# 99 Yüz - Cemal Süreya Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> 99 Yüz kimin eseri? 99 Yüz kitabının yazarı kimdir? 99 Yüz konusu ve anafikri nedir? 99 Yüz kitabı ne anlatıyor? 99 Yüz kitabının yazarı Cemal Süreya kimdir? İşte 99 Yüz kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/99-yuz-cemal-sureya-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-14T18:00:21+03:00
- Güncelleme: 2022-02-14T18:00:21+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/14/cemal-sureya-kimdir-cemal-sureya-kitaplari-ve-sozleri-152296.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Cemal Süreya 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750808579 
 Sayfa Sayısı: 474 

99 Yüz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Turgut Özal, Türkan Şoray, Süleyman Demirel, Deniz Baykal, Güngör Bayrak, Cihat Burak, İlhan Berk, Murat Belge, Bülent Ersoy, Rasih Nuri İleri, Sezai Karakoç, Uğur Mumcu ilk kez ber "insanlık antolojisinde" bir araya geldi.

Doğan Hızlan'ın 99 Yüz'e yazdığı sunuş yazısındaki deyişiyle Cemal Süreya "Başına konan devlet kuşlarını kovmuş, şiirin korunmasız serçesini baş tacı etmişti... Konuşması çoğu zaman, ölçüsüz uyaksız mısralar gibiydi.

Ya düzyazısı? Şiiri kadar iyi. Zekası, satırlarda ironik bir tavırla parlayıverirdi. Onun 99 Yüz'deki tasvirleri, tespitleri, düzyazının kısırdöngüsüne karşılık, imge dünyasına yanaşıyor. 99 Yüz'deki bazı tipleri anlatırken, mensur şiirin kapısını çalmış. Gerçekten de 99 Yüz, bir izdüşümler toplamıdır. İzlenimlerin tanıklığıdır.

Gördükleriyle, okuduklarıyla, duyumlarıyla, gözlemleriyle oluşturduğu bir tür kimlik kartı. Kimileri bu kartı bir iftihar levhası gibi yanında taşıyacak, kimileri de saklamak için yorgun düşecek."

99 Yüz 'de Cemal Süreya'nın kalemi kah karanfil gibi görünür, kah ısırgan otu gibi dalar... Kendi açtığı yarayı da kendi sağaltır. Kimseyi ölüme terk etmez. Doğan Hızlan'ın dediği gibi "İye şair aynı zamanda iyi bir de arkeologdur. Yüze vuranları da görür, dibe çökenleri de."

99 Yüz Alıntıları - Sözleri
Bilinenin tersine, hemen her zaman en temiz futbolu Beşiktaş oynamıştır. Beşiktaş’ta yıldız sporcuyla ikinci adam birbirine karışmıştır. Beşiktaşlı sporcu başka takıma geçse de Beşiktaşlılığını yitirmez.
Konuşmaz. Konuşmayı sevmediği söylenemez. Konuşturulamaz.
...hayatta varlık içinde ne yoksulluklar var.
İnsancıl bir yanı var. Nedense bundan utanma gereği duyuyor zaman zaman.
"Paris'ten getirdiği Chevrolet arabayı satıp ev alacağına papirüs dergisini çıkaran adam."
Kişiyi yaptığı iş belirlemez mi?
Kimi kişi başarıyla temizlenir, kimisini de bozar başarı.
İnsan güzelliği nedir diye düşündüm. Nasıl bir şeydir?
Konuşurken yanlış konuşuyoruz; yazarken daha da yanlış.
Paranın egemen kılınmak istendiği bir dünyada yalnız şövalyelerden biri de Cemal Süreya. Kalemini (kılıcını) çıkarıp en önde hücuma geçecek diye boşuna beklemeyin. Süreya güçlüğe açık hücum etmez; düşene de tekme atamaz, yüreği kaldırmaz. O vakit ne yapar? Oturup şiir yazar....

Cemal Süreya Maliye Müfettişi
Cemal Süreya Naşir
Cemal Süreya Çevirmen
Cemal Süreya Genel Müdür
Cemal Süreya Eleştirmen
Cemal Süreya Yazar
Cemal Süreya Sanat Yönetmeni
Bütün bu çizgi boyunca
Cemal Süreya Şair
Canı sıkılınca şiir yazar, başı sıkışınca şiir yazar, boş zaman bulursa
yalın şiir yazar.
Cemal Süreya Şair
Kendini öyle tanıtmak istediği için değil.
Gerçek şair.
12 Nisan 1987
Bu işte bir hile var diyorum, insan bu kadar sevilemez.
Oysa her birimizin başarısı kendimizindir. Başkasının başarısı niçin benim başarısızlığım olsun?
Dünyayı bir dost sofrası olarak gördü.
Daha kötü, kötüyü daha az kötü yapıyor.
Kişi ne düşünüyorsa yüzüne vurur. Yaptığımız iş belirler bizi.

99 Yüz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Cemal Süreya’nın 99 Yüz’deki ironisi bazen zalimliğin sınırlarını zorlar ama zalimliğin bu kadar sevecen olanına rastlamadım desem, doğru bir saptamada bulunmuş olurum.
Okuyacağınız kitapta yazdıkları, kâhin olmayanın kehanetleridir. Portrelerde -bu türe sıkıştırmak doğru mu!- bunca yıl sonra, edebi tadın yanında doğruluk oranının da eksilmediğini fark ederiz.
99 Yüz’de yer alanların çoğunu tanıyorsunuz, sizin de onlar hakkında elbet bir fikriniz, bir görüşünüz var. Birden onları tanıyamadığınızı, üzerlerindeki kabuğu kıramadığınızı, belki de maskeyi çıkaramadığınızı anlayıverirsiniz.
Eski deyimle –Cemal Süreya gibi– nüfuz edemediğinizi itiraftan çekinmeyin. 99 Yüz’de ne okuyacaksınız? Türkiye’nin tarihini, tarih içinde görev üstlenenleri, edebiyattan magazine hayatın bütün renklerini. Yaşarken mumyalaşanlar, tarihin külleri altında yok olanlar.

99 Yüz’ü yazarken güneş saati kullanmış Cemal Süreya. Kimileri çiğ ışık altında daha çok sırıtıyorlar defolarıyla, kimileriyse günbatımında daha romantik, daha insancıl görünüyorlar. Karanlıkta kalanlara gelince... Hades’e inenlerin de rehberidir. Bu kitapta

Özal Için
Petrolü olmayan bir ülkenin Yamani’sidir; onun sakalsızı, gözlüklüsü, soylu sayılmayanı, biraz da Yahudisi. Yahudi bakışlı Müslüman.
“Binbir Gece” kişisidir. Bilindiği gibi, Binbir Gece Masalları’nın birkaç kaynağı var: Arap, İran, Hint. Bu masallarda, özellikle de bütün bir Yakındoğu geleneğinde, mahşer duygusunu eğlence öğesinden de geçiren, cesareti ikiyüzlülükte de onaylayan davranışlar öne gelir.

Demirel Için
Avucuna kurulu düzeni koydular; onu belli bir doğrultuda işletti. Gerçekçi. Ecevit gibi o da her şeyi ciddiye aldı. Ama Ecevit gibi bazı durumları trajik planda görmedi. Bu, Demirel’in kendi adına en sağlam yanıdır. Menderes’teki duygusallığı silerken fazla ileri gittiği ve o arada duyarlığı da kazıdığı söylenebilir. Bunun tepkisi gecikmedi; her yanında duyumlar fışkıran natüralist küçük kardeş yıkıntılar arasında birdenbire boy attı: Turgut Özal, Demirel’in patlama halidir.

Necmettin Erbakan Icin
Necmettin Erbakan’ı bir kere gördüm, iki üç dakika. Bir cenaze alayının içinde. Sanırım İsmet Paşa’nın cenazesiydi. Son derece üzgün görünmeye dikkat eden tören kalabalığı caddeden ağır ağır akarken, iriyarı bir adam kafasını kaldırımda birikmiş halka çevirerek bir bakış fırlattı

Deniz Baykal için
Deniz Baykal’ı 1960 öğrenci hareketleri sırasında tanıyanlar, onu kendisine çok güvenen politikaya iyice meraklı bir genç olarak anımsıyorlar. Demokratik, modern her şeyi seven, liberal bir öğrenci.
DP’ye karşı elbet: ama CHP’ye de karşı.
Turan Güneş’in rahlei tedrisinden geçti; bir süre YTP (Yeni Türkiye Partisi) çevrelerinde dolaştı. Yine de o planda yer almadı.

Bu şekilde bir çok konu ve isime değinmiş olan Süreya anlatımlarında yergi ve mizahı ön plana çıkarmış. Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ hakkında yazısının olmaması üzücü olarak degerlendirelebilir.

Okuyun (Mir'at-ı Cünun) 
Bir insanlık antolojisi var elinizde.
•
“ 99 Yüz. Acımasızlığın bile şiirselleştiği üslubuyla günah çıkarma kulübesinde yargılayan ve bağışlayan bir papazın halidir. Dil lezzeti, Türkçenin doyulmaz güzelliği, üslup denilen okuru yazara bağlayan zamkın gücü. Hepsi bir arada. “

ifadeleriyle tanımlıyor sunuş yazısında, Doğan Hızlan.
•
Şiirleriyle derinimize işleyen Cemal Süreya bu defa sizleri ‘portreleri’ ile karşılayacak.

4 Ocak 1987 - 7 Ocak 1990 tarihleri aralığında kaleme alınmış yazılar bunlar.
•
Yok efendim aslında 99 kişiden fazlası varmış da şöyle böyle olmuş deniliyor. Lafügüzaf! Sayıya takılmayın. İfade edilen ve eden önemli burada. Cemal Süreya.
•
Portre yazımlarında pek de bulunmayan bir özelliktir, yazdıklarınızın yaşıyor olması. Zordur. Kaleme aldığı kişiler o dönemde yaşıyordur.
•
Büyük çoğunluğu ‘siyasetçiler’ oluşturuyor. Bu portreler Cemal Süreya’dan talep edildiğinde uyması istenilen şarttır bu. Tabi bir de yukarıda belirttiğimiz ‘hayatta’ olmaları konusu.

