# Aile Geleneği - Ece Gamze Atıcı Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aile Geleneği kimin eseri? Aile Geleneği kitabının yazarı kimdir? Aile Geleneği konusu ve anafikri nedir? Aile Geleneği kitabı ne anlatıyor? Aile Geleneği PDF indirme linki var mı?  Aile Geleneği kitabının yazarı Ece Gamze Atıcı kimdir? İşte Aile Geleneği kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/aile-gelenegi-ece-gamze-atici-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-02T19:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-07-02T19:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/02/ece-gamze-atici-kimdir-ece-gamze-atici-kitaplari-ve-sozleri-260605.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ece Gamze Atıcı 
 Editör: Handan Akdemir 
 Yayın Evi: Doğan Kitap 
 İSBN: 9786050951295 
 Sayfa Sayısı: 336 
--reklam--
Aile Geleneği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şükürler olsun ki ben iyi bir ailede büyümedim.

Evet. Biz iyi bir aile değiliz. Annemin tabiriyle daha iyi bir aileyiz… İyi ailelerde çocukların ebeveynlerine benzemeleri başarıdan sayılır. Çocukların anne babaya yetişmeleri, sonra da onları geçmeleri beklenir. Evrimin gerçekleşmesi yani. Daha iyi ailelerde ise çocuklar anne babalarına ne kadar benzemezlerse o kadar iyidir. Onlara benzemedikçe yırtmış, kendilerini kurtarmış, o aileden çıkmış sayılırlar. Bir çukurdan çıkar gibi. Kelimenin tam anlamıyla “çıkmak”. Mesela “bizim oğlan mühendis çıktı”daki “çıkmak” o aileden kendini kurtarmış olmayı anlatır öncelikle. Diğerleri arasından sıyrılmayı. Sonra o ailedeki anne babaya benzememeyi. Son olarak da mühendis olmayı. 

Ece Gamze Atıcı’dan aklınızı başınızdan alacak bir aile, aşk ve cinayet hikâyesi. 
--reklam--
Aile Geleneği Alıntıları - Sözleri
Tuhaf bir şey kendini göstermek üzere yaklaşmaya başladığında, içinizdeki ürperti onu sezmeniz için size verilen ilk işarettir. Sonraki her şey daha küçük işaretlerle gelir. Sizden başka kimsenin anlamayacağı şekilde.
... Dünyayı da fazla ciddiye almadığınızda yaşamayı başarırsınız. Kaçmadan, özgürce.. Ama bilerek. Aksi takdirde dünya üzerinize dökülmek için bekleyen bir organizma. Tıpkı insan gibi. Hem de ilk fırsatta. Eğer onu ciddiye alır, bütün olup bitenin sizinle ilgili olduğunu düşünürseniz, dünya da sizi sıkıştıracaktır.
Kendinizi gidişata bıraktığınızda, sizi sarsması kaçınılmaz olan tüm kader anlarının tatlı bir şefkat barındırdığını da görürsünüz.
Bana nasılsın diyene, tek başımayım dedim.
İyi ailelerde çocukların ebeveynlerine benzemeleri başarıdan sayılır. Çocukların anne babaya yetişmeleri, sonra da onları geçmeleri beklenir. Evrimin gerçekleşmesi yani. Daha iyi ailelerde ise çocuklar anne babalarına ne kadar benzemezlerse o kadar iyidir. Onlara benzemedikçe yırtmış, kendilerini kurtarmış, o aileden çıkmış sayılırlar. Bir çukurdan çıkar gibi. Kelimenin tam anlamıyla "çıkmak"
Yalnızlık zenginler içindir. Zenginler, romantikler ve melankolikler...
Gerçek olamayacak kadar güzel, dedi. Ne yazık...Doğmak gibi, ölmek de sadece bir kez yapabildiğimiz bir iş.
İnsanları belli bir mesafeden seviyorum. Mesela dürbünle görebildiğim mesafe ideal.
