sınandığı, uluslararası hukukun sorgulandığı, güçlü devletlerin çifte standartlarının açığa çıktığı ve vicdanların birbirinden ayrıldığı bir tarih yaşanmaktadır.” dedi.


Gazze’de şehit edilen çocukların hesabının yalnızca bugünün siyasetçilerine değil, yarının tarihçilerine, hukukçularına ve insanlık hafızasına da kalacağını kaydeden Dursun, “Hiç kimse sahip olduğu makamın, unvanın, ordunun veya ekonomik gücün kendisini tarihin hükmünden kurtaracağını zannetmesin. Çünkü mazlumun ahı, zalimin saltanatından büyüktür.” ifadelerini kullandı.


Dursun, Kur'an-ı Kerim'de yer alan İbrahim suresinin 42'nci ayetini hatırlatarak, “Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma.” ayetinin zulüm karşısında direnenler için teselli, zulmü siyaset ve iktidar aracı hâline getirenler için ise büyük bir uyarı olduğunu belirtti.


“İtirazımız halklara değil, zulme ve hukuksuzluğadır”


Açıklamasının son bölümünde hiçbir masum insanın ölümünün zafer sayılamayacağını vurgulayan Dursun, “Ne Filistinli bir çocuğun ne İranlı bir sivilin ne israilli bir masumun ne de dünyanın herhangi bir yerindeki mazlumun kanı üzerinden siyaset kurarız. Bizim itirazımız halklara değil, zulme, işgale, hukuksuzluğa, sivillerin katledilmesine ve insan hayatını hiçe sayan iktidar anlayışınadır.” dedi.


Gazze’nin bir gün özgürlüğüne kavuşacağına inandığını belirten Dursun, “Gazze de bir gün özgürlüğüne kavuşacak, çocukların yeniden oyun oynadığı, annelerin korkmadan sabahladığı, insanların kendi topraklarında hür ve onurlu yaşadığı günler gelecektir. Çünkü zulüm ne kadar büyürse büyüsün, hakikatin önünde ebedi değildir.” ifadelerini kullandı.


Dursun, açıklamasını “Firavun'un sarayları yıkıldı, Musa'nın hakikati kaldı. Nemrut'un saltanatı tarihe karıştı, İbrahim'in teslimiyeti kaldı. Zalimlerin orduları dağıldı, peygamberlerin mücadelesi insanlığa miras kaldı. Allah'ın adaleti karşısında hiçbir Firavun sonsuza kadar ayakta kalamaz.” sözleriyle tamamladı.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/ikcu-ogretim-uyesi-huseyin-dursun-zulmun-siyasi-faturasi-vardir)