Kadına şiddetin önüne geçmek için mum yaktılar

Kadına şiddetin önüne geçmek için mum yaktılar
26 Kasım 2015 Perşembe Saat 16:52 0

25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele ve dayanışma gününden dolayı KESK Mardin Kadın Platformu, DİSK ve Türk Tabipler Odası Kızıltepe'de ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler.

KESK Mardin Kadın Platformu yaptığı açıklamada, Kirli Savaş yöntemlerinin yeniden devreye konulduğu, katliamlarla barış ve demokrasi taleplerinin bastırılmaya çalışıldığı, devlet eliyle yürütülen şiddet, baskı, tutuklama ve gözaltılarla tüm muhalif kesimlere yönelik sindirme politikalarının devreye konulduğunu, İŞİD gibi vahşet örgütleri eliyle toplumun hizaya getirilmek istendiği bir süreçte, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin de her boyutuyla artarak devam ettiğini ifade etti.
Yapılan açıklamada “Her gün yaklaşık 5 kadın katlediliyor. Her yıl yüzlerce kadın babaları, kocaları, sevgilileri, en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Yüzlerce kadın ve kız çocuğu tecavüze ve cinsel istismara maruz kalıyor. Yanı başımızdaki kadını korumaya çalıştığımız için, yemeği tuzsuz yaptığımız için, boşanmak istediğimiz için, aşklarına karşılık vermediğimiz için, barışmayı reddettiğimiz için, sadece kadın olduğumuz için, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğimiz farklı olduğu için şiddete maruz kalıyor, katlediliyoruz. Evimizde, kapımızın önünde, işyerimizde, sokakta, mecliste, kısacası yaşamın her alanında erkek-devlet şiddetiyle yüz yüze kalıyoruz. Eril akla göre işleyen devlet kurumları kadına yönelik şiddete karşı önlem almak bir yana, cinsiyetçi söylem ve pratiklerle bu şiddete zemin hazırlamakta ve suça ortak olmaktadırlar. Erkek yargı sistemi kendilerini korumak için meşru müdafaa haklarını kullanan kadınlara verilen cezaları az bulurken, nefret suçu işleyenleri ve kadın katillerini ''haksız tahrik, iyi hal, aşırı sevgi ve saygın tutum'' gibi akla ziyan indirimlerle ödüllendirmektedir. Ne acıdır ki bu şiddeti uygulayan faillerin yaptıkları yanlarına kar kalmakta, yaşama hakkı ellerinden alınan kadınlar tekrar tekrar öldürülmektedir. Haksız tahrik indirimleriyle sonuçlanan davalar göstermiştir ki; devlet, kadını toplumsal hayat içinde bir birey, bir yurttaş olarak görmemekte, kadınlara uygulanan her türlü baskı, tecavüz, taciz ve şiddet normal ve doğal bulunmaktadır.”ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
"Kürt sorununun çözümünde yeniden çatışma ve şiddetin dayatıldığı haziran ayından bu yana yüzlerce insan hayatını kaybetmiş, binlerce kişi gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Kürt illerinde yeniden devreye konulan OHAL uygulamaları ile yaşam alanları abluka altına alınarak, eğitim, sağlık, beslenme ve barınma hakkı gibi temel ihtiyaçların karşılanması bizzat devlet tarafından engellenmektedir. Annesinin, cansız bedenini buzlarla kucağında sakladığı Cemile, Sur'da keskin nişancıların başından vurarak katlettiği 12 yaşındaki Helin, “galoş giyin” dediği için polislerce katledilen Dilek, Nusaybin'de kapısının önünde vurulan Selamet, ölü bedenleri kokmasın diye buzdolabında saklanan 35 günlük bebekler savaşın en acımasız yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır.
Savaş kadına yönelik en pervasız şiddettir. Bu ortamlarda kadınlar ve çocuklar şiddetin en kabasına ve vahşisine maruz kalıyorlar. En temel insan hakları hiçe sayılarak insanlık dışı tüm uygulamalar meşruluk kazanıyor. Ölümün, işkencenin, baskının çirkin yüzü hiç çekinmeksizin insanların yaşamı üzerinde resmediliyor. Günlük hayatta her türlü eşitsizliğe, ayrımcılığa, baskıya ve şiddete maruz kalan kadınlar ve çocuklar, çatışmalı ortamlarda ise en çok canı yananlar oluyorlar. Savaştan dolayı toprağından koparılarak göç etmeye zorlanan kadınlar ve çocuklar gittikleri yerlerde yoksulluğa, ayrımcılığa, eşitsizliğe ve ölümlere varan sonuçlara mahkum ediliyorlar. Savaş ve baskıya karşı direnen, barış için mücadele eden kadınlara karşı en acımasız şiddet biçimleri devreye sokuluyor. Gözaltında cinsel işkenceler yapılarak, ölü ve çıplak bedenleri teşhir edilerek kadınlar üzerinde korku hegemonyası oluşturmak isteyenlere cevabımız şudur: inadına barış, inadına eşitlik, inadına direniş!"


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Hastalar artık gökyüzünü izleyerek tedavi olacaklar

Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, THY Genel Mü [...]

1 gün önce...

Vali Erin, tebdili kıyafetle hastaneleri denetledi

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, tebdili kıyafetle [...]

13 saat önce...

MARSU'dan Su'ya Zam Yapılmamış Açıklaması!

Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Ge [...]

12 saat önce...

Ormanlık alanda yangın

Mardin'de ormanlık alanda yangın[Fotoğraf: AA]ABON [...]

1 gün önce...

Vali Demirtaş, Amine'nin talebini yerine getirdi

Mardin'de yetiştirme yurdunda kalan 18 yaşındaki g [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN