HDP'li Adaylar Basınla Bir Araya Geldi

24 Haziran 2018 seçimlerine hazırlanan HDP Mardin Milletvekilleri İl Başkanlığının düzenlediği toplantı ile il merkezinde görev yapan basın mensupları ile buluştu.

Halkların Demokrat Partisi (HDP) Mardin Milletvekili adayları Mithat Sancar, Pero Dündar, Tuma Çelik, Ebru Günay, Gülbin Şahin Dağhan ve Dilaver İnal İl eş Başkanları Eylem Amak ve Ali Sincar özel bir cafede kentte görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi.

HDP İl eşbaşkanı Eylem Amak'ın açılış konuşması ile başlayan toplantı adayların kendilerini tanıtması ile devam etti. Basın mensuplarının sorularını cevaplayan HDP Grup Başkanvekili ve HDP Mardin Milletvekili Adayı Mithat Sancar, iktidarın icraatlarını eleştirdi.

Güvenlik gerekçesiyle sandıkların taşınmak ve birleştirilmek istenmesin “Hükümetin seçim sonuçlarına müdahale etme isteği” olarak tanımlayan Sancar, bu konuda muhalefet partileri ve Cumhurbaşkanları adaylarına sorumluluk çağrısında bulundu.

6 BİN 706 MARDİN'İN SEÇMENİN İRADESİNE SAYGISIZLIK

Sancar, ellerindeki bilgilere göre bölgedeki 18 ilde pek çok ilçe ve köyü kapsayacak şekilde sandık taşıma ve sandık birleştirme talebinin YSK’ye geldiğini, bu taleplerin 270 bin seçmeni Mardin'de ise 6 bin 706 seçmenin etkileyeceğini aktardı. Bu taleplere ilişkin gerekçenin güvenlik olarak gösterildiğini, ancak bunun inandırıcı olmadığını söyleyen Sancar, “Taşıma talebi gelen illerin ve sandıkların büyük bir kısmı 1 Kasım’da bulundukları yerde kurulmuştu. 1 Kasım’da bile güvenli görünen bu bölgelerden şimdi sandık taşıma kararı çıkıyor. 270 bin seçmenin olduğu sandıkların yüzde 90’ı, 1 Kasım seçimlerinde oldukları yerde kurulmuştu. Nakil ve taşıma söz konusu olmamıştı. 1 Kasım seçimlerinin hangi şartlarda gerçekleştiğini bir kez daha hatırlatalım. Çok yoğun operasyonlar ve yaygın çatışmalar vardı. Oysa bugün bu çapta bir çatışma da operasyon da yok. Peki, idare neye güvenerek, orada bir güvenlik sorunu olduğunu iddia ediyor. Bu gerekçe inandırıcı değil” dedi.


SANDIKLARA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI

İdareden gelen bu talebin hükümetin seçim sonuçlarına müdahale etme isteğinden başka bir anlam olmadığını savunan Sancar, “Sonuçları kendi lehine değiştirme hırsından başka bir gerekçe sahip değildir. Tamamı HDP seçmeninin ağırlıkta olan sandıklarda yapılan bu kararlar tamamen siyasidir. Ve seçmen iradesine müdahaledir. Büyük bir şaibe çok büyük bir adaletsizlik doğuracak kararlar bunlar. Biz HDP olarak bütün imkanlarımızla burada seçmenimizin hakkının gasp edilmesi, oylarımızın çalınmasını engellemek için her şeyi yapacağız. Bütün imkanlarımızla çalışacağız fakat bu sadece HDP’nin sorunu değildir. Bu aynı zamanda bütün Türkiye için demokrasinin geleceği sorunudur. O nedenle meseleyi sadece HDP’ye bağlamak ve HDP’ye bırakmak büyük bir sorumsuzluk olur. Özellikle bu taşıma ve birleştirme kararı verilen köylerde seçim güvenliği açısından her türlü çalışmayı yapmak için çağrıda bulunuyoruz” dedi.

