# Ahir Zaman Gülüşleri - Fatma Barbarosoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ahir Zaman Gülüşleri kimin eseri? Ahir Zaman Gülüşleri kitabının yazarı kimdir? Ahir Zaman Gülüşleri konusu ve anafikri nedir? Ahir Zaman Gülüşleri kitabı ne anlatıyor? Ahir Zaman Gülüşleri PDF indirme linki var mı?  Ahir Zaman Gülüşleri kitabının yazarı Fatma Barbarosoğlu kimdir? İşte Ahir Zaman Gülüşleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ahir-zaman-gulusleri-fatma-barbarosoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T15:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T15:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/fatma-barbarosoglu-kimdir-fatma-barbarosoglu-kitaplari-ve-sozleri-264735.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fatma Barbarosoğlu 
 Yayın Evi: Profil Yayıncılık 
 İSBN: 9789759963613
 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Ahir Zaman Gülüşleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Son peygamber, Yaratıcıdan gelen son kitabı kullara ulaştırdıktan sonra, hangi zamanda yaşarsa yaşasın faniler kendi zamanlarını ahir bildiler. "Ahir zamana kaldık" diye dertlenen şairin yaşadığı devrin üzerinden yüzyıllar gelip geçti. Kendini bilen her fani zamanını ahir bildi. Hüznüne tebessüm, tebessüme hüzün ekti. Ahir Zaman Gülüşleri, "Hikaye merhemdir, usul usul geçer yaraların üstünden" diyen sosyolog-hikayeci Fatma Karabıyık Barbarosoğlu'nun dördüncü hikaye kitabı Çağdaş hikayenin önde gelen isimlerinden olan Barbarosoğlu, Ahir Zaman Gülüşleri'nde değişimin hızı karşısında insan olma cevherini koruma çabası gösteren ahir zaman insanının trajikomik hikayesini usta bir dille sunuyor okuyucularına.
--reklam--
Ahir Zaman Gülüşleri Alıntıları - Sözleri
Aşk, dünyanın en iyi lokantasında aşçı olup en güzel yemekleri yaparken, karının yaptığı o kötü yemekleri koşarak yemeğe gelmektir...
Herkes hayatından memnun…Gidebileceğin hiçbir yer yoksa en iyisi olduğun yeri kaybetmemek mantığında sanki hepsi.
Burada herkes bir başkası gibi olarak, televizyon ekranından yansıyan bedenlerin içine girip onun hayatını yaşıyormuşçasına kendinden uzaklaşmayı deniyor.
Bana ben bile her zaman rastlayamazken sizin nerede rastlayabileceğinizi konuşmak abes.
Kameralar devreye girer girmez, kendilerinden başka bir şeye dönüştüler. Jestleri ve mimikleri değişti. Duruşlarındaki o kendine aitlik gidip her gün seyredilen ve seyredildikçe hissizleşen görüntüden biri oldular ansızın.
Aynı müziği dinleyenler ruhunu ay ışığında tekrar tekrar yıkayanlar değil midir?
Yalnız olmak mesele değil. Ama kalabalıkların içinde yalnızlık sürekli izah bekleyen bir problem gibi duruyor.
"Dindarlığın tek ölçütü başörtü takmak değil. Ama kabugudur. Kabuk olmadan öz olmaz. Başörtü takarak sadece insanlara güvence veriyorum . Benden size bir kötülük gelmez . Ben Allah'a teslim olmuş bir kulum, diyorum"
