# Önce silahla taradılar sonra üzerimize el bombası attılar

> Şırnak'ın Güçlükonak ilçesindeki faili meçhul kazısında bulunan 3 ceset, 1993'te yaşanan büyük bir dramı gözler önüne serdi.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/once-silahla-taradilar-sonra-uzerimize-el-bombasi-attilar
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2012-01-22T17:04:18+02:00
- Güncelleme: 2012-01-22T17:04:18+02:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: GÜNDEM
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2012/01/once-silahla-taradilar-sonra-uzerimize-el-bombasi-attilar-3806.jpg

Elbiseleriyle
 birlikte gömülen köylülerin hayatını kaybettiği olaydan sağ kurtulan 
Ahmet Güler, o günkü vahşeti anlatırken gözyaşlarına boğuldu: "Bir grup 
asker ve korucu, PKK'ya yardım ettiğimizi söyleyip bizi gözaltına aldı. 
Gözlerimizi ve ellerimizi bağlayıp bir çukura attılar. Üzerimize el 
bombası fırlattılar. Çukura ilk ben düştüm. Cesetler üstüme yığıldığı 
için hayattayım. En üstte olan Beşir parçalandı." Güneydoğu, 
1990'lı yıllarda en karanlık dönemini yaşadı. Olağanüstü hal 
coğrafyasında, 'terörle etkin mücadele' adı altında olağanüstü 
faaliyetler yürütülüyordu. JİTEM adeta bölgede terör estiriyordu. En 
ufak bir şüphe veya bir ihbar, vatandaşların günlerce işkence görmesine 
veya faili meçhul cinayete kurban gitmesine yol açabiliyordu. Bu 
olaylardan biri 1993 yılının Haziran ayında Şırnak'ta yaşandı. Güvenlik 
güçlerine teslim olan bir PKK'lı, ifadesinde, 'Güçlükonak ilçesine bağlı
 Özbaşoğlu köyüne gittik. Orada Ö.Ç.'nin evinde yemek yedik.' demişti. 
Bunun üzerine 150 kadar asker ve korucu, köyü ablukaya alır. Bütün 
erkekleri okulda toplarlar. Bir subay, Ö.Ç.'yi sorgulamaya başlar. 
"Teröristlere yemek vermişsin." der. O da, "Evet komutanım. Gece 
yarısında evime silahlarıyla kim gelse mecburen yemek veririm. Siz 
gelseydiniz size de yemek verirdim." karşılığını verir. Cevabı 
beğenmeyen subay, "Bunun karısını getirip burada soyun." emri verir. 
Köylü deliye döner. "Yapmayın, etmeyin. Bunun yerine beni öldürün." diye
 yalvarır. Fayda etmediğini görünce kaçmaya başlar. Arkasından ateş eden
 askerler, Ö.Ç.'yi ayaklarından vurur. Sonra bir battaniyeye sarıp köyün
 dışına götürürler. Köylülere gözdağı vermek için Ö.Ç.'nin üstüne benzin
 döküp yakarlar. Bütün köylüler, geceyi asker ve korucu ablukası 
altında, okul binasında geçirir. Ertesi gün, 4 kişiyi yanına alan 
birlikler, 'bunları mahkemeye götüreceğiz' diyerek köyden ayrılır. 

 Görgü tanığı Ahmet Güler, olayın sonrasını şöyle anlatıyor: "Bizi 
Çetinkaya köyü yoluna doğru götürdüler. Bir tepeye çıkarttılar. Sonra, 
'Örgütün sığınağı vardı burada, onu gösterin.' dediler. Söylemezseniz 
öldürürüz tehdidinde bulundular. Biz 'bilmiyoruz' dedikten sonra 
hepimizi bir çukura bıraktılar. Gözlerimiz ve ellerimiz bağlıydı. Bir 
anda silah sesleri ile etraf inledi. Çukura ilk ben düştüm. Diğerleri 
benim üstüme düştü. Sonra el bombası attılar. Kısa bir çığlıktan sonra 
ses kesildi. Ben diğer arkadaşlarımın altında kalmıştım. Onun için el 
bombası beni etkilemedi. En üstte olan Beşir parçalandı. Seslerin 
kesilmesinin ardından kayanın dibindeki çukurdan çıktım. Baktım herkes 
ölmüş. 5 saat yürüdüm. Eve yetiştim. Çok kan kaybım vardı. 'Cesetler 
falan yerde, gidin alın' dedim." 
 Vücuduna onlarca kurşun isabet 
ettiğini belirten Ahmet Güler, yakınlarının kendisini Cizre Devlet 
Hastanesi'ne götürdüğünü dile getiriyor. Olayın faillerinin aksine, 
burada karşılaştığı bir komutanın kendisine şefkatle yaklaştığını 
vurgulayan Güler, "Nurettin isimli bir komutan bana olayı kimin 
yaptığını sordu. Ben de korkudan 'Bilmiyorum' dedim. Ama doktorlara tüm 
ayrıntıları anlattım. Sonra rapor tuttuğunu söylediler ama hiç kimse 
bana gelip bir şey sormadı." diyor. Cizre Devlet Hastanesi'nden 
Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini belirten Ahmet Güler, 24 
günlük tedavinin ardından taburcu olduğunu, ancak bir daha köye 
dönmediğini söylüyor. Bu olayı o dönemde savcılara da anlattığını dile 
getiren Güler, sözlerini şöyle sürdürüyor: "O dönemde bir asker 
istediğini yapıyordu. Şimdi Türkiye'de farklı bir yapı var. Hesap sorma 
zamanı geldi. Bunun için şimdi bunlar ortaya çıktı. Artık cesaretli 
savcılar bunun hesabını sorar. Bize yapılanlar bir vahşetti."

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/once-silahla-taradilar-sonra-uzerimize-el-bombasi-attilar)