HDP'YE KARŞI BİR ÇÖKERTME OPERASYONU

HDP'ye karşı bir çökertme operasyonun devreye alındığını anlatan Sancar, kendisi hakkında hazırlanan fezlekeleri örnek vererek yargılamalarda 90 yıllık süre içerisinde İstiklal Mahkemeleri, Yassı Ada ve Sıkıyönetim yargılamalarının dışında, bu kadar keyfi ve hukukun normlarının çiğnendiği bir uygulamanın yapılmadığını iddia etti.

KAYYUMA ELEŞTİRİ

Kayyum belediyelerin icraatlarini de eleştiren Sancar, “Bir kentte %70 oy oranına sahip iradeyi yok sayıp yerine kayyumla yönetmeye çalışmak halkın iradesine saygısızlığın en büyüdüğüdür. Sayın Ahmet Türk'ün görevden alınmasından sonra ellerindeki bütün imkanlara rağmen iddia ettikleri gibi bugüne kadar kendisine yönelik bir tane bile yolsuzlukla ilgili bir dava açılmamıştır. Belediyeye gönderttikleri sayısız müfettişe rağmen bir tane bile usulsüz bir işlem bulamadılar. Ama kayyumun yaptığı bu işler şaibeli. 24 Haziran'da bunun da hesabını soracağız. Hiçbir kamu görevlisi yanlış bir icraatın altına imza atmak zorunda değildir. Unutmasınlar ki bu şaibeli çalışmalarda imzası olan herkesten yaptıklarının hesabını soracağız. 24 Haziran tarihindeki seçim ilimiz içinde, ülkemiz ve bölgemiz için çok önemli bir seçim olduğunu herkes biliyor. Herkesin güvenlik hakkı, özgürlük hakkı bir kişinin iki dudağı arasında olan düzene, sisteme, rejime halklarımız evet mi diyecek, hayır mı diyecek. Bu yönüyle 24 Haziran bölge için, Mardin için değil, bütün Türkiye için son derece önemli bir seçimdir.”diye konuştu.


HDP KİLİT PARTİ OLACAK

Önümüzdeki süreçte HDP'nin 80-90 milletvekili ile mecliste kilit konumda olacağına vurgu yapan Sancar, “Biz 24 Haziran'da Türkiye’nin gerçek bir demokrasiye uyanmasını ve ülkenin birlikte yönetilmesini kültürünü içine sindirmiş siyasetçilerin sandıktan çıkarak toplumun talebini karşılaşmasını talep ediyoruz.”dedi.

MARDİN'DE 6-0 YAPARIZ

HDP olarak kurulduğu günden beri oylarını gerek Türkiye'de gerekse de Mardin'de istikrarlı bir şekilde her zaman arttırdığını anlatan Sancar, HDP olarak Mardin'de milletvekili listesini 6-0 kazanacaklarını belirterek 5-1 olması halinde ise yine başarı sayacaklarını ama gidecek 1 vekilliğe ise fire gözü ile bakacaklarını öne sürdü.

24 Haziran seçimlerine medya ambargosu, baskılar, saldırılar, seçim çalışmalarının engellenmesiyle gittiklerini ileri süren Sancar, "Tüm yurttaşlarımızı 24 Haziran'da sandıklarına ve oylarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.”çağrısında bulundu.

