# Mardin’de Emlak Dolandırıcılığı Alarmı: Son 10 Günde 5 ‘Sazan Sarmalı’ Vakası

> Mardin Yetkili Emlakçılar Derneği Başkanı Nedim Bulut, kentte ve ilçelerde son dönemde artış gösteren “sazan sarmalı” yöntemiyle yapılan emlak dolandırıcılığına karşı vatandaşları uyardı. Son 10 gün içerisinde yaklaşık 5 dolandırıcılık vakasının yaşandığını belirten Bulut, piyasa değerinin çok altında satışa çıkarılan gayrimenkullere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/mardin-de-emlak-dolandiriciligi-alarmi-son-10-gunde-5-sazan-sarmali-vakasi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2026-09-16T11:35:31+03:00
- Güncelleme: 2026-09-16T11:35:00+03:00
- Yazar: BEŞİR ŞAVUR
- Kategori: GÜNDEM
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2026/09/16/mardin-de-emlak-dolandiriciligi-alarmi-son-10-gunde-5-sazan-sarmali-vakasi-700125.webp

Mardin’de gayrimenkul alım satımı yapan vatandaşları yakından ilgilendiren önemli bir uyarı geldi. Mardin Yetkili Emlakçılar Derneği Başkanı Nedim Bulut, özellikle internet ve sosyal medya üzerinden verilen sahte ilanlarla gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarının arttığına dikkat çekti.

Bulut, Türkiye genelinde olduğu gibi Mardin ve ilçelerinde de “sazan sarmalı” olarak bilinen dolandırıcılık yönteminin vatandaşların ciddi miktarlarda maddi kayıp yaşamasına neden olduğunu ifade etti.

Vatandaşların gayrimenkul satın alırken yalnızca fiyatı değil, mülk sahibini, ilanı veren kişinin yetkisini ve ödeme sürecini de titizlikle kontrol etmesi gerektiğini belirten Bulut, şüpheli durumlarda yetki belgeli emlak danışmanlarından destek alınması çağrısında bulundu.

“Son 10 günde yaklaşık 5 vaka yaşandı”

Mardin'de kısa süre içerisinde birden fazla kişinin benzer yöntemlerle mağdur edildiğini belirten Bulut, uzun zamandır vatandaşları bu konuda uyarmaya çalıştıklarını söyledi.

Bulut, “Özellikle son zamanlarda Mardin ilimizde ve ilçelerinde mağduriyetler meydana geliyor. Vatandaşlara uzun zamandır ‘sazan sarmalı’ adı verilen dolandırıcılık yöntemi hakkında uyarılarda bulunuyoruz. Ancak maalesef hâlâ bu dolandırıcılığa kananlar oluyor. Son 10 gün içerisinde yaklaşık 5 dolandırıcılık vakası yaşandı.” dedi.

Dolandırıcılar hem ev sahibini hem alıcıyı tuzağa düşürüyor

“Sazan sarmalı” yönteminin işleyişini örnek üzerinden anlatan Bulut, dolandırıcıların aynı anda hem gerçek gayrimenkul sahibini hem de evi satın almak isteyen vatandaşı kandırdığını ifade etti.

Yöntemin genellikle internet üzerinden başladığını belirten Bulut, 3 milyon TL değerindeki bir konutu satışa çıkaran mülk sahibinin dolandırıcı tarafından aranabildiğini söyledi.

Dolandırıcının, ev sahibiyle hiç pazarlık yapmadan gayrimenkulü belirtilen fiyat üzerinden satın almak istediğini söylediğini aktaran Bulut, güven kazanmak amacıyla “Ailemden birine hediye alacağım” gibi çeşitli gerekçelerin kullanılabildiğini ifade etti.

Ev sahibi, gayrimenkulünü istediği fiyattan ve pazarlık yapmadan satacağını düşündüğü için teklife olumlu yaklaşırken dolandırıcı bu kez aynı evi başka platformlarda gerçek değerinin çok altında satışa çıkarıyor.

3 milyonluk ev 2 milyon TL’ye ilana konuluyor

Dolandırıcılık zincirinin ikinci aşamasında gerçek alıcının devreye girdiğini belirten Bulut, 3 milyon TL değerindeki bir evin sahte ilanlarla 2 milyon TL gibi dikkat çekici bir rakama satışa sunulabildiğini kaydetti.

Özellikle sosyal medya grupları ve internet ilanlarının kullanıldığına dikkat çeken Bulut, uygun fiyatlı bir ev bulduğunu düşünen vatandaşların bunu kaçırılmayacak bir fırsat olarak değerlendirdiğini söyledi.

Dolandırıcı daha sonra alıcı ile gerçek ev sahibinin doğrudan iletişim kurmasını engellemeye çalışıyor.

Bulut, dolandırıcının alıcıya, “Satıcı benim yakınımdır. Onunla pazarlığa girme, girersen bu fiyata veremem.” şeklinde telkinde bulunduğunu ifade ederek, böylelikle tarafların gerçek satış bedeli konusunda birbirleriyle konuşmasının önüne geçildiğini anlattı.

Kapora tuzağıyla güven sağlanıyor

Dolandırıcılık sürecinde kapora aşamasının da önemli bir yer tuttuğunu belirten Bulut, alıcıdan alınan kaporanın küçük bir bölümünün gerçek mülk sahibine gönderilerek güven ortamı oluşturulduğunu söyledi.

Örneğin 100 bin TL kapora alındığında bunun yalnızca 10 bin TL'lik bölümünün gerçek satıcıya ulaştırılabildiğini aktaran Bulut, tarafların böylelikle satış işleminin gerçek olduğuna daha fazla inandığını ifade etti.

Dolandırıcılık ise tapu işlemleri sırasında kritik aşamaya geliyor.

Tapuda iki taraf da sessiz kalınca tuzak tamamlanıyor

Bulut’un aktardığına göre, taraflar tapu dairesine geldiğinde gerçek ev sahibi gayrimenkulünü 3 milyon TL’ye sattığını düşünürken alıcı ise aynı evi 2 milyon TL’ye satın aldığına inanıyor.

Dolandırıcının daha önce yaptığı yönlendirmeler nedeniyle iki taraf da gerçek fiyat konusunda birbirleriyle konuşmuyor.

Tapu görevlilerinin ödeme konusunda taraflara soru yöneltmesine rağmen alıcı uygun fiyata ev aldığını düşündüğü, satıcı ise istediği bedeli alacağını düşündüğü için taraflar arasındaki fiyat farkı ortaya çıkmayabiliyor.

Sahte dekontla milyonluk vurgun

Dolandırıcıların bu aşamada sahte banka dekontlarını kullanabildiğine dikkat çeken Bulut, gerçek satıcıya para hesabına geçmiş gibi gösterilen sahte bir dekont gönderildiğini söyledi.

Satıcının hesabındaki parayı kesin olarak kontrol etmeden tapuda imza atması halinde dolandırıcılık tamamlanabiliyor.

Bulut, alıcının gönderdiği milyonlarca liranın dolandırıcının hesabına geçtiğini, işlemin ardından paranın farklı kanallar üzerinden hızla başka hesaplara aktarılabildiğini belirtti.

Bu nedenle vatandaşların banka hesaplarında parayı bizzat görmeden ve ödemenin kesin olarak gerçekleştiğinden emin olmadan tapuda herhangi bir işlem yapmaması büyük önem taşıyor.

“Bedava peynir ancak fare kapanında olur”

Piyasa değerinin çok altında verilen ilanların vatandaşlarda şüphe uyandırması gerektiğini vurgulayan Bulut, gayrimenkul piyasasında her taşınmazın belirli bir piyasa değerinin bulunduğunu söyledi.

Acil nakit ihtiyacı gibi durumlarda bir gayrimenkulün normal değerinden bir miktar daha düşük fiyata satılmasının mümkün olduğunu belirten Bulut, ancak yüz binlerce hatta milyonlarca liraya ulaşan fiyat farklılıklarının mutlaka sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Bulut, “Vatandaşların bu konuda mağdur olmasını istemiyoruz. Çok duyarlı olmalarını istiyoruz. Her şeyin bir piyasası vardır. Bazen çok acil durumlarda bir gayrimenkul piyasa değerinden 100-200 bin TL ucuza satılabilir. Ancak bunun dışında bu kadar büyük fiyat farklarına kimse kanmamalı, kimse aldatılmamalıdır. Bedava peynir ancak fare kapanında olur.” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya ilanlarına dikkat

Vatandaşlara sosyal medya üzerinden karşılarına çıkan emlak ilanlarını dikkatle incelemeleri çağrısında bulunan Bulut, ilanı paylaşan kişinin gerçekten gayrimenkul sahibi olup olmadığının veya mülk sahibinden yetki alıp almadığının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

Başkasına ait bir gayrimenkulün yetkisiz şekilde ilana çıkarılmasının ciddi yaptırımları bulunduğunu ifade eden Bulut, sahte ve yetkisiz ilanların dolandırıcılık olaylarında önemli rol oynadığına işaret etti.

Bulut, yetki alınmamış gayrimenkullerin sosyal medya grupları dahil olmak üzere ilan şeklinde paylaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu alandaki denetimlerin dolandırıcılıkla mücadele açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Vatandaşlara “yetki belgeli emlakçı” çağrısı

Gayrimenkul satın alacak veya satacak vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Bulut, işlemlerin mümkün olduğunca yetki belgeli emlak işletmeleri üzerinden yürütülmesini istedi.

Özellikle yüksek miktarda para transferi yapılan gayrimenkul işlemlerinde tarafların birbirleriyle doğrudan iletişim kurmasının önem taşıdığına dikkat çeken Bulut, aracı kişilerin “Satıcıyla konuşmayın”, “Fiyatı söylemeyin” veya benzeri taleplerinin şüpheyle karşılanması gerektiğini belirtti.

Satıcının hesabına para ulaşmadan tapuda imza atmaması, alıcının ise ödeme yaptığı hesabın kime ait olduğunu kontrol etmesi gerektiği vurgulandı.

Emlak sektöründen hükümete talepler

Bulut, açıklamasında gayrimenkul sektöründe yaşanan sorunlara da değinerek hükümete yönelik bazı taleplerde bulundu.

Tapu harçlarının düşürülmesini istediklerini belirten Bulut, emlak sektöründe hizmet bedelleri ve bu hizmetlere uygulanan KDV oranlarında da düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Bulut, “Tapu harçlarının binde 0,5'e düşürülmesini, hizmet bedellerinin yüzde 20'den makul bir seviyeye indirilmesini ve gayrimenkul sektöründeki hizmet bedellerine uygulanan KDV oranının düşürülmesini talep ediyoruz. Ayrıca son 5 yıl içinde satılan gayrimenkullerle ilgili kesilen cezaların ertelenmesini ve bu konuda mağduriyetlerin yaşanmaması için bir çalışma yapılmasını istiyoruz.” dedi.

Mardinlilere önemli uyarı

Mardin ve ilçelerinde gayrimenkul alım satımı yapacak vatandaşların dolandırıcılık yöntemlerine karşı daha dikkatli olması gerektiğini yineleyen Bulut, özellikle gerçek olamayacak kadar düşük fiyatlı ilanların detaylı şekilde araştırılmasını istedi.

Bulut, sektör temsilcilerinin ve vatandaşların haklarını koruyacak şekilde hareket edilmesi gerektiğini belirterek, “Özellikle vatandaşların mağdur olmaması için yetki belgeli emlakçılarla çalışmalarını tavsiye ediyoruz. Umarız Mardin ili ve ilçelerinde, ayrıca tüm Türkiye'de hiç kimse bu tür dolandırıcılıklara kanmaz ve mağdur olmaz.” ifadelerini kullandı.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/mardin-de-emlak-dolandiriciligi-alarmi-son-10-gunde-5-sazan-sarmali-vakasi)