# Aklın Çıkmazları - Douwe Draaisma Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aklın Çıkmazları kimin eseri? Aklın Çıkmazları kitabının yazarı kimdir? Aklın Çıkmazları konusu ve anafikri nedir? Aklın Çıkmazları kitabı ne anlatıyor? Aklın Çıkmazları PDF indirme linki var mı?  Aklın Çıkmazları kitabının yazarı Douwe Draaisma kimdir? İşte Aklın Çıkmazları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/aklin-cikmazlari-douwe-draaisma-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-15T17:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-08-15T17:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/15/douwe-draaisma-kimdir-douwe-draaisma-kitaplari-ve-sozleri-290528.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Douwe Draaisma 
 Çevirmen: Erhun Yücesoy 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750823244 
 Sayfa Sayısı: 356 
--reklam--
Aklın Çıkmazları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sergey Korsakov, Alois Alzheimer, James Parkinson, Hans Asperger... Hepsi de ismi bir hastalıkla, sendromla ya da otistik bir bozuklukla eşanlamlı olmuş saygın bilim adamları. Bu psikiyatr ve nörologların isimleri kulağa aşina gelse de, bizzat kendileri ve keşifleri sırasında içinde bulunulan koşullarla ilgili çoğunlukla pek az bilgiye sahibiz. Bu kişiler tam olarak neyi keşfetmişlerdi? Hastaları kimlerdi? Douwe Draaisma, Aklın Çıkmazları'yla beyin üzerine yapılan araştırmaların tarihçesini sürükleyici, aydınlatıcı ve zaman zaman dokunaklı bir anlatımla ele alıyor. Draaisma'nın isabetli tespitleri ve incelikli üslubu sayesinde, Asperger, Bonnet, Capgras, Clérambault, Korsakov ve Gilles de la Tourette sendromları; Alzheimer ve Parkinson hastalıkları; Broca ve Brodmann alanları; Jackson epilepsisi ve Gage matrisi hep birlikte gözlerimizin önünde canlanarak unutulmaz hikâyelere dönüşüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Aklın Çıkmazları Alıntıları - Sözleri
Dışadönük bireylerin, içine kapanık bireylere kıyasla biraz daha düşük aktivasyon düzeyine sahip olma eğilimi gösterdikleri öteden beri bilinmektedir. Bu bulgu, dışadönüklerin dışa yönelmiş olmalarını, fazladan nörolojik uyarıcı arayışı içinde olmalarına bağlar. İçe kapanik bir bireyin beyni doğal haliyle yeterince faaldir; öte yandan dışadönük bireyin beyni fazladan uyarılmaya ihtiyaç duyar.
Asperger psikolojik testlere, yapay tanısal durumlara ya da tipolojilerin katı, mekanik uygulamalarına inanmıyordu. Zeka gibi kesin ölçüme uygun gibi görünen bir özellik söz konusuyken bile, önemli olan zeka testinde elde edilen puandan ziyade, testin, çocuğun çalışma davranışı, ilgi alanları ve yaratıcılığıyla ilgili ne söylediğiydi. Zeka bireyin dokunduğu ipliklerden sadece bir tanesiydi ve rengini bütün öteki iplikler veriyordu.
''Duygusal dünyasında karmaşa yaşamaya başladığında insanın akılcı davranması olanaksız hale gelir.''
“Anılardan silinmek şimdiye değin hep -ikinci ölüm- olarak adlandırılmıştır.''
Bütün yeni terimler öncelikle yaygınlaşmalıdır ve eleştiri, bunu sağlamada en az onaylama kadar etkilidir.
"Her seçim, kendi sonuçlarını da beraberinde getirir."
"Biliyorsunuz ki, ilke olarak ben, peşin hükümle varılmış kavramlara pek az aldırış ederim. Bir şeyi açıkça görmek için, onu tam olarak olduğu gibi ele almalısınız."
Charcot, tıpta beklentilerin rolünden bahsederken, hepimizin sadece öğrendiğimiz şeyleri görme ve önyargılarımıza uymayan şeyleri gözardı etme eğiliminde olduğu uyarısını yapmıştır.
"Biliyorsunuz ki, ilke olarak ben, peşin hükümle varılmış kavramlara pek az aldırış ederim. Bir şeyi açıkça görmek için, onu tam olarak olduğu gibi ele almalısınız."
Duygusal dünyasında karmaşa yaşamaya başladığında insanın akılcı davranması olanaksız hale gelir.
Her seçim, kendi sonuçlarını da beraberinde getirir ve bunlar elde edilmesi hem amaçlanmış hem de amaçlanmamış sonuçlardır. Şayet yeni türeyen ikilemleri ve bunlardan doğan başka ikilemleri tekrar tekrar hesaplamaya devam etmek durumunda olsaydık, çözülmesi imkansız olasılıklar ve sonuçlardan oluşan bir tür bileşim patlamasıyla karşı karşıya kalırdık. Bu gibi durumlarda, somatik işaretleyici bir budama bıçağı işlevi görür. İsteyerek yapılan bir evlilik ya da iş hayatındaki bir değişiklik gibi kişisel ya da sosyal nitelikteki çoğu ikilemde belirli seçimlerin ölçülüp tartılması fiziksel bir duyumsamayı da, hoşa giden ya da gitmeyen hislerle birlikte, kendiliğinden beraberinde getirir. Bu somatik işaretleyiciler, her seçimimiz için bir tür duygusal değer biçer ve bu da yeni doğan ikilemlerden bazılarını kendiliğinden devre dışı bırakır. Bu şekilde somatik işaretleyiciler, seçenek sayısını kontrol edilebilir oranlara düşürürler
Bütün yeni terimler öncelikle yaygınlaşmalıdır ve eleştiri, bunu sağlamada en az onaylama kadar etkilidir.
Gerçekteyse, bütün ölçümler ince bir keskinlik ve hata payı oyununa dönüşüp var olan görüşlere objektif bilimsel destek verecek bir biçimde sonuçlanıyordu.
Jackson'ın insan beynine bakışında, üst ve alt kısımlar arasındaki güç dengesi, güçlü merkezi otoriteye sahip bir devlette hüküm süren kamu düzenini yansıtıyordu. ... Jackson, epilepsiyi ayaklanma ve anarşinin nörolojideki eşdeğeri olarak görüyordu.
Geçmişte yapılmış önemli çalışma ve eserlerin tamamının kaderi, er ya da geç açık büfeye dönüşmektir.
Tourette hastaları kesip biçildiler, titretildiler ve elektrik şoklarına maruz kaldılar, sayısız saatler sadece doktorlarla konuşmayla geçti ve sendromu tedavi etmek için psikanalizden psikoterapiye kadar akla gelebilecek her türden davranış terapisi denendi - fakat hepsi boşunaydı.
--reklam--
Aklın Çıkmazları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap bazı Nörolojik hastalıkların tarihsel sürecini, isimlerini nasıl ve ne şekilde aldıklarını değerlendirirken aynı zamanda hastalıkların psikoloji ile -iyi niyetli bir sidik yarıştırmak gibi diyebiliriz- nasıl iç içe geçtiklerini de bahsediyor. Bir tıp öğrencisi olarak kitabın özellikle tıp öğrencilerine yarar sağlayacağını düşünüyorum ve nöroloji ve/veya psikolojiye ilgisi olanlar herkes tarafından okunmalı kanaatindeyim. Her kişinin anlayabileceği bir dilde yazılmış,tıp terimlerine olması gerektiğinden daha az yer verilmiş gibi, güzel bir dili var. Yer yer yoğun bilgiye maruz kalıyorsunuz ama keyifli tabi, çeviri çok iyi hazırlanmış betimlemeler, olay bütünlüğü vs. yerli yerinde ve özellikle dikkat ettim ilginçtir ki yazım yanlışı sadece 4 veya 5 yerde var o da son 50 100 sayfasında.(Kitabı yorumumdan 1 hafta kadar önce 6 gün sürede bitirmiştim, bölüm bölüm oldukları için olay örgüsü şeklinde bir solukta okunamayabilir,aklınızda bulunsun) (Hamza B) 
Konusu itibariyle alanının yalnız ve güzel kitaplarından diyebilirim.

İnsan beyninin tezatlıkları, işleyişi ve dengesi hakkında analiler sunarken nörolojik rahatsızlıkların psikolojik açılımını da yapmış yazar Draaisma. Yani hem psikoloji hem felsefe hem de tıbbın bir araya getirildiği ilginç bir güzelliğe sahip bu kitap.

Okura, aklımızın bize oynadığı oyunlar hakkında ipuçları verirken, konuyu sinir sistemine odaklaması ve hastalığı bulan doktorların adları ile anılan (Parkinson, Alzheimer gibi) rahatsızlıkları hikayeleştirerek aktarması oldukça güzel bir ayrıntıydı. Tabi bir buluşun kitabı değil, onu da belirtmiş olayım. Yani kitap bu rahatsızlara psikolojik bir tedavi yolu sunmuyor. Sadece aklımızın ruhaniyetimize, düşüncelerimize olduğu kadar bedenimiz üzerinde de ne denli etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Bitirmeden önce bir not da düşmem gerek. Kitabın türü bölümünde belirtilen bilim-teknoloji-mühendislik kategorisiyle alakası olmayan bir kitap. Burada kitabın türüne bakıp tercih yapıyorsanız buna dikkat etmenizi öneririm. Keyifli okumalar. (Uğur De Molinari) 
--reklam--
Aklın Çıkmazları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Douwe Draaisma - Aklın Çıkmazları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aklın Çıkmazları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Douwe Draaisma Kimdir?
Douwe Draaisma (1953) Hollanda'daki Groningen Üniversitesi'nde psikoloji ve felsefe eğitimi almıştır ve halen aynı üniversitenin Psikoloji Tarihi ve Teorisi bölümünde öğretim üyeliği yapmaktadır. Utrect Üniversitesi'ndeyken bellek dilinin metaforik doğası hakkında yazdığı tez 1993'te De metaforenmachine. Een geschiedenis van het geheugen (Bellek Metaforları) adıyla kitaplaşmış ve Hollanda Ulusal Psikologlar Enstitüsü'nün verdiği Heymans ödülünü kazanan kitap hem kendi dilinde hem de çevrildiği sekiz dilde büyük ilgi görmüştür. 2001'de yayımlanan Waarom het leven sneller gaat als je ouder wordt. Over het autobiografische geheugen (Yaşlandıkça Hayat Neden Hızlanır? Otobiyografik Bellek Üzerine) adlı, daha da fazla ilgi gören ve on bir dile çevrilen kitabı da Metis yayın programındadır. Draaisma bu kitapla Hollanda'da dört ödül almıştır: "En iyi düşünsel deneme" kitabına verilen J.

Greshoff Ödülü, bilgi ve bilim alanında en iyi inceleme kitabına verilen Euroka Ödülü, Jan Hanlo Edebi Deneme Ödülü ve Ulusal Psikologlar Enstitüsü'nün "psikoloji alanını en iyi tanıtan kitaplara verdiği" medya ödülü. Draaisma deneysel psikolojinin ilk dönemlerinde kesinlik kavramının rolü üzerinde yaptığı araştırmaların sonuçlarını The Age of Precision: F. C. Donders and the Measurement of Mind (2002, Kesinlik Çağı. F. C. Donders ve Zihnin Ölçümü) adlı kitapta yayımlamıştır. 2006 yılında da Ontregelde geesten. Ziektegeschiedenissen (Akıl Hastalıkları) adlı bir kitabı yayımlanan Draaisma' nın Hollandalı psikolog-felsefeci Heymans, William James, zaman ölçümünün tarihi ve nörolojinin tarihi konusunda kaleme aldığı çeşitli bilimsel makaleleri de vardır.
--reklam--
Douwe Draaisma Kitapları - Eserleri
Düş Dokumacısı
Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer
Unutmanın Kitabı
Sıla Hasreti Fabrikası
Aklın Çıkmazları
Bellek Metaforları
--reklam--
Douwe Draaisma Alıntıları - Sözleri
İnsan gözlemlemekten, tepki vermekten ve harekete geçmekten vazgeçerse kendi hayatını yaşamaktan da vazgeçmiş olur. (Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer)
"Dergi sayfalarındaki ihtiyar delikanlılar egzotik kumsallarda istedikleri kadar çılgınlık yapsınlar, yeni abonelere 'hoş geldiniz' hediyesi, bir tansiyon aletidir." (Sıla Hasreti Fabrikası)
"Yazarların dörtte üçü hayatlarının kitabını yirmi üç yaşından önce okumuştu. Daha sonra hızlı bir düşüş görülüyordu. Hayatının kitabını otuz veya kırk yaş dolaylarında okuyan ancak birkaç yazar vardı." (Sıla Hasreti Fabrikası)
Rüyalar parça parça sahnlerin kaotik bir şekilde montajlandığı bir filme benzer. Bu yüzden bu sahnelerin aklımızda kalmamasına şaşırmamalıyız. (Unutmanın Kitabı)
"Bilinçli zihinsel hayatın doğasına açılan kapının bilgi anahtarı bilinçdışı alanındadır." Erişilmez olan, ama bu nedenle de belirsiz olmayan bu bilinçdışı bir yaşamsallık rezervi, bir yaratıcılık kaynağıydı, bilinçli zihinsel hayatın kökeniydi. (Bellek Metaforları)
"Çoğu bilgi, çoğu hatıra biz onlarla bir kez daha temas edemeden kaybolur. Unutulup gitmiştir gerçi ama yokluğu da fark edilmez. Gizli gizli gerçekleşen unutma sürecidir bu." (Sıla Hasreti Fabrikası)
"Asıl sıla hasreti fabrikası herkesi birer göçmene dönüştüren zamandır." (Sıla Hasreti Fabrikası)
"En soluk mürekkep bile en güçlü hafızadan iyidir." (Sıla Hasreti Fabrikası)
"Hayat ancak geriye doğru bakarak anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmak zorundadır. " (Kierkegaard) (Sıla Hasreti Fabrikası)
En güzel anılar paylaşılanlardır ve paylaşılan insan artık yoksa, tam da bu anıları bir yük gibi algılar insan. (Unutmanın Kitabı)
"Gündüz bilinçdışımız, sıkı sıkı kapalı tutulur. Bir sansürcü buradan bilinçli yaşantımıza bir sızıntı olmaması için nöbettedir. Uyku esnasında da bu sansür devam eder ama gündüz ki tetiktelik kalmamıştır. Yer değiştirme, yoğunlaştırma ve simgeleştirme, gizli düş düşüncelerinin kılık değiştirmiş olarak sansürcüye gelmesini sağlar; o da uyku mahmurluğundan geçmelerine izin verir. Uyanır uyanmaz sansür kendini toparlar. " (Düş Dokumacısı)
Uykusuzluktan mustarip olan herkes bir süreliğine kusursuz bir belleğin lanetiyle yaşar. (Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer)
Asperger psikolojik testlere, yapay tanısal durumlara ya da tipolojilerin katı, mekanik uygulamalarına inanmıyordu. Zeka gibi kesin ölçüme uygun gibi görünen bir özellik söz konusuyken bile, önemli olan zeka testinde elde edilen puandan ziyade, testin, çocuğun çalışma davranışı, ilgi alanları ve yaratıcılığıyla ilgili ne söylediğiydi. Zeka bireyin dokunduğu ipliklerden sadece bir tanesiydi ve rengini bütün öteki iplikler veriyordu. (Aklın Çıkmazları)
"Zayıf olduğuna inandığı için belleğini zorlamaktan vazgeçen, er ya da geç bellek sorunlarıyla karşılaşır. " (Sıla Hasreti Fabrikası)
Einstein bir ışık ışını üzerinde gerçekleştirilen bir yolculuk hayal etmiştir örneğin. Böyle bir yolculuk sırasında Einstein aynaya bakacak olsa, aynada kendi imgesini göremezdi, çünkü ışık, ışık hızından daha hızlı gidemezdi, dolayısıyla aynaya yetişemezdi. Böyle bir durumda Einstein tıpkı bir vampir gibi aynaya baktığında hiçbir şey göremeyecek ve optik süreçlerin gerçekliğinin farkına varacaktı. (Bellek Metaforları)
Hakikat nedir?
Seyyar bir metaforlar ordusu (Bellek Metaforları)
"Körlük gibi doğuştan bir engel, yaşantıda bir eksiklik duygusuna yol açmıyor, düşlerde dahi. Yalnızca gözleri görenler körlerin karanlıkta yaşadıklarına inanıyor. Karanlık 'değil, tıpkı aynı nedenden aydınlık olmadığı gibi: Karanlık ve aydınlık görsel kavramlar ve eksik olan da zaten bunlar. Gelgelelim, edinilmiş engellerde durum farklı." (Düş Dokumacısı)
Yeni anılar oluşurken eski anılara ulaşmak zorlaşıyor. (Unutmanın Kitabı)
"Çekingen birisi başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne büyük önem verir. Sonuçta ilgisi çevresine değil çevresinin kendisi hakkındaki fikirlerine yöneliktir." (Sıla Hasreti Fabrikası)
"Hayat ancak geriye doğru bakarak anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmak zorundadır." (Sıla Hasreti Fabrikası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/aklin-cikmazlari-douwe-draaisma-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)