Hayat insana defalarca kendini seçme şansı veriyor. Birbirinden farklı eşiķlerde, tam yeni bir yol ayrımında önce...Şimdi ne kadar seviyorsun kendini diye soruyor. Kusurlarınla, eksiklerinle ne kararından razısın kendinin? Ölmeden önce en az bir kere seçmeli insan kendini.
Ha bir de...Hepimiz aceleci kadınlarız. Kimisi buna telaşlı der. Ama telaş değil bizimkisi. Telaşta yetişememe korkusu var. Acelede ise bir an önce yapıp bitirme derdi. Bana kalırsa bizimki boşluğu çok sevmekten geliyor. Bir an önce o boş vakti yakalama arzusu yani.
Yine de size ne yaparlarsa yapsınlar insan ailesini sevmenin bir yolunu buluyor.
Annenin ölümü insanın bütün geçmişini değiştirecek güçte. Bütün geçmişini, bugününü, geleceğini...Domino taşları...
Kalbinde varlığını inkar etmek için türlü numaralara başvurduğu hüzün. Acının işlenmiş, sancıdan kurtulmuş, kendine yer edinmiş, hafif ve huzurlu bir direnç içinde olanı.
Zamanla anlıyor insan, herkesin aşkı da ancak hayal gücü kadar.
--reklam--
Aile Geleneği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sevdiğini Öldürmek Bizde Aile Geleneği #starkyorumluyor
Hala şaşkınım. Ne diyeceğimi inanın, bilmiyorum. Nasıl bir üstün zeka ürünü bu kitap? Kurgusuna, karakterleri işleyişine bayıldım! Daha önce buna benzer çok az kitap okudum. Başta hiçbir şey anlamıyor gibi hissettim ama sonradan yazarın diline ve olay örgüsüne alıştım.
2 kurban, 1 mutfak. Hikmetlerin evi iki cinayet görür. Kimin yaptığı belli olmayan iki cinayet... Hikmetlerin Sümerlerle bağı nedir? Olayları iki kişiden dinliyoruz. Ben kesinlikle Gönül’ün anlattığı kısımları daha çok sevdim. Daha kafa karıştırıcı, daha beyin yakan bölümler oldukça kitaba daha çok girdim. Olay mahalinde geziyormuş gibi hissettim. Bunu yazarın başarısına veriyorum. Çünkü cinayet romanlarında okuyucuyu içine çekmek çok zordur.
Karakterler çok iyi işlenmişti. Kişiler tanıtılırken metnin akıcılığına zarar vermemişti. Çoğu zaman karakter tanıtımlarında sıkılırım ama bu kitapta karakterleri daha çok merak ettim.
Gönül’ün anlattığı kısımlarda her şey bir anda sıfırlanınca ve olay örgüsü baştan yazılınca yazarı ayakta alkışlamak istedim. Yani muhteşemdi. Bildiğimiz tüm doğrular bir anda yalan oldu. Tam olayı çözüp katili bulacağım derken okuduklarım karşısında nutkum tutuldu. Hiç tahmin etmediğiniz kişiler neler yaparmış meğer...
Aslında katillerden biri zorlasan tahmin edilebilirdi ama diğer cinayet asla açık vermemişti.
Yani demem o ki, beyin yakan bir cinayet romanı okumak istiyorsanız listenizin başına bu kitabı alın. Keyifle okumanız dileğiyle... (Büşra Topcu) 
Aile Geleneği İncelemesi / Aylin Aydın / Cumhuriyet Kitap Eki: Aylin Aydın / Cumhuriyet Kitap Eki

Ece Gamze Atıcı’nın son romanı Aile Geleneği hayatı kavramayı kolaylaştıran yapı taşlarını, ikili zıtlıkları yok eden bir metin olarak karşımıza çıkıyor. Metnin kendi iç metafiziğinde: Varoluş/yokoluş, suç/suçlu, iyi/kötü, mutlu/mutsuz gibi ikilikler birbirine bağlı yapılar olmaktan çıkarılmakla kalmıyor yerlerine maktul anne/ katil çocuk, iyi aile / daha iyi aile türünden yeni ama “parodileştirilmiş” ikili zıtlıklar belirmeye başlıyor. Atıcı romanını temellendirdiği bu yapıbozumcu metafizik dünyada, anlatıyı iki ana parçaya bölmüş, iki otantik anlatıcı yaratmıştır: Ölmüş (yokolan) maktul/anne ve yaşayan (varolan) katil/çocuk.

GELENEK / GELECEK

Tolstoy Anna Karanina’yı şöyle açar: “Mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Atıcı’da da mutlu aile/mutsuz aile ikiliği ve sorunsalı, iyi aile /daha iyi aile ikiliğine zekice ve bol oyunlu biçimde evrilir. İstanbul’da yaşayan Hikmet ve Sümer aileleri, yaşayışları, yapıp edişleri en önemlisi “aile gelenekleri” ile ilk bakışta birbirinin zıddı, değili, ötekisi gibi konumlanırlar. O çok bilindik zengin, eğitimli, iyi aileler ve dar gelirli, görece az eğitimli, sorunlu aileler zıt evreni... Mutlu olmak Hikmetler için bir “hedef” değil doğuştan edinilmiş bir özelliktir, Sümerler içinse mutluluk “bağlamdışıdır” (irrelevant), konuları o değildir!
Bu iki bağımsız dünya ve varoluşun yolu çok tuhaf, postmodern “tekinsizlik” kavramını selamlayan bir çifte cinayet olgusuyla kesişir: Kimin kimi, nasıl ve nerede öldürdüğü belirsizdir, olaylar adeta buzlu bir cam ardından, bir ölünün dumanlı kafasından aktarılmaktadır. ..Artık Hikmetler ve Sümerler içiçe geçmeye başlamıştır; ikili zıtlığın çözülüp birbirine dönüştüğü o büyülü âna tanıklık ederiz. Paradigma yavaş yavaş dönüşmeye başlar; refah ve bolluk manevi dünyadaki yoksulluğa evrilir; yakışıklı heteroseksüel bireyler birer çift yönelimli kuir’e, kazanan kaybedene, maktul katile, çocuk anneye dönüşmüştür. Gelecek geleneği ele geçirir, bağlamsızlık “başıbozukluk” yeni normaldir zira her iki ailenin oyun kurucusu “anne” figürleri ortadan kalkmış, dünya eski bilindik dünya olmaktan çıkmıştır.

DOSTOYEVSKİ’DEN LACAN’A

Dostoyevski’de baba katli olarak karşımıza çıkan Freudyen baba/çocuk çatışması ve çocuğun önce babasına ve onun “yasasına” başkaldırması ve babanın bir çeşit sembolik ölümüyle bireyleşmesi olgusudur. Bu sembolik ölüm, epistemolojik kopuş silsilesine önemli bir üçüncüyü eklemek Atıcı’nın metni için yol gösterici olacaktır. Lacan’a göre ise çocuk için temel kopuş ve bireyleşme süreci kendisiyle büyük özdeşleşme yaşadığı anne’den ayrılma ile başlar. Anne-çocuk ikiliği ve ilişkisi ve sağlıklı bir kopuş, bireyin oluşumunun temelidir. Denilebilir ki Atıcı’nın metninde temel ikili zıtlıklardan biri anne/çocuk ikili yapısıdır. Ölü anne / Gelenek, Yaşayan çocuk/Gelecek ile durmadan çatışmakta, bu çatışma taraflardan birinin fiziksel dünyayı terk etmesiyle hız kesmeyerek, metafizik bir düzlemde devam etmektedir. Bu yönüyle “Aile Geleneği” özellikle bizim gibi toplumlarda kutsanan annelik müessesini, anne/çocuk evreni hakkında hiçbir reel yoruma ve bakış açısına izin vermeyen o tabusal alanı derin bir psikanaliz seansına sokmakta. Denilebir ki Türk edebiyatında bu “kutsal alana” böyle cesurca, gerçeğin aynalarından bakabilen ve şiirselliğini de kaybetmeyen pek az metin vardır.
Bugün postmodern paradigmayı özümsemiş, onun tekinsiz dünyasında kolayca gezinebilen; bizden, içeriden ses veren ancak evrensele de uzanabilen genç kuşak yazarlar edebi hayatımızı zenginleştirip ümidimizi arttırıyor. Gelecek geleneği yeniden yazıyor.
Aile Geleneği / Ece Gamze Atıcı / Doğan Kitap / 336 s. (Ada Turaç) 
Elimde fazlasıyla sürünen çoğu zaman bırakmak istediğim bir kitap oldu.
Sanırım karakterleri sevemedim çok fazla boşluklarla havada kalan yerler vardı bana göre .Farklı bir kurguyla değişik karakterler yansıtmak istemiş yazar ama başarılı olamamış.
Beni içine almayan bir romandı (Eda Kaçmaz) 
--reklam--
Aile Geleneği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ece Gamze Atıcı - Aile Geleneği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aile Geleneği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ece Gamze Atıcı Kimdir?
1978' de İstanbul' da ortaya çıktı.İstanbul Üniversitesi' nde İngiliz dili ve edebiyatı okudu. Öğrenciliğinden itibaren çeşitli roman ve makale çevirileri yaptı; dergilerde müzik ve sinema yazıları yazdı. Galatasaray Üniversitesi' nde iletişim stratejileri ve halkla ilişkiler yüksek lisansı yaptı. Bir süre İspanya' da kaldı. Salamanca Üniversitesi' nde çağdaş İspanyol edebiyatı dersleri aldı. Medyada çalıştı. En sevdiği öğün kahvaltı.
--reklam--
Ece Gamze Atıcı Kitapları - Eserleri
Aile Geleneği
Adem Aynası
Nar
Edepsizin El Kitabı
--reklam--
Ece Gamze Atıcı Alıntıları - Sözleri
"İnsanlar alemine hoşgeldin Baki. Burada hayat böyle. Kaybedersin ve yaşamaya devam edersin. Bir daha kaybedersin ve yine devam edersin. Büyümek diyoruz buna..." (Adem Aynası)
Gerçek olamayacak kadar güzel, dedi. Ne yazık...Doğmak gibi, ölmek de sadece bir kez yapabildiğimiz bir iş. (Aile Geleneği)
"Insanin en hakiki dostu yaninda iyi hissettigidir. Cunki akil kandirabilir herkesi, ama kalp hic yanilmaz..." (Adem Aynası)
Ruh ,iyilik,güzellik,sevgi gibi palavraları bir kenara biraktiginizda ortaya insan,dünya ve aralarındaki ilişki çıkacak.Dunyanin en başarılı insanları gereksiz duygularından arinmistir.Acima,şefkat,sevgi, dayanışma,sempati falan gibi duyguların kulfetinden kurtuldugunuzda başka dünya goreceksiniz.Yenik düştüğünuz değil,yenmeye başladığınız,sizin için fırsatlarla donatılmış, ışıldayan ve parlayan bir gezegen.... (Edepsizin El Kitabı)
Evlilik,boşanma ve ölüm bir edepsizin yaşam içinde güç kazanacağı hassas noktalardır... (Edepsizin El Kitabı)
İnsanlar alemine hoşgeldin Baki. Burada hayat böyle. Kaybedersin ve yaşamaya devam edersin. Bir daha kaybedersin ve yine devam edersin. Büyümek diyoruz buna. (Adem Aynası)
