# Savcının Mardin Sevdası şiirlere dönüştü

> Mardin'in büyülü havasından etkilenen Savcı Necati Sarıca duygularını şiirlere döktü.

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/gundem/savcinin-mardin-sevdasi-siirlere-donustu
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2018-01-11T18:06:19+03:00
- Güncelleme: 2018-01-11T18:06:19+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: GÜNDEM
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2018/01/savcinin-mardin-sevdasi-siirlere-donustu-32404.jpg

Geçtiğimiz günlerde Mardin'e gelerek göreve başlayan Sarıca, Mardin'in tarihi ve otantik havasından çok etkilenince duygularını kaleme almaya başladı.
Kısa sürede Mardin hakkında onlarca şiir yazan Sarıca, şiirleri büyük beğeni topluyor.
Siz değerli okurlarımız için bir kaç şiirini beğeninize sunuyoruz.
Ruhum Taşlara mı Yakışır Mardin’de
 
Sisle kaplı dağlardan çok daha fazlası 
rüya manzaralarında
anne ve oğul ağıtları
annemin o sesi seni de yakar dediğim 
kırılma çizgilerinin fısıldayan sayfalarından 
yer gök sarsılırken 
sel sele karışır 
sessizliğimin zelzelesinde
sensizliğimin zelzelesinde
bir çiçeğe bile tutunamadığım 
bir rüyamsı 
bir muazzam 
yer gök sarsılır içimizde
 
Mardin kararır benzimde solan güllerin kederiyle
ve benim kendime şu soruları sormam gerekir
senin şehrinde yürümeye devam ederken ayak izlerim
ruhum taşlara mı yakışır yoksa
 
İngilizce olmayan her şeyi sineme serdiğim
ayak izlerimi kemiren köpekler önünde kaldı senin şehrin
 
Mardin’e ruhum delirmek isterken
ruhum delirmeden
çakallara yenik düşmüş bir aslanın kanı peşinden 
koşarken hep düşüp yaralandığım
 
Bir değer belki
belki gönlüne dokunur
yeni bir gerçekleşme sanatında Mardin’im
Mardin bir dekor mu olacaktır sadece
kaçıncı sınanmanın yeni başladığı bu yerde
Malarme’nin ölüm değil de hiçlik dediği 
elem beni terketmiyor
yoksa ben sadece bir imge olarak mı varım bu yerlerde
 
Yer yarılsa da içine girsek dediğim 
taşları yağsa başımıza Mardin’in
yoksa hiçbir şey söylenemez mi
belirsizdir ve aldatmacadır dediğim 
arzularım içimi yakarken
küçük bir leke gibi sarsıldığım bu şehirde büyürken 
 
Mardin’de
Mardin’e öykünen bir adam düşünün şimdi 
benim bu şehirde üşüdüğüm kadar
insan yalnızca hayatını sürdürmek için mi yaşar 
yoksa Mardin yalnızca bir masal
uzunca bir süre yol olacak olduğuna 
acı veren sayrılıkların başladığı 
ve aşkın olmadığı 
aşktan şaşkın bakışların 
 
Mardin sadece bir rüya mı 
yoksa bir rüyadan sonrası 
biliyorum aşılması gerekenler vardır 
aşk aşılmalı mıdır
inanç aşılmalı mıdır
hangi kalem diye sorsam
bütün inanışlarım
yangın yerinde kül oluyor
sinemin
 
Yıkılmadık kalelerim mi kaldı ki 
yenilmediğim bir savaş 
öpmediğim toprak mı kaldı 
taşları başıma yağarken Mardin’in
 
Ölümden önce hayat var mı diye sorsam
Mardin sende bir cevap var mı 
aşk var mı 
hafifçe araladığım şu kapılar da mı kapanır 
günahları vurgun yüzüme 
ellerim yine kör kapılarda mı kalır 
kapısız ve penceresiz bir boşlukta 
Mardin yoksa sadece kapılar mıdır 
 
Evim olur mu Mardin yavaş yavaş ölümü beklediğim
NECATİ SARICA
Mardin Şen Olsun Diye
 
Ekmek ile kan arasına konan taşlar gibi
eğer gurbeti seversem ben buradayım
seversem sılayı ben burada
hasretliğimi vururum taşlarına
kalbimin bir ucundan başlayan bu şehrin
Mardin olası gerekmiş
bir gönül yangınına bir tutam su
taşları gerekmiş alnıma secdelerde
 
İmanımın kanı gönül bir daha yaralansın
lili yar diye diye
rinna diye yar diye
taşlar yağmurlarla eksiltilirken bu yerde
güneş taşları eskitirken bu yerde
 
Her zerrem zemzem olsun diye çatlamış dudaklara
dert ile geldiğim aşk ile geldiğim
Mardin’in eski günlerine
Mardin şen olsun diye
 
Yer yarılsa da içine girsek dediğimiz
kaderimiz hep peşimizde
Ölsek dediğimiz
dönüşümüz olmayan yollardan geçip geldiğimiz
bu yolların dönüşü yoktur dediğimiz
ve bu yerlerin çilesi yoktur bizde
 
Dediğimiz neyse sadece bilenlere söylediğimiz
dert üstüne dert
dem üstüne dem vura vura
aşka bir kadeh daha kıra kıra kaderim
 
Taşların üstünde alnım kanıyor
alnımda sıcak fikirler
fikrimden taş üstünde taşlar yanıyor
alnım ne kadar çok sıcak ve kan dolusu yazılarım
kara yazılarım bir harf bir ses kadar küçülmüş
 
Kanatları kırılmış bir kartal
Mardin’e düşmüş yürüyor yollarında
kanatlarım ne kadar da çok kırılmış
kayıp bir mavi taşın izinden geldiğim
Mardin’de ne kadar da çokmuş
 
Her zerrem zemzem olsun diye çatlamış dudaklara
dert ile geldiğim aşk ile geldiğim
Mardin’in eski günlerine
Mardin şen olsun diye
NECATİ SARICA
Mardin Benim İçimde
 
Göz açtım ve kapattım hayatı kerpiç evlerin mahallesinde
baştanbaşa avlusunda paslı bir gecekondu içinde
kimi zaman yaralayacak biçimde yaklaşan
bir sürgün olarak şairin portresine kan düşene kadar
beklediğim eski ve yeni giysiler içinde
taşları bilgilendiren yeni işaretler içimde.
 
Mardin yeniden keşfedilir olsun diye Mardin’de
kendi kuruluşuna vurgun ruhumun
Mardin’in kuruluşuna vurgun ruhumun
 
Bu şüphesiz bir yükselişi olarak ruhun
ve sözlerle anlatılamaz ve sözlerle anlaşılamaz
sevmeye hazır her kalbi çarptıran
bir şehrin
güneşin ışığına doğru bakan bu şehrin.
 
Ve Mardin yeni bir rengini kazanır benimle
sütü ve kanı şekillendiren rengimle.
 
Doğunun incisi
tertemiz kar gibi
kristal içine konulmuş mor bir zambak gibi
niyet ve istek ile bir daha
bir daha şekillenen kalbimi verdiğim
ben yorulmak bilmez bir yürüyüşçüsü Mardin’in.
 
Kim aklın kurallarına boyun eğebilir ki burada
yıldızların ışıl ışıl uyuduğu gökyüzünün altında.
 
Bakışın şaşkınlığıyla ve aklın şaşkınlığıyla
yakından bakılınca akılları yakan bu şehirde.
 
Şimdi ben sadece bir gezgin değilim
şimdi ben baştan başa Mardin’im
bir bölünme hattı yok burada
Mardin yine Mardin
ben yine benim.
 
Farkın terk edilmesi için içimde
terkin fark edilmesi için içimde
ben Mardin’in içindeyim
Mardin benim içimde.

Değerli savcımızın şiirlerini bu adresten okuyabilirsiniz:
http://www.asanatlar.com/category/sairler/necati-sarica-siirleri/

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/gundem/savcinin-mardin-sevdasi-siirlere-donustu)