# Akbaba - Franz Kafka Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Akbaba kimin eseri? Akbaba kitabının yazarı kimdir? Akbaba konusu ve anafikri nedir? Akbaba kitabı ne anlatıyor? Akbaba kitabının yazarı Franz Kafka kimdir? İşte Akbaba kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/akbaba-franz-kafka-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-08T02:11:44+03:00
- Güncelleme: 2022-02-08T02:11:44+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/08/franz-kafka-kimdir-franz-kafka-kitaplari-ve-sozleri-147038.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Franz Kafka 
 Çevirmen: Esen Tezel 
 Derleyen: Jorge Luis Borges 
 Orijinal Adı: Der Geier 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları 
 İSBN: 9786052980156 
 Sayfa Sayısı: 96 

Akbaba Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Kafka’nın en tartışılamaz erdemi, dayanılmaz durumlar yaratmasıdır. Ebediyen yaşayan yapıtlar yaratmak için birkaç satır yazmak onun için yeterlidir. Örneğin, ‘Hayvan, sahibinin elinden kırbacı çekip alır ve kendisi sahibe dönüşmek için kendini cezalandırır ve bunun kırbaçta oluşan yeni bir düğümün yarattığı bir yanılsamadan başka bir şey olmadığını anlayamaz.’ Ya da, ‘Tapınağı leoparlar istila eder ve kadehlerden şarap içerler; bu birçok kez tekrarlanır, sonunda ne olacağı önceden bilinir ve tapınaktaki ayinin bir parçası haline gelir.’ Kafka’da esas olan öykünün gelişimi ya da psikolojik etki değil konunun kendisi ve ortamdır. Bu nedenle öyküleri romanlarından önceliklidir; bu nedenle de bu öykü seçkisinin eşsiz yazarın değerini tam olarak ortaya koyduğunu iddia etme hakkı doğar.”

Jorge Luis Borges

Akbaba Alıntıları - Sözleri
Bugün açıkça görüyorum; büyük bir iç huzuruna kavuşmadım mı, kurtuluş yoktu benim için.
Oh, insan zora gelince öğreniyor, bir çıkış yoluna ka­vuşmak istedi mi öğreniyor, hiçbir şeye aldırış etmeden öğreniyor!
Bizde in­sanlar şimdiki zamanı yok etmeye bu kadar ha­zırdır işte.
Açlık çek­meyen biri açlığı anlayamaz.
Yalnızca yapı ustalığı sürekli gelişmiş, ama o geliştikçe savaş tutkusu da büyümüştü.
Ama zamanla bazı şeyler gerçekleşince, bunlara ilişkin vaatlerin daha ön­ce sizin arayıp da bulamadığınız yerde durup durdukları sonradan anlaşılıyordu.
Söz arasında şunu da söyleyeyim ki, özgürlük diyerek pek çok kez insanlar birbirini aldatıyor.
Ne var ki, bu güçsüzlüğün halkımızın birliği­ni sağlayan en önemli etken olması, deyim yerindeyse adeta üzerinde yaşadığımız zemini oluş­turması inadına tuhaf bir durum. Burada yerilip kınanacak bir şeyin varlığını uzun uzadıya kanıt­lamaya kalkmak, kendi vicdanımızı silkip sars­mak değil, bundan çok daha kötüsü, ayaklarımız altındaki zemini çekip almak demektir.
Öte yandan onu benim gerçek oğlum yapan şey de bu, çünkü söz konusu kusur aynı zamanda bütün ailemizin kusuru, sadece bu oğlumda biraz fazla belirgin.
Oh, insan zora gelince öğreniyor, bir çıkış yoluna ka­vuşmak istedi mi öğreniyor, hiçbir şeye aldırış etmeden öğreniyor!
"Bu akılsızlıkla, bu akılsızlığın egemen olduğu bir dünyayla savaşmak imkânsızdı."
Bu anlayışsızlıkla, bu anlayışsız dünyayla savaşmak olanaksızdı.
Kendi kendini adeta bilerek ve alabildiğine inatla aldat­ma çabaları bile, edinilen deneyimler karşısında tutunamamıştı.
Düşünüşü bana fazla yakınkat geliyor. Ne sağına, ne soluna, ne de ilerisine baktığı var; düşüncelerinin dar çemberinde boyuna koşarak daireler çiziyor, daha doğrusu dolanıp duruyor.
Gerçek söz konusu olunca, yüce ruhlu herkes aşırı nezaketi bir kenara bıra­kır.

Akbaba İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çok sevdiğim Franz ağabeyim neler neler yazmamıştır ki? Hayvanlarla ilgili öykülerinde de türlü metaforlar kullanmış, fabl dünyasına katkıda bulunmuş, örtülü anlatımda zirvelere doğru yol almıştır. Bu kitapta ve başka pek çok farklı kitapta yayınlanmış diğer öykülerinde hayvanlara çok yer vermiştir.
Meraklısı veya yazarla yeni tanışacak olanlar için pek çok yeni bakış açısı kazandıracaktır okumak.

İncelemeye farklı bir boyut kazandırmaya çalışayım. Kafka aforizmalarından birini hatırlatayım. Kafka eğer bir karga olsaydı veya bir karga eğer Kafka olsaydı diye yola çıkarak bir şeyler yazmayı denedim. Ya da sıradan bir karga işte karga gibi karga veya sıradışı bir karga. Şener Şen- Münir Özkul repliğine benzeyen şekilde "Atma Ziya" denilebilir :) Karga kadar karga işte :)

" Kargalar,tek bir karganın gökleri yok edebileceğini iddia ediyor. Buna hiç kuşku yok ama bu yine de göklere ilişkin hiçbir şey ifade etmez, çünkü gökyüzü kargaların yokluğu demektir." Aforizmalar/32

KARGA İLE RÖPORTAJ

-Merhaba Bay Karga.

-Merhaba.

-Öncelikle konuşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bu benim ilk röportajım olacak, meslekte yeniyim de.

-Hayırlı olsun. Fakat bir karganın dilinden anladığınıza inanır mı insanlar ?

-Benim gibiler inanacaktır. Onlar için yapıyorum zaten, diğerleri umrumda değil.

-Buna sevindim, inançlı ve kararlı insanları severim.

-İsterseniz başlayalım. Öncelikle şunu sormak istiyorum.Hep merak etmişimdir. Simsiyahsınız, bu kadar renkli bir dünyada siyah olmak nasıl bir hissiyata sebep oluyor?Mutlu musunuz?

-Hahaha. Hiç güleceğim yoktu. Mutlu olmasam ne çıkar yani? Sizden rica etsem mesela kırmızıya boyarsınız herhalde beni.Mutlu mu olurum yani böylece ?

-Olmazsınız sanırım. Haklısınız bu sizin kimliğiniz. Acemilik işte afedersiniz.

-Yok estağfurullah. Merak etmeniz gayet doğal. Mutlu musunuz demiştiniz. Galiba sadece mutluluğun tarifini arıyorum ama henüz bulamadım. Fazla bir ömrüm de kalmadı.

-Peki umudunuz var mı?

-Var ama beklentim yok.

-Beklentisiz bir umut mümkün mü?

-Bence mümkün. Hatta bu benim yaşam biçimim diyebilirim.

-İzninizle biraz özel bir soru sormak istiyorum. Sizi eşinizle beraber olurken göremiyoruz,nedir sebebi?

-Edep.

-Ne yani diğer hayvanlar edepsiz mi?

-Öyle bir şey demedim, herkes kendi hayatını yaşar.

-Peki edep neden bu kadar önemli sizin için? Nihayet bir kargasınız.

-Evet kargayım. Zaten bu yüzden önemli. Karanlık dünyamdaki tek ışığım edep.

-Bay karga, cevaplarınız beni çaresiz bırakıyor.Sanırım devam edemeyeceğim.

-Sizi zorladıysam özür dilerim.Aziz kardeşim cesaretinizi kaybetmeyiniz. Her şeyin başı cesarettir. Sonu ne olursa olsun. Lütfen devam edelim.

-Yüreklendirdiğiniz için teşekkür ederim. İnanın buna çok ihtiyacım var.

-Biliyorum, zaten bu nedenle konuşmayı kabul ettim. Ben susmayı severim aslında. Sesimi de pek sevmezler. Sadece senin gibi temiz kalpliler beğenir sesimi, hatta çok melodik bulurlar.

-Gerçekten de çok hoş bir sesiniz var. Samimi söylüyorum, kulağa hoş geliyor. Ayrıca her sözünüzde bir anlam var.

-Teşekkür ederim mahçup ettiniz. İltifat etmeseniz daha memnun olurum. Ben böyleyim işte, dedim ya hiçbir beklentim yok.

-O zaman ölüm sizin için bir kurtuluş mu olur?

-Ben ölümü düşündüğüm zamanlarda yaşadığımı hissediyorum. Ölüm , hakikate açılan bir kapıdır.

-Sesiniz kısılır gibi oldu. İyi misiniz?

-Biraz hastayım. Şimdilik iyi sayılırım. Belki de bu hastalık beni öldürür belli mi olur?

-Geçmiş olsun. Lütfen iyi şeyler düşünün.

-Ben hiç umutsuz olmadım ki. İyi şeyler düşünmek. Düşünmeyi düşünmek bile güzel..

-İsterseniz başka bir gün devam edelim, siz dinlenin. Sanırım yordum sizi.

-Sizinle ilgisi yok. Kafam öyle karışık ki, çoğu zaman toparlayamıyorum. Galiba deliyim ben.

-Keşke hepimiz sizin gibi olabilsek. Çok teşekkür ederim benimle konuştuğunuz için.

-Asıl ben teşekkür ederim kardeşim. Derdime ortak oldunuz. Fakat siz benim sözlerime aldırmayın pek, kendi yolunuzu çizmeye bakın. (Osman Y.) 
#dönüşüm okuduğum ilk ve tek Kafka kitabıydı. Orada ki betimlemeler ve anlatım insana kitabı yaşatan türdendi ve çok beğenmiştim.
#jorgeluisborges in ön sözüyle başlayan "Akbaba" 11 öyküden oluşuyordu. Borges'in bahsettiği;
"İki düşünce, daha doğrusu, iki saplantı, Franz Kafka'nın kitaplarına yön verir. Birincisi itaat, ikincisi ise sonsuzluktur."
" Kafka'nın en tartışılmaz erdemi, dayanılmaz durumlar yaratmasıdır. Ebediyen yaşayan yapıtlar yaratmak için birkaç satır yazmak onun için yeterlidir. "

11 öyküde okurken size her satırı yaşatan türdendi ve bu kitapla yazarın kalemini ve duygusunu sevdiğime tamamen ikna oldum.
Akbaba ve Bir Açlık Sanatçısı en etkilendiğim öyküler oldu. Bu kitabı ve bu muhteşem seçkiyi mutlaka okuyun tavsiyemdir. (Derya Sezgin) 
"Kafka' nın en tartışılmaz erdemi, dayanılmaz durumlar yaratmasıdır. Ebediyen yaşayan yapıtlar yaratmak için bir kaç satır yazmak onun için yeterlidir... esas olan öykünün gelişimi ya da psikolojik etki değil konunun kendisi ve ortamdır. Bu nedenle öyküleri romanlarından önceliklidir..." (Arka Kapak)

Jorge Luis Borges' in arka kapak yazısı ile başlamak istedim.

En sevdiğim yazarlar arasında yer alan Franz Kafka' nın Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan Akbaba adlı öykü kitabında 11 kısa öykü bulunmakta ve bu öykülerden ayrı bir tat ve keyif alacağınızı düşünüyorum.

Keyifli okumalar dilerim. (Gökhan Türkmen) 

Kitabın Yazarı Franz Kafka Kimdir?
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor.
Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı.

1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu.

1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı.

1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı.

1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı.

1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı.

1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı.

1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak,

1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı.

1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi.

1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı.

1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektuplarında Kafka şöyle dile getirir durumunu;

"En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..."

Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü.

1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu.

1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü.

1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu.

Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı.

Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir".

Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.

Franz Kafka Kitapları - Eserleri
Dava
Şato
Dönüşüm
Milena'ya Mektuplar
Babaya Mektup
Mavi Oktav Defterleri

Ceza Sömürgesi
Açlık Sanatçısı
Aforizmalar
Çin Seddi'nin İnşası
Amerika
Akbaba
Bir Savaşın Tasviri

Bütün Öyküler
Günlükler
Hayvan Öyküleri
Kovalı Süvari
Ottla’ya ve Aileye Mektuplar
Özdeyişler
Bir Köy Hekimi

Dava (Çizgi Roman)
Felice'ye Mektuplar
Yeni Bulunmuş Mektuplar
Bir Köpeğin Araştırmaları
Bir Kardeş Cinayeti
Küçük Bir Kadın
Öyküler

Kafka Öyküler 1
Kafka Öyküler 2
Ofis Yazıları
Üç Uzun Hikaye
Şarkıcı Josefine ya da Fare Ulusu
Hayata Yön Veren Sözler
Ceza Sömürgesi (Çizgi Roman)

Mutsuzluk
Kafka
Yakılmamış Öyküler
Seçme Eserleri
Taşrada Düğün Hazırlıkları
Günlük'ten Seçmeler
Dönüşüm

Anlatılar
Köy Öğretmeni - Ateşçi
Seçme Yazılar
Kanun Önünde
The Sons
Ateşçi
İn

Grete Bloch'a Mektuplar
Dönüşüm ve Diğer Hikayeler
Dönüşüm (The Metamorphosis)
Bir Dostluk
Kafka'nın Kedisi
Contemplation
Günlükler 2

Gammaz Yürek - Dönüşüm (2 Kitap Birden)
Yargı
Vəsiyyət
Blumfeld: Geçkin Bir Bekar
Kafkadan Rilkeyə qədər 12 Hekayə
İmparatordan Bir Haber
On Bir Oğul

Kararlar
Milena'ya Mektuplar, Cilt 2
Erzählungen
Dönüşüm
The Metamorphosis

Franz Kafka Alıntıları - Sözleri
Hiç eksiğim yok. Kendime muhtacım yalnızca. (Hayata Yön Veren Sözler)
"Evet, dünyada hâlâ sadakat diye bir şey var." (Amerika)
Değer vaktinde bilinmeli. (Dönüşüm (The Metamorphosis))
"İyi kitap en iyi arkadaştır." (Taşrada Düğün Hazırlıkları)
Oysa biliyorum, uyuyamayacağım. Sana yazmaktan vazgeçtiğim için uyuyamayacağım. (Milena'ya Mektuplar)
"Yargılama adaletsizlik kokuyordu, infaz da insanlık dışıydı." (Ceza Sömürgesi)

hiç senin dengin değildim; (Babaya Mektup)
Adalet rahat olmalı, yoksa terazi sallanır ve adil bir hüküm verilemez. (Dava)
Keşke varlığımı unutsaydı.. (Açlık Sanatçısı)
Gittiğim her yerde benden önce bir şairin orada bulunduğunu görüyorum. (Hayata Yön Veren Sözler)
Kanepeye yatsın, ona kimse dokunmasın, yaşam boyu tavana bakıp dursun, daha ne ister? (Bir Köy Hekimi)
"Hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. Şeytan görsün hepsinin yüzünü!” (Dönüşüm)
Bizde in­sanlar şimdiki zamanı yok etmeye bu kadar ha­zırdır işte. (Akbaba)

Pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim. (Kafka)
Evlilik korkusunun bazen, kişinin kendi ebeveynine karşı işlediği günahlarının acısını ileride kendi çocuklarının ondan çıkaracağı yolunda duyduğu endişeden kaynaklandığına dair bir görüş vardır. (Babaya Mektup)
Dünyanın fakir insanlardan beklediği her şeyi yerine getiriyordu. (Dönüşüm ve Diğer Hikayeler)
Bırakın, boş sokaklar mutsuz kılacaktır onları, biliyorum. (Anlatılar)
"Ah" dedi fare, "Dünya daralıyor günden güne. Başlangıçta o kadar genişti ki, korkuyordum, koştukça koşuyor ve nihayet uzakta, sağlı sollu duvarlar görünce mutlu oluyordum; ama bu uzun duvarlar o kadar hızla birbirine yaklaşıyor ki, son odaya gelmişim bile, şu köşede de koşup gireceğim tuzak duruyor." (Kararlar)
Sizi çok iyi tanımak benim koruma altında olmam anlamına gelmez, sadece sizi önümde numara yapma zahmetinden kurtarır. (Ateşçi)
Pencereyi açıp kendimi dışarıya atmak çok yararlı bir şey gibi görünürdü bana. (Felice'ye Mektuplar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/akbaba-franz-kafka-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)