# Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 - Mustafa Armağan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 kimin eseri? Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 kitabının yazarı kimdir? Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 konusu ve anafikri nedir? Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 kitabı ne anlatıyor? Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 kitabının yazarı Mustafa Armağan kimdir? İşte Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/abdulhamidin-kurtlarla-dansi-2-mustafa-armagan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-17T20:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-02-17T20:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/17/mustafa-armagan-kimdir-mustafa-armagan-kitaplari-ve-sozleri-155347.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mustafa Armağan 
 Editör: Adem Koçal 
 Tasarımcı: Ravza Kızıltuğ 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786051141343 
 Sayfa Sayısı: 336 

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Oyun yeni baştan başlıyor... Tarih yeniden yazılıyor... Kurtlarla dans devam ediyor... Abdülhamid‘siz bir yüz yıl yaşadık. Onun yokluğunda bir imparatorluğun un ufak oluşuna ve o enkazın içinden ‘küçük Osmanlı‘ diyebileceğimiz Misak - ı Milli fikrinin doğuşuna tanık olduk. Şimdi toparlanıyoruz ve yeniden küresel bir aktör olma yolundayız. Artık ufuklara bakarken kendimizden daha eminiz. Bu açılımlar döneminde bir tarih açılımı, dolayısıyla Abdülhamid açılımı kaçınılmaz.

Mustafa Armağan Abdülhamid‘in Kurtlarla Dansı 2‘de yine özgün belge ve bilgilere dayanarak Sultan Abdülhamid‘in bugüne kadar anlatılmayan yönlerini okurlarına sunuyor. Türkiye‘ye eğitimde altın çağ yaşatan, Küba‘ya ajan gönderen, Singapur‘a cami yaptıran, Sri Lanka‘ya okul açtıran, New York‘taki Webb‘den Londra‘daki Quilliam‘a özel görevler veren, Belarusya‘nın ıssız köylerinde adı hala camilerde anılan bir Abdülhamid bu... Her sayfasında şaşıracağınız bir kitap...

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 Alıntıları - Sözleri
Güçlü, daima haklı karşısında galebe çalacaktır.
'Abdülhamid kimdir?' sorusunun cevabı iyi kötü verilmiştir de, bence henüz 'Abdülhamid nedir?' sorusu cevabını beklemektedir.
Hafızamızı çalanlardan ancak bir şekilde intikam alabiliriz:
Yeniden hatırlayarak...
Emperyalizmin envai türlüsünün başına çöreklendiği bir zamanda vakarını bozmadan mücadele etmesidir Abdulhamid'i fikir kılan şey.
Eskilerin dilinde "Kuran-ı Kerim Mekke'de nazil oldu, Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı." diyebir kelam-ı kibar gezerdi.
Abdulhamid'in rüyalarından biriydi Aşiret Mektebi. Ayrılıkçı ve milliyetçi eğilimlerin Müslüman teb'aya da bulaştığı bir dönemde ülkenin geleceğini bi arada tutacak çimento olarak düşünülmüştü bu okul. Din (İslamiyet) ortak paydası altında birleştirecekti Kürtlerden Arnavutlara kadar Müslümanları.
"Kendinize biçtiğiniz rol, ufkunuzu da sınırlar."
Sultan Abdülhamid'e ilk taşı, eldiveni hâlâ beyaz kalabilmiş biri varsa o atsın, diyorum.
Varsa gerçekten...
.. Abdülhamid'in direnişine sessiz,topsuz, tüfeksiz ve şehitsiz Çanakkale Destanı demiştim daha önce...
Kendinize biçtiğiniz rol, ufkunuzu da sınırlar.
Maksat Sultan Abdülhamid'den istirdad-ı Hürriyet (özgürlüğün geri alınması) değilmiş. Belki hafif ve az istibdadı, şiddeti ve kesretli (çok) yapmakmış.
Bedüzzaman Said i Nursi
Bilmiyorum Türkiye'deki "Kübacılar" ya da Küba komünizmini savunanlar haberdar mıdırlar Abdülhamid'in Küba ile ilgilenmesinden. Hoş, onları bırakın, biz bile yeni yeni öğreniyoruz gerçekleri.
"Hakim Bey! Hakim Bey!" dedi. "Biz günahkarız' günahkarız, günahkarız! Hangi iltica, hangi Sultan Hamid'in tertibi? 31 Martı biz yaptık, biz! İttihat ve Terakki Fırkası yaptı! Allah bizi affetsin! Allah bizi affetsin! Allah bizi affetsin!" dedi. (...) Sultan Hamit isteseydi bizi derhal tenkil ederdi (bastırdı). Fakat yapmadı. Merhameti mani oldu. Kan dökülmesini istemezdi. Ama biz döktük. (...) Cinayetler işledik. (...) Allah bizi affetsin! Evet biz yaptık, sonra Sultan Hamid'i tahtan indirdik ve Yıldız'ın hazinesi soyuldu. Tepsi tepsi, sini sini pırlanta, elmas, İttihat ve Terakki Merkezi'ne nakledildi. Ama kapanın elimde kaldı, kimseye yaramadı.

Çok üzüldüm hemde Çok ...
“Kendinize biçtiğiniz yol, ufkunuzu da sınırlar.”
Osmanlı mutlakiyetinde basın, hükümetin istemediğini yazamazdı.TC'nin Tek Partili zamanında ise basın hükümetin istediklerini yazdı.

Mete Tunçay ("Tek-Parti döneminde basın")

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
16 sayfalık bir kaynakça, tanıklar, fotoğraf ve çizimler, yerli ve yabancı araştırmacıların düşünceleri, iddialar ve gerçekler...

Okurken zaman nasıl geçiyor anlamadım. Dil sade ve akıcı. Öyküleme yok ama okurken birden 1800-1900'lere ışınlandım.

Aylar önce yarım bırakmıştım. Kaldığım yerden devm ettim.

Birinci kitabı okumadım. Belki sonra onu da okurum. (﹏Mᴀvi⸙﹏) 
Padişahım Çok Yaşa!!!: Hakkını helal et Sultan'ım...

Ve işte o muhteşem yazarın muhteşem Sultanı anlattığı o muhteşem kitabının ikinci cilti de bitti.

İlk kitapta harikaydı bu kitapta zerre kadar bile kalite düşüşü yaşamadan harikaydı. İlk kitabın verdiği inanılmaz Abdülhamid sevgisi ikinci kitabı daha hızlı okumama vesile oldu. Sırada üçüncüsü var.
İlk kitapta Sultan'a atılan çirkin iftiralar tarihsel kanıtlar, belgeler, resmi yazılar, resimler, sözler, kağıtlar ve dahasıyla kanıtlanıyordu. Bunu o kadar rahat bir şekilde yapmıştı ki yazar iftiraları çürüttükten sonra iftirayı atan kişilerin beyinlerine acıdığını gülerek eklemekten de çekinmiyordu.

Bu kitapta ise Ulu Hakan'ın dünyanın dört bir yanında yapmış olduğu şeyler daha detaylı anlatılmış. Bu kitapta da birçok iftira çürütülüyor. Mesela Sultan'ın içki içtiğini söyleyen zihin yoksunlarına birçok kanıt sunuluyor. Sultan'a, Hilafete, Osmanlı'ya yapılan çirkin darbe tanıklarıyla ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Bunların hepsi inanılmaz akıcı yer yer de şiirsel bir şekilde yazılıyor.

Mesela kim bilebilirdi Abdülhamid'in Amerika'dan İngiltere'ye oradan Çine hatta Japonya'ya kadar İslam adına işler yaptığını...
Okudukça ağzım açık kalıyor her satırında Sultan'a rahmet okurken onu anlamak istemeyen cahillere beddua ediyordum.

Yalan yanlış tarihçilerin kitaplarını okumaktansa Mustafa Armağan'ın bu kıymetli eserini okumanızı tavsiye ederim. Daha kendi ecdadına söven yazarların bulunduğu bir devirdeyiz. Ne yazık...
Ama kitapta yüzlerce yabancı yazarın Abdülhamid hakkında söylediği iyi sözler bulunmakta. Tüm sözleri kaynakçalı ha. Öyle kafadan sallama belgesiz değil.

Keyifli okumalar... (Oğuzhan Güneş) 
Musatfa Armağan
Hocam anlatılacak o kadar çok durum varki...
Nerden başlasam eksik kalir yarim kalır..
Birde bu kitap serisini bana söyleyen
 oguzhan_gunes_08 beyefendiye de burdan teşekkür ederim. Beni size o yönlendirdi çünkü. kitap/abdulhamidin-kurtlarla-dansi-2--1042 (Pinar F) 

Kitabın Yazarı Mustafa Armağan Kimdir?
Urfalı anne ve babanın çocuğu olarak Cizre'de doğdu (1961). İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1985 yılında mezun oldu. Fritjof Capra'dan yaptığı Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası adlı çevirisi ile Türkiye Yazarlar Birliği Tercüme Ödülü'nü (1989) ve Şehir ey Şehir adlı kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Deneme Ödülü'nü (1997) aldı. Bir dönem (1995-1996) İzlenim ve Diyalog Avrasya (DA) dergilerini yönetti. 1995'ten beri Zaman gazetesinde yazıyor.

Yayınlanan eserleri: Gelenek (1992); Gelenek ve Modernlik Arasında (1995); Şehir Asla Unutmaz (1996); Şehir ey Şehir(1997); Bursa Şehrengizi (1998; 2. Baskı Osmanlı'yı Kuran Şehir: Bursa'ya Şehrengiz adıyla 2006); Alev ve Beton (2000),İstanbul Mavi Kırpar Gözlerini (2003), İnsan Yüzlü Şehirler (2003), Kuğunun Son Şarkısı: St. Petersburg'da Zamanlar ve Mekanlar (2003); Osmanlı İnsanlığın Son Adası (2003); Osmanlı'nın Kayıp Atlası (2004); Kır Zincirlerinin Osmanlı (2004);Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler (2005); Ufukların Sultanı: Fatih Sultan Mehmed (2006).

Çevirileri: Seyyid Hüseyin Nasr'dan Molla Sadra ve İlahi Hikmet (1991); Fritjof Capra'dan Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası(1991); ve Yeni Bir Düşünce (1992); Muhammed Esed'den Sahih-i Buhari: İslam'ın İlk Yılları (2001)

Derlemeleri: İslam Bilimi Tartışmaları (1990); İstanbul Armağanı I: Fetih ve Fatih (1995); İstanbul Armağanı II: Boğaziçi Medeniyeti (1996); İstanbul Armağanı III: Gündelik Hayatın Renkleri (1997); İstanbul Armağanı IV: Lale Devri (2000);İslam'da Bilgi ve Felsefe (1997); İstanbul'da Semtler ve Hayatlar: Bir Semtini Sevmek (2001); Değişen Milliyetçilik: Tartışılan Sınırlar (2001); Cemil Meriç: Düşüncenin Gökkuşağı (2001); Osmanlı Geriledi mi? (2006).

Osmanlı: İnsanlığın Son Adası, Türkiye Yazarlar Birliği'nin 2003 yılı Fikir Ödülü'nü almıştır.

 

Mustafa Armağan Kitapları - Eserleri
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2
Küller Altında Yakın Tarih
Kızıl Pençe
Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı
Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz

Satılık İmparatorluk
Yavuz Sultan Selim Han
Ufukların Sultanı
Yakın Tarihin Kara Delikleri
Geri Gel Ey Osmanlı !
Türkçe Ezan ve Menderes
Cumhuriyet Efsaneleri

Asım'ın Nesli
Efsaneler ve Gerçekler
Paşaların Hesaplaşması
Osmanlı'nın Mahrem Tarihi
Osmanlı - İnsanlığın Son Adası
Kır Zincirlerini Osmanlı
Büyük Osmanlı Projesi

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 3
Tek Parti Devri
Korku Duvarını Yıkmak
Cemil Meriç'in Dünyası
Fatih'in Rüyası
Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler
Ayasofya Entrikaları

Gerçek Tarihin Peşinde
Osmanlı Sultanları Albümü
İnsan Yüzlü Şehirler
Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı
Kızıl Elma Peşinde Bir Ömür
Osmanlı'yı Kuran Şehir - Bursa'ya Şehrengiz
Cemil Meriç Konuşuyor

Osmanlı'nın Kayıp Atlası
Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak
Gülün Fethi - Fatih Sultan Mehmed
Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği
Osmanlı'yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul
Petersburg'da Osmanlı İzleri
Düşüncenin Gökkuşağı: Cemil Meriç

Yakın Tarihte Efsaneler ve Gerçekler
Gençler için Fatih Sultan Mehmed
Tarihimizle Hesaplaşmak
Gelenek ve Modernlik Arasında
Osmanlı Geriledi mi?
Şehir Asla Unutmaz
Cemil Meriç

İstanbul Mavi Kırpar Gözlerini
Haritalar Nasıl Yalan Söyler?
Alev ve Beton
Kuğunun Son Şarkısı
Küller Altında Yakın Tarih Seti (6 kitap)
Bursa'ya Ütopik Mektuplar
İslâm'da Bilgi ve Felsefe

Şehir Ey Şehir
Ezan Şehidi Menderes
İslam ve Bilim Tartışmaları
Paşaların Hesaplaşması

Mustafa Armağan Alıntıları - Sözleri
Erzurum kongresi'nden bir ay kadar önce toplanan bu ön kongreye sunulan raporda işlenenler sanki bugünden geçmişin dağlarına çarparak yargılanmış gibidir beraberce şunları okuyoruz:
Türk Kürtsüz, Kürt Türksüz yaşayamaz. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de Türk ile Kürdün aynı tarih, aynı çıkar, aynı hayat sahibi olacaklarını kabul etmemek mümkün değildir. Bu kadar derin ve esaslı bağlarla birbirine bağlı bulunan Doğu vilayetleri Türk'ü ile Kürt'ünü ayırmak her ikisinede ölüm mahkum etmek demektir.Bugün gözümüzü açarak yaralarımızı öz elimizde sarmaya çalışır, dışarıdan gelen Kürtlük-Türklük gibi ayrıştırıcı telkinlere kulak asmazsak hem memleketimizi kurtarır, hem de herkesin mutluluğunu sağlayacak esasları hazırlarız.
"Tarihi bir anda bulunuyoruz" diyen bu önemli rapor şu cümlelerle sürüyor:
Duygusallığa kapılarak düşmanlarımıza hizmet etmekten sakınma görevi ile mükellefiz. Son fırsat elimizde.Bunu da kaybedersek tarihimizi aşağılanma ile kapamış ve Hazreti Kur'an'ı elimizle toprağa defnetmiş oluruz. Hakkımızda çevrilen entrikaları, düşünülen felaketleri sonuçsuz bırakmak yalnız bir şeye, Doğu vilayetleri Müslümanlarının İttihat (birlik) ve ittifakına bağlıdır.
95 yıl önce Erzurum'da söylenmesi gerekenler söylenmiş aslında.Aklın yolu birdir ne de olsa! Ve ah Erzurum kongresi, seni bir doğru okuyabilseydik! (Cumhuriyet Efsaneleri)
Eşrefoğlu, al haberi, bahçe biziz, gül bizdendir.
Biz Şah-ı Merdan kuluyuz, yetmiş iki dil bizdedir. (Gülün Fethi - Fatih Sultan Mehmed)
İslam Bilimi diğer bilgi sistemlerinden farklı olarak siyasî ve iktisadî egemenlik için yüce kelamın (logos) rakipleri tarafından şımartılan bir ideolojinin adı değildir. İslam Bilimi, İslam toplumunun değer yapısı üzerinde bilgi geliştirilmesini mümkün kılan bir matris sunar. Bilgi, bilgi içindir diye bir şey yoktur. Kavramsallaştırma, teorik formülasyon, deneysel doğrulama ve bilginin nihaî şeklini alması sosyo-kültürel bir çevre içinde meydana gelir ve onu hasır altı etmek namussuzluk ve ikiyüzlülükten başka birşey değildir.
İslam Biliminin Temelini Atmak
Münevver Ahmet Enis (İslam ve Bilim Tartışmaları)
" Bir şehri sevmek ,
aşka sebep aramaktır ." (Bursa'ya Ütopik Mektuplar)
Osmanlı medeniyeti kelimeler üzerine inşâ edilmemiştir.
Osmanlı medeniyeti bir hamle medeniyetidir.
İman, cezbe, Aşk medeniyetidir... (Cemil Meriç Konuşuyor)
Soru işaretinin halkaları açılıp kapanıyor birbiri ardınca ve kitaplar imdadıma yetişiyor;sonunda berraklaşıyor manzara. (Petersburg'da Osmanlı İzleri)

"Cahil bir millet, gösterilen boyunduruğa boynunu kendisi uzatır." (Kızıl Pençe)
Istiklal marşının güftekarından biri olan şair Faruk Nafiz Çamlıbel'in 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından diğer Dp liler gibi süngüyle alaşağı edilerek yassıada da hapse atıldığını biliyormuydunuz ?
Onuncu Yıl Marşı'nı gözyaşları içinde, hızlanan kalp atışlarıyla Söyleyip dinleyenler bu marşı onlara armağan edenlerden birini niçin tevkif ettiler? Bugüne kadar bir (söz| yazarını bile kurtaramamış olan Onuncu Yıl Marşı, bugünden sonra da onu tebcil edenleri neden ve nasıl kurtaracak? (Küller Altında Yakın Tarih)
Doğrusunu yalnız Allah bilir. Ancak ben, tarihe bir de yenilgilerin zaviyesinden bakılmasını öneriyorum. Tarihe bu açıdan bakabilmeyi metodolojik bir ilke olarak kabul ettiğimiz takdırde, ağır basan, kaçınılmaz biçimde bizi belirleyen tarafgirliğimiz nedeniyle ele alamadığımız tarihin karanlık yüzünü gönül rahatlığıyla tahlil edebiliriz. Tarihe daha bir sakınmadan, daha geniş yüreklilikle yaklaşabiliriz.

En azından, yenilgilerde olumlu bir taraf, bir ders-i ibret bulmaya çalışarak tarihin üzerimizdeki “baskısı”ndan kurtulabiliriz. Bize öğretilen ya da öğretilmek istenen tarih, hep bir zaferle dizisinden oluşmaktadır. İçinden yenilgiler, başarısızlıklar,beceriksizlikler ayıklanmış bir tarihtir aynı zamanda. Yenilgiler genellikle “ihanet" gibi kulpların takıldığını biliyoruz.

Halbuki tarihi yapan şey, yalnız zaferler değildir, ayni zamanda yenilgilerdir. Hatta diyebiliriz ki, en çok yenilgilerdir.En azından bugünkü durumumuzun zaviyesinden baktığımızda böyle görünmektedir. (Gelenek ve Modernlik Arasında)
Eskilerin dilinde "Kuran-ı Kerim Mekke'de nazil oldu, Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı." diyebir kelam-ı kibar gezerdi. (Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2)
İlim sayesinde kişi Hakikat'a ulaşabilir ancak; Hakk ise Allahu Teâlâ'nın diğer bir ismidir. (İslâm'da Bilgi ve Felsefe)
"Osmanlı'da sarık bilgiyi,
kılıç işe kuvveti, başka bir deyişle
sarık din ve ahireti, kılıç da dünyayı
temsil ediyordu. #Fatih, hayatında
olduğu gibi ölümünde de iki fetih
yolunu göstermiş oluyordu
böylece. Din ve dünyanın
beraberce fethini.."

-MustafaArmağan (Ufukların Sultanı)
İslam âlemi, İslamiyet'te ümitsizlik yasaklandığı halde ümidi bırakıp yese iman etmiştir. Nasıl olmuş da uyuşmuştur bu insanlar? Bu din atalarımın önüne saçtığı cevherleri neden benden esirgiyor? diye düşünür. Neredeyse iradesi elinden alınmış aciz birer mahlûktur içinede yaşadığı toplumun ferdleri. Ağır bir felç geçirmiş gibidir. (Asım'ın Nesli)

Geçmişi unutturma operasyonu, zamanın acımasız akışı Yüzünden bu operasyonu yapanları muaf tutacak değildi elbette Ve resmi tarih yazmaya kalkanların 'temel kitap' olarak aldıkları Nutuk konusundaki vurdumduymazlıkları, Türkiye'de resmi
tarihin neden resmileşemediğinin en belirgin örneği değil midir? (Küller Altında Yakın Tarih)
Bir de Mevlana' ya karşı aşırı bir sevgisi bulunuyordu I. Murat' ın. "Hünkar" ve "Hüdavendigar" unvanlarını almasında bu derin sevginin etkisini görenler vardır. (Osmanlı'nın Mahrem Tarihi)
Kulağına cepheden silah sesleri çalınıyordu. (Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz)
Bir giydiğini bir daha giymediğini, üstü başı perişan birini görür görmez sırtındakini çıkarıp hediye ettiğini biliyor muydunuz? (Osmanlı Sultanları Albümü)
Keşke sizin yüzyılınızda evlere hiç balkon yapılmasa idi , ileriki yıllarda insanlar ölülerini balkonlara gömmek zorunda kalmayacaklardı ." (Bursa'ya Ütopik Mektuplar)
Suçlamak kolaydır ama yeni bir şey söylemek ve söyletmek zordur tarihte. (Osmanlı - İnsanlığın Son Adası)
Fatih beldeleri açan olduğu gibi, zamanı da açan, zamana bir açılım verendir. Zamanı zorlayandır. Zamanın kıvrım ve katlarını açandır.
(Sezai Karakoç) (Kızıl Elma Peşinde Bir Ömür)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/abdulhamidin-kurtlarla-dansi-2-mustafa-armagan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)