Nâzım mutluluğun resmini çizip çizemeyeceğini soruyordu Abidin Dino’ya. En zoru yokluğun resmini çizmek oysa. Tuvalin üzerine düşen hiçbir gölge fakirliği resmetmeye yetmiyor.
“Ha onun ağzı söylemiş, ha senin kulağın dinlemiş hiç fark etmez. Sen dinlemesen o söylemeyecekti.”
...Dinlemeseydin soylemeyecekti...
“Bütün insanlar Vav’dır. Kimisi Arap alfabesinin vav’ı, başı hafiften içine gömülmüş. Mahsun ve estetik. Sessiz. Vav sükûttur o zaman. Kimisi Amerikanvari bir çığlıktır: Vavvvvv.”
--reklam--
Ahir Zaman Gülüşleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Selam. Buruk bir kitap yorumu ama napalım böyle olacakmış demek ki :) Taaam 30 gün olmuş bu kitaba başlayalı ama okuduğum günlere bakarsak 5-6 günde bitti diyebiliriz. Bu aralar kitapları 10 günden aşağı sürede bitiremiyorum. Imdb 7.3 verdim. Çok farklı bir kitap. Kötü kesinlikle değil evet iyi ama nasıl bir iyilik olduğunu çözmekten ziyade farklı olduğunu kabulleniyorsunuz. İçinde bazı hikayeler var ve anlatıcılar neredeyse hep farklı kişiler. Olaylar hep farklı. Bazı hikayelere -özellikle bir tanesine- bayıldım. Kitabın bana göre iki tane olumsuz yanı var. Bunlardan birincisi ve en önemlisi bazı hikayelerde bir şeylerden bahsedip bahsedip sonuç kısmına geldiğinde o şeylerle alakalı hiçbir sonuç vermemesi. Yani aslında bazı hikayelerin sonu yok ve bu ufak tefek anksiyete krizlerine yol açabiliyor, tabi benim gibi manyaksanız oluyor bu. Diğer olumsuz yanı bazı hikayeleri kimin anlattığını, kim olduğunu bayağı süre anlayamıyor olmanız. Ya şimdi bu kim, yazar mı yoksa başka biri mi diyorsunuz başlarda. Ama sonra sonra anlıyorsunuz bir şekilde anlatıcının kim olduğunu. Bu arada kitap anladığım kadarıyla 2001'yakın dönemleri kapsıyor çünkü Kara Salı olayından bahsettiği bir yer var. Yaklaşık 20 yıl önce yazılmış olmasına rağmen yazar kesinlikle kafa biri. Önerir miyim? Okuyun bence ya hani eğer yorum sizi çektiyse alıp okuyabilirsiniz. İlla koşun alın hemen okuyun demem ama farklı tarz bir kitap okumak isterseniz deneyin derim. Kitabı bitirmemde büyük desteği olan saygılı Şevoli Bediro'ya tenk u. Thank you mom thank you dad. Buraya kadar okuyan varsa halal olsun. Vızırdamam bitti, hayırlı Yamazanlar :) (Elif Temiz) 
Yazarın anlatım tarzını eğlenceli buldum, bu da kitabı baştan kolayca benimseyebilmemi sağladı. Kitabın içerisinde birbiriyle bağlantısı olmayan 8-10 adet öykü bulunuyor. Bazen öykünün bitip bitmediğini bir sonraki öykünün başlığını görünce anlayabildim. Giriş, gelişme kısımları zaten akıyor ama sonuç kısımlarında bir şeyler eksik bitti hissiyatı verdi. Bir solukta okunulabilecek, akıcı, hoş bir kitap. (hüdai) 
"... yaşamayan insandan duygu çıkmaz. Şiir hiç çıkmaz."
.
Yazarın denemelerini ya da fotoğraf hikayelerini çeşitli edebiyat dergilerinde okudum ama basılı olarak okuduğum ilk kitabı oldu Ahir Zaman Gülüşleri. Kitap bir hikaye kitabı, içerisinde geçmiş zamanları barındıran ya da geçmişte, şimdide olan, gelecekte de var olacak olan ortak sorunları barındıran on bir tane öykü bulunmakta.

İlk öyküsü İncir Ağaçlarının Gölgesi beni çocukluğuma, sokak aralarında incir ağaçlarının olduğu zamanlara götürdü. Dalına çıkmak yasaktı incir ağacının düşerseniz düzelemezmişsiniz öyle derdi büyükler yazar da bu öyküde kahramanını çocukluğuna, gençliğine götürüyor.

Hep Böyle adlı ikinci hikayesinde Ardahan'a çekim için giden bir ekibin hikayesini anlatırken oradaki insanların hayatlarına, kamera karşısındaki değişimlerine değiniyor. İzlediğimiz zaman kendimiz olamadığımızı hatırlatıyor bize.

Kayınvalide Hikayeleri adlı üçüncü öykü en etkileyici öyküsüydü benim için çünkü kahramanın kendisini kalabalıklar içinde yalnız hissettiği anı, çaresizliği yüreğimde hissettim. Yazar gerçekten başarılı bir sosyolog.

Çay Bahçesi adlı dördüncü öyküsünde yazar gözlem yeteneğini bir hayli konuşturmuş. Bir çay bahçesine gelen genç, yaşlı, çift, aile, arkadaş herkes hikayede var, masalardaki insanları süzen, onlar hakkında yorum yapan teyzeler de dahil.

Aşk Nedir? adlı beşinci hikayede ise eğitim sistemindeki öğrencileri tanıyamayan rehberlik servisleri hakkında bir eleştirisi mevcut yazarın.

Vakit Nakit(mi)dir adlı öyküsünde Zaman yönetimi ve telefonların zamanımızdaki yerine bir ince gönderme yapıyor.

Kitap Kapakları adlı öyküsünde ise yazı hayatına yeni başlayan tazecik yazarın hikayesi mevcut, kitaptaki en hüzünlü hikaye budur bence.

Tasvir adlı öyküsü "Hayat mı kitaplardan çıkar kitaplar mı hayattan çıkar?" sorusunun peşinden sürüklüyor sizi.

Yaşayamadığımız Dünya adlı hikayesinde ise yanılsamalardan, kandırmacalıktan dem vuruyor. "Adamın yüzü maskeydi ve maskesi yüzüydü."

Plan adlı hikayesinde beni etkileyen bir top fesleğen kokusu oldu. Elimin altında bir fesleğen olsaydı da şöyle bir dokunup karıştırsaydım tüm odayı fesleğen kokusuyla donatsaydım, dedim içimden.

Son hikaye olan Hayatınız Sizin İçin Yorumlanır, ise ilginç bir yöntem belirleyen psikiyatristin hikayesi anlatılmakta, ah keşke orada bitmeseydi dediğim tek öykü okuyunca hak vereceksiniz bence.

Yazarın okuduğum ilk kitabını beğendim dili sade ve akıcı bir şekilde kullanmış. Sosyoloji üzerine akademik kariyeri mevcut olan yazarın toplumu geniş bir açıyla gözlemlediğini de anlıyorsunuz okurken. (pomegranate) 
--reklam--
Ahir Zaman Gülüşleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu - Ahir Zaman Gülüşleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ahir Zaman Gülüşleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Barbarosoğlu Kimdir?
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962, Afyon) Sosyoloji doktoru, hikâyeci, roman yazarı. Yeni Şafak Gazetesi'nde köşe yazıları yazmaktadır.

Ortaöğrenimine, son yıla kadar, İstanbul'da devam etti, daha sonra 1980 yılında Afyon Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden 1984 yılında mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini, aynı bölümde "Türk-İslam Felsefesinde Tasavvufî Eğitimin Değerlendirilmesi" başlıklı bir tez hazırlayarak 1987 yılında tamamladı. İ.Ü. İktisat Fakültesi Sosyal Yapı-Sosyal Değişme Anabilim Dalı'nda "Modernleşme Sürecinde Moda-Zihniyet İlişkisi" başlıklı teziyle sosyoloji doktoru oldu. Söz konusu tezi, "Moda ve Zihniyet" adı ile İz Yayıncılık tarafından 1995yılında yayınlanmıştır.

