Haftanın Değerlendirmesi

Hem Mardin'de hem de Türkiye'de hareketli günler yaşıyoruz.

KÖŞE YAZISI

Mardin biliyorsunuz uzun süreden beri sürekli ulusal medyanın gündeminde.

Daha önce dünyanın en eski üniversitesinin Nusaybin'de olduğu polemiği ile gündem gelen Mardin daha sonra operasyonlarla gündem gelmişti.

Erdoğan'ın Ilısu'daki mitinginden sonra Mardin, kayyum döneminde yapılan ihaleleri inceleyen müfettişlerin verdiği raporlar ve yapılan operasyonlarla gündeme gelmişti.

Ulusal medyanın bir polis aracının altında bulunan EYP'nin Erdoğan'ın Siirt'teki mitingi ile ilişkilendirilmesi ile uzun süredir terörle ilişkilendirilmeyen Mardin ve Nusaybin bir kez daha terör haberleri ile ana haber bültenlerini süslemeye başlamıştı!

Tam da bunu atlattık derken bu sefer bir kuyumcunun infaz edilmesi ve aile içi bir katliam haberi ile yıkıldık.  Feci olayda hem kuyumcu hem de saldırıya uğrayan iki kadın hayatını kaybetmişti.

Hafta içinde ayrıca YÖK Başkanı bölge ziyareti kapsamında Mardin'e gelmiş ve üniversiteye yönelik ilk günden yapılan eleştiriler onun da kulağına gitmiş olacak ki kendince cevap vermeye çalışmıştı.

Aynı şekilde Vali Mahmut Demirtaş'ın yukarı Mardin'deki projelerini hayata geçirmeye yönelik çalışmaları kapsamında "Mardin Geleceğini Geçmişinde arıyor"projesi adı altında Ulu Caminin siluetini bozan kaçak ve betonarme bir binanın yıkımını yapmıştı.

Mardin'de bunlar olurken Türkiye de olağanüstü bir süreçten geçiyor. Özellikle de ekonomik açıdan.

EKONOMİK DURUM

Ekonomi alanında Merkez Bankasının politika faizinde bir kez daha indirime giderek faiz oranını %14’e düşürmesi  Türkiye için bir dönüm noktası oldu. Yeni bir modele geçiş olarak algılanan bu durum ekonomide köklü değişimlere ve beklenmedik sonuçlara neden olacağını hemen herkes bekliyordu. 

İstanbul Borsasındaki düşüşe kısa devre yaptırmak zorunda kalan hükümet; döviz ve altın fiyatlarındaki aşırı yükselişe ise her zaman ki gibi çözüm bulamadı. Hayat pahalılığı, güvensizlik ve ön görememe bütün platformlarıda bir kez daha gündemin tek konusu oldu. Bu süreçte yaşanan ekonomik çalkantıların sonuçları, önümüzdeki süreçte her zaman önümüze çıkacak.

Bu kriz süreci iyi yönetilemez ise toplumsal patlamalara da neden olabilir. Bu süreçte suiistimallerin üzerine hassasiyetle gidilmeli ve izin verilmemelidir.  

Kur avantajına dayalı yeni modelde her ne kadar dış ticaret hacmi son iki ayda milyarlarca dolar fazla verse de yüksek kur, arzu edilen sonuca götürmez. Yüksek üretim ve yüksek istihdam olmadığı sürece faiz indirimleri de işe yaramaz. Hazırlanacak eylem planları hemen devreye alınmalı, bu ekonomik kasırganın vatandaşta oluşturduğu güvensizlik havası hemen dağıtılmalıdır.

Stokçuluğun önüne geçilerek arz ve talep dengesizliği giderilmeli, temel tüketim mallarına ulaşımda vatandaş kesinlikle sıkıntı çekmemeli. Bunun için de ihracat yerine öncelik kendi toplumumuza verilerek son iki ayda yaşanan olumsuz hava güven ve istikrarla ortadan kaldırılmalıdır.

Döviz fiyatlarındaki artışla birlikte gıda fiyatlarının önlenemeyen yükselişi devam ederken fiyat artışlarına karşı başvurulan ithalat yöntemi, geçici çözümler sunsa da yerli üreticinin rekabet gücünü daha da zayıflatmakta ve sektöre ağır darbeler vuracaktır. Dünyanın birçok ülkesine göre tarım ve hayvancılık açısından daha elverişli bir konumda olan Türkiye’de gıda ve tarım ürünlerindeki fiyatların bu denli artış göstermesi, üretim ve iç pazar politikasındaki başarısızlığın en net göstergesidir.

Bu arada bu süreçte fiyat artışlarını fırsata çeviren ve stokçuluğun her türlüsüne başvuran kesimlere  de caydırıcı cezalar verilmeli ve gözlerinin yaşına bakılmamalıdır.

Nezir Güneş

Mardin Gazeteci ve Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı Mardin Life Dergisi ve Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şırnak AA-TRT Muhabiri 2000-2002 Şırnak İHA Muhabiri 2002-2004 Mardin İHA Temsilcisi 2004-2

YORUMLAR

  • Mardin Ticaret İİ Müdürü ekipleri ile denetime başlamalıdır. geç bile kaldı.

Yorum Ekle