Eğitimi yanlizca okul yaşamı olarak düşünmeyin.sizi bir insan çöpü olmaktan alikoyabilecek her şeyi kastediyorum ben.Balik tutmak,ruhunuza iyi gelen müzikleri dinlemek yada gerçek bir insanla derinlikli sohbet de eğitim pekâlâ.Gercek bir insanla derinlikli bir sohbet..Cok tatlı..İnsanın kalbini ısıtacak,yaralarını saracak,kısa bir süreligine de olsa yanlız olmadığını hissettirecek türden...Dünyanın aslında iyi bir yer olduğunu ve belki de ölümün olmadığını da düşünebilirsiniz bu esnada...Hangi duygu boyle bir huzura değişilir ki? (Edepsizin El Kitabı)
İnsan gençken sonradan çok şaşıracağı şeyler yapabiliyor. (Nar)
İçimde tuhaf bir hevesle sakladığım heyecana rağmen farkındaydım: Kendimi bu dünyanın hiçbir yerine koyamıyordum. (Nar)
Koskocaman, ayakları yere basmayan, her şeyin olabileceği hiç noktasındaydım. (Nar)
“Daha doğrusu pek çok şey biliyorum ama aslında hiçbir şey bilmiyorum.” (Adem Aynası)
Açılışını kelebeklerin yaptığı değil, sineklerin bastığı baharlarin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Çöp bidonları çiçeklere karşı.. Gerçeklere alışın.Hİcbir şey gerçeklerden daha korkunç değildir. (Edepsizin El Kitabı)
Düşeceksin, tökezleyeceksin. Düşüp kalkmadan yürümeyi öğrenemezsin. Marifet düşmemekte değil, düştüğünde yeniden kalkıp yürümekte. Hiç düşmeden, tökezlemeden yol alınmaz zaten. Dünya ona göre tasarlanmış bir yer değil. Öyle olsaydı yürümek marifet sayılmazdı hayatta. Bunu da yaz bir kenara. (Adem Aynası)
...insanin sordugu her sorunun cevabi iste orada, gokyuzunde... (Adem Aynası)
Aslında keder mi uykusuzluktan çıkmıştı uykusuzluk mu kederi başıma sarmıştı bilemiyordum. (Nar)
Martilar, bana sorarsaniz burusturulup gokyuzune firlatilmis kagitlar. Size de hic oyle geldi mi? (Adem Aynası)
Öyle bir yaratılışınız var ki, sanki her şeyin üzerinde, sonsuz bir imtiyaza sahipsiniz. Gördüğünüz, dokunduğunuz, kullandığınız her şey önce size ait, sizin için. Dilediğinizde yıkabilir canınız isterse yeniden yapabilirsiniz. Her koşulu da buna bahane edebilirsiniz. Ölümün sizi sona erdiremeyeceğine de hemen hemen hepiniz eminsiniz. Sizde bu kibri uyandıran sebebe duyduğum merak sayesinde kopamıyorum sizden. Nedir bu cüretin kaynağı görmek istiyorum hakikaten!
 -102 / Adem Aynası (Adem Aynası)
Tuhaf bir şey kendini göstermek üzere yaklaşmaya başladığında, içinizdeki ürperti onu sezmeniz için size verilen ilk işarettir. Sonraki her şey daha küçük işaretlerle gelir. Sizden başka kimsenin anlamayacağı şekilde. (Aile Geleneği)
Kalbinde varlığını inkar etmek için türlü numaralara başvurduğu hüzün. Acının işlenmiş, sancıdan kurtulmuş, kendine yer edinmiş, hafif ve huzurlu bir direnç içinde olanı. (Aile Geleneği)
Keder fena halde bulaşıcıdır. Tek başına rakı içilmiş bir masadan da kapabilirsiniz, yıllarca kullanılmayı beklemiş bir kursunkalemden ya da pencere kenarında annesinin yolunu gözleyen küçük bir çocuktan da... (Nar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/aile-gelenegi-ece-gamze-atici-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)