İş Sağlığı ve Güvenliği Bilinci

17 Kasım 2014 Pazartesi Saat 13:51

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının amacı çalışma hayatında şartların iyileştirilmesi,çalışanların ve iş verenlerin görev,sorumluluk, hak ve yükümlülüklerinin düzenlenerek, çalışanların sağlığını tehdit edecek unsurların önceden tespit edilip buna göre önlemlerin alınması,sağlıklı bir çalışma ortamının sağlanması ve en az iş kazaları gibi oldukça öneme sahip meslek hastalıklarına karşı çalışanların sağlıklarının mümkün mertebe korunmasıdır.

Türkiye'de bundan 12 yıl öncesine kadar İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda ciddi düzenlemeler oldukça azdı.Dolaylı hükümler ve zorlamalı yorumlarla hazırlanmış zayıf bir mevzuata sahiptik.2003 yılında AK Parti hükümeti 4857 Sayılı İş Kanunu'nu yürürlüğe sokarak yeni yönetmelik ve tebliğler yayımlamış dolayısı İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatımız değişerek yenilenmişti.

Bu İş Kanununa göre belli bir kapasitenin üstünde iş gören işletmelerde İş Güvenliği ile ilgili teknik eleman bulundurma zorunluluğu getirilerek önemli bir adım atılmış, daha sonra da tüm çalışma hayatını olumlu bir şekilde etkileyeceği düşünülen 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yerinde bir uygulama ile yürürlüğe sokulmuştu.

Bu Kanuna göre İş veren, İş Sağlığı ve Güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yaptıracak;bu değerlendirme sonucuna göre çalışanların durumu,kullanılacak güvenlik ve iş ekipmanları,iş yeri tertip ve düzeni sağlanacak,varsa eksiklikler giderilerek İş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personelinin tespitleri yazılı hale getirilerek İş yerinde genel bir önleme politikası oluşturulacaktı.Tüm bu yasal düzenlemeler oldukça harika görünüyordu ama maalesef Ülkemizde iş kazaları tüm bu düzenlemelere rağmen hala can alıyor, bunun son örneği de Ermenek'te facia'ya mahsur kalan Maden işçilerimizdir.

Ardı ardına gelen bu kazalar alınacak önlemlerin bir maliyet yükü değilde;iş yerlerinin daha güvenli,çalışanlarında daha mutlu olacağı ve işletmelerin daha verimli hale geleceği düşünülerek önemli bir öncelik olarak görülmeli.Yasaların uygulanması elbette önemlidir ancak geldiğimiz nokta,İş sağlığı ve güvenliği bilincinin maalesef salt yasalarla toplumumuzda oluşturulamadığıdır.

Ülkemizde iş kazalarına neden olan faktörler;bir cismin ezmesi,kesmesi veya batması,yangın ve boğulma,yüksekten düşme ve makinelerin sebep olduğu kazalar olarak gösterilmektedir.

Tüm bu olumsuz koşullara maruz kalan çalışanların büyük bir bölümü ise çeşitli baskılar, geçim kaygıları ve belli bir yaşın üstünde olma nedenlerinden ötürü çalıştıkları iş yerlerinden ayrıldıktan sonra ancak şikayetlerini dile getirebiliyor. Böyle bir tablo karşısında Ülkemizde iş güvenliği bilinci oluşturulmadan,ne yaparsak yapalım kazaların önünü almamız mümkün görünmüyor. Bunun için de daha orta öğretim düzeyinde İş güvenliği bilinci oluşturulmalı ve İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir veya bir kaç ders okul  müfredatlarında yerini almalıdır. Gelecekte bu dersleri alan çocuklarımızın bir kısmı iş veren, bir kısmı da çalışan olacaktır.

Ortak akıl ve ortak bir hafızaya sahip olacak bu çalışma arkadaşları toplumumuzda İş Ahlakı'nın oluşmasında ki temel taşlar olacaklardır. 

Unutmayalım kazanın küçüğü-büyüğü yoktur. 

Toplumsal duyarlılığımızın oluşması için illaki toplu iş kazaları ve sonrasında gelen ölümleri beklemek bizi bir manada da kazalara ortak kılar.  


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Yargı Reformu Stratejisi 06 Eylül 2019 Cuma Saat 12:01
2. Musa Ağabey 08 Haziran 2019 Cumartesi Saat 14:05
3. “Emeğin Takvimi”: 1 Mayıs 30 Nisan 2019 Salı Saat 11:21
4. Kamu İhale Kanunu’nda Hakim İlkeler 18 Mart 2019 Pazartesi Saat 10:04
5. Onbinlerin Dönüşü 08 Mart 2019 Cuma Saat 15:18
6. Nasıl mı Okudum? 07 Kasım 2018 Çarşamba Saat 10:24
7. IKBY’de Seçime Doğru 28 Eylül 2018 Cuma Saat 17:18
8.    24 Haziran’a Doğru 05 Haziran 2018 Salı Saat 13:07
9. Kudüs’ün işgal tarihi  14 Mayıs 2018 Pazartesi Saat 10:31
10.  Köy Odaları 27 Nisan 2018 Cuma Saat 12:23

YORUMLANANLAR :::

Mardinli Hastanın karaciğeriyle hayata bağlandı

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde karaciğer yetmezl [...]

1 gün önce...

Kendi Müzesini kendisi açtı

57 yaşındaki Abdülmecit Akgül isimli vatandaş kend [...]

1 gün önce...

Tatil yapayım derken az daha canından oluyordu

Antalya'da boğulma tehlikesi geçiren Mardinli 20 y [...]

1 gün önce...

Oya Armutçu yazdı... Mardin’in yeni yüzü

GEÇEN hafta ‘diller ve dinler şehri’ Mardin’deydim [...]

1 gün önce...

İstismar davasında, sanığa 80 yıl 10 ay hapis cezası

Derik ilçesinde 2017 yılının Mart ayında yaşları [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN