# Akaid-i İslamiyye - Erzurumlu İbrahim Hakkı Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Akaid-i İslamiyye kimin eseri? Akaid-i İslamiyye kitabının yazarı kimdir? Akaid-i İslamiyye konusu ve anafikri nedir? Akaid-i İslamiyye kitabı ne anlatıyor? Akaid-i İslamiyye PDF indirme linki var mı?  Akaid-i İslamiyye kitabının yazarı Erzurumlu İbrahim Hakkı kimdir? İşte Akaid-i İslamiyye kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/akaid-i-islamiyye-erzurumlu-ibrahim-hakki-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-30T01:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-30T01:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/30/erzurumlu-ibrahim-hakki-kimdir-erzurumlu-ibrahim-hakki-kitaplari-ve-sozleri-234029.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Erzurumlu İbrahim Hakkı 
 Yazar: Ahmet Efe 
 Yayın Evi: Semerkand Yayınları 
 İSBN: 9786054565429 
 Sayfa Sayısı: 240 
--reklam--
Akaid-i İslamiyye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ahmet Efe'nin şerhini yaptığı Akâid-i İslâmiyye Manzumesi, Erzurumlu İbrahim Hakkı (k.s) hazretlerinin (k.s) Marifetnâme adlı eserinde geçmektedir.

İslâm inancının temel olarak en önem verdiği mesele öncelikle imandır. İmanın temel esaslarını oluşturan akâid ilmi de işte burada çok büyük anlamlar içermektedir. İnancı, itikadı sağlam olsun isteyenler için her şeyin temelinde inanç esaslarının öğrenilmesi yatmaktadır.

 Bu eserde Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin (k.s) Ehl-i sünnet ve'l-cemaat itikadı anlayışını Ahmet Efe akıcı bir dille günümüze ulaştırıyor.
 (Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Akaid-i İslamiyye Alıntıları - Sözleri
Hudâ Rabbim, nebim hakka Muhammed'dir Resulullah. Hem dinidir dinim, kitabımdır kelâmullah..
Allah Tealâ ezeli ve ebedi olarak görme sıfatına sahiptir.

O'nun, mahiyetini kavramaktan aciz olduğumuz basar sıfatı herhangi bir göze, ışığa, mekâna, âlete ihtiyaç duymadan görmesi manasındadır.
Yüce Allah gördüğümüz ve görmediğimiz bütün alemleri yaratmıştır. Onun hiç kimseye muhtaç olmadığını biliriz. O, bir şeyin olmasını dilediğinde sadece "Ol" der ve o şey hemen oluverir. Allah [Celle Celâluhû] kimseye muhtaç değildir fakat sonradan yarattığı canlı ve cansız bütün varlıklar Allah Tealâ'ya muhtaçtır.
En küçük canlılardan en büyük varlıklara kadar âlemde mevcut olan her şey Allah'ın iradesine tabidir. Dilediği an ve yerde kainatın düzenini bozarak yeni düzen kurmaya muktedirdir.
Hanefi mezhebine göre çıplak ayak üzerine mesh yapılmaz; ancak şartlarını uyularak giyinmiş mest üzerine yolculuk sırasında 3 gün, yolcu olmayıp
hazarda bulunulduğu zaman da bir gün, yani 24 saat mesh yapılabilir.
Can-u dilde fani kıldın akibet Sen beni divane kıldın akibet
Şol aşkın zincirin tahrik eyleyip Sen beni divane kıldın akibet
Dane iken bağı bostan eyledin Daneyi yüz dane kıldın akibet
Ey fakirullah bu hakkı be(n)deni Vasılı canane kıldın akibet﻿
Gel Hakkı sırrını eyleme zahir
Böyle bir yol tut ki olasın Mahir
Harabat ehlini hor görme şakir
Defineye malik viraneler var
İmanla ilgili bilgilerimizi toplu olarak "akaid" dediğimiz ilim içinde bulup öğrenir ve orada anlatılan her şeyi hiç şüphesiz biçimde kabul ve tasdik ederek kendimizi emniyet altına almış oluruz.
Akaid, itikad kelimesinin çoğuludur. İnanmamız gereken esasları bildirir. Öncelikle hangi ilâha inanacağımızı, O'nun sıfatlarını, hangi mesajları kabul edip, hangi kitapları tasdik edeceğimizi ve izinden gitmemiz gereken yüce önderlerin, yani peygamberlerin kim olduklarını ve onların sıfatlarını bildiren akaid, bütün Müslümanların ortak ilimdir ve hiçbiri onun işaret ettiklerinin dışında bir görüş ve düşünceyi kabul etmez.
Hayat,iman veya inkar sarkacında sallanıp duran bir varlıktır ve günü gelip sona erdiğinde,insan bu iki şeyden sorguya tutulacaktır
Âlemde var olan herşey Allah'ın [Celle Celâluhû ] iradesine tabidir.

Kulun sorumluluğu kendisine bahşedilen cüzi irade sebebiyledir.
Yüce Allah ezeli ve ebedi işitme sıfatına sahiptir. Bu işitme, diğer canlıların işitmek için ihtiyaç duydukları kulağa, havaya, sese ihtiyaç göstermeden hasıl olur. Allah [Celle Celâluhû] semî' sıfatıyla yüksek veya alçak sesleri duyduğu gibi fısıltıları ve hatta kalplerden geçenleri dahi işitir.
Canlıların konuşması için bir dile, ağıza, harflere, lafızlara, seslere ihtiyaçları olduğu hâlde Cenab-ı
Hakk'ın böyle bir ihtiyacı yoktur. Allah Tealâ kelâm sıfatı aracılığıyla peygamberleriyle konuşur. Vahy-i ilahi, Allah'ın [Celle Celaluhû] kelâmıdır ve Cebrail [aleyhisselâm] aracılığı ile yahut doğrudan doğruya Cenab-ı Hakk'ın dilediği kuluna ulaşır. Nitekim O, Hazreti Musa [aleyhisselâm] ile konuştuğu gibi mi'racda, vasıtasız olarak Hazreti Peygamber ile de [sallalahu aleyhi ve sellem] konuşmuştur. Yüce Allah'ın kelâmı harf ve ses cinsinden değildir.
Melekler latif ve nurani varlıklardır. Cenab-ı Hakk'ın dilediği her yerde hazır durumunda ve ibadet halindedirler. insanlardan önce ve nurdan yaratılmışlardır. Kendilerini kötülük ve isyana sevk eden nefis sahibi olmadıklarından itaatsizlik nedir bilmezler.

Meleklerin her birinin kendine has şekli, sureti ve kendi kanadı vardır. Bu kanatlar bizim bildiğimiz kanatlara benzemez çünkü onlar nurani ve latif varlıklar olduklarından maddi cisimler gibi değillerdir.

Sayısını ancak Allah'ın bileceği kadar çok melek vardır.
Nurani bir yaratılışa sahip olduklarından yemek içmek gibi insanın muhtaç olduğu şeylerden uzak durumdadırlar. Üstelik çoğalıp üremeleri için gerekli olan erkeklik ve dişilik gibi özellikler de onlar için söz konusu değildir. Yaratılışların gereği olarak bütün vazifeleri itaat etmek, Allah'a hamd ve tespihte bulunmak ve sadece kendilerine yüklenmiş vazifelerle meşgul olmaktır. Kimisi ayakta, kimisi rükûda, kimisi secde halinde hazır durumdadırlar
Cebrail [aleyhisselâm] melekler âleminin en başında duran ve derece itibariyle hepsinden yüksek olan melektir. Asıl vazifesi Allah ile peygamberleri arasında elçilik yapmak, vahy-i ilahiyi insanlara duyurmaktır.

Mikail aleyhisselam, asıl vazifesi tabiat hadiselerini idâre etmek; yağmuru, karı, rüzgârı ve diğer olayları düzenlemektedir. Emrinde sayısız melek vardır ve onlar bitkilerin yetiştirilmesi, rızıkların dağıtılması ve insanların diğer tabii ihtiyaçlarının karşılanmasıyla görevlidirler.

israfil aleyhisselam vazifesi kıyametin kopacağını duyuran sûra üfürmek ve mahşer günü, insanların yeniden dirilmesi için ikinci kez bu sûra üfürmektir.

Azrail aleyhisselam, ölüm meleğidir. Can almakla görevlendirilmiştir.
--reklam--
Akaid-i İslamiyye İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Akâid, itikad kelimesinin çoğuludur. Bize inanmamız gereken esasları, imana nasıl kavuşacağımızı ve İslam'a nasıl teslim olacağımızı göstermesi bakımından bilinmesi öncelikli olan en temel ilimdir.
Bu yüzden üzerimize farz olan ilmihal bilgisinin ilk konusunu da Akâid teşkil eder. Bu demek oluyor ki önce iman esaslarını öğrenmemiz ve bunları eksiksiz kabul ve tasdik ederek sağlam bir inanca sahip olmamız gerekiyor. Bu inancın adı Efendimiz(aleyhisselam) ve O'nun güzide Ashâbının(radıyallahu anhüm) gittiği yol, sahip olduğu inanç demek olan EHL-İ SÜNNET VE'L- CEMAAT itikadıdır.
Akâid-i İslâmiyye, Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin 'Marifetnâme' isimli eserinin itikadla alakalı beyitlerinin toplanıp müstakil bir itikad kitabı haline getirilmiş halidir. İçerisinde toplam 114 beyit bulunmaktadır. Her beyit ayrı ayrı kısa ve öz bir biçimde şerh edilmiş.Dili oldukça yalın ve anlaşılır.Bu yüzden her kesimin okuyabileceği bir kitap.Itikadi bilgilerimizi yeniden gözden geçirmek hatta en temelinden almak istersek uygun bir kitap olacaktır. (Afra) 
--reklam--
Akaid-i İslamiyye PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Erzurumlu İbrahim Hakkı - Akaid-i İslamiyye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Akaid-i İslamiyye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Erzurumlu İbrahim Hakkı Kimdir?
Erzurumlu İbrahim Hakkı, 18 Mayıs 1703 yılında Erzurum'a bağlı Hasankale'de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlarda annesini ve daha sonra babasını yitiren İbrahim Hakkı, bir süre amcasının yanında kalmış, bu süre içinde eğitimine devam etmiştir. 1747 tarihinde İstanbul'a gelerek Sultan I. Mahmut ile görüşmüştür. Yeniden Erzurum'a dönen İbrahim Hakkı, sürekli olarak dinî ve bilimsel konularla ilgilenmiş ve 1780 yılında rahatsızlanarak aynı yılın 22 Haziran günü vefat etmiştir.
Manzum ve düz yazı toplam on beş eser yazmış olan İbrahim Hakkı'nın en önemli eserleri Divan ve Marifetname'dir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı, astronomi, fizik, psikoloji, sosyoloji ve din ile ilgili pek çok çalışma yapmıştır. Tasavvufî konularla birlikte, fen bilimleri hakkında da geniş bilgileri kapsayan Marifetname adlı eseri, ansiklopedik bir özellik taşımaktadır. 1757'de tamamlanan Marifetname, yalın ve halkın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır. Yazarın söylediğine göre, Marifetname 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır. Bu kitapta ilk defa bir alim tarafından Güneş Sistemi ('hey'et-i cedide') anlatıldı.
--reklam--
Erzurumlu İbrahim Hakkı Kitapları - Eserleri
Marifetname
Kamil İnsan - İnsan'il Kamil
Akaid-i İslamiyye
Marifetname-1
Kalplerin Cilası Zikrullah
Marifetname
Marifetname-2
Marifetname'den İrfan Damlaları
Marifetname-3
Allah'a Ulaştıran On Esas
Kalbin Mahiyeti
İman Cevherleri
Makamımız Aşk Usulümüz Edeptir
Ruhun Mahiyeti
Alemin Yaratılış Mahiyeti
Mevla Aşkına Varma Mahiyeti
Nefsin Mahiyeti
İlmi Aşkın Mahiyeti
Cevahirü'l-Akaid
Marifetname
Esrarü'l-İnsan
Kalplerin Fethi
Marifetname
--reklam--
Erzurumlu İbrahim Hakkı Alıntıları - Sözleri
Bir kimse, ailesi yanında bir saat eğlense , benim yanımda bin mescitte itikâfe çekilmekten daha faziletlidir...

// Hadîs-i Şerif. . . (Marifetname)
anlaşılmayan şey hakkında, iyi denmez. (Kamil İnsan - İnsan'il Kamil)
Sen içten aşinâ ol, dışarıdan seni ilgisiz sansınlar. Çok güzel bir davranış bu, sen ârif ol divâne sansınlar. (Marifetname-3)
Her gönül ki mürşidi emaredir,
Marifet ülkesinden avaredir. (Marifetname-3)
Âlemde var olan herşey Allah'ın [Celle Celâluhû ] iradesine tabidir.

