# Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi - Mine Söğüt Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi kimin eseri? Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi kitabının yazarı kimdir? Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi konusu ve anafikri nedir? Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi kitabı ne anlatıyor? Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi PDF indirme linki var mı?  Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi kitabının yazarı Mine Söğüt kimdir? İşte Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/adalet-cimcoz-bir-yasamoykusu-denemesi-mine-sogut-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-30T09:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-30T09:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/30/mine-sogut-kimdir-mine-sogut-kitaplari-ve-sozleri-258408.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mine Söğüt 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750802157 
 Sayfa Sayısı: 236 
--reklam--
Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk sinemasının yıldızlarının sesiydi o. Buğulu, hafif burundan gelen, ama pırıl pırıl bir Türkçe ile Filiz Akın'dan Türkan Şoray'a kadar beyaz perdenin büyük yıldızlarını konuşmuştu, onların gönüllerde kurdukları tahtlarda payı vardı. Lorel Hardy'ye -ikisine de- sesiyle hayat veren dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur'un kız kardeşiydi. İki kardeş mucizevi bir şekilde dublaj yaparlardı. Kısa sürede Adalet Cimcoz'un adı "Dublaj Kraliçesi"ne çıktı. Türkiye'nin ilk özel sanat galerisini açmıştı. Maya'yı. Dönemin bütün sanatçıları ve yazarları Maya'da buluştular, tartıştılar, soluklandılar. Adalet Cimcoz bu galeriyi beş yıl boyunca yürüttü. Sanatçı değildi ama sanat dünyasında etkindi, karizmatikti. Sabahattin Eyüboğlu'dan Sabahattin Ali'ye, Ahmet Hamdi Tanpınar'dan, Aloş'a, Kuzgun Acar'dan Azra Erhat'a kadar geniş bir arkadaş çevresi vardı. Dönemin plastik sanatları onun da içinde bulunduğu bu bir grup sanatçı tarafından yönlendirildi. Maya herkesin hayatına girdi. Yazar değildi ama çok iyi bir çevirmendi. Kafka'dan yaptığı Milena'ya Mektuplar çevirisiyle en iyi çevirmen ödülü aldı. Brecht'in Sezuan'ın İyi İnsanı onun çevirisiyle sahneye taşındı, çok başarılı oldu. Onun çevirdiği oyunların sahnelenişini gördükten sonra, birçok eleştirmen oyunun oyuncusunu ya da yönetmenini yerse de, Adalet'in çevirisini övmekten kendini alamıyordu. Tibor Dery'den B. Traven'e kadar birçok ünlü yazarı Türkçeye o kazandırdı. Bütün bunların dışında dostlarının "Ada" dediği Adalet Cimcoz, Türkiye'nin ilk dedikodu yazarlarındandı. Bu tür yazıları için kullandığı takma adı da kendi gibi iddialıydı: Fitne Fücur. Hafta, Salon, Tasvir, Aydede, Tef gibi dergilerde rüküş olanla, görgüsüz, biçimsiz, zevksiz ve adi olanla dilini hiç sakınmadan dalga geçti, zaman zaman açıkça alay etti, hatta aşağıladı. Ama öyle çekici bir kadındı ki, kim kiminle nerede ne yaptıysa duyuyor ve yazıyor; ama yazdığı şahıslardan birçoğu ona kızmıyorlardı. Bir köpek delisiydi. En uzun birlikte olduğu köpeği Zibidi en az kendi kadar ünlüydü. Diğer köpekleri Tommy ve Hayta da öyle. Bir dönemin ünlü milletvekillerinden Selah Cimcoz'un yeğeni Mehmet Ali Cimcoz'la evliydi. İyi bir karı koca, iyi birer arkadaştılar birbirleri için. Hiç çocukları olmadı. Adalet Cimcoz 60 yaşında kanserden öldüğünde radyodan sesi kadınlara öğüt veriyordu. Ölümünün ardından hayatı dağıldı, savruldu. Özenle sakladığı fotoğrafları sahafların raflarına düştü. Gazeteci Mine Söğüt, bütün bu dağılmış yapraklardan ulaşabildiklerini topladı, derledi ve bu çekici kadının, melek mi şeytan mı olduğu kestirilemeyen, kimilerine göre melek kimilerine göre şeytan, kimi zaman melek kimi zaman şeytan olan, çekici bir hale ile çevrelenmiş muhteşem kadının yaşamöyküsünü yazdı. Sahaflardan toplanan yüzlerce fotoğrafın eşlik ettiği bu yaşamöyküsü denemesi, Türkiye'nin üstünde çok konuşulmamış yüzüne de bir ayna.