Akademik çalışmalarının yanı sıra edebiyat ile de meşgul olmuştur, roman, hikaye ve deneme türünde birçok kitap kaleme almıştır.
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Kitapları - Eserleri
İmaj Ve Takva
İçimdeki Sazlar Başka Söz Başka
Şov ve Mahrem
Hakikat İncinmesin
Gün Akşamsızdır
Ahir Zaman Gülüşleri
Son On Beş Dakika
Senin Hikayen
Sözün ve Sükûtun Renkleri
Moda ve Zihniyet
Hayat Teselli Olmaktır
İki Kişilik Rüyalar
Mutluluk Onay Belgesi
Hiçbiryer
Fatma Aliye: Uzak Ülke
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları
Uzak Ülke
Acı Deniz
Yaşadığımız Şehir - Otobüsname
Rüzgar Avı
Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim
Okuyucu Velinimetimizdir
Ramazanname
Medya Senfoni
Kamusal Alanda Başörtülüler
Bahçeler Sokaklar
Sözüm Söz
Medya Senfoni
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Alıntıları - Sözleri
Sosyal medya cumhuriyetinin sanal vatandaşı olarak kendimizi, dert anlatmaya yeten ya da yetmeyen, 140 karakter ile; ne kadar iyi bir tüketici olduğumuzu ispat etmek niyetiyle mutluluk efekti verilmiş fotoğraf paylaşımları üzerinden ifade ediyoruz. Bu "paylaşımlar" yüzünden, "beriki" bile giderek "öteki" haline geliyor. (Mutluluk Onay Belgesi)
Vakte sohbet edebildiğimiz sürece egemen olacakmışız gibi durmadan konuşuyoruz. Ama hep dünü. Dünü konuşmak güzel. Bugünü konuşmak yavan. Ne zaman bugünü konuşmaya kalksak evler, arabalar, yazlıklar, tatil köyleri devremülkler giriyor odaya. Bize hiç bir yer kalmıyor.￼ (Senin Hikayen)
Ölülerimiz bile bize ölümü hatırlatamıyor. (İmaj Ve Takva)
Yalnız olmak mesele değil. Ama kalabalıkların içinde yalnızlık sürekli izah bekleyen bir problem gibi duruyor. (Ahir Zaman Gülüşleri)
...Dinlemeseydin soylemeyecekti... (Ahir Zaman Gülüşleri)
Modanın zevklere ve tercihlere bağlı olan değişim lokomotifi, tesettürün dini ilkelere bağlı olan değişmezlik anlayışı ile uyum içinde olabilir mi?... (Şov ve Mahrem)
“Dostluk, ortak tarihi olanların yazdığı bir kitaptır.” (İki Kişilik Rüyalar)
Kime söyledim? Hiç kimseye. İçime içime. Baktım içim doldu. Dolmasın dedim. Neticede atalarım istiridye değildi, içime attıklarımdan inçi çıkarabilecek kapasitem yok (Mutluluk Onay Belgesi)
Modern toplumlarda, modanın daha hızlı bir şekilde yayılması tüketim toplumunun özellikleriyle ilgili olduğu kadar aynı zamanda modern insanın cemiyet içindeki yalnızlığıyla da alakalıdır. Bu noktada farklı olma ve faklı olmama isteğinin çatışması daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Modayı takip ederken fert, kendinden üstün gördüğü modayı takip edenler grubundan ayrı olmamak için onlarla arasındaki bütün farkları gidermeye çalışmakta; diğer yandan kendi içinde bulunduğu küçük grubun insnaları arasından seçilerek göze çarpmak istemektedir. (Moda ve Zihniyet)
Modanın toplumsal, ahlaki ve dini bir değeri yoktur. (Moda ve Zihniyet)
Biz çok ilimden ziyâde, az edebe muhtacız.. (Okuyucu Velinimetimizdir)
“Kendin için okursan her öğrendiğini onlara satmak zorunda kalmazsın.” (İki Kişilik Rüyalar)
"Sanki çok yakındasın.
Aynı ağacı görüyoruz, aynı kuşların sesini işitiyoruz gibi bir his var içimde.." (Hiçbiryer)
Annem daima ağaçtı. Gölge eden, koruyan, kollayan, meyve veren bir ağaç. (Hayat Teselli Olmaktır)
Siyahlar siyahlığını beyaza,beyazlar beyazlığını siyaha borçlu ha. (Medya Senfoni)
Sekülerleşmenin ikinci safhasında ise din önemsizleştirilerek dini ifadelerin kullanılması tamamen terk edilir.
Mesela "Allah'a emanet olunuz" yerini "kendine iyi bak"a bırakır,
 "Allah'a ısmarladık" yerine "hoşça kal", "Selamün Aleyküm" yerine "iyi günler" ifadesinin kullanılmaya başlanması dinin kamusal hayattan çıkarılmasıyla doğrudan alakalıdır. (İmaj Ve Takva)
Oysa kadınlar en çok birbirilerini eziyor. En çok birbirlerinin üzerinden politika üretmeye kalkıyor ve en çok birbirlerini yok sayıyor. (İmaj Ve Takva)
"Kendini tanı.Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acılarında ve zilletlerinde aynısın. Rüyaların, hayallerin ve dileklerinle bir başkası." (Şov ve Mahrem)
İnsanın kaderi pek değişmiyor. Daha doğrusu herkesin kaderinin bir teması var, hayat itinayla o temaya dair hikayelerle dolduruyor o defteri. Ama çoğumuz kaderimizin ana temasının ne olduğunu hiç bilmiyoruz… (Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim)
"Aslolan kendi sesini duymaksa, gönül sesi neylesin kulağı." (Gün Akşamsızdır)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ahir-zaman-gulusleri-fatma-barbarosoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)