SANCAR'DAN ÇÖZÜM SÜRECİNDE SORUMLULUKLARI OLDUĞU SORUSUNA TEPKİ

Sancar, HDP'nin de Çözüm Sürecinin bitiminde ve sonradan yaşanılanlarla ilgili olarak bir gazetecinin en az AK Parti kadar sorumluluğunun olup olmadığı yönündeki sorusuna tepki göstererek, "Dolmabahçe Mutabakatının devrilmesi ile kurulması kararlaştırılan ve Öcalan'la görüşmesi gereken İzleme Heyetinin kurulamaması bunun en net göstergesi. Öcalan'a uygulanan tecritle rafa kaldırılan Çözüm Sürecinin bitirilmesine sebep olarak gösterdikleri Ceylanpınar cinayetlerini kimin işlediği hala net bir kanıt ve elde sanık yok. Bu savaş politikalarına dönüşüm olarak kullanıldı. Hükümet-İmralı-Kandil arasında uzun uğraş ve çalışmalar sonunda varılan mutabakat 5 Nisan´da İmralı´da bir araya gelmesi kararlaştırılan izleme komisyonu, o gün toplansaydı, Öcalan, Kandil´den silah bırakması için çağrı yapacak ve çatışma ortamı son bulacaktı. Ama son anda iptal edildi Cizre, Sur, Şırnak ve Nusaybin 2014 yılında alınan milli güvenlik planının hayata geçirilmesidir. Cizre, Şırnak, Nusaybin ve Sur´da yıkım yapan komutanların hepsi tutuklandı. Biz şehir savaşları istemedik, tamamen bizim dışımızda gelişti. Biz demokratik özerklik istedik. Ve bunu da demokratik siyasetle gerçekleştirmek istiyoruz. Siyaseten çözülmemesi, tıkanması durumunda, diğer ülkelerde olduğu gibi şiddet olaylarının yaşanacağını anlatmaya çalışıyoruz. Meselenin çözüm yeri siyasettir, sokaklar değildir."dedi.

DÜNDAR: NUSAYBİNLİLER HDP'YE OY VERECEK

Daha sonra söz alan 2. Sıra adayı Peru Dündar, ömrünün olağanüstü hal uygulamaları altında geçirdiğini anımsatarak, OHAL'le gelen baskılar ve tutuklamalarla Türkiye'nin adeta üstü açık bir cezaevine dönüştüğünü ileri sürdü. Kendisinin Nusaybin'de büyüdüğünü ve yaşadığını hatırlatan Dündar, Nusaybinlilerin evlerini caddelerini sokaklarını yerle bir edenleri unutmayacağını ve oyunu iradesini HDP'den yana kullanacağını savundu.


ÇELİK: ADAYLIĞIM AÇIKLANDIĞI GÜN GÖZALTINA ALINDIM

3. Sıra adayı Tuma Çelik de yapılan çalışmalar hakkında bilgile verdi. Avrupa Süryaniler Birliği Türkiye Sorumlusu ve aynı zamanda Süryanice yayın yapan Türkiye'nin tek Süryani gazetecisi Sabro Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni de olan Tuma Çelik, OHAL sürecinde yaşadıklarını verdiği örneklerle anlattı. Adaylığının açıklandığı gün gözaltına alındığını açıklayan Çelik, HDP'nin kurucuları arasında olduğunu sözlerine ekledi.


ÖCALAN'IN BİNGÖLLÜ AVUKATI DA MARDİN'DEN ADAY

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin 4’üncü sıra milletvekili adayı PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Ebru Günay da HDP Mardin listesinden örnekler vererek, adayların kentin kendine has demografik yapısına uygun olduğuna dikkat çekti. Kendisinin Bingöl'lü olduğunu hatırlatan Günay, kentin bu dinamiğini daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini anlattı. Günay, partisinin kadın politikaları açısından ilklere imza atan bir parti olduğunu vurguladı. Günay, kentin kadınları ile birlikte ortak bir demokrasi anlayışıyla mücadeleyi sürdüreceklerini ifade ederek, 24 Haziran’da kadının özgürlüğünü kısıtlayan tüm uygulamalara dur diyeceklerini öne sürdü.


5. Sıra adayı Gülbin

Şahin Dağhan da mesleğinin avukatlık olduğunu dikkat çekerek OHAL sürecinde yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. 


6. Sıra adayı Dilaver İnal da kendisinin KHK ile kapatılan Demokrat Araplar Derneğinin Başkanı olduğunu anımsatarak HDP olarak KHK'larla yaşatılan mağduriyetleri gidermek için HDP'den aday olduğunu ifade etti.

Program günün anısına çekilen fotoğrafla son buldu.


YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle