Kadim İnsanların Ülkesi İran - Tebriz

04 Ekim 2019 Cuma Saat 17:34

İran hakkında genel bilgileri verdikten sonra ilk gezi durağımız Tebriz. Tebriz şairlerin diyarı olarak da biliniyor. Mevlana’yı bilenler için Şems-i Tebrizi’nin memleketi. Ateş/teb) ve rüzgar(riz) sözcüklerinin birleşmesinden oluşan Tebriz Azeri Türklerin yoğunlukta olduğu ve Batı Azerbeycan eyaletinin başkentidir. Van’a yaklaşık 300 km uzaklıkta olan Tebriz’de hemen herkes anladığımız Türkçe ile konuşuyor ya da Türkçe konuşmasını biliyorlar.


PARKLAR SAYESİNDE HAVA SERİN

Geniş coğrafyası ile değişken ve farklı bir iklim coğrafyasına sahip İran’a geldiğimizde beklediğimiz sıcak çöl havası yerine özellikle gezdiğimiz yerleşim yerlerinde genelde serin bir hava ile karşılaştık. Bunda yerleşim alanlarının hem merkezinde olan hem de etrafını saran geniş yeşil park alanları ve bu yeşilliğin sulanması için kullanılan su kanallarının etkisi olduğunu düşünüyorum.

Yaz ayı olması hasebi ile Tahran, Kum ve İsfahan bölgeleri öğlen saatlerinde 40-45 dereceyi görürken bu durum; içinde Tebriz’în de bulunduğu ülkenin batı ve kuzeyinde 30 derece olarak ancak gördük. Rakım olarak yüksekte olan Tebriz, özellikle gece saatlerinde üşüdüğümüz anlar bile oldu. İran’ı gezmek için en ideal mevsim ilkbahar ile sonbahar ayları denilse de Tebriz’i her mevsim gezebilirsiniz.


DEFALARCA YERLE BİR OLMUŞ

Tarihi geçmişi oldukça eskilere dayanan Tebriz’in en parlak dönemi şehre Müslümanların gelmesiyle başlar. Tarihi 5000 yıl öncesine dayanan Tebriz’i, Moğol işgali yıkamadıysa da depremler sayesinde çok kez yerle bir olduğu söyleniyor. Tebriz çok ciddi bir deprem kuşağında bulunduğu için oldukça şiddetli depremler sahne almış burada. Gezilecek yerlerin büyük çoğunluğu da bu depremlerden geriye kalmış kalıntılar aslında. Aslında Tebriz’i tanımamızın en bilindik sebebi Şah İsmail’in Devleti Safevilere başkentlik yapması. Biri Türk-Sünni Yavuz ile diğeri Türk-Şii olan Şah İsmail arasındaki rekabetin yaşandığı yer olarak da bilinen Tebriz’deki Gök Medresesinde bu tarihi rekabet halen canlılığını kuruyor. Tebriz’de ayrıca Kaçarlar’ın, Osmanlıların ve Rusların da izleri halen birçok yerde hakim.


İMAMIN MAKAMI İLE BAŞLADIK

İpek Yolu güzergâhında ve batıya açılan yer olması hasebiyle Tebriz, İran Rejiminin de çok önem verdiği kentlerden biri. Hayatın İran’ın her yerinde olduğu gibi zaten parklarda aktığı Tebriz’de biz de ilk geceyi bir parkta geçirdikten sonra sabah ilk olarak İmam Hümeyni’nin makamının olduğu camiyi ziyaret ederek başladık gezimize.  Cami’den sonra yürüme mesafesinde olan Tebriz Kalesi olarak bilinen Arg-e Tebriz’i restorasyon yapıldığı için uzaktan görerek geçtik. 700 yıllık kalenin daha önce burada bulunan bir caminin yerine yapıldığı ve İdam mahkumlarını bu kalenin duvarlarında infaz edildikleri söylenir.


REHBER EŞLİĞİNDE TEBRİZ TURU

Eskiden belediye binasıyken müzeye çevrilmiş ve Tebriz ile ilgili herşeyin sergilendiği bir bakıma şehir müzesi olan Azerbeycan  Müzesini gezerek başladık. Şehrin en önemli meydanı olan saat anıtının da içinde olduğu halı müzesini gezerken, hal ve hareketlerimizden Türkiye’den geldiğimizi anlayan Türk hayranı bir rehber, bize Tebriz’i gezdirdi.


ŞAİRLER MÜZE VE MEZARLIĞI - Makberet üş Şuara 

Dünyada şairler mezarlığına ev sahipliği yapan herhalde tek şehir olan Tebriz’i gezmeyi biz de bu mezarlık ziyaretiyle başladık. 400 şaire ait anıt mezarlık, yukarıya doğru yükselen ince sütunlar ve onların tepede birleşmesiyle, oldukça modern bir yapıya sahip. Mezarlıkta şairlerin büstleri, dizelerinden alıntılar ve bir kitap sergisi ile karşılaşıyoruz. Biraz müzeyi de andıran anıt mezarlık aynı zamanda Şehriyar Müzesi olarak da biliniyor. Asıl ismi Mehemmed Hüseyin olarak 21 yıl önce vefat eden İran’da ise çağdaş dönemin Hafız'ı olarak ün kazanan Şehriyar hakkında sizlere biraz bilgi vermek istiyorum. Eserlerinin her biri duygusal, insani veya felsefi içerik ve kapsam açısından ya da şairin kendine özgü tarzını göstermesi açısından değerli ve hatırı sayılır eserler bırakmış.

Şiirleri daha çok Ortaasya’da Türkçe konuşan halklar arasında dilden dile dolaşıp şarkı ve türküler halinde sazlar eşliğinde okunan Şehriyar’ın edebi yönü için İranlılar şu şekilde izah etmektedirler:

"Firdevs’inin doğasını ve destansı ruhunu; Nizami'nin meclisleri süsleyişini, Sanayi’nin hikmetini, Mevlevi'nin irfanını, Sadi'nin inceliğini ve ifade gücünü; Hafız'ın sadakatini ve aynı zamanda gazellerindeki gizliliğini; İrec'in akıcılığı ve sadeliğini yansıtıyor."


KAÇKAR MÜZESİ

Şairler Mezarlığından sonra buraya yaklaşık beş dakika yürüme mesafesinde olan Kaçkar Müzesini ziyaret ediyoruz. Mimari açıdan güzel bir cephesi ve içindeki süs havuzu çiçekleriyle de güzel bir büyük bahçesi olan müze binası simetrik yapısı ile dikkat çekiyor.

Eski Tebriz yaşamını anlamak için ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olan müzede 19. Yüzyılda Tebriz’e hakim olan Kaçkarlar döneminin giyimleri, kuşamları, takıları, yemek takımları, müzik aletleri, silahları, paraları burada sergileniyor. Her biri farklı bir temaya sahip olan çok sayıda odanın olduğu müze eskiden İran’ın Avrupa büyükelçiliği olarak kullanılıyormuş. Vitray pencereleri de dikkat çeken Müze, konağı yaptıran o dönemin valisi Amir Nezam Garousi Müzesi olarak da biliniyor.


GÖK MESCİDİ

           Müze ziyaretinden sonra Tebriz’in şaheserlerinden biri olan ve depremlerden çok zarar görmüş daha sonraları ise restorasyon çalışmalarıyla hayata kazandırılmış Gök Mescidini gezdik. Cihan Şah Mescidi yada Muzafferiye isimleri ile de bilinen yapıya halk arasında muhteşem güzellikteki mavi çinilerinden dolayı Mescid-i Kebüd yani Türkiye Türkçesi ile Mavi mescid anlamına gelen Gök Mescit diye bilinmektedir.

Karakoyunlu zamanında Sabiha Sultan için babası Cihan Şah tarafından 1465 yılında yapımına başlanan ve Cihan Şah'ın ölümü üzerine yarım kalan inşası Akkoyunlular tarafından yaptırılmıştır.  Tamamı tuğladan inşa edilmiş Mavi Caminin içindeki çini işlemeleri gerçekten de muazzam güzellikte. İslam Mavisi diye bilinen çinileri günümüze kadar ulaşabilmiş. Camide çiniler üzerine Allah adının 1001 kez tekrarlandığı rivayet edilir. Caminin ön tarafında Şah’ın namaz kıldığı altın, gümüş, firuze ve lapis taşlarıyla süslü bir bölüm ile Cihan Şah’ın türbesi bulunur. Rehberimizin rivayetine göre de Yavuz Selim, Çaldıran savaşını kazandıktan sonra öldürecek kimse kalmayınca camideki Cihan Şah’ın mezarını bile türbeden çıkarıp atlara çiğnetmiş.

100 yıla yakın devam eden restorasyon ve bir dizi onarım gören cami ibadet ve müze olarak da ziyaretlere açıktır.


TEBRİZ SOKAKLARI

             Gök Mescidini gezdikten sonra tur rehberimize teşekkür ederek Tebriz çarşılarını gezelim diyoruz. UNESCO dünya kültür mirasına giren Tebriz Pazarını arayalım derken iki üç saate yakın bütün çarşılarını gezmek zorunda kaldık. Burada gözüme ilk çarpan her biri bir sanatkarı anlatan heykellerdi. Diğer şehirlere nazaran burada heykeller sıklıkla görebiliyorsunuz. Tebriz’in merkezinde kapalı çarşıların yanında kapalı yürüme yolu olan Tarbiyat Caddesi, sabah akşam kalabalık bir yer. Köşesinde bucağında her yerde dükkan olan caddede aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

Burada soru sormak için girdiğimiz her işyerinde çok sıcak karşılanıyoruz. Türkiye'den geldiğimizi öğrenince daha da ayrı bir ilgi gösterip yardımcı oluyorlar.

Tebriz’le birlikte gezdiğimiz her şehirde şahit olduğumuz başka bir detay da Irak savaşında verilen kendi şehitlerine verilen değer. En merkezi meydanlarda, şehrin giriş ve çıkışlarında, üst geçitlerde, köprülerde, otobanlar da bile Irak savaşında şehit düşen askerlerinin heykelleri ve fotoğraflarını sıklıkla görüyorsunuz. Bu fotoğrafların üzerinde ayrıca nerede ve ne zaman şehit oldukları yazıyor.

Bunca yürüyüşten sonra birşeyler atıştırmak gerek diye düşünüp tercihimizi Tebriz Köftesinden yaparak karnımızı doyurduk.


İL GÖLÜ VE EYNALİ

             Akşam karanlığı ile birlikte gece eğlencesinin başladığı İl gölüne hareket ettik. Burası insanların adeta geceye ve parklara aktığı şehre hakim bir tepe. Ortasındaki büyük bir gölün olduğu, çevresindeki restoranlar yürüyüş yolları güneşin batışı ile kalabalıklaşıyor cıvıl cıvıl oluyor. Canlı müzik konserleri, luna parklar, teleferik gibi etkinliklerin bulunduğu alanda bizler de gecenin geç saatlerine kadar Azerice müzik eşliğinde üşüyerek dinliyoruz.   Panayırı arattırmayan burada; insanlar gecenin geç saatlerine kadar piknik havasında eğleniyorlar.

Geceyi İlgöl’de geçirdikten sonra sabah da Tebriz’in biraz dışında kalan Eynalı Dağından bütün Tebriz’i yukarıdan seyretmek için mükemmel bir yer olan Eyn Ali’ye teleferikle çıktık.


DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇARŞISI

Kahvaltımızı Eyn Ali’de yaptıktan sonra ilk işimiz Dünyanın en büyük kapalı çarşısı olan Tebriz Bazar’ına geçiyoruz. Bu çarşıyı ne gezmek biter ne de anlatmak. Ama Tebriz’deyseniz mutlaka görmeniz lazım. Şehrin tam merkezinde bulunan çarşının bir girişten girip bambaşka yerlere savrulup şehrin başka ucundan çıkmamaya dikkat edin. Çarşıyı gezmeden önce ilgi alanınızda olan ürünlerin yerini sorarsanız daha verimli bir gezi olur. Çünkü biz bu çarşıda birbirimizi kaybettik ve üç saat sonra ancak birbirimizi bulabildik.

İran’ın tüm kültürünü gözler önüne seren çarşıda adeta yok yok.  Tüm esnaflar sıcakkanlı. Herkesle gidip Türkçe muhabbet edebiliyorsunuz. Beş bölümden oluşan çarşıda baharatçılar, kuyumcular, bakırcılar, tamirciler, teşbihçiler, iplikçiler, ayakkabıcılar, tekstilciler ve halıcılar ayrı ayrı yerlerde. 25 küçük çarşı, kervansaray, bedesten ve pazardan oluşan 10 bine yakın işyerini içinde barındıran çarşının yapısı tuğla tonozlarla örtülü kubbelerden oluşmuş. Mardin’in çarşılarını anımsatan ahşap kapılar, kalın tokmaklar…

Pazardan çıkabildikten sonra İran’ın Kapadokya’sı olarak bilinen Kendovan’a doğru yol alıyoruz.


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
4. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
5. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
6. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
7. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
8. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54
9. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (1) 01 Temmuz 2019 Pazartesi Saat 20:05
10. Rıza-i İlahiye adanan bir ömür: Muhammed Mursi 18 Haziran 2019 Salı Saat 15:27

YORUMLANANLAR :::

Genç işçi gurbette vefat etti

Cezair'in Oran Şehrin'de geçirdiği kazasında vefat [...]

1 gün önce...

İskoçya’da öğrenip Mardin evi yaptılar

DÜNYANIN en büyük yardım kuruluşlarından British C [...]

1 gün önce...

Polisin yaptığı bu hareket takdir topladı

85 yaşındaki kadını kucağında taşıyarak yardımcı o [...]

1 gün önce...

Sınır ilçelerinde eğitime 2 gün daha ara verildi

Mardin'in Nusaybin ilçesinin tamamında, Artuklu ve [...]

1 gün önce...

Midyatlılar: Çevre yolu bir an önce yapılsın!

Batman-Gercüş-Mardin-İdil-Cizre ve Nusaybin'e Midy [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN