# Ahlak Eğitimi - Emile Durkheim Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ahlak Eğitimi kimin eseri? Ahlak Eğitimi kitabının yazarı kimdir? Ahlak Eğitimi konusu ve anafikri nedir? Ahlak Eğitimi kitabı ne anlatıyor? Ahlak Eğitimi PDF indirme linki var mı?  Ahlak Eğitimi kitabının yazarı Emile Durkheim kimdir? İşte Ahlak Eğitimi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ahlak-egitimi-emile-durkheim-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-23T04:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-04-23T04:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/23/emile-durkheim-kimdir-emile-durkheim-kitaplari-ve-sozleri-206123.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Emile Durkheim 
 Çevirmen: Oğuz Adanır 
 Orijinal Adı: L'Education Morale 
 Yayın Evi: Say Yayınları 
 İSBN: 9789754689600 
 Sayfa Sayısı: 320 
--reklam--
Ahlak Eğitimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
.

Dokuz Eylül Yayınları / Mart 2004

..
Durkheim'ın, yüz yıl kadar önce (1902-1903) Sorbonne’da öğretmenlik bölümü öğrencilerine Ahlak Eğitimi başlığı altında sunduğu bu toplumbilim ders notları hâlâ bir başyapıt olma niteliğini koruyor.

Modern toplumun sahip olması gereken laik (akılcı) ahlak anlayışının ilkokul çağındaki bir çocuğa nasıl aktarılabileceğini ve öğretmenin bu konudaki yadsınması olanaksız önemini, bilimsel kanıtlara dayanarak açıklayan ünlü Fransız toplumbilimci ve düşünür, bu çalışmasıyla yalnızca içinde yaşadığı topluma değil, laik yaşam (akılcı yaşam düzeni) biçimini benimsemiş tüm toplumlara büyük bir hizmet sunmuştur. Yeğeni ve en yakın çalışma arkadaşlarından biri olanMarcel Mauss: "Durkheim'ın en önemli çalışmaları aile ve ahlak üstüne olanlardır” demektedir.

20. yüzyıl başında ülkemizde bilinen ve tanınan bir isim olan Durkheim'la, Ziya Gökalp ve başka sosyalbilimcilerin ilgilenmiş olduklarını biliyoruz. Ahlaki açıdan içinden geçmekte olduğumuz bu olağanüstü çalkantılı dönemde, böyle bir metnin mevcut karmaşanın içinden çıkılmasına katkıda bulunabileceğini düşünüyoruz. Zira toplumumuz giderek daha modern bir görünüm sunmasına karşın hangi ahlak kurallarına uyması gerektiğini bilemiyor gibidir. Çok değişik ahlak anlayışlarının bulunduğu bu toplumun, artık bir ve herkes için geçerli olacak ahlak anlayışına sahip olma zamanı gelmiş geçmektedir. Türkiye toplumunun en önemli güncel sorunlarından biri budur. Bu sorunu çözemediği sürece Türkiye toplumu ikinci sınıf bir toplum olarak kalmaya mahkûmdur.
--reklam--
Ahlak Eğitimi Alıntıları - Sözleri
İnsan, medeniyet olmaksızın yalnızca bir hayvandır.
Gerçek iktidar ve özgürlüğün ilk koşulu kendine hâkimiyettir.
Hâkim olamayacağı güçlere sahip bir insandan kendine hâkim olmasını bekleyemeyiz.Zaten bu yüzden çok güçlü siyasi partilerin , küçük bir azınlık oluşturan muhalefet karşısında kısa bir süre sonra dağılıp gittiği görülmektedir.
Toplumda özellikle sevmemiz ve kendisine bağlanmamız gereken şey onun maddi bedeni değil ruhudur.
İnsan dışa kapalı,kendi içine çekilerek, her şeyin kaynağına kendisini yerleştirmeye çalıştığı zaman geçici ve doğaya aykırı bir yaşam sürmek zorunda kalır.
Sanattan zevk almayan halk, barbar bir halktır;Bununla birlikte,bir halkın yaşamında sanat aşırı bir yer tutarsa,halk aynı ölçüde ciddi yaşamdan kopar;bu andan itibaren günleri sayılıdır.
Her dönemde ortak olan dünyanın haksızlıklarını çocuktan gizleme yoluna gitmemeliyiz.Mutluluğun güçle,bilgiyle ya da zenginlikle birlikte sınırsız büyümediğini ona duyumsatmalıyız.Bununla birlikte, çocuk çok çeşitli koşullar içinde her birimizin ayrı ayrı sevinçleri kadar yoksulluğu olduğunu öğrenmelidir.
"Kurallara uyuyorsak bunun nedeni yalnızca otoriteye değil aynı zamanda bu davranışın bize yararı dokunacağına olan inancımızdır."
"Eğer disiplinin insan doğasının kendini tanımasını sağlayan bir araç olduğu doğruysa,zaman içinde değişen insan doğasıyla birlikte onun da değişmesi gerekmektedir."
"Vicdanımızın sesi toplumun bizdeki yansımasıdır."
--reklam--
Ahlak Eğitimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ahlak eğitimi deyince akla gelen ilk vurgu din açısından verilen, on görülen ahlak dersleridir. Oysaki Emile Durkhem üniversitede öğrencilere başlı başına verdiği bir ders olup başta çocuklara disiplinliği, biliçliğin farkında olunması,  erdemliğin doğruluğunu ve böylelikle gerek çocuklarda gerek gençlerde gerek yetişkinlerde bulunması gereken, uyulması gereken güzel davranışların olduğu ahlak vurgusunu bizlere göstermekte. Göstermekten ziyade öğretmekte.

