# Akdeniz Hilalindir - Osman Yüksel Serdengeçti Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Akdeniz Hilalindir kimin eseri? Akdeniz Hilalindir kitabının yazarı kimdir? Akdeniz Hilalindir konusu ve anafikri nedir? Akdeniz Hilalindir kitabı ne anlatıyor? Akdeniz Hilalindir PDF indirme linki var mı?  Akdeniz Hilalindir kitabının yazarı Osman Yüksel Serdengeçti kimdir? İşte Akdeniz Hilalindir kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/akdeniz-hilalindir-osman-yuksel-serdengecti-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-27T10:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-04-27T10:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/27/osman-yuksel-serdengecti-kimdir-osman-yuksel-serdengecti-kitaplari-ve-sozleri-209358.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Osman Yüksel Serdengeçti 
 Yayın Evi: Türk Edebiyatı Yayınları 
 İSBN: 9789757594215 
 Sayfa Sayısı: 112 
--reklam--
Akdeniz Hilalindir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yüreği yanan bir ölümsüz yiğidin volkanlaşan gönlünden fışkıran lâvlardır buradaki şiirler.
--reklam--
Akdeniz Hilalindir Alıntıları - Sözleri
İnsanlar, insanlar mahkûm insanlar,
Her şeyden her şeyden mahrum insanlar..
O bir demdi, geldi geçti,
 Gelsen de bir, gelmesen de...
O bir demdi, geldi geçti,
Gelsen de bir, gelmesen de...
Söyle bana sevgilim, senden bana ne kaldı?
Hiç sizin semtinizde vefa rüzgarı esmez mi?
~
İş bildiğin gibi değil
Bilmediğin gibi...
Geçmişte gömülmüş ne de çok hatıralar var.
Bir sevgili mesut ise bir başkası ağlar,
Bir eski gönül yaresi sızlar da derinden,
Bir ok yeniden kalbi vurur dertli yerinden,
Bir damla şaraba, bir içim suya kanılmaz,
Bir tatlı güne ertesi gün pek inanılmaz,
Madem ki hayalin yolu ergeç bitecektir,
Her sevgili varlık kara toprağa gidecektir,
Öyleyse neden binbir üzüntüyle yanarsın?
Bir hişuranın zevkini özlemle anarsın?
Günler değil, aylar boyu, yıllar boyu olsa,
Bir sevgiye insan doyamaz, ömrü de dolsa.
Ver kendini, koy ver yine taptaze bir aşka!
Sevmek ve sevilmek gibi tat var mı ki başka?
Hep kendini çektin naza.
Yok bahara yahut yaza,
Bıktım gayrı yaza yaza,
Gelsen de bir, gelmesen de
Dilimin ve kalemimin ucundasın,
Fakat kalbimin içinde
Bir cihan görürdüm o gözde, kaşta...
Sıcak bir nefes gibi seni kendimde bulsam,
Yahut bir ruh olup da uçup ruhuna dolsam,
Değil ömür boyunca, bir ân olsun ey güzel
Sana kavuşmak için neler yapsam ne olsam?
Bir eski gönül yâresi sızlar da derinden,
Bir ok yeniden kalbi vurur dertli yerinden..
Yuvamız da bomboş, uçacak kuş yok,
Hayra yorulacak hayal yok, düş yok..
--reklam--
Akdeniz Hilalindir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnandığı değerler uğruna serdengeçenlere..: Bütün varını yoğunu öğrencilere burs verecek kadar hayırsever... Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman olan Türk-İslâm neferi.. Son zamanlarında yakalandığı Parkinson hastalığını araba markasına benzeten... Milletvekili olunca Meclisin döner kapısından geçerken; "Döneklik buranın kapısından başlıyor, Allah kerim!" diyecek kadar nüktedân... Bütün hayatı mücadele ile dolu büyük dâvâ adamı Osman Yüksel Serdengeçti....

Asıl adı, Osman Zeki Yüksel. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından merhum Ahmet Hamdi Akseki’nin yeğenidir. Serdengeçti dergisinin sahibi, Yazı İşleri müdürü ve gazetecidir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğrenciliği sırasında 1944 Mayısında meydana gelen olaylara karıştığı için Hüseyin Nihal Atsız’la birlikte bir süre hapis yatmış, hapisten çıktıktan sonra öğrenim için aynı fakülteye başvurmuşsa da bu isteği reddedilince dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’e hitaben yazdığı “Yüksek makamın alçak vekiline” diye başlayan yazı yüzünden yeniden hapsedilmiştir. Hapisten çıkınca Serdengeçti dergisini çıkartmış, hemen her sayısındaki yazıları yüzünden yargılanmıştır. Dergideki yazılarından dolayı okuyucuları onu Serdengeçti olarak tanımlamışlar ve bu sebepten kendisi de sonradan Serdengeçti soyadını almıştır. Ayrıca şairimiz Antalya milletvekilliği de yapmıştır.
Tek Parti yönetiminin İslâmiyet ve Müslümanlar üzerindeki baskılarını protesto etmiş bir aydındır. Kalemini kılıç gibi Hak yolunda kullanmıştır. İnandığı mücadelesi için muhatabına esprili yergilerle cevap veren, kimlik ve kişiliğinden taviz vermeyen bir kimsedir. Dâvâsının kendi dilinden tanımı şöyledir:

“Çünkü dâvâmız, Allah dâvâsı, millet dâvâsı, vatan dâvâsıdır. Bu mukaddes dâvâ karşısında biz, nefsimizi sildik, kendimizi bildik.''

Şiirlerinin her dizesinde vatan aşkını, Türk-İslâm sevgisini, inandığı değerlere duyduğu vefayı hissedersiniz. Türk edebiyatında şiirlerinin sadece şiir olmadığına, üslûplarının benzersiz olduğuna inandığım şairler vardır: Başta Mehmet Âkif Ersoy olmak üzere, Abdurrahim Karakoç, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Osman Yüksel Serdengeçti.. Onların kalemlerine bu gücü veren imânları, taviz vermedikleri ilkeleri ve bizzat yaşamış oldukları çileleridir. Hakikaten onlar kalemlerini yaşadıkları dönemde kılıç gibi kullanmışlar, Hakk'ı, hakikâti yılmadan savunmuşlardır. İşte Osman Yüksel Serdengeçti de onlardan biridir. Şu dizelere hayran olmamak elde midir?

''Başka yerin bu kadar ılık güneşi yoktur,
Bence öz Anayurdun benzeri, eşi yoktur.''
(Ülkesinde yetişip yabancı memleketleri kalkındıran aydınlarımıza ithâfen..)

''İçimizde sevinçten sanki bir çift kanat var,
Doyulur mu seyrine ayyıldızlı bayrağın.''
''Ayrılmak olsa bile cânânından, eşinden,
Didinmek ve yorulmak bir ülkünün peşinden.''
(''Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.'' Yaşadığı müddetçe herkesin bir ülküsü, ideali, gâyesi, prensibi olmalı, yoksa bir ömür boşa yaşanmış demektir.)

''Dâr-ı dünya değmez ey gafil yanıp âh etmeye,
Ne kaparsan kâr kalır yanına yağmahâneden.''

''İşit, fakat inanma o yaldızlı sözünü
Elinden gelse oyar birbirinin gözünü
Sahtedir, gösteriştir o cicili şeyler hep
...Erkek adı donkişot, kadında yok ar hâyâ
Nâmus; dinden bahseden kalır burada yaya.''
(Dilinin altında ne yalanlar gizli, kelime oyunları yaparak halkı kandıran ve bunu da vicdan muhasebesinde tartmayan, retorik sanatında zirve olmuş siyâsîler)

''Hükümetler düşmanımız, milletler dostumuzdur.'' demişti Halide Edip. O misâl, eğer bu ülke cumhuriyetle yönetiliyorsa, bir demokrasiden bahsediliyorsa halk, millet ölçüdür. Milletin eğer rahatsız olduğu hususlar varsa tabii ki eleştirmeye, bunları üst mercilere iletmeye hakkı vardır. Yöneticiler, eğer halkın arasına karışmıyorsa, milletinin sorunlarına çare aramak için kendini paralamıyorsa devleti yönetmek de anlamsız değil mi? Ki bu ülkede alanında uzman o kadar akademisyen, aydın, yazar vs. varken.. İran Kisrâsı Nuşirevan gibi ülkedeki bütün âlim ve bilgeleri etrafına toplayıp ülkeyi ve milletini kalkındıracak, adâlet denilince Hz. Ömer (r.a) gibi herkesin aklına gelecek olan bir yönetici hayal ettim hep. Partiler arası lâf dalaşını bir kenara bırakıp acilen bu ülkenin sorunlarına eğilmeli bizi yönetenler. Haberlerde her gün gördüğümüz haksızlıklar, cinayetler, işsizlikler, bunalımlar siyasete olan inancımızı da, geleceğe olan umutlarımızı da yıkıyor maalesef. Bir şiir kitabı insana bu kadar derin düşünme eğilimi yaratır mı? Konu vatan, millet, ülke olunca düşündürüyor ister istemez. Serdengeçti'nin yergi içeren şiirleri bana da geçti sanırım. Şiirlerine daha önceden âşina olduğum, okunup okutturulması lâzım gelen şairlerden. Huzurlu, âdil, müreffeh bir geleceğe.. Kitapla ve sevgiyle kalın.

KitapSuuru (Müverrihe) 
kitap/akdeniz-hilalindir--25134 yazar/osman-yuksel-serdengecti
Artık olan oldu bize
Gelsen de bir gelmesen de
Gelemeyiz biz yüz yüze
Gelsen de bir gelmesen de

Hep kendini çektin naza
Yok bahara yahut yaza
Bıktım gayrı yaza yaza
Gelsen de bir gelmesen de

Osman Yüksel Serdengeçti'nin şiirlerinin toplandığı şiir kitabıdır. Kalemi güçlü bir fikir adamı olan Osman Yüksel Serdengeçti'nin kimi zaman vatan, din konulu kimi zaman da acılı ve aşk temalı şiirleri karşımıza çıkıyor. Osman Yüksel'in çok güzel şiirleri olan
" Gelsen De Bir Gelmesen De", "Ayasofya",
" Bir Kahraman Bekliyoruz" vb. güzel şiirlerini de bir kitap halinde okumak da, Osman Yüksel Serdengeçti'yi sevenler için mükemmel bir duygu oluyor... (Münzevi Genç) 
Şiirlerini adeta bir tablo gibi harflerle çizen bir şair. Düşünce dünyasını medeniyet havzası gibi kullanabilen ve faydalanmak için hereke aşikar eden bir duygu ve düşünce adamı. (Yasin Kalan) 
--reklam--
Akdeniz Hilalindir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Akdeniz Hilalindir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Akdeniz Hilalindir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Yüksel Serdengeçti Kimdir?
Gazeteci-yazar (1917 Akseki-10 Kasım 1983 İstanbul).Asıl adı Osman Zeki Yüksel’ dır. Serdengeçti dergisinde bu imzayla çıkan yazılarından dolayı bu soy adla tanındı. Aralarında Ahmet Hamdı Akseki, eski müftülerden Hacı Salih Efendi’nin de bulunduğu alimler yetiştirmiş bir aileye mensuptur. İlkokulu Akseki’de, ortaokulu yatılı öğrenci olarak Antalya’da okudu. Ankara’da Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra girdiği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde 2. Sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944′te meydana gelen olaylara karıştığı için öğrenimi yarıda kaldı. Nihal Atsız ve Alpaslan Türkeş’le birlikte bir süre tutuklu kaldı. Serbest bırakılınca fakülteye başvurarak öğrenimine devam etmek istediyse de kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’ e hitaben Yüksek makamın alçak vekiline sözleriyle başlayan bir dilekçe yazdı. Dilekçe’yi bakana verme cesaretini kimse bulamadı, Osman Yüksel yeniden hapishaneye gönderildi.

Hapisten çıkınca ünlü Serdengeçti dergisini çıkarmaya başladı. Pek çok sayısı toplatılan bu dergide çıkan yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı ve sık sık tutuklanıp serbest bırakıldı. Başlığının altında ‘Allah, Vatan, Millet Yolunda’ cümlesi sürekli yer alan dergideki yazılarında sık sık kullandığı ‘Açın kapıları Osman geliyor’sözü yeni tutuklanmalara hazır olduğunu bildiriyordu. Kendisine Serdengeçti unvanını kazandıran bu dergi, sık sık kapanması ve çıkan yazılarından dolayı çok sayıda mahkumiyet kararı çıkması nedeniyle 33 sayı çıkabilmişti. (1947-Şubat 1962)

Tek parti yönetiminin İslamiyet ve müslümanlar üzerindeki ağır baskılarını protesto eden aydınların önde gelenlerin arasında yer alan Osman Yüksel ‘Kalemini Hak yolunda bir kılınç gibi kullandı, bu nedenle de Anadolu’da efsanevi bir kahraman gibi tanındı.’(Mehmet Ateşoğlu). 1952 yılında Bağrı Yanık adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Başlığı altında ‘Hak yolunda bağrı yanık yolcular’ sözü yer alan bu yayınında da inancının mücadelesini zengin esprilerle dolu yergileriyle sürdürdü. Bir ara politikaya atıldı, Adalet Partisi listesinden Antalya milletvekili seçilerek, parlamentoda görev yaptı (1965-1969). Batılılaşmayı protesto için meclise kıravatsız milletvekili olarak da ün kazandı. Partisinin politikası ve parti ileri gelenlerine yönelttiği eleştiriler yüzünden AP’den ihraç edildi. Sonraki yıllarda mücadelesine yine yayınladığı yazı ve kitaplarla devem etti. Son olarak Yeni İstanbul gazetesinde ‘Selam’ başlığı altında günlük fıkralar yazdı.

ESERLERİ: Mabetsiz Şehir, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Bu Millet Neden Ağlar, Gülünç Hakikatlar, Ayasofya Davası, Türklüğün Perişan Hali, Mevlana ve Mehmet Akif, Kara Kitap, Radyo Konuşmaları, Müslüman Çocuğun Şiir Kitabı.
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Kitapları - Eserleri
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
Bu Millet Neden Ağlar
Mabetsiz Şehir
Gülünç Hakikatler
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1
Akdeniz Hilalindir
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2
Bütün Şiirleri
Ayasofya Davası
Kara Kitap
Serdengeçti'den Serdengeçtilere
Kanlı Balkanlar
Serdengeçti Dergisi
Said-i Nursi ve Serdengeçti
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Alıntıları - Sözleri
İnsan ölünce toprağın bir metre altına gömerler. Biz şimdiden iki iki buçuk metre aşağıdayız! Ölüm bile bizim için bir yükseliş olacak!.. (Kanlı Balkanlar)
Acaba şu memlekette namuslu insanlara çalışma, gelişme imkanı ne zaman verilecek? Bunu ne zaman göreceğiz? (Gülünç Hakikatler)
"Ey meçhul âlemlerin ey meçhul sakinleri,
Ey ebedi hayatın ebedi hâkimleri!...
Ey şu sessiz, şu ıssız, şu çorak bozkırların,
Ey burada yıllardır sükût eden sırların,
Ulvi bir ilham ile mânasına erenler!
Ey bir karış yer için dağ gibi can verenleri...
Durun, susun dinleyin ey kapkara trenler
Burada her bir zerre nabız gibi atıyor!...
Sakarya ufukları kıpkızıl, gün batıyor!..." (Bu Millet Neden Ağlar)
20. Asır Türk’ünün çaresizliği içimize çöküyor. Amerika’dan dolar, Londra’dan haber, Moskova’dan insaf bekleyen bugünün Türkiye’si bütün yoksulluğu ile gözlerimizde canlanıyor. Bir garip oluyoruz. Artık destanlar okumaya metalimiz yok. Yıkıntılar, çöküntüler, harabeler içindeyiz. (Kanlı Balkanlar)
Öyleyse bize ne oldu da, kendi elimizle kendi camimizi ka­patıp müze yapabildik? (Ayasofya Davası)
Milyonlarca şehidin kefensiz yattığı bu toprakları bugün, yabancılara peşkeş çekenler var: Siyaset yoluyla çekenler var. Ticaret yoluyla, riyaset ihtirasıyla çekenler var.
Turizm perdesi arkasında düşmanlarımıza bu topraklar üzerinde tarihî haklar hazırlayanlar var. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
Esir vatanlar kurtulsun! (Kanlı Balkanlar)
Serdengeçti onların kuşağının büyük yıldızıydı... Onların heyecanı, onların nüktesi... (Kanlı Balkanlar)
Bir devir açıp, bir devir kapayan Fatihin ilk hutbeyi okuduğu bu binanın İslam • Türk aleminde bambaşka bir mevkii vardır. Yeni zamanlara ilk nefhayı, ilk nefesi Fatih , Ayasofya minberlerinden üflemiştir. Onun için iddia makamının «bir Camii müze haline getirmek müslümanlığın ortadan kaldırılması demek değildir» demesi hiç bir mana ifade etmez . (Ayasofya Davası)
Artık olan oldu bize
Gelsen de bir gelmesen de
Gelemeyiz biz yüz yüze
Gelsen de bir gelmesen de

Hep kendini çektin naza
Yok bahara yahut yaza
Bıktım gayrı yaza yaza
Gelsen de bir gelmesen de

Bir candır bu bir andır bu
Giden gelmez bir handır bu
Dağ taş değil insandır bu
Gelsen de bir gelmesen de

Göreceğim bir boş kafes
Ceset kalmış çıkmış nefes
Nerde o can nerde o ses
Gelsen de bir gelmesen de (Bütün Şiirleri)
Bir sada duymak için sahralara düşeyim.
Helal olsun bu yolda,varım yoğum herşeyim! .. (Bütün Şiirleri)
Mevlana cehennemden, azaptan, haramdan ilaahiri insanların hoşlanmayacağı şeylerden fazla bahsetmez. O; insanın kafasına, gönlüne sevgilerle girer, yerleşir (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
Belki istediğimiz özlediğimiz bu âlem, bize yıldızlar kadar uzaktır. Fakat uzaktır diye bizi yıldızlara bakmaktan kim men edebilir? (Bu Millet Neden Ağlar)
Hep de bize imiş feleğin cevri
Döndü gayrı dünya, değişti seyri
Bu devir alçaklar, korkaklar devri (Bütün Şiirleri)
Bir defasında TRT radyosunda çalışırken ‘Allah’ dediği için mahkemeye çıkarılan Osman Yüksel Serdengeçti’ye hakim sorar:

+Evladım, sen bu radyoda Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun!?

- Allah, Allaah! Öyle mi!?” (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1)
Adamın birisinin kafası bozulur. O memlekette de kafalar tamir edilirmiş. Götürür kafasını tamirciye verir. Usta, kafayı düzeltir, bir gün bekler, iki gün bekler, adam yok oğlu yok!... Nihayet bir yerde rastlar : "Beyfendi, der, kafanız tamir edildi, lütfen dükkâna teşrif edin de alın." Ötekisi hiç oralı değil: "Ben, der, mebus oldum, artık kafaya lüzum yok!" (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
İnkılâp edebiyatında, devrimcilerin dilinde "Konya" dendi mi, hemen irtica akla gelir. Hâlbuki bu toprakta dünyanın en büyük gerçek inkılâpçılarından biri yatmaktadır. Bizim Serdengeçti, Konya'yı çok sever. Kendisine "Konya ve Konyalı hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sual soran bir arkadaşına:
-Konya'nın her kuvvetli varlık gibi kendini saydıran, kabul ettiren, hükmeden bir ruhu vardır. Konyalı benzemez, benzetir. Uymaz, uydurur. Şu güya keçe şapkalara bakınız. Ufak bir kıvrıntı ile eski keçe külahlar şapka oluvermiş. Denilebilir ki Konya inkılâba değil, inkılâp Konya'ya uymuştur. (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
Allah büyük ve adildir. Onun himayesindeyim. Şüphesiz ki kanunlardan evvel insanlar vardı; insanlardan evvel Allah... (Mabetsiz Şehir)
Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiye'miz bir uçtan Bir uca yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
Gövden bir yerde de, başın bir yerde,
Aramıza inmiş bir demir perde,
Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde?
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım,
Akşam olur sabah olur ağlarım... (Bütün Şiirleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/akdeniz-hilalindir-osman-yuksel-serdengecti-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)