# Albüm Yaprağı - Katherine Mansfield Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Albüm Yaprağı kimin eseri? Albüm Yaprağı kitabının yazarı kimdir? Albüm Yaprağı konusu ve anafikri nedir? Albüm Yaprağı kitabı ne anlatıyor? Albüm Yaprağı PDF indirme linki var mı?  Albüm Yaprağı kitabının yazarı Katherine Mansfield kimdir? İşte Albüm Yaprağı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/album-yapragi-katherine-mansfield-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-28T15:00:18+03:00
- Güncelleme: 2022-05-28T15:00:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/28/katherine-mansfield-kimdir-katherine-mansfield-kitaplari-ve-sozleri-233147.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Katherine Mansfield 
 Çevirmen: Perihan Sevde Nacak 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786050822700 
 Sayfa Sayısı: 208 
--reklam--
Albüm Yaprağı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Hayat ne kadar korkunç... Yalnızlık çok güzel görünüyor. Yapraklar gibi savruluyoruz, kimse nereye düştüğümüzü bilmiyor, kimsenin umurunda değil hangi siyah nehrin bizi alıp götürdüğü...”

Yalnız bir genç kadın, bunalmış bir anne, ilgiye muhtaç bir çocuk, âşık bir adam, ilgisiz bir koca... Derin bir gözlem gücüyle kahramanlarının iç çatışmalarına odaklanan Katherine Mansfield, bambaşka hayatlardan bambaşka sesleri ustalıkla yarattığı senfoninin bir parçası kılar. Bir yanı şiire bakan özgün üslubuyla öykülerini incelikle işlemiş, öznelleştirmiştir. İroni, zekâ, melankoli, korku, aşk, yalnızlık―insana dair birçok duygu ve durum; en gerçek haliyle eserlerini sarmalayan semboller ve karakterlerde hayat bulur.

Yeni Zelanda’daki çocukluğu, Londra’daki okul yılları, ilişkileri, erken yaşta pençesine düştüğü tüberküloz ve tedavi süreci... Virginia Woolf, D.H. Lawrence, Bertrand Russell gibi büyük isimlerin çağdaşı, modern öykücülüğün en önemli temsilcilerinden Katherine Mansfield’ın yaşamındaki dönemeçler, öykülerinin berrak karakterleri üzerinden okunabilir.

“Kıskandığım tek yazar.” - Virginia Woolf
--reklam--
Albüm Yaprağı Alıntıları - Sözleri
“…temiz bir çarşafın ve bir bardak iyi kahvenin olduğu her yerde mutluluğu bulabilirim ben.”
“Tepenin aşağısında çok ilginç bir şey vardı. Kocaman mavi bir su birikintisi karaya çıkmaya çalışıyordu.”
Uzaktan saatin vuruşunun ağır, cansız sesi geliyor ve odam karanlık, boş— hayalet gibi yatak haricinde. Orada sessizce, soğuk bir hareketsizlikle uzanmak çok korkunç,— aynı zamanda büyüleyici geliyor.
Bir erkek için hanımların arkadaşlığıyla ara sıra dinlenmek hem eğlenceli hem de gereklidir.
Kadınlarda içgüdüsel olan bir şey herhalde bu, ait olduğun erkeğin başarılı biri olduğunu düşünme isteği.
İçimde bir mutluluk pınarı var, ama şimdi, bu nefret ettiğim yerde yavaş yavaş kuruyor.
Böyle devam ederse öleceğim,ve — biraz kımıldanıp kollarını uzattı.
Tutku istiyorum, aşk istiyorum, macera istiyorum, bunlar için ölüyorum.
Neden burada kalıp çürüyeyim ki?
Çürüyorum!
Yaklaşılması imkansız biriydi.
Göründüğü kadar masum olamaz.
Koca bir tarlada bir papatya olmak istiyorsan neden Paris’e gelirsin ki?
Sessizlik kar taneleri gibi düşüp her yeri kaplıyordu.
Neden izin vermiyor, teslim olmuyor ve ne olacağını görmüyorlardı?
— Hayır. Kararsız ve sorunluydular, ama değerli arkadaşlıklarının tehlikede olduğunu fark edebilecek durumdaydılar. Yıkılan kadın olacaktı, ikisi değil. Burada ikisi diye bir taraf yoktu.
Kadınlarda içgüdüsel olan bir şey bu, ait olduğun erkeğin başarılı biri olma isteği.
"Ah, neden erkekler bu kadar güçlü?" diye bağırdı Viola.
Sessizlik kar taneleri gibi düşüp her yeri kaplıyordu.
Hayat ne kadar korkunç, diye düşündü Monica. Yalnızlık, çok güzel görünüyor. Yapraklar gibi savruluyoruz, kimse nereye düştüğümüzü bilmiyor, kimsenin umurunda değil hangi siyah nehrin bizi alıp götürdüğü.
"Tutku her şeyi mahvederdi. İkisi de bunu biliyordu.'
--reklam--
Albüm Yaprağı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yeni Zelanda doğumlu Kathrine Mansfield İngiltere'de edebiyat eğitimi gördükten sonra Otuz dört yaşında hayatını kaybediyor. Erken yaşta kaybedilen Mansfield şüphesiz edebiyat dünyası için çok büyük kayıptır. Virginia Woolf'un da kıskandığım tek yazar demesi onun ne kadar değerli bir yazar olduğunu kanıtlar nitelikte. Tabii ki, burada Woolf'un Mansfield'ın yazım tarzıyla kendine yakın bulması da şüphesiz etken rol oynamıştır belki.