Bu kitabı okuyan daha iyi anlayacak ne demek istediğimi.  Şöyle söyleyim gerek bireyde gerek ailede disiplin olursa , disiplin anlayışı olursa o bireyde veya ailede yetişen bireylerde güzel bir ahlak davranışlarına sahip olur.

Tabi bu ahlak eğitimi sadece ailede değil okullarda da verilmektedir. (Okumaya Sevdali) 
Merhabalar değerli kitapseverler bugün sizlere Emıle Durkheim'in kaleminden Ahlak Eğitimi adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitap on sekiz bölümden oluşmaktadır. Yazar Durkhem'in derste işlediği konular anlatılıyor. Çocuklarda disiplini, ahlak nedir, ahlakın kökeni nerden gelmektedir,ahlak öğeleri nelerdir, ahlaksal öğeler çocuklarda nasıl oluşuyor, ahlaksal yaşamın kökeninde neler bulunmaktadır, ahlakın ilk öğesi nedir gibi birçok konu ders niteliğinde güzel bir şekilde aktarılmış. (Fatma patır) 
Ahlak Eğitimi: Dolu dolu bir günün ardından güzel bir post paylaşımı ile günü kapatmak istedim ️

Bahsetmek istediğim kitap #emiledurkheim den #ahlakegitimi

Öncelikle size biraz Emile Durkheim'den bahsetmek istiyorum. Kendisi yahudi bir ailede doğmuş ve haham olmayı reddederek hayatını eğitime adamış bir Fransız sosyologdur. Savaşlardan ağır darbelerle çıkan bir ülke olan Fransanın toplumsal ve ahlaki açıdan öğretim ile yaralarının sarılacağına inanır. Atatürk'ün de bilgilerinden yaralandığı söz edilen bir sosyolog.. .

Kitabımızda gelecek olursak bu kitapta Durkheim'in Sosyoloji hocalığı yaptığı Sorbonne Üniversitesinde verdiği derslerin bir araya getirilerek bir kitap. Toplam 18 dersten oluşan bu derleme Emile Durkheim'in derslerini in extenso (olduğu gibi) yazdığı kaynak niteliğinde bir kitap. Disiplin anlayışı nedir? Ahlaki öğeler çocukta nasıl oluşur?
Çocukta paylaşım duygusu ve okul ortamının buna etkisi ne ölçüdedir? Bu gibi soruların cevabı detaylı bi şekilde işlenmiş bu kitap sosyoloji, toplumsal psikoloji ile ilgilenenlerin yanı sıra çocuk gelişimi alanıyla ilgilenenlerin de merakla okuyacağı bir kitap. Kitapta derslerin olduğu gibi yazılması benim kitaba olan ilgimi arttırdı..

