# Altın Cariye Safiye - Demet Altınyeleklioğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Altın Cariye Safiye kimin eseri? Altın Cariye Safiye kitabının yazarı kimdir? Altın Cariye Safiye konusu ve anafikri nedir? Altın Cariye Safiye kitabı ne anlatıyor? Altın Cariye Safiye kitabının yazarı Demet Altınyeleklioğlu kimdir? İşte Altın Cariye Safiye kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/altin-cariye-safiye-demet-altinyeleklioglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-11T04:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-03-11T04:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/11/demet-altinyeleklioglu-kimdir-demet-altinyeleklioglu-kitaplari-ve-sozleri-173033.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Demet Altınyeleklioğlu 
 Yayın Evi: Artemis Yayıncılık 
 İSBN: 9786054482863 
 Sayfa Sayısı: 848 
--reklam--
Altın Cariye Safiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İhanet Hiç Uyumaz! Osmanlı Haremi. İhtişam Aşkı. Esaret Ateşi. Ve İki Kadın. Kader zarını atar, Nurbanu Valide Sultan’la, küçük kuzeni Sophia Baffo’nun yolları yıllar sonra Osmanlı Haremi’nde kesişir. Sophia Baffo’nun ihtişam aşkıyla, esaret ateşi arasındaki gitgelleri bundan sonra yakıcı bir hırsa dönüşür. Göz kamaştırıcı saray hayatı Sophia’yı pençesine alacaktır. O, Nurbanu Valide Sultan’ın bir gecede yedi kere baba olan, çocuklarının sayısını kimsenin bilmediği, yaşadığı hayatla payitahta isyan tohumları eken veliaht oğlu Üçüncü Murad’la evlendirmesi için yoluna çıkmış bir melektir sanki. Sophia gizemli bir nedimeye dönüşür. Altın saçlı Safiye dilden dile dolaşan bir efsanedir artık. Bu arada kuzenlerin yüreğine kuşkular, korkular düşmeye başlamıştır. Nurbanu’yla Safiye arasında imparatorluğun hayatını etkileyecek bir iktidar mücadelesi filizlenmeye yüz tutar. Sonunda, Altın Saçlı Safiye efsanesi, çapkın Padişah’ın kulağına da gider... Ama kaderin daha söyleyecek çok sözü vardır. Haremin büyülü atmosferinde kadınların bıçak kadar keskin mücadelesi. Fırtına gibi esen entrika, kıskançlık, kin, sevda dolu hayatların romanı.
--reklam--
Altın Cariye Safiye Alıntıları - Sözleri
Murad Han validesini bir gecede yedi kere nine eyledi.
Aman Tanrım!
Bir gecede yedi kere!
Kaç kadınla yatıyordu Padişah?
Yok canım, dedi kendi kendine. Doğru olamaz. Bir şeyi yanlış anladım yine herhalde.
Bir gece, yedi kere!
"Safiye, gözlerini yerden kaldırıp Murad' ın kara gözlerine dalgın dalgın baktı. Bakışları kenetlendi. Erkeğin gözlerindeki yangını gördü. Vurdum seni Osmanoğlu, diye geçirdi aklından. Tam kalbinden vurdum hem de."
''Sırları vardır söylenmez,sevdaları vardır, çekilir ama yaşanmaz.''
Toprak sağlamdı, mertti. Bastın mı, orada olduğunu hissettirirdi. Gizlisi saklısı da yoktu. Can versen bağrını açardı. Yattığın yer belli olsun, gelip geçen dua etsin diye de üstüne bir taş dikerlerse, kıyamete kadar korurdu onu. Neyi varsa ortadaydı toprağın. Deniz öyle mi, diye homurdandı içinden. Orada olduğunu görürsün ama aslında yoktur. Kollarını açmış adamı yutmaya hazırdır. Sinsidir. Sakin sakin çırpınmasına bakıp aldanırsın. Birden çıldırıverir. Ne tutunacak dal bırakır adama ne alacak bir soluk hava. Ölecek olsan, bir kabirlik yer bile açmaz sana.
--reklam--
Altın Cariye Safiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sarayın duvarlarının arkasındaki kanlı kirli hikayeler. Sultan da olsan Hünkar da rahat uykunun olmadığı bir saltanat yaşayan sultanların şehzadelerin hünkarların öyküleri. (Renkliyelpazem) 
05.05.2021

Kitabın adı:Altın Cariye Safiye
Yazarın adı:Demet Altıyeleklioğlu
Okuyanın adı: Nezaket Topal
Sayfa sayısı:640

Osmanlı sarayında iki venedikli kadın ikiside Cecillia Baffo ikiside birbirinden hırslı...

Cecillia Sophia Baffo korfo da korsanlar tarafından kaçırılıp payitahta getirilir ve Nurbanu sultan tarafında oğluna eş olarak yetiştirir ve ismini Safiye yapar bir atasözü vardır boynuz kulağı geçer bizim Safiyede öyle olur entrika da hırsta Nurbanuyu geçer .

Amacı Devletlu,ismetlu,handan,Valide Sultan Aliyyetü'ş şan Valide Safiye Sultan olmaktır ve olur mutlu mudur şüpheliyim...

Haaa... bu arada okuduğum bu 4 kitaplarda Kanuniden başlayarak hepsi yabancı uyruklularla evlenmişler.

Kanuni sultan süleyman karısı Hürrem Sultan (Alexandra Anastasia La Rossa) bunların oğlu Selim'in karısı Nurbanu Sultan (Cecillia Baffo)
Selim'in oğlu Murad'ın karısı Safiye Sultan (Cecillia Sophia Baffo) Murad'ın oğlu Mehmet'in karısı Handan Sultan (Helen)

Şekil A'da görüldüğü gibi Osmanlı soyu... (Nezaket topal) 
Nurbanu'dan sonra babama bu kitabı aldırmıştım. Kitap gerçekten harika. Osmanlı dönemini, entrikaları gerçekten çok iyi anlatıyor. Tarihin kadınlarının sivri zekaları bu kitapta çok iyi bir şekilde anlatılmış. Kitaplığıma her baktığımda bu kitabı elime alır, rastgele bir sayfa açar ve o sayfayı okumaya başlarım. Her okuyuşumda da her şeyi hatırlarım. Unutulmayacak muhteşem bir kitap. (Nur) 
--reklam--
Altın Cariye Safiye PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Demet Altınyeleklioğlu - Altın Cariye Safiye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Altın Cariye Safiye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Demet Altınyeleklioğlu Kimdir?
13 Şubat 1955 doğumlu Türk yazar ve TRT prodüktörü. Daha çok tarihi kurgu türünde eser vermiştir; TRT televizyonlarında yüzlerce programın yapımcılığını üstlenmiştir. Altınyeleklioğlu, kendisi de bir yazar olan Ceyhan Altınyeleklioğlu ile evlidir.

Hayatı

13 Şubat 1955 yılında Ankara' da doğmuştur. TED Ankara Koleji'nin 1971 mezunlarındandır. 1975 yılında Ankara Üniversitesi / Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi'nde Eğitim İletişimleri konusunda yüksek lisans yaptı. 1980 yılından itibaren TRT Televizyonu'da çalışmaya başladı. Bu tarihten itibaren sayısız programın yapımcılığını üstlendi. Çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı. Yazarlığı ve prodüktörlüğünün yanı sıra çevirmenlik de yapmakta olan Altınyeleklioğlu'nun çevirileri arasında Philippa Gregory gibi tanınmış yazarların eserleri bulunmaktadır.

İlk romanı Moskof Cariye Hürrem 2009 yılında yayınlandı. Bu romanıyla büyük bir okur kitlesi edindi. Popüler edebiyatta ve TV dizilerinde Osmanlı Sultanları akımının başlamasını tetikleyen Moskof Cariye Hürrem, aylarca çoksatanlar listesinde yer aldı. Ardından Alkışlarla Lamia (2010), Cariyenin Kızı Mihrimah (2010), Cariyenin Gelini Nurbanu (2011), Altın Cariye Safiye (2011), Pargalı ve Hatice (2011), Kara Kraliçe Kösem (2012) romanları geldi. Bu romanlar da büyük ilgi gördü ve uzun süre çoksatanlar listesinde kaldı. Moskof Cariye Hürrem Bulgaristan’da yayınlandı. Yunanca, Rusça ve Arapça çeviri çalışmaları devam ediyor.

Alkışlarla Lamia adlı eserinde ilk romanından farklı olarak 20. yy. kadın yaşantısını işlemiştir. Türk sinemasının ilk kadın yıldızı olan Cahide Sonku'nun hayatını kendi kurgusuymuş gibi gösterdiği yönünde eleştiriler almıştır. Ancak konu kısa sürede gündem dışı kalmıştır.

Evli ve bir çocuk annesi olan Demet Altınyeleklioğlu İstanbul ve Miami’de yaşamaktadır.
--reklam--
Demet Altınyeleklioğlu Kitapları - Eserleri
Moskof Cariye Hürrem
Cariyenin Kızı Mihrimah
Cariyenin Gelini Nurbanu
Altın Cariye Safiye
Kara Kraliçe Kösem
Pargalı ve Hatice
Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan
Cem Sultan
Gülüm
Alkışlarla Lamia
Sustum Anne
Nakşidil Güneşin Kızı
Kösem Sultan
Roma Kulübü
Kara Zeybek
Nihavent Hıçkırık
--reklam--
Demet Altınyeleklioğlu Alıntıları - Sözleri
"Sevda denilen şey, katlanmasını bilmektir." (Cariyenin Kızı Mihrimah)
''Cem Kabe'ye gidip hacı olunca pusulası şaştı anlaşılan. Bambaşka bir insan olduğunu yazmış son mektubunda. Gözünde ne taht varmış ne taç? Ordu, savaş filan kalmamış fikrinde. Allah'a ibadete adayacakmış kendini. Birde kurt diye bir laf ediyor ikidebir. Kızılkurt. Kurdunu öldürmüş. Ne demekse ?'' (Cem Sultan)
Her ayrılık acıdır, öyle değil mi? (Gülüm)
Ben kapattım kendimi dünyaya. (Sustum Anne)
"Ya bir garip çalı bülbülünün günahı ne olabilir ki, cellat kılıcı reva görülsün?" (Pargalı ve Hatice)
Tanrının insanlara bahşettiği en büyük zenginlikmiş akıl. (Kara Kraliçe Kösem)
--reklam--
Bu memlekette kadın kısmının kendini hasrete alıştırmaktan başka çaresi yok. Ha bir de, kadınlar burada sevdiği adamı, aşkıyla vatan sevdası arasında tercih yapmaya zorlamaz. Kaybedeceklerini bilirler çünkü. (Roma Kulübü)
Nereden çıktı şimdi bu yürek çarpıntısı? Herkes sana bakıyor. Neden sen sadece onun gözlerini gördün? (Cariyenin Kızı Mihrimah)
Alexander gibi yürekli, korkusuz, pervasız ol. Fakat, Alexander gibi aklını hırsına köle etme. Koşmasını da, durmasını da bil.. (Pargalı ve Hatice)
Birinin ayağındaki pantolondan dizi fırlamıştı dışarı. Ötekinin pantolonunun bir bacağının dizden aşağısı tamamen yırtıktı. (Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan)
Keşke neyin doğru olduğunu da yanlışı fark ettiğim kadar kolay bulabilsem. (Roma Kulübü)
"Ölmüş bir ruhu taşımak zordu. Çünkü o yük her gün biraz daha ağırlaşıyordu." (Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan)
Ol güzelin sevdasıyla kor ateşteyim,
Sanma ki koynunda vuslatına eriştim,
Etrafında dönen bahtsız pervaneyim,
Yarsız cennet dahi olur cehennemim. (Nakşidil Güneşin Kızı)
--reklam--
Nasıl bir dünyasa yaşıyor bu insanlar?
Birbiriyle acımasızca, ölesiye, öldüresiye mücadele eden insanlarla doluydu dünyaları. (Kara Kraliçe Kösem)
"Yakanı anılara kaptırmaya başladın mı bil ki kocuyorsun." (Kara Zeybek)
Bedenin esir fakat ruhunu köleleştirmelerine izin verme. Ruhun, Sava nehri kadar özgür, başın karşı dağlar gibi dik olsun.. (Pargalı ve Hatice)
Olması gerekenler olmuyor, olmaması gerekenler oluyordu. (Cariyenin Gelini Nurbanu)
Belki de anlıyordu çocuklar yalanı. Gidenin bir daha dönmeyeceğini seziyorlardı. Kim bilir. Fakat ses etmiyor, yüze vurmuyor, ama gece sessiz gözyaşlarıyla ıslatıyorlardı yastıklarını. (Sustum Anne)
Büyük Millet Meclisi ordu kuruyordu kurmasına da, imkânlar yetmiyordu işte koca orduyu giydirmeye, kuşatmaya, silahlandırmaya, karnını doyurmaya. Millet neyi varsa yarısını orduya bağışlıyordu. 2 yumurtanın biri askerindi. Bir somunun yarısı. İki çift çorabı olan bir çiftini koşup şubeye getiriyordu. Kadınlar, gelin kızlar makineyle, elle askere bir şeyler dikiyordu yorulmadan. Akşehir'den bu tarafa at sürerken gözleriyle görmüşlerdi. Sultandağı'nın eteklerinde, çay yolunda, Şuhut Ovası'nda, İhsaniye'de. Kağnılar yürüyordu dağlarda gacır gucur. "Adamlar askere koşmuş, bu işleri yapacak kimse kalmamışsa, avrat kısmı ne güne durur?" demişti besbelli kadınlar. Genci, ihtiyarı kağnılarla ileri hatlara cephane, yiyecek, giyecek taşıyordu. Kiminin bebesi kucağındaydı, kiminin sırtında. Kimi cephane sandığını beşik yapmıştı bebesine. Kağnı yetmemişse, kalan top mermilerini omuzlamıştı gelin kızlar. (Kara Zeybek)
"Ah demek doğru. Tanrı onların cezasını versin. Majestelerine başkaldırmak ihanettir. Hem Tanrı'ya hem Fransa'ya... Kral, Tanrı'nın seçimidir. Tanrı'nın tercihine isyan etmek günahtır. Nankör ayak takımı. Bir yığın köylü, serseri, fahişe." (Nakşidil Güneşin Kızı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/altin-cariye-safiye-demet-altinyeleklioglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)