--reklam--
Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi Alıntıları - Sözleri
Kadınların evlendikten sonra soyadlarının değişmesi ve hayatlarına bambaşka bir insan olarak, yepyeni bir kimlikle devam etmeleri insanı nasılda çıkmaza sokuyor.
kadınların evlendikten sonra soyadlarının değişmesi ve hayatlarına bambaşka bir insan olarak, yepyeni bir kimlikle devam etmeleri insanı nasıl da çıkmaza sokuyor.
bir sevdiğimizi ölüm alıp götürdü mü, avunmak için tek çaremiz onu içimizde yaşatmaktır. ama ne demek yaşatmak ve nasıl yaşatılır bir ölü?
Ada birgün eve geldiğinde korkunç bir manzarayla karşılaşıyor. Teras, sendeleyen,uyuklayan,sırtüstü yatan,tuhaf tuhaf yürümeye çalışan onlarca güvercinle dolu.Mehmet Ali ile Sabahattin Eyüboğlu da masanın başında bir yandan votka içiyor bir yandan da koyu bir sohbeti sürdürüyorlar. Ada'nın ''Ne bu hal böyle'' diye attığı çığlıkla irkilen erkekler kıs kıs gülmeye başlıyorlar.
-Anlatırız ama söz ver kızmayacaksın,diyorlar. Ada kızmayacağına söz verince Sabahattin Eyüboğlu kuşların başına gelen talihsizliği anlatıyor.
-Biri bize votkanın ekmekten süzüldüğünde daha güzel olduğunu söyledi.Biz de ekmeklerin üzerine votkaları döküp süzdük içmeye başladık.Islak ekmekleri de yesinler diye kuşlara attık. Sarhoş olup da bu hale düşecekleri valla hiç aklımıza gelmedi!
Kadınların evlendikten sonra soyadlarının değişmesi ve hayatlarına bambaşka bir insan olarak, yepyeni bir kimlikle devam etmeleri insanı nasılda çıkmaza sokuyor.
Hayallerin en amansız düşmanı gerçeklerdir ve birer birer ortaya çıktıkça hayalleri acımasızca ezip geçerler...
...insanın hayali çok bonkör oluyor. Düşler asla “gerçekten küçük” bir mekana sığdırılamıyor.
Ya insanlar Ada'yı görmek istedikleri gibi görüyorlar.Ya da Ada istediği insanın üzerinde istediği etkiyi bırakmakta çok usta.
Üstelik çevresi fazla kalabalık olanların yalnızlığından kuşkulanmak gerekir (mi)?
--reklam--
Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mine Söğüt kalemini çok sevdiğim ve ne yazsa bayılarak okuduğum bir yazar. Ne zamandır Adalet Cimcoz kitabını da okumak istiyordum ama bir türlü elim gitmiyordu.
Kitap öyle akıcı ve merak uyandırıcı şekilde ilerliyordu ki bir çırpıda bitirdim. Kesinlikle okunması gereken bir kitap! (Gizem Giray) 
Mine Söğüt’ün kaleminin ucunda bu kez Adalet Cimcoz var. Namı diğer Ada... Sıra dışı, delidolu bu kadını tüm yönleriyle bizlere anlatıyor.
Adalet Cimcoz. O yalnızca İstanbul’da kurulan Türkiye'nin ilk özel sanat galerisi Maya'nın kurucusu olarak bilinirken, pek çok alanda yetenekli, gizemli bir kadın olduğu gözler önüne seriliyor. Galerist, dublaj sanatçısı, çevirmen, gazeteci ve yazar kimliklerini de başarıyla taşıyor. Tüm bu yaratıcı süreçleriyle birlikte, tanıdığımız ayrıcalıklı dostları da çevresinde biriktirebilmiş. Kimler yok ki.. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Aliye Berger, Özdemir Asaf, Yıldız Moran, Sabahattin Eyüboğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar ve birçok değerli isimle ilişkilerini, sohbetlerini okumak heyecan verici.
Dönemin dublaj kraliçesi olarak anılıyor. Ayrıca güçlü ve farklı olma cesaretinin yanı sıra gazetelerde fitne fücur adını verdiği köşesinde sivri diliyle dedikodu yazıları yazıyor. Moda eleştirileri ve mekan incelemeleri de farklı mecmualarda yayınlanıyor.
Mine Söğüt‘ün kaleminden okumak zevkliydi. Yazar gazeteci kimliğiyle didik didik araştırıp okuyuculara güzel bir arşiv çalışması halinde sunuyor.
Ada’nın ardında o kadar çok gizem var ki, sanki bitmemiş ve bitmeyecek bir öykü... (Elif Uçar) 
Mine Söğüt ne yazsa okurum diyebilirim. Yine çok güzel anlatmış. Ancak ben vefat etmiş biri hakkında böyle konuşmak doğru olur mu bilmiyorum ama, Adalet Cimcoz' u pek sevemedim. Hatta Mine Söğüt neden onun yaşam öyküsünü yazma gereği duymuş diye düşündüm. (Tuğba Karakaya) 
--reklam--
Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mine Söğüt - Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mine Söğüt Kimdir?
Babası bir deniz subayı olan Mine Söğüt, ortaöğrenimini Kadıköy Kız Lisesi'inde tamamladığı 1985 yılında babasını kaybetti. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde girdi.

Gazeteciliğe 1990 yılında Güneş Gazetesi'nde başladı, İnsan Hakları Servisi'nde muhabirlik yaptı. Güneş Gazetesi'nin kapanmasından sonra Tempo Dergisi ve Yeni Yüzyıl gazetesinde çalıştı.

1993 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği yarışmada, Haber dalında mansiyon aldı. 1996-2000 yılları arasında Haberci adlı televizyon belgeselinin metin yazarlığını yaptı. 1999-2001 yıllarında Öküz dergisinde yazdığı yazılarla tanındı. Profesyonel gazeteciliği bırakan Söğüt, 2001-2005 yılları arasında Cihangir Postası adlı yerel bir gazetenin gönüllü editörlüğünü yaptı.

Mine Söğüt'ün ilk kitabı, Adalet Cimcoz: Bir Yaşam Öyküsü Denemesi isimli biyografidir. İlk romanı Beş Sevim Apartmanı / Rüya Tabirli Cin Peri Yalanları'ndan sonra Kırmızı Zaman adlı ikinci romanı ve Doğan Kardeş adlı kitabı yayımlandı. 2006 yılında Pınar Kür'le yaptığı "Aşkın Sonu Cinayettir" adlı söyleşi kitabı Everest yayınlarından çıktı. 2007 yılında üçüncü romanı "Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979" yayınlandı.

Karikatürist yazar/bahadir-baruter ile evlidir.
--reklam--
Mine Söğüt Kitapları - Eserleri
Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey
Dolapdere - Kürt Kediler Çingene Kelebekler
Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979
Beş Sevim Apartmanı
Deli Kadın Hikayeleri
Kırmızı Zaman
Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi
Milyonluk Manzara
Aşkın Sonu Cinayettir
Darbeli Kalemler
Bütün Yönleriyle Özal ve Dönemi
Gergedan
Sevgili Doğan Kardeş
Alayına İsyan
--reklam--
Mine Söğüt Alıntıları - Sözleri
Kadınların evlendikten sonra soyadlarının değişmesi ve hayatlarına bambaşka bir insan olarak, yepyeni bir kimlikle devam etmeleri insanı nasılda çıkmaza sokuyor. (Adalet Cimcoz - Bir Yaşamöyküsü Denemesi)
Gerçek, yolu gösteren en iyi ışıktır. Sadece gerçeği bilerek evrendeki tüm soruların cevabını bulabilirsin. Ama evren kurnazdır. Gerçeği hep saklar. Yaşam denilen şey gerçeğin peşinde alınan yoldur. Kimi zaman bir arpa boyu da olsa , insan gerçeğe baktığında hep ilerler. (Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979)