Edebiyatımızın yapı taşlarını oluşturan bazı büyük ‘kalem ustalarını’ da bulacaksınız burada.

Ve son sayfalarda da ‘politik’ yazılar.
•
Cemal Süreya’yı bir de böyle okumak isteyenlere. (Adem Kara) 
99: Dar bir projeksiyonla yazılmış eser. Öznel anlatıma şairin duygusal yönelimleri de eklenince 99 yüzün belli tarafları ön plana çıkmış. Oysa İlber Ortaylı'nın 'Defterimden Portreler' i okuyanlar bilir. Bu tür eserler birini övmek ya da yermek için yazılmaz.
 Edebiyatçılarla ilgili yazdığı kısımları beğendiğimi belirtmek isterim. (İlker) 

Kitabın Yazarı Cemal Süreya Kimdir?
Asıl adı Cemalettin Seber'dir.

Cemal Süreya 1931'de o yıllarda Erzincan'a bağlı olan Pülümür ilçesinde doğdu. Çocukluğunun ilk yıllarını Erzincan şehrinde geçirdi. 1938'de Dersim İsyanı sonrasında ailesi Bilecik'e sürgün edildi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirmiştir. Maliye Bakanlığı'nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığı'nda kültür yayınları danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yılı aşkın Türk Dil Kurumu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yapmıştır.

Ağustos 1960'tan itibaren yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini Haziran 1966- Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı daha çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.

İkinci yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılan Cemal Süreya'nın ilk şiiri Şarkısı Beyaz, Mülkiye dergisinin 8 Ocak 1953 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Geleneğe karşı olmasına rağmen geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu. 1997'de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı.

Cemal Süreya Kitapları - Eserleri
Sevda Sözleri
On Üç Günün Mektupları
Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
Bir Kırlangıcın Daha Var
Üvercinka
99 Yüz

Günübirlikler
Güvercin Curnatası
Günler
Üstü Kalsın
Şapkam Dolu Çiçekle
Türkçe Bilenin İşi Rast Gider
Papirüs'ten Başyazılar

Soluğundan Öptüm Seni
Güz Bitiği
Folklor Şiire Düşman
Beni Öp Sonra Doğur Beni
Göçebe
Yürek ki Paramparça
Sen Varsın Gecede

Yabancı Yayınlar
Uzat Saçlarını Frigya
Sıcak Nal
Aydınlık Yazıları "Paçal"
Seviş Yolcu
Mülkiyeli Şairler

Cemal Süreya Alıntıları - Sözleri
Küçük bir kitaptır yaşamak, elinde tutmaya yarar.. (Üstü Kalsın)
Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında (Beni Öp Sonra Doğur Beni)
Yarın bizi beraber görenler kimdi o yanındaki diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca; ömrümün geri kalanı dersin. (Güvercin Curnatası)
İki çay söylemiştik orda, biri açık,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. (Seviş Yolcu)
"Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbini de öyle unutacaksın. (Günübirlikler)
Gittikçe uyanan bu ülkeler belki de Batı’ya karşı ilk rövanşlarını edebiyatla alacaklardır. (Papirüs'ten Başyazılar)

Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü (Beni Öp Sonra Doğur Beni)
"Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü" (Beni Öp Sonra Doğur Beni)
"Faşizm bir ideoloji değil bir kötülüktür." (Türkçe Bilenin İşi Rast Gider)
Olmuyor seninle dedi. Yutkunamadım. (Günler)
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak.. (Üvercinka)
Sevgiler uzaklaşsa da, sevgi olarak kalır. (Şapkam Dolu Çiçekle)
"Sevgilim olsun istemiyorum
 Sevdiğim olsun istiyorum.
 Her gün görmek değil ,
 Benim olduğunu bilmek istiyorum .
 Elini tutmak değil
 Kıyamadan sadece gözlerine bakmak istiyorum.
İki gün değil , ebediyen sürsün istiyorum .
Uğruna ölmek değil ,
O' nun için yaşamak istiyorum.." (Sevda Sözleri)

Duygular albayım,bazı ifadelere sığmıyor... (Bir Kırlangıcın Daha Var)
Yetmez mi buncadır avareyiz
Taze sabahtan hüzünlü akşama (Sen Varsın Gecede)
Nasıl bir his biliyor musun ? Oda çok geniş ama sığamıyorsun, bak kapı orda ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun.. (Yürek ki Paramparça)
kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
namussuz bir çağ bu biliyorsun (Üvercinka)
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti (Seviş Yolcu)
Dünyada ki en güçlü insanlar kimlerdir diye sorsalar; Kendi başının çaresine bakmayı öğrenmiş kadınlardır derim….” (Bir Kırlangıcın Daha Var)
Dokunulmasa da,
Görülmese de;
Kalpte yer verilir bazısına…
Nedensiz! (Üstü Kalsın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/99-yuz-cemal-sureya-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)