KAMER'den Erken Yaşta Evlilik ve Cinsel istismar Af iddialarına tepki

KAMER'den Erken Yaşta Evlilik ve Cinsel istismar Af iddialarına tepki
14 Temmuz 2020 Salı Saat 12:52 0

KAMER Mardin şubesi ve Kızıltepe temsilciliği, kamuoyunda erken yaşta evlilik olarak bilinen çocuk istismarı vakalarında faillere evlilik yoluyla af getirecek tasarının bir kez daha gündeme gelmesine tepki gösterdi.

Hükümetin, Kasım 2016'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirdiği bir tasarıda yer alan ve kamuoyunda bir kesim tarafından tartışma yaratan erken yaşta evliliklere af getirilmesini öngören madde, geçen yıl Ocak ayında da gündemdeydi.

Söz konusu tasarının yeniden Meclis'e getirilebileceği iddialarına KAMER Mardin Şube Başkanı Tülay Ağırakça Elçioğlu ve Kızıltepe temsilciliği, yaptığı yazılı açıklamada tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Kadın örgütleri olarak çocuk cinsel istismarı suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili af girişimlerini kaygı ile izliyoruz. Bu konu, İnfaz Yasası Nisan ayında TBMM’de görüşülürken gündeme geldiğinde öğrendik ki, 13 yaşındaki kız çocuklarına istismardan yargılanan ve hatta mahkumiyet kararı kesinleşip cezaevine konmuş kişilerin resmi nikah yapıldığı takdirde serbest kalmaları, bu evlilik 5 yıl sürdüğü takdirde cezanın tamamen ortadan kalkması, cinsel istismar gibi ciddi bir suçun cezasız bırakılması hedefleniyordu.

Üstelik tüm dünyada 3-4 yaş farkı olan akran kavramı ile oynanarak 15 yaş farkın bile ‘akran’ sayılabileceği iddia ediliyordu. Affın da 15 Temmuz’da Meclis kapanmadan önce çıkacağı açıklanmıştı. Bu nedenle, kadınlar olarak Meclis açık kaldığı sürece gece yarılarına dek süren yasamayı izleme nöbetimiz sürüyor, sürecek. Çünkü 2016 yılında bir gece yarısı birkaç milletvekiline verdirilen bir teklif ile bu af çıkarılmak istenmişti. Kadınlar olarak o günden beri bu konunun gece nöbetçileriyiz.

Bu konuda mücadele ederken bir de 2 Temmuz günü Numan Kurtulmuş’un Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkması yönünde hazırlıklarına dair açıklamasını duyduk.

İstanbul Sözleşmesi’ne Karşı Çıkmak Şiddet Uygulayan Erkeklere Teşvik, Tüm Kadınlara Tehdittir

TBMM Boşanma Komisyonu Raporu’ndan beri İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasaya karşı sistematik bir karalama kampanyası yürütülüyor. Bu kampanya nedeniyle ne İstanbul Sözleşmesi ne de 6284 sayılı yasa etkili bir biçimde uygulanıyor. Numan Kurtulmuş’un son açıklaması da, sözleşmeyi ve yasayı uygulamamak için zaten direnmekte olan tüm kamu görevlilerine en üst düzeyden bağlayıcı bir “talimat” niteliği taşıyor. Bu gibi açıklamaların, şiddet uygulayan erkekleri teşvik etmek; şiddete maruz kalan birçok kadının devlet mekanizmalarına başvurma cesaretlerini kırmak; yargı ve kolluğun görevlerini yerine getirmesine engel olmak gibi olumsuz sonuçları olacak. Bu yüzden sesleniyoruz:

Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet ile ayrımcılığı körükleyen bu söylemlerinize son verin;

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin bir biçimde uygulanmasını ve işlevli bir Alo Şiddet Hattı, ülke çapında yeterli sayıda kadın danışma merkezi, sığınaklar, cinsel şiddet kriz merkezleri ile şiddetle mücadelenin ulusal mekanizmasının yeterli sayı ve nitelikli destek kapasitesine ulaştırılmasını sağlayın;

Çocuk İstismarcılarına Af Girişimlerinin Gündemde Tutulması İstismarcılara Teşvik, Tüm Çocuklara Tehdittir, çünkü bu af söylentisi olduğu sürece;

Ceza Kanunu’ndaki 15 yaş altı çocuklarla hiçbir koşulda cinsel ilişkiye girilemeyeceği ve Medeni Kanun’daki 17 yaşın altında evlilik yapılamayacağı konusundaki yasal düzenlemeler kağıt üzerinde kalıyor, uygulanmıyor, uygulanamıyor.

Çocuk cinsel istismarcıları işledikleri suçtan mahkum olsalar bile, kız çocuğunu ya da ailesini ikna edip resmi nikah yaptırdıkları takdirde cezadan kurtulabileceklerini düşünebiliyorlar.

Maalesef yargı da af propagandalarından etkilenerek giderek daha çok beraat kararı veriyor.