"... Çünkü ahlak, bize toplumsal bir olgu gibi görünür ve her zaman insanlara aşkın bir idealle donanmış gibi görünmüştür.Ahlakı bize üstün bir dünyaya ait gibi algılarız;bu nedenle insanlar ahlaka sözü ve insanüstü bir gücün yasasını görürler..."

"Çoğu zaman öfke ile cezalandırmamak gerekir. Gerçekten çocuk, düşünülmeden, öfkeyle, sinirli ve sabırsız bir tavırla cezalandırılmadığına inanmalıdır; aksi halde ceza çocuğun gözünde tüm değerini yitirir ve bu cezanın bir anlamı kalmaz. Çocuk cezanın bir amaç taşıdığını ve soğukkanlı bir kararın sonucu olduğunu bilmelidir.. "

@cemyayinevi çevirisi ile yine nitelikli bir kitap ile ocak ayını bitirmenin huzuru ile herkese hayırlı geceler dilerim

@cemyayinevi
glcn_bbcn
#glcnkitaplığı
#masalkitapligii (Büşra D) 
--reklam--
Ahlak Eğitimi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Emile Durkheim - Ahlak Eğitimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ahlak Eğitimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Emile Durkheim Kimdir?
Émile Durkheim (15 Nisan 1858, Epinal - 15 Kasım 1917, Paris); Fransız sosyolog, sosyolojinin kurucularından sayılmaktadır.
Sosyoloji adı her ne kadar August Comte tarafından verilmiş olsa da, Fransız Sosyolojisi 19. yüzyılın sonundaki güçlü etkisini ona ve onun kurmuş olduğu L'Année Sociologique isimli yayına borçludur.

Hayatı ve Düşüncesi 

15 Nisan 1858 tarihinde Epinal, Loren'de bir Yahudi Hahambaşı'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Felsefe öğretmenliği yaptı. 1885 de Almanya'da bulundu. Fransa'ya dönüşte yayımladığı makaleler ilgi topladı. 1887 Bordeaux Üniversitesi'nde ders vermeye başladı. 1902 yılında Sorbonne Edebiyat Fakültesi'nde çalışmalarını sürdürdü. 1906 yılında Buisson'un ölümü üzerine Sorbonne Eğitimbilim Profesörlüğüne getirildi.
Durkheim toplumbilimi kendi olgularını kendi ön dayanaklarıyla işleyen bir bilim durumuna getirdi. Auguste Comte'un fiziği, Herbert Spencer'in biyolojiyi örnek alıp inceledikleri toplumsal olaylar ona göre yalnız kendi türünden olaylarla açıklanabilir, "toplumsal olay" bireye bağlı ve bireyle başlayıp biten bir süreç değildir. Toplumsal olay bireyi aşkındır, birey ona katılır. Her birey için toplumsal olaya katılmak kaçınılmaz bir zorunluktur. Çünkü toplumsal olaylar; genel zorunlu bireyi ve bireyler arası ilişkileri belirleyen din, ekonomi, hukuk, ahlâk, siyaset, bilim ve sanat türünden olaylardır. İnsanın kendine özgü bireyliğini ve topluma özgü toplumsallığını saptar. İnsan genel doğruları hazırca, tartışıp araştırmadan toplumdan alır. Bu doğrular: bireyin, kendisi, başkaları, insanlar arası ilişkiler, doğa, evren olguları üzerine yargılarına temel dayanak olur.
Toplum bir başka yanıyla da insana ilişkin her kurumun temeli olup doğal bir bileşimdir. Kurumlar örneğin din ve Tanrı anlayışı da topluma bağlıdır ve onunla birlikte gelişip evrimleşir.
Durkheim bilgi anlayışında toplumun görüşünü örnek alır. Bilgide en genel kavramlar tek tek şeylerin tümünden bağımsız olmayıp tersine onlara uygulanabilen, topluma ilişkin kavramlar olduklarından en geçerli kavramlardır. Bunların mutlak, öncesiz sonrasızca doğru ve kesin kavramlar oldukları da söylenemez. Bilginin temel taşları olan genel kavramlar toplumla birlikte zaman ve uzam bağlamında değişip gelişen kavramlardır.
Din sosyolojisi ile ciddi olarak ilgilenen Durkheim'in eserlerinin bir kısmı Türkçeye çevrilmiştir. Comte'un takipçisidir. Toplumu, Tanrı yerine koymuştur. Burada kasıt inançlı bir kimse davranışlarda bulunurken Tanrı'sını nasıl gözetirse "birey"inde davranışlarda bulunurken toplumu aynı şekilde gözettiğidir.
15 Kasım 1917'de Paris'te ölmüştür.
--reklam--
Emile Durkheim Kitapları - Eserleri
İntihar
Sosyolojik Yöntemin Kuralları
Sosyoloji ve Felsefe
Ensest Yasağı ve Kökenleri
Dini Hayatın İlkel Biçimleri
Toplumsal İşbölümü
Ahlak ve Toplum
Eğitim ve Sosyoloji
Sosyoloji Dersleri
Rousseau ve Toplum Sözleşmesi
Ahlak Eğitimi
Hobbes Üzerine
Felsefe Dersleri
Meslek Ahlakı
Sosyolojinin Öncüleri: Montesquieu ve Rousseau
Dinsel Yaşamın İlk Biçimleri
Sosyalizm Dersleri
Montesquieu ve Sosyal Bilimin Gelişimi
Pragmacılık ve Toplumbilim
Terbiye ve Sosyoloji
Eğitim ve Sosyoloji
Dini Hayatın İlk Şekilleri
Sosyoloji ve Eylem
--reklam--
Emile Durkheim Alıntıları - Sözleri
Kendi kendimize yaratmadığımız bir dilde konuşuruz; icat etmediğimiz araç gereçler kullanırız; kendi başımıza tesis etmediğimiz hakları savunuruz; her nesil kendileri bir araya getirmediği bir bilgi hazinesini miras olarak alır ve böylece devam eder...

İnsan ancak medenileştiği için insandır. (Dini Hayatın İlkel Biçimleri)
Özgürlük, kendi iradesini gerçekleştirmekten ziyade başkasının iradesine boyun eğmemeye dayanır, bir de başkasının iradesini kendi irademize boyun eğdirmemeye. Efendi olan kişi özgür olamaz. (Sosyolojinin Öncüleri: Montesquieu ve Rousseau)
Ruhumun yalnızlığı öyle bir kefendi ki insanları değil ,sadece doğayı ve Allah'ı görmek istiyordum. (İntihar)
Kendi tanrısına boyun eğen ve bundan dolayı da tanrısının kendisiyle beraber olduğunu düşünen insan, dünyaya güvenle ve artan bir enerji hissiyle yaklaşır. (Dini Hayatın İlkel Biçimleri)
bir vicdan ne kadar bilgisizlik karanlığında ise
değişime de o denli karşı çıkar .. (Toplumsal İşbölümü)
İnsan, medeniyet olmaksızın yalnızca bir hayvandır. (Ahlak Eğitimi)
Bugün bir hayli yükseklere çıkardığımız bilim ve eleştirel düşünce, uzun zamandır şüpheyle zapt edilmekteydi. (Eğitim ve Sosyoloji)
Kamu duygusunu inciten suçlar, ağırlık derecelerine göre genel tepkiler doğurabilecek güçte olan suçlardır. (Meslek Ahlakı)
Ekonomik fonksiyonlar millet kuvvetlerinin büyük bir bölümünü emmektedir. Birçok fertlerin hayatı ticaret ve sanat muhitlerinde geçiyor. Dolayısıyla da, bunların hayatının büyük bir bölümü her türlü ahlak faliyetinin dışında geçiyor. Çünkü bu muhitte ahlakın ancak pek zayıf bir izi vardır. Böyle bir durumun, büyük bir ahlak düşkünlüğü kaynağı olmaması mümkün müdür? (Meslek Ahlakı)
İnsan arzu ettiği her şeye sahiptir zira sadece sahip olduklarını arzu eder. (Rousseau ve Toplum Sözleşmesi)
Kendimizin icat etmediği bir dili konuşuruz; kendimizin bulmadığı aletleri kullanırız; kendimizin tesis etmediği haklardan söz ederiz. Her nesil, kendisinin biriktirmediği bir bilgi hazinesini miras alır vs. Medeniyetin bu türlü türlü menfaatl erini, topluma borçluyuz (Dini Hayatın İlkel Biçimleri)
Ancak din, vardır; o verili bir olgular sistemidir; bir başka ifadeyle, o bir gerçekliktir. (Dini Hayatın İlkel Biçimleri)
İnsanlık ilerleme kaydettikçe, fertler arasındaki anlaşmazlık artıyor. Öyleyse bugünden çıkaracağımız ders geçmiştekiyle aynı. Akıl, hakikate ulaşmaya muktedir değil. (Felsefe Dersleri)
Din başlarda yerine getirdiği iki işlevden birini ve sadece birini, yani spekülatif işlevi giderek terk etme eğilimindedir. Bilimin dinde karşı çıktığı şey, onun var olma hakkı değil, aksine şeylerin doğasını dogmatikleştirme talebi , insanı ve doğayı açıklayacak özel uzmanlığa sahip olduğu iddiasıdır. (Sosyoloji ve Felsefe)
"Kendini başkalarının efendisi sanan kimse onlardan daha fazla köle olmaktan geri kalamaz" (Rousseau ve Toplum Sözleşmesi)