Kimin öyküsüne mercek tutsanız, hangi hayatın peşine düşseniz mutlak bir acı üzerine inşa edildiğini görürsünüz. Üstelik sadece bu mahallede değil, her yerde. (Dolapdere - Kürt Kediler Çingene Kelebekler)
Tanrı dünyayı altı günde yarattı. Yedinci gün utandı. (Gergedan)
“Sahi insan ölünce içindeki şarkılara ne oluyor sen bilirsin. Ölüden avucuna hiç şarkı döküldü mü daha önce? Benim döküldü. Küçük oğlum öldüğünde, avuç avuç ninni döküldü avucuma.” (Deli Kadın Hikayeleri)
"Cesaret insanın hayatta kalmasını sağlayan kadim genlerden biridir." (Kırmızı Zaman)
Kadınını altına alıp ezen erkek,
halkını altına alıp ezen devletin yapıtaşıdır. (Alayına İsyan)
Bu silah satışları üzerinden devletler ve şirketler hem açık hem de gizli politik anlaşmalar yaparlar. Legal olarak üretilen silahların bir kısmı o yüzden yeraltına kayar. Tüm devletler silah kaçakçılığına kör ve sağırdırlar. Yeraltında dönen illegal ekonomi aynı zamanda yeryüzünü de besler. Cumhurbaşkanları, başkanlar, krallar, kraliçeler ve diktatörler bu ekonomilerden semirirler. Dağa çıkanlar ve kışlaya girenler ellerindeki silahın kimi öldüreceğiyle aslen ilgilenmezler. Gözlerini kapar ve vatan için ve direniş için ve bayrak için ve kurtuluş için ve toprak için... tetiği çekerler. (Alayına İsyan)
Belki mucizelere inanmak hasta ruhların en iyi ilacıdır ama mucizelere kanmak kimi zaman ölümcül bir hastalıktır. (Beş Sevim Apartmanı)
Benim başım artık kendimle dertte... (Beş Sevim Apartmanı)
"Hayat tuhaflıklarla doludur ve katlanılabilir olmasını bu tuhaflıklara borçludur." (Kırmızı Zaman)
Korkunun gölgesinde akıl fakir kalır. (Beş Sevim Apartmanı)
Artık kimin kim olduğunu öğrenmek istemiyorum. Oysa bu mahallede herkesin hikayesi kimliğiyle başlıyor. Kaderler burada kimliklere göre paylaştırılmış. (Dolapdere - Kürt Kediler Çingene Kelebekler)
“Benden ne istediğinizi öğrenemedim, beni sevip sevmediğinizi hiç bilemedim” (Deli Kadın Hikayeleri)
İlerki yıllarda yaptığım analizler sonucu anladım ki, aşk benim için her zaman mutluluktan çok, mutsuzluğu içermiş. En mutlu olduğumu sandığım anlarda bile hep mutsuzluğu beklemişim. Son diye bir şeyi aklıma getirmediğim zaman bile bilinçaltımda bir yerde hazırlanıyormuşum sona. Bitmeyen aşk yok yani. (Aşkın Sonu Cinayettir)
"Evin dilini de anlıyormuşsunuz?"
"Evet?"
"Mesela pencereler ... şu an bir şey diyorlar mı?"
"Onu hatırlamıyorlar bile ... "
"Öyle mi? Neden? Yaşarken hiç dışarı bakmadığı için mi?"
"Hayır, ölürken bile sırtını onlara döndüğü için." (Deli Kadın Hikayeleri)
"Deliliğin cazibesi ne kadar tehlikelidir bilemezsiniz.." (Deli Kadın Hikayeleri)
"Kadınların en büyük zaafı, kendilerine yakıştırılan genel ahlakın gerçekten kendilerine yakıştığına kanmalarıdır." (Alayına İsyan)
Sakın bana ismimi sormayın
Sakın gözlerimin tam içine bakmayın
Yanımdan geçerken bana dokunmayın.
Varsayın ki burada değil, oradayım.
Oraya siz gelemezsiniz.
Köprüleri yıktılar, gemileri yaktılar, yollar kayboldu.
Ben başkayım.
Ben uçurumlar kadar tehlikeli
Dereler kadar tekinsiz
Rüzgarlar kadar esriğim. (Deli Kadın Hikayeleri)
“İstemek başarıyı baştan çıkarır.” (Beş Sevim Apartmanı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/adalet-cimcoz-bir-yasamoykusu-denemesi-mine-sogut-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)