Efendim kitaba gelecek olursak; kitap on sekiz tane kısa öyküden oluşuyor. Yazım tarzına gelince; Mansfield bir çok yerde bilinçakışını kullanmış. Bu teknikle yazılan roman ya da öyküyü okuyanlar bilir. Belli bir olay örgüsüne bağlı kalmadan kahramanı yada kişiyi eş zamanlı deneyimleme imkanı bulursunuz. Bu da takip etmesi zor ama bir o kadar da gizem taşıyan bir olaydır.

Öyküleri okurken bir anda hikayenin içindeki derin hayallere doğru dalışa geçiverirsiniz. Kendinizi bambaşka dünyalarda bulmanız olasıdır. Kitap anlaması zor öykülerden oluşsa da Mansfield'ın büyüleyici betimlemeleri sizi kesinlikle kitaba yapıştırıyor diyebilirim. Mansfield'in kalemini Woolf kadar etkileyici gizem dolu ve akıcı buldum.

Mutlaka okunacak kitaplara girer mi bilmem ama bu kitabı okumak size ayrı bir deneyim, gizem ve bilgi katacağı şüphesizdir. Altı çizilecek kelimelerin bazen sizi sarsma noktasına kadar taşıyabilecek olması bu kitabı seçilir yapıyor. Kitabın on altı öyküsünü okuduktan sonra sabırsızlıktan hemen bu incelemeyi yazmayı uygun buldum. Zira daha fazla sabredemezdim. :)) Alın okuyun, deneyimleyin farklı bir şeyler yaşayın. Keyifli Okumalar :)) (BLACK JACK) 
--reklam--
Albüm Yaprağı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Katherine Mansfield - Albüm Yaprağı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Albüm Yaprağı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Katherine Mansfield Kimdir?
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.
--reklam--
Katherine Mansfield Kitapları - Eserleri
Bahçede Eğlence
Koyda
Güneş ile Ay
Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler
1919
Fransızca Bilmiyorum
Çocuksu Bir Şey
Ölü Albayın Kızları
Katıksız Mutluluk
Bir Hüzün Güncesi
Albüm Yaprağı
Yazgımı Öğrenmeliyim
Sinirsiz Adam
Bir Gece Vakti
Şarkı Söyleme Dersi
Ah Bu Rüzgar
Seçme Hikayeler
Yolculuk
Selected Stories
The Fly
Seçme Mektuplar
--reklam--
Katherine Mansfield Alıntıları - Sözleri
“İkimiz de öylesine bencil, öyle ben merkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimiz de başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu.” (Güneş ile Ay)
Görev edinme kararlılığında acıklı bir yan vardı. (Bahçede Eğlence)
En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir. (Ölü Albayın Kızları)
Saklanabileceği, kendi başının çaresine bakabileceği, istediği kadar kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeyeceği, kimsenin de onu huzursuz etmeyeceği hiçbir yer yok muydu yani? Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği - en sonunda? (Bahçede Eğlence)
.
O kadar derinlerdeyim ki, bir daha hiçbir şeyin beni yakalayabileceğini hayal edemiyorum.

... (Seçme Mektuplar)
ikimiz de öylesine bencil, öyle benmerkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimizde başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu (Güneş ile Ay)
Onun gözünde her şey öyle doğal ve öylesine kaçınılmazdı ki... (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
"Keşke," dedi alçak, dertli bir sesle, "keşke zehir içseydim de ölmek üzere olsaydım – şimdi, buracıkta!"
"Ama neden böyle diyorsun? Ben hayatta böyle bir şey söyleyemem."
"Seni çok fazla seveceğimi biliyorum da ondan – hesapsızcasına seveceğimi. Müthiş acı çekeceğimi de biliyorum Vera; çünkü sen beni asla, dünyada sevmeyeceksin." (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
“Bu hafızanızın iyi olduğunun kanıtı zarif bayan. Şimdi merak ettim, ayrıca bu oldukça ilginç bir tartışma konusu, -hafıza bir lütuf mudur, yoksa, bu kelimeyi kullandığım için affedin, bir lanet mi?” (Bir Gece Vakti)
"Ah, neden erkekler bu kadar güçlü?" diye bağırdı Viola. (Albüm Yaprağı)
"Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurulup büsbütün şişirilmiş, ta ki nihayet Sonuncu Hamal tarafından Sonuncu Tren'e bindirilerek tangır tungur yola düzülünceye kadar..." (Fransızca Bilmiyorum)
"Güllere gelin! Zambakiara gelin!
Menekşelere gelin!" (Çocuksu Bir Şey)
Why did the photographs of dead people always fade so? wondered Josephine. As soon as a person was dead their photograph died too. (Selected Stories)
“kadınların içindeki iyilik ruhu kolay kolay ölmez…” (Güneş ile Ay)
Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği – en sonunda? (Katıksız Mutluluk)
İnsan ruhuna inanmam ben. Hiçbir zaman da inanmadım. Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurup büsbütün şişirilmiş.. (Fransızca Bilmiyorum)
“İnsan yazar/lev-tolstoy’un kitap/anna-karenina--357’sını düşününce, yazar/ivan-sergeyevic-turgenyev’in bütün o kışkırtıcı omuzlu genç kadınları siliniyor, bir hiç oluyorlar.” (1919)
Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır? (Bahçede Eğlence)
hem zaten ben bir şeylerin yakasını bırakamayan, peşlerinden koşup bağıran insanları hiç çekemem. bir şey elden gidince gitti demektir. sona ermiş, bitmiştir. o zaman bırakın gitsin! görmezden gelin onu, eğer avunmaya ihtiyacınız varsa, yitirilen şeylerin asla geri gelmediğini düşünerek avutun kendinizi: gelse bile yeni bir şeydir artık, her seferinde yeni, başka bir şeydir. elinizden çıktığı anda değişime uğramıştır. (Fransızca Bilmiyorum)
İnsanların elbise sandığına benzediğine inanırım - içine belli şeyler tıkılmış, yola çıkartılmış, ortalığa savrulup atılmış, fırlatılmış, saçılmış, yitirilmiş, bulunmuş, ansızın yarısı boşaltılmış, ya da şimdiye kadar olmadığınca tepeleme doldurulup şişirilmiş, taa en sonunda En Son Görevli onları kollarından tuttuğu gibi En Son Trene savuruncaya ve onlar takır takır uzaklaşıncaya kadar... (Katıksız Mutluluk)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/album-yapragi-katherine-mansfield-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)