Kulun sorumluluğu kendisine bahşedilen cüzi irade sebebiyledir. (Akaid-i İslamiyye)
Akıl, yürekte bir nûr ve basîrettir... (Kalbin Mahiyeti)
İmam şafii hazretleri "ilim ikidir ; bedenler , dinler ilmi" hadisi üzere , bedenler ( anatomi)biliminin önemli ve gerekli bilimlerden olduğunu duyurmuştur.Şu halde anatomi , bir aziz ve leziz bilimdir ki gerçeğin hikmetine ermişlerin neticesi , uzman doktorların sermayesi , yakına ulaşanların nefislerinin gıdası , din ve dünya hasletlerinin vesilesi , Mevlâyı tanımaya araç ve yardımcıdır. (Marifetname)
Her ne kadar iki vücut, birbirinden uzak ve ilgisizse de, gönülden gönüle öyle yakın yollar vardır ki, her an birbirlerini bulurlar. (Marifetname-3)
Allah pes, bâkî heves.
(Allah yeter, gerisi boş.) (Marifetname)
Yüce Allah gördüğümüz ve görmediğimiz bütün alemleri yaratmıştır. Onun hiç kimseye muhtaç olmadığını biliriz. O, bir şeyin olmasını dilediğinde sadece "Ol" der ve o şey hemen oluverir. Allah [Celle Celâluhû] kimseye muhtaç değildir fakat sonradan yarattığı canlı ve cansız bütün varlıklar Allah Tealâ'ya muhtaçtır.
En küçük canlılardan en büyük varlıklara kadar âlemde mevcut olan her şey Allah'ın iradesine tabidir. Dilediği an ve yerde kainatın düzenini bozarak yeni düzen kurmaya muktedirdir. (Akaid-i İslamiyye)
Bağdat'ta Şibli adında bir arif vardı; bir gün bir destici dükkanının önünden geçerken desti satan, kendisine dedi ki "vâhidden başka kimse bâki kalmaz" Şibli hemen bir feryad koparıp "vahidden başka ne var ki" dedi. (Kamil İnsan - İnsan'il Kamil)
Dahî ma'dûm olana şey' denilmez
Onu görmez Hudâ, ko kîl ü kâli (Cevahirü'l-Akaid)
Cenab-ı Hakk kullarından iki şey istemiştir. Biri ibadet ilmi, diğeri marifet (Allah'ı bilme) ilmi. (Kamil İnsan - İnsan'il Kamil)
hadisi şerif
 "Üç şey kalbe mutluluk, neşe ve bedene sıhhat verir;
Güzel koku koklamak
Bal içmek
Güzel elbise giyinmek" (Marifetname'den İrfan Damlaları)
"Müminin kalbi, Allah'ın arşıdır..." (Kalbin Mahiyeti)
Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanınız... (Marifetname)
Peygamberimiz buyuruyor ki : "İnsan bedeninde öyle bir et parçası vardır ki eğer o salih olursa bütün beden salih, o bozuk olursa bütün beden bozuk olur ki o et parçası da kalbdir." (Marifetname)
"Nefsiyle savaşa girmeyen sorulara yol bulamaz ve gönül gözü açılmaz." (Marifetname)
Tasavvufta muhabbetin hakikati, her şeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbir şeyi bırakmamandır. (Allah'a Ulaştıran On Esas)
Kıyametin açık alâmetleri ondur.
1. Deccalin çıkışı.
2. Üç gece üst üste ay tutulması.
3. Üç yıl boyunca yedi iklimde kıtlık olması.
4. Büyük bir dumanın her tarafı kaplaması.
5. İsa aleyhisselâmın Şam'daki beyaz minare üzerine inip Deccal'ı öldürerek, Şeriat-ı Muhammediye ile amel etmesi.
6. Resulü Ekrem'in soyundan Mehdi çıkıp, kırk yıl adalet üzere gidip Hazreti İsa aleyhisselâmı bulması.
7. Dâbbet-ül - Arz'ın vücuda gelmesi.
8. Ye'cüc ve Me'cüc'ün İskender seddinden çıkarak yedi iklimi istifade etmesi.
9. Hazreti İsa aleyhisselâmın Mekke-i Mükerreme'ye gelip buradan ahirete gitmesi: bundan sonra da Kâbe'nin yıkılması.
10. Güneşin batıdan doğması ve orada dolanması. (Marifetname)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/akaid-i-islamiyye-erzurumlu-ibrahim-hakki-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)