Rousseau, Hobbes'un teorisini reddeder; her ne kadar Hobbes'un dehasından övgüyle söz etse de teorisini sıklıkla eleştirir. Savaş durumu hipotezi¹ iki nedenle ona kabul edilemez gelmektedir: 1) Savaşın ortaya çıkış sebebi bile - yani giderilmemiş ihtiyaçlar - mevcut değildir. İnsan kendisine lazım olan şeylere sahipse, neden başkalarına saldırsın? Hobbes kendi sistemine ancak medeni insanın karmaşık hassasiyetini doğa insanına atfederek ulaşmıştı; 2) Hobbes haksız yere ilkel insanın tüm acıma duygusunu yok saymıştır. Böyle bir erdem her türlü düşünceden önce geldiğinden doğa durumunda olmadığını söylemeye hakkımız yoktur. (Sosyolojinin Öncüleri: Montesquieu ve Rousseau)
Baskıcılar, düşüncenin denetlenemeyen bir şey olduğunu her fark ettiklerinde, onu yok etmeye çalışırlar. (Felsefe Dersleri)
Öyle de kana her türlü doğaüstü özelliği atfettirmiş olan bu kaba batıl inancın insanlığın ahlaki gelişiminin üzerinde muazzam bir etkisi olmuştur. Bu işin süresi boyunca bu etkinin sadece ensest meselesini hissettirmekle kalmadığı bile görülmüştür. Aynı sebebe bağlı olan başka türden fenomenler var: Bunlar genelde cinsiyetlerin ayrımına dair örf ve adetlerdir. Yukarıda aktardığımız olgularla günümüzde gözlerimiz önünde cereyan edenler arasındaki benzerliğe okurun şaşırmaması mümkün değil. Bütün bu benzerlikten hareketle, eğer okullarımızda, gündelik toplantılarımızda cinsiyet arasında bir çeşit engel varsa, eğer her bir cinsiyet adetler hatta yasalarla kendisine dayatılan belirli bir giyim tarzına sahipse, erkeğin kadına yasaklı -kadın bunları yerine getirmeye muktedir olmasına rağmen- rolleri varsa, kadının da erkeğe yasaklı rolleri varsa, kadınlarla ilişkimizde özel bir dil, özel davranışlar benimsemişsek, bunun nedeni kısmen binlerce yıldır babalarımızın genelde kanın, özellikle de regl kanının, yani bahsettiğimiz kan algısının tesiri altında olmalarıdır. Her tür varoluş nedeninden uzun zamandır yoksun, bu eski önyargıları fark etmeden, hala açıklanamaz bir alışkanlıkla itaat etmiyor elbette. Bununla birlikte, bunlar ortadan kaybolmadan önce, kendilerinden sonra ayakta kalan ve bizim de bağlandığımız davranış biçimlerinin doğmasına yol açtılar. (Ensest Yasağı ve Kökenleri)
Gerçek iktidar ve özgürlüğün ilk koşulu kendine hâkimiyettir. (Ahlak Eğitimi)
... üzerinde yükseldiği sarsılmaz temeli görebilmek için yapıyı kuşatan tozu ve kumu bertaraf etmek gerekir. (Rousseau ve Toplum Sözleşmesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ahlak-egitimi-emile-durkheim-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)