Toplum da gelenek, görenek diyerek ve af söylemlerinin de teşvikiyle çocuk evliliği adı altındaki çocuk cinsel istismarının ihbar yükümlülüğünü savsaklıyor.

Af söylentisi çeşitli kişi ve kurumların, kız çocuklarının evlendirilme yaşının 12 hatta 9 olabileceği yönündeki propagandalarının sürüp gitmesine neden oluyor.

Bu af girişimi ertelenmekle kalmamalı; bir daha asla gündeme gelmemek üzere ülkenin gündeminden tamamen çıkartılmalı!

Devletin asli ve öncelikli görevi, çocukların cinsel istismara maruz kaldığı şartları ortadan kaldırmak, koruyucu ve önleyici hizmetleri kurumsallaştırmaktır. İstismar faillerini ve onlara yardım ve yataklık edenleri affetmek/cezasız bırakmak, bu suçların teşviki demektir; başka çocukların istismarına zemin hazırlamaktır.

Çocuk yaşta zorla evlendirmeleri ve çocuk istismarını önlemesi gereken ama aksine teşvik eden, kolaylaştıran ya da göz yuman tüm sorumlular cezalandırılmalı, kamu görevlileri ise görevlerinden alınmalıdır. Evlenme ehliyeti olmayan çocuklara dini nikâh kıyan din görevlileri, çocuklarını çocuk yaşta evlendiren aileler ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyerek buna göz yuman kişiler ve resmi otoriteler özellikle cezalandırılmalıdır.

5 yıllık bir Çocuk Yaşta Zorla Evlendirmeler ile Mücadele Strateji Belgesi ve Eylem Planı çıkartılmalı; daha önce çıkartılan planlar uygulanmalı, yeterli bütçe ve insan kaynağı tahsis etmesi sağlanmalıdır.

Yapılması gerekenler bu kadar açık ve net olduğu halde ne yazık ki tam tersi söylem ve politikalarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle bir kez daha tekrar etmek istiyoruz:

Çocuk cinsel istismarcılarına yönelik af girişimlerinden tamamen vazgeçin ve bunu kamuoyuna derhal ilan edin! İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı Şiddet Yasası’nı karalamaktan vazgeçin! Kadınlara ve kız çocuklarına karşı şiddeti durdurun! Kadınların kazanılmış haklarını tehdit etmekten vazgeçin!"

YASA HAKKINDA

"Küçük yaşta evlenenler" de umutla yeni bir af yasasını bekliyor. Eşleri cezaevinde bulunan kadınlar, çocukları ile birlikte geçinmekte zorlanırken, af yasasının kendi mağduriyetlerine de çare olmasını bekliyor. Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, "Erken yaşta evlendiği için mahkûm olanların bir defaya mahsus olmak üzere hapisten çıkarılmasına ilişkin bir hazırlık var” dedi.

Bu konuda bir hazırlık olduğunu AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un reddetmediğini aktaran Sarıkaya, “Bu konudaki çalışmanın devam ettiğini, üzerinde bir süre daha uğraşacaklarını kamuoyu vicdanını da rahatsız etmeyecek bir düzenlemeyi getirmekten yana olduklarını söyledi” ifadelerini kullandı.

Sarıkaya, AK Parti’nin getirmek istediği düzenlemenin içeriğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Zorla ırza geçme, cebir, tehdit ve hile olmadan küçük yaşta evlenmiş, evlilikleri devam eden ya da arada 15 yıldan fazla fark bulunmayan faillerin mahkemeleri sonlandırılmak kaydıyla bir defaya mahsus olmak üzere cezalarında indirime gidilmesi. Evliliğin beş yıl devam etme şartına bağlanması, bundan önce bozulması durumunda failin yeniden cezaevine girmesi."

Sarıkaya, AKParti’li Muş’un şu sözlerini de aktardı:

"Evlenmiş, çocuğu dünyaya gelince hastanede küçük yaşta olduğu tespit edilmiş eşi cezaevine konulmuş. Ceza yargılaması da uzun sürmüş. Şimdi hepsi reşit yaşta ve evlilikleri de süren insanlar… Ortada aile ve eş var. Çeşitli rakamlar söyleniyor ama sayı da öyle yüksek değil..."



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

Büyükşehir'deki yolsuzluk iddialarına tutuklama kararı

Mardin eski Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan V [...]

1 gün önce...

Emekli Memur-Sen: Emeklilerin Taleplerini Gündeme Getirdi

Emekli Memur-Sen Mardin İl Başkanı Salih Çalhan, " [...]

1 gün önce...

Elektrik faturalarına yeni bir kalem daha ekleniyor

Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan kararla, bugüne [...]

1 gün önce...

Tarladaki anızı yaktı, komşu tarladaki borular kullanılamaz hale geldi

Mazıdağı ilçesinde, biçtiği arazisinde kalan anızl [...]

1 gün önce...

5000 kişiye iş imkanı!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Bakanlığın [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN