İşgalci israil yıkımları tüm hızıyla sürüyor

İşgalci israil yıkımları tüm hızıyla sürüyor
20 Ekim 2016 Perşembe Saat 10:44 0

İşgalci israil, bir yandan ruhsatsız olduğu iddiasıyla Filistinlilere ait evleri bir yandan da suçlu olduğuna inandığı Filistinlilerin ailesinin evlerini yıkıyor

İşgalci israil'in yerleşim stratejileri doğrultusunda hız kazandırdığı yıkımlar tepkilere neden oluyor. Protestolara dönüşen tepkilere uluslararası arenadan da destek var.
israil, Negev Çölü'ndeki bedevi köylerinde yıkımlarına devam ediyor. Bunun son örneği 12 Ekim'de yaşandı. israil Sivil İdaresi, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle Avrupa Birliği fonlarıyla inşa edilen sekiz binayı yıktı.

israil'in bedevi milletvekili Taleb Ebu Arar, yıkımların siyasi ve demografik amaçlara hizmet ettiğini

El Arakib köyünde yaşayan bedevilerin önderi Seyyah El Turi, bir yandan yıkımlarla, diğer yandan israil tarafından hakkında açılan davalarla mücadele ediyor. El Turi, bu durumu şu ifadelerle anlatıyor:

"Hakkımda açılan davalar halen devam ediyor. Tam 53 tane! Her birinde 2 milyon şekel 500 bin dolardan fazla tazminat talep ediyorlar. Köyümüz El Arakib, bırakın israil'i, İngilizlerden bile önce Osmanlılar tarafından tanınmış topraklar. 400 yıllık tarihi ile Türkiye'nin yanında israil nedir ki? israil bizim topraklarımızı çaldı ve hayatlarımızı kontrol ediyor. Üstelik mahkeme önünde bizi işgalcilikle suçluyor. Türkiye'ye, Arap ülkelerine, Avrupa hükümetlerine sesleniyorum; bizim Negev'de yaşama hakkımız var, bu yıkımlar durdurulsun. Buranın gerçek sahipleri bizleriz."

Gösteride, Yahudiler de bedeviler ile birlikte yer aldı. İşgale karşı direnmek ve Filistinliler için eşit haklar elde etmek amacıyla kurulan "Şiddet Karşıtı Yahudiler Merkezi" ve "Geride Kalanlar” insan hakları örgütü, "Dinimiz İşgal Değil" pankartları açtı.

Yahudi göstericilerden Itzhak Kıdsrose, u ifadeleri kullandı:

"Bu gösterinin Sukkot Bayramının ilk gününe denk getirilmesinin bir nedeni var. Sukkot, Yahudilerin Mısır'dan çıkıp çöllerde geçici barakalarda yaşadığı yılların anıldığı bir bayramdır. Günümüzde ise israil Negev'in kuzeyinde ve Batı Şeria'nın c bölgesinde yaşayan halkları aynı şartlara zorluyor. Bence Sukkot Bayramı, Yahudilerin kendi tarihlerinin bir parçası olarak tutunduğu bu tecrübe ile özeleştiri yapmaları için çok uygun bir dönem. Filistinlilere, bedevilere, vatandaşlık hakkı verilenlere ve verilmeyenlere…"
Küresel Yahudi protestoları yalnızca israil'de değil, dünyanın farklı kentlerinde yürütülüyor.

“FİLİSTİN YÖNETİMİ DESTEKLENMELİ”

Filistin Başbakanı Rami El-Hamdallah, işgal yönetiminin yılbaşından bu yana Filistinlilere ait 960 tesisi yıktığını ve söz konusu tesislerin çoğunun dış finansla yapıldığını bildirdi. El-Hamdallah, işgal rejiminin yıkım politikası devam ettiği sürece sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmadığını söyledi.

Hükümetinin herhangi bir icraatının uluslararası toplumun işgal rejimine baskısı olmadan hedeflerine ulaşamayacağını ifade eden El-Hamdallah, ekonomik kalkınma ve siyasi çözüm süreçlerinin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, işgalin sona erdirilmesi ve Yahudi yerleşim birimi inşasının durdurulması için Filistin Yönetimi'nin uluslararası düzeyde desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Filistin Başbakanı, sadece milli bağımsızlığın sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik gelişme fırsatları doğurabileceğini, Filistin halkının enerjisini ve imkânlarını ayağa kaldıracağını dile getirdi.

El-Hamdallah, işgal yönetiminin işgal güçlerinin kontrolündeki "c" bölgesinde yatırıma ve inşaata izin vermediğini hatırlatarak, söz konusu bölgenin Batı Yaka'nın yüzde 64'ünü teşkil ettiğini söyledi.

Bu arada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, israil'in yasadışı yerleşim yeri inşaatlarını görüşmek üzere toplandı. Mısır, Venezuela, Malezya, Senegal ve Angola'nın talebiyle gerçekleşen gayri resmi toplantının başlığı "yasadışı israil yerleşimleri: barışın ve iki devletli çözümün engelleri" oldu. Toplantıda israil'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim politikaları ele alındı.
Herhangi bir oylamanın yapılmadığı görüşmede ABD, Batı Şeria'daki endişe verici inşaatların bölgeyi tek devletli çözüme götürdüğünü ve barışa zarar verdiğini söyledi.

Washington yönetiminin Birleşmiş Milletler Temsilci Yardımcısı David Pressman özellikle Batı Şeria'nın c bölgesinde artan yıkımlara dikkati çekti.

israil, 2016 yılında yeni bir rekora imza attı. İşgali altındaki Filistin topraklarında yılın ilk altı ayında 168 konutu yıktı. Batı Şeria'da ilk altı ayda gerçekleştirilen yıkımlara dair son rapor, "İşgal Altındaki Topraklarda israil İnsan Hakları Enformasyon Merkezi Betselem" tarafından yayımlandı. Buna göre israil, 2006 yılı başından 30 Haziran 2016'ya kadar geçen on yıllık sürede Batı Şeria'da en az bin 113 konutu yıktı, 5 bin 199'u çocuk 2 bin 602 kişiyi evsiz bıraktı. Betselem'in yayınladığı raporda israil'in 2015 yılında 125 konutu yıktığı da hatırlatıldı.

israil yalnızca Batı Şeria'da değil, Doğu Kudüs'te de yıkımları artırdı. 2016 yılının başından bu yana Kudüs Belediyesi'nin yasadışı inşa edildiği gerekçesiyle karar çıkardığı 32 bina yıkıldı.
Kudüs merkezli "Uygulamalı Araştırma Enstitüsü" ise aynı süreçte 72 Arap evinin yanı sıra ikamet yeri olmayan 113 yapıyı yıktığını ileri sürdü.

israil, bu yıkımlara gerekçe olarak ise üç ana neden gösteriyor; cezalandırma, ruhsat eksikliği ya da askeri alanlara yakınlık.

israillilere yönelik saldırıda bulunan ya da bulunduğu iddia edilen Filistinlilerin ailelerine ait evler, caydırıcı olacağı gerekçesiyle yıkılıyor. Yani israil, yalnızca suçlu olduğuna inandığı kişiyi değil, tüm ailesini cezalandırıyor.

Ayrıca Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da Filistinlilere ait evler için ya ruhsatsız olduğu ya da ayrım duvarı başta olmak üzere israil'in askeri bölgelerine yakın olduğu gerekçesiyle yıkım kararı çıkıyor.

Bu uygulamanın hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını belirten Filistinliler yıllarca bekledikleri halde israil yönetiminin elinde bulunan Kudüs Belediyesi'nden ruhsat alamadıklarına vurgu yapıyor.

Uzmanlar ise ev yıkımlarının "Yahudi yerleşim birimlerini genişletmeyi hedefleyen israil'in bir çeşit yıldırma politikası olduğunu" belirtiyor.
Barış Şimdi Örgütü'nün verilerine göre son 49 yıl içerisinde israil, Yahudi vatandaşları için Doğu Kudüs'te 55 bin evin planını onaylarken, aynı bölgede Filistinliler için 700 evin inşasına izin verildi.

israil ile Filistin yönetimi arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Antlaşması" çerçevesinde, Batı Şeria, a, b ve c. bölgelerine ayrıldı.

Yüzde 18'i kapsayan "a bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "b bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e, "güvenliği" ise israil yönetimine bırakılırken, yüzde 61'ını kapsayan "c bölgesi"nin hem idaresi hem de "güvenliği" israil'in elinde kaldı.


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DÜNYA HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Değer: Yüreğimiz Dağlandı, Başımız Sağolsun!

Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Mardin Şube Başkanı Ey [...]

1 gün önce...

Bakan Çavuşoğlu, Mardinli Gençlerle Buluştu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mardin Büyükşeh [...]

1 gün önce...

Ragaip Kandili nedeniyle müşterilerinin katılımıyla mevlid okuttu

Kızıltepe ilçesinde lokantacılık yapan esnaf Regai [...]

1 gün önce...

Büyükşehirden ağaç bakım ve budama çalışması

Mardin Büyükşehir Belediyesi, şehirde ağaç budama [...]

1 gün önce...

Bakan Çavuşoğlu, STK’larla Görüştü

Bir dizi program ve etkinliklere katılmak üzere Ma [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN